Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Buü

Bursa Hayat Gazetesi - Buü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BUÜ’de Prof. Dr. Şener Aktürk’ten tarihe farklı bakış Haber

BUÜ’de Prof. Dr. Şener Aktürk’ten tarihe farklı bakış

BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, Aktürk, ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki geleneksel paradigmalara farklı bir bakış açısı sundu. AKADEMİK BULUŞMALARIN ÖNEMİ VURGULANDI Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ortaya koymanın güçlüklerine değinerek, Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesine geçen değerli bir katkı sağladığını vurguladı. Akosman, Prof. Dr. Şener Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti ifade ederek, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez deneyimleyen kuşak için bu sunumun Arslan’ın mirasıyla uyumlu olduğunu belirtti. Batıcı ve oryantalist görüşlerin eleştirisinde akademik buluşmaların önemine dikkat çeken Akosman, ardından sözü Aktürk’e bıraktı. TEK DİN VE TEK MEZHEPLİ TOPLUM TARTIŞILDI Konuşmasına BUÜ ve Sosyoloji Bölümü’ne teşekkürlerini ileterek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için manevi açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına karşı bir duruş niteliği taşıdığını açıkladı. Modernitenin alamet-i farikası olarak kabul edilen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanıldığı gibi 19. veya 20. yüzyılda değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü planlı bir nüfus mühendisliği sonucu ortaya çıktığını ifade etti. "İKİ KILIÇ DOKTRİNİ" İLE BATI’DA AZINLIKLARIN TARİHİ TASFİYESİ Batı Avrupa coğrafyasında bir dönem var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşsiz bir olay olduğunu vurgulayan Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla tanımladı. Papalığın hem dini hem de siyasi gücü elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların haklarının ellerinden alındığını ve adeta hedef haline getirildiğini ifade eden Aktürk, Avrupa’daki bölünmüş siyasi yapıyı lehine kullanan ruhban sınıfının azınlıkları tasfiye ederek bugünkü homojen Batı kimliğini oluşturduğunu belirtti. PAPALIĞIN MUTLAK OTORİTESİ BUÜ’DE ANLATILDI Prof. Dr. Şener Aktürk, konuşmasının son kısmında Orta Çağ toplumunun temelini oluşturan "Üç Sınıf Kuramı"na dikkat çekerek, bu hiyerarşide Katolik olmayan hiçbir unsurun yer almadığını söyledi. Papalığın ruhban sınıfı üzerindeki tam otoritesi, azınlıkların mülksüzleştirilmesi ve Avrupa’daki siyasi parçalanmanın krallar üzerindeki baskısı, kitlesel yok oluşun ana nedenleri olarak öne çıktı. Aktürk, günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında ortaya çıktığını, bu yapının aynı zamanda modern dünyanın bürokratik temellerini oluşturduğunu vurguladı. Sunumunu, akademisyenler ve öğrencilerden gelen sorulara yanıt vererek noktaladı.

