Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Söyleşi

Bursa Hayat Gazetesi - Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de “Dizelerin İzinde” Ataol Behramoğlu şiirseverlerle buluştu Haber

Nilüfer’de “Dizelerin İzinde” Ataol Behramoğlu şiirseverlerle buluştu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Dizelerin İzinde” söyleşisi, Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz ile çok sayıda sanatsever katıldı. Başkan Şadi Özdemir açılışta yaptığı konuşmada, sanatın birleştirici gücüne dikkat çekerek, “Haluk Çetin’in müziğiyle zenginleşen bu buluşma, sanatın sadece estetik değil, vicdan olduğunu da hatırlatıyor” dedi. Behramoğlu’nun okuduğu “Bir Gün Mutlaka” ve “Sevginin Önünde” şiirleri salondan büyük alkış aldı. ATAOL BEHRAMOĞLU: “ERTELEMEYİN, HEMEN BAŞLAYIN” Sahneye çıkan Ataol Behramoğlu, Konstantin Simonov’un “Bekle Beni” şiirinin çeviri sürecinden bahsederek, şiirin hayattaki önemini vurguladı. Behramoğlu, ailesinden ve kendi yaşamından kesitler paylaşarak, katılımcılara şu tavsiyeyi verdi: “Bir şey yapacaksınız hemen başlayın, ertelemeyin.” Şair ayrıca “Sonbahar Ezgisi” şiirini de dinleyiciler için seslendirdi. Söyleşi, şiir ve yaşam hikayelerinin iç içe geçtiği samimi bir ortamda gerçekleşti. TURGAY FİŞEKÇİ’DEN BEHRAMOĞLU’NUN EDEBİYAT YOLCULUĞU Programın moderatörü yazar Turgay Fişekçi, Behramoğlu’nun Türk şiirindeki yerine dikkat çekti. Fişekçi, şairin gençlik yıllarındaki toplumsal bilinç, hapis ve sürgün deneyimlerini anlatarak, “Kızıma Mektuplar, Türk şiirinin en lirik baba-çocuk şiirlerinden biridir” dedi. Behramoğlu’nun hem şiir hem de insan olarak kültür hayatına kattığı değere vurgu yaptı. ŞİİRLER SAHNEYE TAŞINDI Söyleşinin ardından Haluk Çetin’in müzikleri eşliğinde, Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncuları Ayşe Güreşçi ve Gökhan Kum, Behramoğlu’nun sevilen şiirlerini sahnede seslendirdi. Etkinliğin finalinde sürpriz bir an yaşandı; şairin eşi Hülya Behramoğlu, Haluk Çetin ile birlikte “Aşk İki Kişiliktir” şiirini katılımcılar için okudu. SANATSEVERLERDEN YOĞUN İLGİ Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği bu program, Türk şiirinin usta isimlerini sanatseverlerle buluşturma geleneğini bir kez daha pekiştirdi. Katılımcılar, hem söyleşi hem de şiir dinletisiyle dolu dolu bir gece yaşadı.

