Ekmeğin binlerce yıllık yolculuğu Nilüfer’de konuşuldu
Ekmeğin binlerce yıllık yolculuğu Nilüfer’de konuşuldu
Nilüfer Belediyesi’nin Pancar Deposu’nda düzenlediği “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” etkinliğinde, ekmek kültürü Hititlerden günümüze taşındı. Katılımcılar, müzik ve tadımlar eşliğinde ekmeğin tarihsel ve kültürel önemini keşfetti.
Haber Giriş Tarihi: 22.01.2026 10:58
Haber Güncellenme Tarihi: 22.01.2026 10:59
Muhabir:
Nagihan ER
Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda gerçekleşen etkinlikte, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı sunumuyla ekmeğin tarih boyunca toplumsal hafızadaki rolü vurgulandı. Ekmek sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda ritüelleri, şarkıları ve inanışlarıyla kültürel bir miras taşıyıcısı olarak ele alındı. Söyleşiye Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman da katılarak destek verdi.
KONUKLAR TARİH VE LEZZETİ BULUŞTURDU
Etkinlikte konuşmacı olarak, ekşi mayalı ekmekler üzerine araştırmalarıyla tanınan Hakan Doğan ve “Deneysel Bir Arkeoloji Çalışması Olarak Hitit Mutfağı” kitabının yazarı Asuman Dokgöz yer aldı.
Katılımcılar, Sümer, Mezopotamya, Hitit ve Antik Mısır medeniyetlerinde ekmeğin önemini dinlerken, Ninda Gur Ra, Baursak, İran Pidesi, Afyon Haşaşlısı ve tirit gibi lezzetleri, o coğrafyalara ait müzikler eşliğinde tatma fırsatı buldu.
HİTİT MUTFAĞI VE ANTİK EKMEK ÇEŞİTLERİ
Asuman Dokgöz, Hitit mutfağı üzerine yaptığı deneysel arkeoloji çalışmalarını şu sözlerle aktardı: “Hititler ekmek yapımında hijyene büyük önem veriyordu. Tabletlerde temizlik kurallarına uymayanların sadece kendilerinin değil, ailelerinin de cezalandırıldığını görüyoruz. Amacımız sadece o ekmeği yapmak değil, dönemin yaşam biçimini ve disiplinini anlamak. 180’den fazla ekmek çeşidine sahip bu medeniyetin izlerini sürmek çok değerli bir deneyim.”
EKMEK VE TUZ: BARIŞ VE GÜVENİN SİMGESİ
Dünyanın farklı coğrafyalarında ekmek kültürünü inceleyen Hakan Doğan ise Türk kültürü ve komşu bölgelerde ekmeğe yüklenen anlamları paylaştı. Doğan, “Ekmek ve tuz geleneği bir barış ve güven simgesidir. Birinin ekmeğini ve tuzunu yediğinizde ona ihanet etmeyeceğinize dair sessiz bir anlaşma yapmış olursunuz. Cenazeden düğüne kadar hayatın her anında ekmek, insanları bir arada tutan bir harç görevi görüyor.” dedi.
Söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, konuşmacılara günün anısına hediye vererek teşekkür etti. Etkinlik, mutfak kültürü ve müziği bir araya getirerek, ekmeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu katılımcılara keyifli ve öğretici bir biçimde aktarmış oldu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ekmeğin binlerce yıllık yolculuğu Nilüfer’de konuşuldu
Nilüfer Belediyesi’nin Pancar Deposu’nda düzenlediği “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” etkinliğinde, ekmek kültürü Hititlerden günümüze taşındı. Katılımcılar, müzik ve tadımlar eşliğinde ekmeğin tarihsel ve kültürel önemini keşfetti.
Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda gerçekleşen etkinlikte, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı sunumuyla ekmeğin tarih boyunca toplumsal hafızadaki rolü vurgulandı. Ekmek sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda ritüelleri, şarkıları ve inanışlarıyla kültürel bir miras taşıyıcısı olarak ele alındı. Söyleşiye Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman da katılarak destek verdi.
KONUKLAR TARİH VE LEZZETİ BULUŞTURDU
Etkinlikte konuşmacı olarak, ekşi mayalı ekmekler üzerine araştırmalarıyla tanınan Hakan Doğan ve “Deneysel Bir Arkeoloji Çalışması Olarak Hitit Mutfağı” kitabının yazarı Asuman Dokgöz yer aldı.
Katılımcılar, Sümer, Mezopotamya, Hitit ve Antik Mısır medeniyetlerinde ekmeğin önemini dinlerken, Ninda Gur Ra, Baursak, İran Pidesi, Afyon Haşaşlısı ve tirit gibi lezzetleri, o coğrafyalara ait müzikler eşliğinde tatma fırsatı buldu.
HİTİT MUTFAĞI VE ANTİK EKMEK ÇEŞİTLERİ
Asuman Dokgöz, Hitit mutfağı üzerine yaptığı deneysel arkeoloji çalışmalarını şu sözlerle aktardı: “Hititler ekmek yapımında hijyene büyük önem veriyordu. Tabletlerde temizlik kurallarına uymayanların sadece kendilerinin değil, ailelerinin de cezalandırıldığını görüyoruz. Amacımız sadece o ekmeği yapmak değil, dönemin yaşam biçimini ve disiplinini anlamak. 180’den fazla ekmek çeşidine sahip bu medeniyetin izlerini sürmek çok değerli bir deneyim.”
EKMEK VE TUZ: BARIŞ VE GÜVENİN SİMGESİ
Dünyanın farklı coğrafyalarında ekmek kültürünü inceleyen Hakan Doğan ise Türk kültürü ve komşu bölgelerde ekmeğe yüklenen anlamları paylaştı. Doğan, “Ekmek ve tuz geleneği bir barış ve güven simgesidir. Birinin ekmeğini ve tuzunu yediğinizde ona ihanet etmeyeceğinize dair sessiz bir anlaşma yapmış olursunuz. Cenazeden düğüne kadar hayatın her anında ekmek, insanları bir arada tutan bir harç görevi görüyor.” dedi.
Söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, konuşmacılara günün anısına hediye vererek teşekkür etti. Etkinlik, mutfak kültürü ve müziği bir araya getirerek, ekmeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu katılımcılara keyifli ve öğretici bir biçimde aktarmış oldu.
Kaynak: Nagihan ER
Son Haberler
Testi pozitif çıktı diziden gönderildi! Yerine gelen isim belli oldu
Bursa’da elektrik kesintisi uyarısı | 27 Ocak 2026 Salı
Orhangazi’de ara tatil coşkusu: Çocuklar şenlikte buluştu!