Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Tahammül etmek istemiyorum

Yazının Giriş Tarihi: 25.04.2026 06:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.04.2026 15:25

Yaşım ilerledikçe bazı şeylere acayip derecede tahammül seviyem azaldı, asla hazmedemiyorum. Çocukça tepkilere, hareketlere; anlamsız, mantık çerçevesine oturmayan her türlü harekete karşı alerjim hat safhaya ulaşmış durumda. Vücuduma iğne batırmışlar gibi irkiliyorum. Günlük hayatımda da, devlet işlerinde de, beni bile ilgilendirmeyen ama karşıdan görmüş bulunduğum, istemeden maruz kaldığım her şeyde bu böyle ama. Asla gözüm görsün, kulağım duysun istemiyorum. Hele koskoca yaşını başını almış insanların absürt hareketlerini görünce ben yerin dibine gitmek istiyorum onlar adına.

Mesela koskoca erkek, kadın; dünya hayatlarında bir yerlere gelebilmiş, hatta devlet yönetmeye istekli, hevesli ve aday olmuş, “Bu işi ben yapabilirim” diyen, bu konuda iddiası olup üstelik teşebbüs eden, yolun yarısını yarılamış insanların; küçücük çocukların önünde, hem de onların bayramlarında, sırf mehter takımı kostümü ile mehter marşı çaldıkları için arkalarını dönüp protesto etmeye çalışmasını bana kimse açıklayamaz...

Bak, bu olayı gördüğüm andaki mide bulantımı, iç sıkıntımı, vücuduma batırılan iğneleri tarif edemem. Bir de bu adamlar çıkmışlar, utanmadan “Ben seni yönetmeye talibim” diyebiliyor.

Bana, benim olana, beni temsil edene, benim geçmişime hatta geleceğime tahammülü yok ama benim vekilim olmaya talip, öyle mi?

Şu seneden, şu yüzyıldan sonra asla böyle küçük hesaplara, hazımsızlıklara göz yumulmasına, sabır gösterilmesine tahammülüm yok. Dünya bu kadar basit, aşağı, bayağı hesapların döndüğü bir yer değil. Hele bu millet, bu gibi seviyesiz tepkileri gösterebileceğin, kendine hak görebileceğin; benim çocuğuma, geleceğime sırtını dönebileceğin bir halk hiç değil. Herkes şu saatten sonra ayağını denk almasını bilmeli. Bak, ben hakikaten eskiden bu kadar keskin bir insan değildim. Herkese, her şeye acayip sabrım ve sevgim vardı.

Ama baktım ki benim baktığım, bakmayı tercih ettiğim, istediğim, umduğum ve sevdiğim pencereden kimsenin bana ve benim gibi olana bakası yok, isteği yok; öyle bir derdi yok, hatta eline geçse beni insan yerine koyası bile yok ama ben hâlâ sabır ve sevgi göstereceğim, asla...

Şu saatten sonra asla. Bir insan evladı bu kadar bayağılaşamaz, hem de çocukların önünde. Hem sorarlar insana: Bu tepkin kime, neye ve ne için? Mehteran ya, bildiğimiz, hep hayatımızda var olan, atalarımızdan yadigâr mehteran... Tepkin neye?

Çocuklara mı, atalarımıza mı, geçmişimize mi, geleceğimize mi? Kime yani?

Çocukça bile diyemiyorum; bu anlamsız hareketleri tarif edebileceğim kelimem yok gerçekten. Eğer öyle dersem çocuklara hakaret etmiş olurum. Sınırlı düşünce yapılarına rağmen çocuklar bu kadar mantıksız hareket edemez, beceremezler.

Şunu da anlayamıyorum: Bu millete ve bu milletin olan her detaya tahammülleri yok kesinlikle; ellerinden gelse bu milleti bu millet yapan her şeyi ortadan kaldıracaklar ama yine de bu milletin başına geçmeye öyle hevesliler. Ortada müthiş bir tezat var.

İnsan sevmediği şeyden uzaklaşmak ister, muhatap olmaz, istemediği yerde durmaz, görmez.

Ama burada hesap bambaşka; bunlar yok etmek istiyorlar. Hem burada var olmak hem de canlarını sıkan her şeyden kurtulmak istiyorlar.

Üzerinde yaşadığımız toprağı istiyorlar ama içindekileri değil...

Ve ben bile bile bu duruma tahammül etmek zorundayım, öyle mi?

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.