Nilüfer’de pandemi söyleşisi: Uzmanlar Covid-19’un izlerini değerlendirdi Haber

Nilüfer’de pandemi söyleşisi: Uzmanlar Covid-19’un izlerini değerlendirdi

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi ev sahipliğinde “Covid-19 Pandemisi ve Sağlık: Etkiler, Deneyimler ve Pandemi Şehitlerimiz” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Programda, pandeminin tıbbi ve toplumsal yansımaları bilimsel verilerle ele alındı. UZMANLAR PANDEMİNİN DETAYLARINI PAYLAŞTI Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Harun Ağca, Prof. Dr. Ali Asan ve Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen, Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Covid-19 sürecini katılımcılara aktardı. Uzmanlar, virüsün bulaş özellikleri, hastalığın klinik seyri ve komplikasyonlar hakkında bilgilendirme yaptı. PANDEMİNİN TOPLUMSAL VE EKONOMİK ETKİLERİ Söyleşide, Covid-19’un yalnızca bir sağlık krizi olmadığı; sağlık sistemlerinde yarattığı yoğunluk, uzaktan eğitim ve evden çalışma gibi uygulamalarla sosyal ve ekonomik yaşama uzun süreli etkiler bıraktığı vurgulandı. Ayrıca, mRNA ve inaktif aşıların salgınla mücadeledeki önemi ile antiviral ilaçlar ve destekleyici tedavi yöntemlerinin rolü detaylı şekilde paylaşıldı. SAĞLIK ÇALIŞANLARI SAYGIYLA ANILDI Etkinlikte, hem Türkiye’de hem de dünyada pandeminin ön saflarında görev yapan ve yaşamını yitiren hekimler ile sağlık personeline özel bir saygı duruşu gerçekleştirildi. Katılımcılar, sağlık çalışanlarının gösterdiği fedakarlık ve özveri için minnetlerini dile getirdi.

Bursa Yıldırım’da huzurlu ailenin sırları söyleşisi Haber

Bursa Yıldırım’da huzurlu ailenin sırları söyleşisi

Yıldırım Belediyesi Uzman Aile Danışmanı ve Yazar Saliha Erdim’i vatandaşlarla buluşturdu. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören söyleşide, aile içi iletişim, değerler ve huzurlu bir ailenin sırları masaya yatırıldı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Huzurlu Ailenin Sırları” söyleşisine, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte, aile içi iletişim ve maneviyat konularında tavsiyelerde bulunan Uzman Aile Danışmanı Saliha Erdim, katılımcılara değerli bilgiler aktardı. AİLENİN ÖNEMİ VE İÇTEN GELEN DEĞERLER Erdim, konuşmasında aile içindeki değerlerin ve iletişimin önemine vurgu yaptı: “Bütün iyilikler içeriden dışarıya doğru olur. Bütün güzelliklerin yönü içeriden dışarıya doğrudur. Aile, bizim mahrem alanımızdır. Eğer bir iyilik varsa ailede başlamalıdır. Bir güzellik varsa o ailede oluşmalıdır.” PSİKOLOJİK SORUNLARIN KAYNAĞI Günümüzde yaygın olarak görülen depresyon, panik atak ve korkuların kökenine değinen Erdim, aile ortamının ruh sağlığı üzerindeki etkisini şöyle açıkladı: “Karşısındakinden sevgi göremeyen, değersizleştirilen bir insan, kendi davranış ve tutumunu nasıl sürdürebilir? Sırtını Allah’a dayayarak ayakta kalabilir. Hiçbir psikiyatrik ilaç veya sosyal destek bunu tek başına sağlayamaz.” BAŞKAN OKTAY YILMAZ’DAN ETKİNLİĞE DEĞERLENDİRME Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, aileyi toplumun temel taşı olarak nitelendirerek, etkinliğin önemini vurguladı: “Sağlam bir toplum inşa etmenin yolu, huzurlu ve güçlü ailelerden geçer. Saliha Erdim’in aile içi iletişim ve değerler üzerine paylaştığı bilgiler, katılımcılar için yol gösterici olacak. Ramazan ayı; birlik, beraberlik ve paylaşma duygularımızı pekiştiren özel bir dönemdir.” Yıldırım Belediyesi Ramazan’ın maneviyatına ruhuna uygun olarak, kültürel ve sosyal programlarla hemşehrilerini bir araya getirmeye devam ediyor. Aileyi merkeze alan bu tür etkinliklerin, toplumsal dayanışmayı güçlendirmesi ve sağlıklı aile yapısına katkı sağlaması hedefleniyor.

