Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Pandemide maske takmamak suç sayılabilir (mi)?

Yazının Giriş Tarihi: 11.11.2020 06:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.11.2020 06:30

Kovid-19 hız kaybetmeden hasta etmeye devam ediyor,

Önümüz kış ve vaka sayıları daha da artacak,

Birçok koruyucu önlem ile birlikte işyerlerinin çalışma saatlerine kısıtlamalar gelmekte,

Belki birileri Kovid-19 sebebiyle işsiz kalmakta ve evini geçindirecek gelirlerini kaybetmekte...

Kovid-19 ile ilgili spesifik aşı veya tedavi bulununcaya kadar yapılması gerekenler ise net,

  1. Maske takmak, sosyal izolasyon, el yıkama ve benzeri sıhhi tedbirleri uygulamak...

Ama toplum içindeki yaşam tarzlarına baktığımızda, genel alanlarda, toplu taşımalarda, çarşıda, pazarda, kahvede, cafede, AVM'de ve daha birçok alanda maskesiz insanlar dolaşmakta...

İşte tam da bu hususta bir soru ile sizleri farklı bir bakış açısına davet ediyorum.

  1. Siz, maskenizi takmadan toplum içinde günlük hayatınıza devam ederken diğer vatandaşların hayatını tehlikeye atmaktan dolayı suç işlemiş olmuyor musunuz?

Ülke hukukumuzda böyle bir durum olabilir mi diye araştırmak istedim, öncelikle çeşitli hukuk sitelerini araştırdım ve bir hukuk insanı olan Av. Canberk Şen'e de görüş danıştım, gördüm ki;

Yasalarımızda genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu var, Türk Ceza Kanunu md 170...

  1. Öncelikle Türk Ceza Kanunu 170. maddesi ile tanımlanan, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu, somut bir kişiye yönelik olmayan fiilleri kapsıyor.

Yani bu suç fiili ile tahminen bilmediğiniz, tanımadığınız farklı sayıdaki kişi/kişilerin hayatında, sağlığında, mal varlığında tehlike yaratacak şekilde korku, panik yaratan hareketler cezalandırılmakta...

Öyleyse; siz, toplum içinde maske takmayarak;

  1. Somut bir kişiyi hedef almıyorsunuz ama sizinle aynı mekânı ya da toplu taşımayı ya da kapalı bir çarşıyı veya ortamı paylaşan kişilerin hayatını tehlikeye atıyorsunuz, değil mi...?

Hiç bu açıdan baktınız mı...?  Şimdi bu açıdan bakmaya devam edelim...

Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun unsurları somut ve soyut diye ayrılıyor.

Özellikle suçun soyut unsurları önemli ve özellikli, şimdi bunlara bir bakalım.

Soyut unsurlarda soyut bir tehlike varlığına bakılmıyor, hareketin yapılması yeterli görülüyor.

Mesela; yangın tehlikesine, sel tehlikesine, bina çökme tehlikesine sebep olma gibi...

Şimdi düşünme sınırlarımız biraz zorlayalım,

  1. Piknik yerinde ateş yakmak yasak iken mangal yakarken orman yangınına sebep olmak veya
  2. İşyeri açmak için tuttuğunuz en alt kattaki dükkân da yer açmak için kolon veya kirişi kesmeniz halinde depremde binanın yıkılması örnekleri gibi düşünün...

Bir hekim olarak bana göre pandemi döneminde toplum içinde maske takmamak ta tam da öyle işte...

Maske takmayarak; keyfiniz için, gereksiz cesaretiniz için toplumu saran, çeşitli bireylerin hayatlarına maddi zarar veren bir pandeminin büyümesine yardımcı oluyorsunuz.

Pandemi önlenemeyince evinin rızkını cafe, restaurant ve benzeri işyerlerini çalıştırarak sağlayan bireylerin işyerleri kapanıyor ama... Sizin keyfi kararınız ile o insanlar zorda kalmıyor mu?

İşte tam da bu noktada bir düşünün;

  1. Maske takmayarak genel güvenliği tehlikeye sokuyor musunuz / sokmuyor musunuz?

Ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun 195. maddesinde, "Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" ifadeleri yer alıyor.

  1. Bu madde sadece karantina altında olanları kapsamına alsa da kanaatimce pandemi genel tedbirleri kamu mevzuatı ile konulduğundan, genel tedbirlere uymamak da genel ve geniş anlamda bu kapsamda düşünülebilir (mi)...

Hukuk insanları bu hususa nasıl bakıyor diye Ankara Barosu Avukatlarından Canberk Şen'e sordum.

  1. "Bu noktada şunu belirtmekte fayda vardır ki; kişi zaten bulaştırıcı olduğunu bilmiyorsa ve hastalık bulaştırmış ise cezai sorumluluğu söz konusu olmaz,
  2. Eğer bulaştırıcı olduğunu biliyorsa ve buna rağmen birine bulaştırdı ise TCK 86. maddesi uyarınca kasten yaralamadan sorumludur,

Fakat maske takma zorunluluğu idari işlem neticesinde getirilmesine rağmen maske takılmaması halinde ne olacağı muamma?

  1. Evet idari işleme aykırılıktan idari para cezası var ancak bu vatandaş için yeterince caydırıcı mı ve maske takılmasını arttırdı mı?

Görünen o ki maskeyi önlem gören bilinçli kesimin dışında kalanları idari cezalar çok da korkutmuyor.

