Büyük bir hızla ve büyük bir titizlikle hem ekonomiye hem nüfus artışına kadar her detay üzerinde inanılmaz bir baskı ve müdahale söz konusu. Büyük bir telaş ile uzun vadede plan yaparak hareket ediyorlar, gerçi bununla meşhur bu zihniyet artık hepimiz biliyoruz. Eskiden şehir efsanesi gibi bir şeydi şimdi apaçık aşikâr bir gerçek. Adamlar baya bildiğin içimize beynimize girip içten içten yönetmek derdinde. Bunu zaten önce televizyon sonra sosyal medya aracılığı ile yapıyor tüm dünyaya ama sanki son günlerde daha da bir üzerine düşüldü. Tüm dünyayı Hollywood üzerinden, internet üzerinden yönetme derdindeyken İsrail, kendi vatandaşlarına komple teknoloji ile arasına engel koyuyor. İnsanlar da buna gayet alışık özellikle dikkat ediyor halk, o kadar kanıksanmış, benimsenmiş bu anlayışa karşı çıkan yok, biz niye böyle yapıyoruz diyen yok, bütün dünya bağımlı olmuşken, onlar özellikle çoluk çocuk kısmını özel sakınıyor.
Sessiz sessiz kendileri dünyanın nüfus anlamında en çok gelişen, büyüyen ülkesi olmuşken tüm dünyaya ama özellikle bu coğrafyaya çocuksuzluk empoze ediyor.
Baksanıza reklamlarımız bile ona göre. Yıllardır hayvanlar üzerinde dönüp duran bir plan var ve onu oturtturmaya çalışıyorlar, onu bırak başarılı da oluyorlar gibi duruyor. Gibisi fazla burada...
Biz zaten hayvan seven bir milletiz. Bu ezelden beri böyle gelmiş gidiyor ama son zamanlarda ortada bariz bir abeslik var. Acayip bir söz hakkına sahip olma istemiyle ve arzusuyla hayvan hakları savunucuları diye bir topluluk türedi, hızla yayıldı ve önünü alamaz olduk.
Her alanda her daim hazır ve nazır bir şekilde her olayda varlar ama her alanda...
Bu ülkede, bu anlayışta yetişmiş, büyümüş insanların olduğu bir ülkede hayvan haklarının savunulacak bir tarafının olduğunu düşünmüyorum.
Hayvanlara bu kadar yaşam alanı veren onları doğalarında bu kadar çok destekleyen başka bir millet yok bu dünya üzerinde. Ve bunu üzerimizde görünmez bir görev bilinciyle yapıyor. Hem üzerine vazifeli bir sorumluluk gibi hem de zevkle, şevkle hayatın bir akışı şeklinde ilgileniyor bu millet birlikte yaşadığı hayvanlarla zaten. Ama sonra bir anda ‘hayvansever’ (!) diye bir tabir türedi ve kendilerinde her alanda söz sahibi olma hakkı istediler. Her daim nasıl oluyorsa nasıl beceriyorlarsa gündem oldular, olmaya devam ediyorlar, sanki tüm ülkenin hayvan seviciliğini, koruyuculuğunu bunlar üstleniyormuş izlenimi verip, zaten hali hazırda bu ülke insanları hayvan sevmiyormuş ilgilenmiyormuş gibi, kendileri birlik olup (!) ortaya çıkınca tüm bunlar olmuş gibi bir algı peşindeler. Bu noktada da bir abeslik olduğu kanısında şüphelerim vardı artık yok. Onları da kimin fonladığını, alttan alttan desteklediğini anladık artık sanırım.
Yıllardır o dalga geçtikleri dış mihraklar (!) nasıl ince çalışıyor, nasıl sık dokuyor, nasıl örüyor ağlarını hissettirmeden artık hepimiz görüyor, anlıyor ve haberdarız.
Yıllardır bu da mı dış mihraklar (!) oyunu, o da mı onların planı, her yerde de onların izi var zaten, her şeyde onların elinin altından çıkıyor zaten diye diye dalga geçtiler. Tabi her dalga geçtikleri inanmadıkları gibi bu da gerçek çıktı. Adamlar sırf halkı etkisi altına alabilmek için coğrafyaya özgü reklam filmi çektiriyor. Almanya Bosch reklamı farklı, Türkiye reklamı farklı. Daha şimdi yeni anlaşılıyor ki bu politika alttan alttan uzun süredir böyle devam ediyormuş zaten. CNN’in foyası da geçen ortaya çıkmıştı hatırlarsanız. Resmen nüfusa oynuyorlar son hız. Ama başarılı da oluyorlar gerçekten öyle hızlı bir şekilde gerilemeye gitti ki Türkiye, hızla yaşlanıyor.
Biz dönen dolapları yeni öğreneduralım planları işe yaramış görünüyor.