BUYAZ ve Nilüfer Belediyesi’nden anlamlı etkinlik: Pelin Yılmaz’a ödül Haber

BUYAZ ve Nilüfer Belediyesi’nden anlamlı etkinlik: Pelin Yılmaz’a ödül

Nilüfer Belediyesi, Bursa Yazın ve Sanat Derneği (BUYAZ) ile birlikte Dünya Öykü Günü kapsamında özel bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, Akkılıç Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi ve Türkiye’nin önemli öykücülerinden Pelin Yılmaz, bu yılın BUYAZ Öykü Onur Ödülü’ne layık görüldü. BUYAZ Başkan Yardımcısı Fehmi Enginalp açılışta yaptığı konuşmada, öykünün Avrupa kökenli bir tür olduğunu, ancak Türkiye’de güçlü bir karşılık bulduğunu belirtti. Enginalp, Türkiye’nin son yıllarda önemli öykücüler yetiştirdiğini ve öykü türüne olan ilginin giderek arttığını ifade etti. “HİKAYE ANLATMAK İNSAN DOĞASINDA VAR” Etkinlikte Mustafa Balel’in kaleme aldığı Dünya Öykü Günü Bildirisi, Mustafa Akçay tarafından katılımcılara okundu. Ardından Nihal Aksoy ve Aymen Yazar, Pelin Yılmaz’ın öykülerini sahneleyerek dinleyicilerle paylaştı. Şaban Akbaba’nın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Yılmaz, öykü yazma amacını “Gerçeği ‘gerçek’ olarak anlatamadığımız için öykü yazıyoruz. Her yerde büyük sıkıntılar var ve bunları kaskatı anlatırsak kimse tahammül edemez. Bu nedenle hikaye anlatıcılığı, insanların hayatlarını ve deneyimlerini paylaşmasının bir yolu.” sözleriyle açıkladı. HAYATTAN İLHAM ALAN ÖYKÜLER Pelin Yılmaz, öykülerinin doğrudan hayattan beslendiğini vurgulayarak, “Duvarları değil sokakları seven biriyim. Bazen yazarak, bazen sözlü, bazen fotoğraf çekerek anlatıyorum. Geçmişte avukatlık yaptığımda bana anlatılanları dilekçeye dökerken aslında bir hikaye anlatıyordum. Hepimiz birer hikaye anlatıcısıyız.” dedi. Yılmaz ayrıca, yaratıcı bir iş yapmanın birçok hayatı yaşamak anlamına geldiğini belirterek, hayallerini kağıda dökmekle onları gerçeğe dönüştürdüğünü söyledi. Söyleşinin ardından Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy ve BUYAZ Yönetim Kurulu Üyesi Nursel Aras tarafından Pelin Yılmaz’a plaket ve hediye takdim edildi. Etkinlik, hem Türkiye’de öykü türüne olan ilgiyi artırmayı hem de yazarların eserlerini ve yaratıcı bakış açılarını geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan anlamlı bir kutlama olarak tamamlandı.

"Nasıl yapmışlar?" etkinliğinde Max Weber mercek altına alındı Haber

"Nasıl yapmışlar?" etkinliğinde Max Weber mercek altına alındı

Nilüfer Belediyesi’nin kültür etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Nasıl Yapmışlar?” söyleşileri bu ay sosyoloji tarihinin en önemli isimlerinden Max Weber’i mercek altına aldı. Pancar Deposu’nda gerçekleşen etkinlikte, Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Weber’in modern toplum ve otorite kavramını çözümleme yöntemlerini katılımcılarla paylaştı. MEŞRU EGEMENLİK VE İTAAT MEKANİZMALARI Söyleşide Weber’in sosyolojisindeki temel ayrımlar anlatıldı. Ünsaldı, Weber’in yalnızca kaba güce boyun eğmeyi değil, toplumların yönetenleri neden meşru ve haklı gördüğünü anlamaya çalıştığını vurguladı. Bu bakış açısına göre, insanlar korktukları için değil, yönetenlerin otoritesini geçerli ve doğru buldukları için itaat etmektedir. GELENEKSEL, KARİZMATİK VE YASAL-OTORİTE Doç. Dr. Ünsaldı, Weber’in otorite tiplerini de detaylandırdı. Geleneksel, karizmatik ve yasal-ussal (akılcı) otorite kavramlarını karşılaştıran Ünsaldı, modern toplumun en belirgin özelliğinin yasal-ussal otoritenin giderek baskın hale gelmesi olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, günümüz toplumlarının işleyişi ve otorite kabul mekanizmalarının anlaşılmasında önemli bir perspektif sunuyor. SORU-CEVAP BÖLÜMÜYLE SÖYLEŞİ TAMAMLANDI Söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bir bölümle sona erdi. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler, sosyal bilimler ve kültürel farkındalık alanında kent sakinlerinin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Nilüfer’de Atatürk ve Bursa’nın devrim yolculuğu ele alındı Haber