  1. İşte bu noktada maske takmayan vatandaş için kuralın/getirilen önlemin daha caydırıcı bir şekilde uygulanabilmesi için mezkûr halin TCK 170 ve 171'e eklenerek genel güvenliği tehlikeye atma suçu kapsamına alınması faydalı olabilir..." diye özetledi...

Bu savaşın en önünde yer alan hekim ve tüm sağlıkçıların zorlu mücadelelerini sürdürürken üzerine birde hemen hemen her hafta ölüm haberlerinin medyalarda yer aldığını gördükçe "pandemi döneminde maske takmamak" ister kasten olsun ister taksirli olsun genel güvenliği tehlikeye sokma suçu olmalı, suç sayılmalı...

Fok derisi, kavuşma

17.05.2025 07:00

Son iki yazımda bahsettiğim, Evrim hanımla röportajı yazıya dökerken son dakika gelen bir davetle tiyatroya gitme fırsatı buldum. Son dakika belli olduğu için yetişme telaşımla konu nedir, kimler oynuyor diye düşünürken, kendimi gişe de buldum. Açıkçası oyun hakkında bilgi içeren broşürü görünce sev

Hayatın içinden; Evre evre dönüşüm-2

10.05.2025 07:00

Evrim hanım kendi yolculuğundaki çıkarımlarını içtenlikle paylaştı. Ruhsal iyileşme arayışındaki deneyimlerine kulak vermeye devam ediyoruz. Umut ve keşif dolu bu yolda bizlere hangi iç görüleri sunacak merak ediyorum ve sorularıma geçiyorum. Şifa arayışında olurken bağımlılıkta geliştirebiliriz, b

Hayatın içinden: Evre evre dönüşüm

03.05.2025 07:00

Ruhsal iyileşme yolunda neler yapmamız gerektiğini işin uzmanına sorduk ve Psikolog Ece hanım tüm samimiyetiyle bilgilerini bizimle paylaştı. Bu hafta da çaresizliğin ve arayışın getirdikleriyle birçok farklı deneyim yaşayan, uzmanların ve ellerinde sihirli değnek olduğunu iddia edenlerin kapıları

Hayatın içinden: Psikolog Ece Kaygusuz-2

26.04.2025 07:00

Geleceğe umutla bakmak, kendimizi geliştirmek ve daha iyi bir yaşam inşa etmek hepimizin arzusudur. Bu arayış içinde, geçmişimizden getirdiğimiz ilişkiler ve özellikle ebeveynlerimizle olan bağımız, zaman zaman ilerlememizi zorlaştıran karmaşık bir denge unsuru haline gelebilir. Geçmişin gölgeleri,

Hayatın içinden: Psikolog Ece Kaygusuz

19.04.2025 07:00

Son zamanlarda ruhsal iyileşme adı altında “şifa çorbası” diye önümüze sunulan kâseden tatmamız bekleniyor. Uzak durduğumuz ve anlam veremediğimiz için yargılandığımız bile oluyor. Bu konulara merakı olan arkadaşıma, ne anlatıyorlar sahiden dediğimde; epey pahalı olan eğitimin, gösterişli atılan b

Şifa çorbası

12.04.2025 07:10

Hayat yolculuğumuzu daha anlamlı hale getirmek, kendimizi daha iyi tanıyabilmek için arayış içine giriyoruz. Bazen de yaşadığımız çaresizlik bizi aramaya yönlendiriyor. Aradığımız kendimiz olurken, bulmayı umduğumuz kendimizi, yolda kaybettiğimiz de oluyor. Çoğu zaman şifa ritüellerinin esiri olduğu

Hayatın içinden: Gazi Bahaddin Seçgin

01.03.2025 07:00

Takvimler 2016, yer Diyarbakır Sur Şahlanıp çıktı öne birden, bu idiyse kusur Göklerden firar edip konmuş omuzlarıma dek Bir çift yıldız; Parlamakta idi ve de nur yüzüne dek Yaldız yaldız Narindi güya Uzun ince endamı yanıltırcasına kalleşi Atıldı önce namı sonra Bahaddin yırtarcasına güneşi

Hayatın içinden: Özel sektörden akademisyenliğe-2

22.02.2025 07:00

Tuğba Hanım, 6 yıl süren özel sektör yöneticiliği sonrası akademik dünyada bir kariyere adım attı. 16 yıldır akademisyen olarak meslek hayatına devam eden Tuğba Hanım ile sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Okuldan mezun olup çalışma hayatına atıldığımız zaman tecrübenin önemini bir kez d

Hayatın içinden: Özel sektörden akademisyenliğe…

15.02.2025 07:00

İş hayatında edindiğimiz tecrübeler, bazen kararlarımızı gözden geçirmemize ve değiştirmemize neden olabilir. Kariyer yolculuğumuzda bazen beklenmedik kararlar alarak yön değiştirebilir, bu sayede mesleki gelişimimize farklı bir boyut katabiliriz. Hayatın sunduğu fırsatlar ve deneyimler doğrultusun

Hayatın içinden: Salih Berkmen-2

08.02.2025 07:00

Hayat yolculuğumuzda bize verilen en değerli hediye, yeteneklerimizdir. Ancak bu yeteneklerin kıymetini bilmek ve onları geliştirmek, tamamen bizim elimizde. Bu sorumluluğu üstlendiğimizde, duygularımızı, bakış açımızı ve hayata bırakacağımız izleri yeteneklerimiz aracılığıyla ifade etme fırsatı bul

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Bursa Hayat Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.