Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Hayatın ebeveynlik bölümü

Yazının Giriş Tarihi: 07.05.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 11:57

Bunca zaman hep birilerinin çocuğu olmanın, hayatın bizi hazırlama şeklinin zorluğunu, onca senelerin okullarda bir yarış atı gibi akıp gittiğini, üstüne başında bekleyen ebeveynlerle uğraşmanın nasıl yorucu olduğunu, gencecik yaşımızda bizi bekleyen hayatın karmaşıklığını, belirsizlikler yığınının ne zor bir dönemeç olduğunu konuştuk, dertleştik.

Ben de dahil ne çok şikayet ettik zamanında. En zor dönemdi benim için ve bence hepimiz için en zor dönemdir 20 yaştan sonrası mesela. Okul zamanlarının bile önüne geçmiştir bende zorluk bakımından.

Önünde karmakarışık bir yol vardır bilmediğin, ne iş yapacağın bellidir, ne kariyerin, ne evleneceğin insan, ne nasıl bir hayat standardın olacak, hepsi yığın bir halde önünde yollarına serpiştirilmiş düğümler kümesidir çözmek zorunda olduğun. 20’li yaşlar karmakarışık bilinmezliklerle dolu ve en kötüsü ne zaman bittiğini, geçip gittiğini anlamadığın bir zaman dilimidir hayatının.

Ben en çok 20’li yaşlarımı nasıl geçirdiğimi hatırlamam çünkü öyle hızlı ve karışık geçmiştir ki ben o hızın bana verdiği baş dönmesiyle kendimi 30’larda bulmuştum bir anda anlamadan. Ve hep derdim ki gençlik zor... Gençlik zor, çocuk olmak zor, bağımsız olmamak zor, kararlarını kendin verememek zor, birilerine (anne/babana) bağımlı olmak zor, zor Allah zor.

Zannederdim ki o zaman bir zorluk bana, bütün cefayı ben çekiyorum, ben uğraşıyorum, ben belirsizliklerle cebelleşiyorum. Ne büyük yanılgıymış meğer...

Şimdi ben ebeveyn oldum, veli oldum, karar verici, koruyucu kollayıcı konuma şimdi ben geldim. Hatta daha yeni veli oldum.

Geldim gelmesine, oldum olmasına ama daha şimdiden o zor dediğim 20’li yaşlarımı özledim.

Anne babamı anlamak, onların yaşadıklarını yaşamak baya ağır geldi bana. Ve daha “bismillah” derler adama çünkü eğitim hayatına gireli birinin velisi olalı daha iki yıl oldu. Ama insanlarla uğraşmak, farklı farklı düşüncelere sahip insanlara meram anlatmak zorunda olmak ve en önemlisi korumak kollamak zorunda olduğun, onun iyiliği için uğraştığın, en ufak detayları bile hesapladığın savunmasız bir canlının ebeveyni olmak meğer zorlukların en babasıymış. Öyle çok çeşitli insan var ki, bununla beraber gelen öyle çok uğraşılacak, karşılanacak, çözülecek sorun oluyor ki... İnsan hangi birini karşılasın, göğüslesin, çözümlesin şaşırıyor. Burada iş kendinle de bitmiyor başkasının derdi seni geriyor, seni de ilgilendiriyor ne kadar istemesen de sana da bulaşıyor.

Ve sen tüm bunlarla uğraşırken, canın burnunda cebelleşirken çocuğuna hiçbir şey belli etmemek zorundasın, onu uzak tutmak, onu korumak, gözetmek ve bir hayalet gibi görünmez olup ona kalkan olmak zorundasın. Bir terslik olduğunda asla anlamamalı hissetmemeli ve etkilenmemeli çünkü. En büyük eforu tam da burada gösteriyor mecburen insan. Çünkü bir sorunla uğraşıldığını sezmemeli, kendisi bunu hissetmemeli. Onca sene kim bilir kaç sorunla yüzleşildi, nelerle kimlerle uğraşmak zorunda kaldılar, kaç kişiye meram anlatmaya mecbur oldular bilmiyorum, haberim yok çünkü karşıdan baktığım da sorun yokmuş gibiydi. Sorunsuz dertsiz tasasız bir eğitim geçirdiğimi zannettim hep bunca zaman, tek sorunu ben yaşıyormuşum hayat sadece bana zor geliyor gibiydi.

Şimdi neden böyle hissettiğimi, böyle hissetmem için neler yapıldığını biliyorum ve anlıyorum...

Çünkü sorunsuz bir süreç yoktur hele çocuk söz konusu olunca mümkünatı yoktur.

Ve yine anne babamı anladığım ve gerçeklerle yüzleştiğim bir yerdeyim...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.