Nilüfer’de Atatürk ve Bursa’nın devrim yolculuğu ele alındı

Bu ayki “Tematik Buluşmalar” etkinliğinde Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’ı ağırladı. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa ziyaretleriyle ilgili detayları ve kentin sosyal, ekonomik ile kültürel değişimini izleyicilerle paylaştı. BURSA, OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E: YANGIN YERİ ŞEHİR YENİDEN DOĞDU Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” olarak tanındığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de Osmanlı dönemi kadar hayati olduğunu söyledi. 19’uncu yüzyılın sonlarında Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle ciddi bir yıkıma uğradığını hatırlatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı.” dedi. MUDANYA MÜTAREKESİ’NDEN SONRA BURSA’YA NABIZ YOKLAMASI Arslan, Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu ziyaretlerin sıradan bir gezi olmadığını belirterek şu detayları aktardı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.” ATATÜRK’ÜN BURSA İZLERİ: SANAYİ, SOSYAL HAYAT VE EĞİTİMLE ŞEKİLLENDİ Söyleşide Arslan, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarında yapılan ipek üretiminin, Cumhuriyet döneminde Merinos ve Gemlik Suni İpek fabrikalarıyla endüstriyel bir boyut kazandığını vurguladı. Arslan, bu fabrikaların yalnızca üretim merkezi olmadığını, aynı zamanda sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü taşıyan mekanlar olduğunu söyledi. Doç. Dr. Arslan, konuşmasını 1923–1938 yılları arasındaki değişimin dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” şeklinde değerlendirildiğini vurgulayarak tamamladı. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır.” şeklinde konuştu. Söyleşi sırasında katılımcıların sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a, etkinlik anısına bir hediye takdim edildi.

Bursa’da farkındalık etkinliği: Rahim ağzı kanserine dikkat çekildi! Haber

Bursa’da farkındalık etkinliği: Rahim ağzı kanserine dikkat çekildi!

Osmangazi Belediyesi, kadın sağlığını önceliklendiren çalışmaları çerçevesinde Ördekli Kültür Merkezi’nde önemli bir söyleşi düzenledi. “Sağlıklı Kadınlar, Sağlıklı Toplum” başlıklı etkinlikte Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sağer, rahim ağzı kanseri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Etkinliğe katılan kadınlar yoğun ilgi gösterirken, Op. Dr. Sağer sunumunda erken teşhisin önemi, düzenli taramalar, HPV aşısı ve koruyucu sağlık yöntemlerine dair ayrıntılara yer verdi. Op. Dr. Sağer, rahim ağzı kanseri taramalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve toplum temelli farkındalığı artırmak amacıyla bu önemli söyleşinin gerçekleştirildiğini belirtti. Kanserin belirtiler göstermese bile düzenli tarama testleri ile erken teşhis edilebileceğine dikkat çekti. “RAHİM AĞZI KANSERİNİN SEBEBİNİ ÇOK İYİ BİLMEK LAZIM” Op. Dr. Sağer, rahim ağzı kanserinin erken evrelerde veya risk faktörleri henüz başlangıç aşamasındayken tespit edilmesi durumunda önlenebilir olduğunu vurguladı ve sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Maalesef belirti vermediği için bu kanser türleri ileri evrelerde yakalandığında, hastalarımızın çoğunluğunu kaybediyoruz. Bu yüzden tarama testlerinin önemini vurgulamak ve bunu önleyecek aşıların da üzerinde durmak bizim için ehemmiyetli. Rahim ağzı kanserinin sebebini çok iyi bilmek lazım. Araştırmalarda kanserin aslında yüzde 100 sebebi HPV virüsleri. HPV virüsleri çoğunlukla cinsel yolla bulaşan virüsler. Bu yüzden tabii ki birçok risk faktörü var. Sigara kullanımı ve bazı yaşam tarzı faktörleri rahim ağzı kanseri riskini artırabilmektedir. Bu nedenle korunmada sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesi, bilinçli davranılması ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Sigaradan uzak durulması da riskin azaltılmasına katkı msağlamaktadır. Avrupa’da birçok ülkede rahim ağzı kanseri aşıları, toplum taramaları bakanlık tarafından karşılanarak yapılmakta. Önemli yaş aralığı ise 9-16 yaş. Bu yaş aralığında aşıları yapmış olduğumuz zaman gelecekteki kanser riskini yüzde 90-95 oranında önlemiş oluyoruz.” Söyleşi sonrası Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Cemile Yılgör, Op. Dr. Sağer’e teşekkür plaketi takdim etti. Op. Dr. Sağer ise, kanser tarama programlarının halka ulaşmasında yürütülen etkin çalışmalar ve sağlanan destek için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkürlerini sundu.

