BUÜ’de Prof. Dr. Şener Aktürk’ten tarihe farklı bakış
BUÜ’de Prof. Dr. Şener Aktürk’ten tarihe farklı bakış
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Sosyoloji Bölümü, merhum Prof. Dr. Hüsamettin Arslan anısına düzenlenen seminerler kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk konuk olarak yer aldı.
Haber Giriş Tarihi: 05.02.2026 12:40
Haber Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 12:45
Muhabir:
Nagihan ER
BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, Aktürk, ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki geleneksel paradigmalara farklı bir bakış açısı sundu.
AKADEMİK BULUŞMALARIN ÖNEMİ VURGULANDI
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ortaya koymanın güçlüklerine değinerek, Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesine geçen değerli bir katkı sağladığını vurguladı.
Akosman, Prof. Dr. Şener Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti ifade ederek, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez deneyimleyen kuşak için bu sunumun Arslan’ın mirasıyla uyumlu olduğunu belirtti.
Batıcı ve oryantalist görüşlerin eleştirisinde akademik buluşmaların önemine dikkat çeken Akosman, ardından sözü Aktürk’e bıraktı.
TEK DİN VE TEK MEZHEPLİ TOPLUM TARTIŞILDI
Konuşmasına BUÜ ve Sosyoloji Bölümü’ne teşekkürlerini ileterek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için manevi açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı.
Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına karşı bir duruş niteliği taşıdığını açıkladı.
Modernitenin alamet-i farikası olarak kabul edilen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanıldığı gibi 19. veya 20. yüzyılda değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü planlı bir nüfus mühendisliği sonucu ortaya çıktığını ifade etti.
Batı Avrupa coğrafyasında bir dönem var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşsiz bir olay olduğunu vurgulayan Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla tanımladı.
Papalığın hem dini hem de siyasi gücü elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların haklarının ellerinden alındığını ve adeta hedef haline getirildiğini ifade eden Aktürk, Avrupa’daki bölünmüş siyasi yapıyı lehine kullanan ruhban sınıfının azınlıkları tasfiye ederek bugünkü homojen Batı kimliğini oluşturduğunu belirtti.
PAPALIĞIN MUTLAK OTORİTESİ BUÜ’DE ANLATILDI
Prof. Dr. Şener Aktürk, konuşmasının son kısmında Orta Çağ toplumunun temelini oluşturan "Üç Sınıf Kuramı"na dikkat çekerek, bu hiyerarşide Katolik olmayan hiçbir unsurun yer almadığını söyledi.
Papalığın ruhban sınıfı üzerindeki tam otoritesi, azınlıkların mülksüzleştirilmesi ve Avrupa’daki siyasi parçalanmanın krallar üzerindeki baskısı, kitlesel yok oluşun ana nedenleri olarak öne çıktı.
Aktürk, günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında ortaya çıktığını, bu yapının aynı zamanda modern dünyanın bürokratik temellerini oluşturduğunu vurguladı.
Sunumunu, akademisyenler ve öğrencilerden gelen sorulara yanıt vererek noktaladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
BUÜ’de Prof. Dr. Şener Aktürk’ten tarihe farklı bakış
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Sosyoloji Bölümü, merhum Prof. Dr. Hüsamettin Arslan anısına düzenlenen seminerler kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk konuk olarak yer aldı.
BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, Aktürk, ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki geleneksel paradigmalara farklı bir bakış açısı sundu.
AKADEMİK BULUŞMALARIN ÖNEMİ VURGULANDI
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ortaya koymanın güçlüklerine değinerek, Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesine geçen değerli bir katkı sağladığını vurguladı.
Akosman, Prof. Dr. Şener Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti ifade ederek, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez deneyimleyen kuşak için bu sunumun Arslan’ın mirasıyla uyumlu olduğunu belirtti.
Batıcı ve oryantalist görüşlerin eleştirisinde akademik buluşmaların önemine dikkat çeken Akosman, ardından sözü Aktürk’e bıraktı.
TEK DİN VE TEK MEZHEPLİ TOPLUM TARTIŞILDI
Konuşmasına BUÜ ve Sosyoloji Bölümü’ne teşekkürlerini ileterek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için manevi açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı.
Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına karşı bir duruş niteliği taşıdığını açıkladı.
Modernitenin alamet-i farikası olarak kabul edilen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanıldığı gibi 19. veya 20. yüzyılda değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü planlı bir nüfus mühendisliği sonucu ortaya çıktığını ifade etti.
"İKİ KILIÇ DOKTRİNİ" İLE BATI’DA AZINLIKLARIN TARİHİ TASFİYESİ
Batı Avrupa coğrafyasında bir dönem var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşsiz bir olay olduğunu vurgulayan Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla tanımladı.
Papalığın hem dini hem de siyasi gücü elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların haklarının ellerinden alındığını ve adeta hedef haline getirildiğini ifade eden Aktürk, Avrupa’daki bölünmüş siyasi yapıyı lehine kullanan ruhban sınıfının azınlıkları tasfiye ederek bugünkü homojen Batı kimliğini oluşturduğunu belirtti.
PAPALIĞIN MUTLAK OTORİTESİ BUÜ’DE ANLATILDI
Prof. Dr. Şener Aktürk, konuşmasının son kısmında Orta Çağ toplumunun temelini oluşturan "Üç Sınıf Kuramı"na dikkat çekerek, bu hiyerarşide Katolik olmayan hiçbir unsurun yer almadığını söyledi.
Papalığın ruhban sınıfı üzerindeki tam otoritesi, azınlıkların mülksüzleştirilmesi ve Avrupa’daki siyasi parçalanmanın krallar üzerindeki baskısı, kitlesel yok oluşun ana nedenleri olarak öne çıktı.
Aktürk, günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında ortaya çıktığını, bu yapının aynı zamanda modern dünyanın bürokratik temellerini oluşturduğunu vurguladı.
Sunumunu, akademisyenler ve öğrencilerden gelen sorulara yanıt vererek noktaladı.
Kaynak: Nagihan ER
Son Haberler
Bursaspor deplasmanda galibiyet hedefiyle gün sayıyor
Transfer, kombine, stadyum… Enes Çelik merak edilenleri yanıtladı
Bursa’da feci kaza! Motosiklet otomobile arkadan çarptı: 2 yaralı