Ekmeğin binlerce yıllık yolculuğu Nilüfer’de konuşuldu Haber

Ekmeğin binlerce yıllık yolculuğu Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda gerçekleşen etkinlikte, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı sunumuyla ekmeğin tarih boyunca toplumsal hafızadaki rolü vurgulandı. Ekmek sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda ritüelleri, şarkıları ve inanışlarıyla kültürel bir miras taşıyıcısı olarak ele alındı. Söyleşiye Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman da katılarak destek verdi. KONUKLAR TARİH VE LEZZETİ BULUŞTURDU Etkinlikte konuşmacı olarak, ekşi mayalı ekmekler üzerine araştırmalarıyla tanınan Hakan Doğan ve “Deneysel Bir Arkeoloji Çalışması Olarak Hitit Mutfağı” kitabının yazarı Asuman Dokgöz yer aldı. Katılımcılar, Sümer, Mezopotamya, Hitit ve Antik Mısır medeniyetlerinde ekmeğin önemini dinlerken, Ninda Gur Ra, Baursak, İran Pidesi, Afyon Haşaşlısı ve tirit gibi lezzetleri, o coğrafyalara ait müzikler eşliğinde tatma fırsatı buldu. HİTİT MUTFAĞI VE ANTİK EKMEK ÇEŞİTLERİ Asuman Dokgöz, Hitit mutfağı üzerine yaptığı deneysel arkeoloji çalışmalarını şu sözlerle aktardı: “Hititler ekmek yapımında hijyene büyük önem veriyordu. Tabletlerde temizlik kurallarına uymayanların sadece kendilerinin değil, ailelerinin de cezalandırıldığını görüyoruz. Amacımız sadece o ekmeği yapmak değil, dönemin yaşam biçimini ve disiplinini anlamak. 180’den fazla ekmek çeşidine sahip bu medeniyetin izlerini sürmek çok değerli bir deneyim.” EKMEK VE TUZ: BARIŞ VE GÜVENİN SİMGESİ Dünyanın farklı coğrafyalarında ekmek kültürünü inceleyen Hakan Doğan ise Türk kültürü ve komşu bölgelerde ekmeğe yüklenen anlamları paylaştı. Doğan, “Ekmek ve tuz geleneği bir barış ve güven simgesidir. Birinin ekmeğini ve tuzunu yediğinizde ona ihanet etmeyeceğinize dair sessiz bir anlaşma yapmış olursunuz. Cenazeden düğüne kadar hayatın her anında ekmek, insanları bir arada tutan bir harç görevi görüyor.” dedi. Söyleşinin sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, konuşmacılara günün anısına hediye vererek teşekkür etti. Etkinlik, mutfak kültürü ve müziği bir araya getirerek, ekmeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu katılımcılara keyifli ve öğretici bir biçimde aktarmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.