BUÜ’de 50. yıla özel BAP proje yarışması ödülleri sahiplerini buldu Haber

BUÜ’de 50. yıla özel BAP proje yarışması ödülleri sahiplerini buldu

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörlüğü, 50. yıla özel düzenlediği proje yarışmasında kazananları ödüllendirdi. Ödül töreni, akademik üretkenliği teşvik etme ve araştırma üniversitesi kimliğini pekiştirme hedefiyle gerçekleştirildi. TÖRENE ÜNİVERSİTE ÜST YÖNETİMİ KATILDI Ödül törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci ve Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BAP Koordinatörü Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral ile akademisyenler ve idari personel katıldı. Tören, üniversitenin stratejik hedefleri doğrultusunda hazırlanan projelerin bilimsel üretkenliği artırmayı hedeflediği bir platform olarak öne çıktı. “50. YIL ARAŞTIRMA KÜLTÜRÜ İÇİN ÖNEMLİ BİR EŞİK” Törende konuşan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin 50. yıl dönümünün kurumsal kimlik ve aidiyet duygusunu pekiştirme açısından kritik bir eşik olduğunu vurguladı. BAP biriminin sağladığı finansal imkanların üniversiteye büyük bir rekabet avantajı sunduğunu belirten Yılmaz, emeği geçen koordinatör ve komisyon üyelerine teşekkür etti. Ayrıca, ADEP ve BAP fonlarının araştırma üniversitesi yolculuğunda etkin şekilde kullanılacağını ifade etti. REKTÖR YARDIMCILARINDAN ÖVGÜ VE TEŞEKKÜR Prof. Dr. Cafer Çiftci, 50. yıl kutlamalarının üniversite kültürüne kalıcı etkiler bıraktığını belirterek BAP proje yarışmasını bu sürecin en anlamlı halkalarından biri olarak nitelendirdi. Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise projelerin teknik ve mali detaylarına dikkat çekerek, başlangıçta 10 milyon lira olarak belirlenen bütçenin, gelen nitelikli başvurular nedeniyle 15,9 milyon liraya yükseltildiğini açıkladı. Kırıştıoğlu, projelerin alan bazlı dağılımında disiplinler arası zenginliğin önemine vurgu yaptı. BAP KOORDİNATÖRÜ ORAL’DAN DEĞERLENDİRME Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral, yarışmanın temel amacının 50. kuruluş yılını bilimsel üretkenlikle taçlandırmak olduğunu ifade etti. Fen, mühendislik, sağlık ve sosyal alanlarda yapılan 25 başvurunun titizlikle değerlendirildiğini belirten Oral, bütçede artışa giderek 11 projeyi ödüllendirdiklerini, 10 projeyi ise ADEP kapsamında değerlendirmeye aldıklarını kaydetti. Oral, projelerin bazılarını üniversitenin çözüm bekleyen sorunlarına katkı sağlayacak çalışmalar olarak tanımladı. BAŞARILI PROJELERE ÖDÜLLER TAKDİM EDİLDİ Konuşmaların ardından, titizlikle değerlendirilen ve başarılı bulunan projelerin sahiplerine ödülleri takdim edildi. Tören, BUÜ’nün akademik üretkenliğe verdiği önemi ve araştırma üniversitesi kimliğini güçlendirme kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

BUÜ’de hemşirelerin akademik başarısı törenle ödüllendirildi Haber

BUÜ’de hemşirelerin akademik başarısı törenle ödüllendirildi

BUÜ Hastanesi, hemşirelerin akademik çalışmalardaki başarılarını ödüllendirmek amacıyla özel bir tören düzenledi. Hastane Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam ve Başhemşire Uzm. Hemşire Fatma Düzgün, bilimsel çalışmalarıyla fark yaratan sağlık profesyonellerine teşekkür belgelerini takdim etti. Prof. Dr. Halil Sağlam, akademik başarıların sağlık hizmetinin kalitesini artırdığına dikkat çekerek, “Bilimin ışığında ilerleyen hemşirelerimiz için desteklerimiz artarak devam edecek. Bu başarı tüm sağlık camiası için gurur vericidir” dedi. ULUSLARARASI Q1 YAYINLARINDA ÖNE ÇIKAN ARAŞTIRMALAR 2025 yılı boyunca hemşireler, dünyanın en saygın Q1 kategorisindeki dergilerinde önemli çalışmalar yayımladı: Enfeksiyon Kontrolü: Uzm. Hemşire Gül Çalışkan, antibiyotik direnci ve enfeksiyon yönetimi üzerine yaptığı çalışmayla Scientific Reports dergisinde Eylül 2025’te yayımlandı. Onkoloji Hastalarında Kanülasyon: Tıbbi Onkoloji Kemoterapi Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Saliha Macun, kanülasyon işlemlerinin ağrı ve hasta memnuniyetine etkilerini Mart 2025’te Almanya merkezli prestijli bir yayında paylaştı. Diyabet ve İç Hastalıkları: Uzm. Hemşireler Semure Zengi, Suzan Adalı ve Hülya Ek, pandemi döneminde diyabetik ayak hastaları üzerine kapsamlı araştırmalarını Ağustos 2025’te Journal of Clinical Medicine dergisinde yayımladı. Yoğun Bakımda El Hijyeni: Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi’nden Uzm. Hemşire Dilan Ayhan, yoğun bakımda el hijyeni eğitimine yönelik randomize kontrollü çalışmasıyla Kasım 2025’te Nursing in Critical Care dergisinde yer aldı. HEMŞİRELİK VE BİLİM BİR ARADA YÜKSELİYOR BUÜ Hastanesi hemşireleri, hem klinik deneyimlerini hem de akademik birikimlerini birleştirerek sağlık hizmetinin kalitesini artırmaya devam ediyor. Akademik yayınlar sayesinde hem ülke içinde hem de uluslararası platformda hemşirelik mesleğinin önemi vurgulanırken, hastane akademik başarı tablosunu her geçen gün güçlendiriyor.

BUÜ, TÜBİTAK 1001’de Türkiye 9.’su oldu! Haber

BUÜ, TÜBİTAK 1001’de Türkiye 9.’su oldu!

TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, Bursa Uludağ Üniversitesi’nin 10 projesi daha desteklenmeye değer bulundu. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projeyle birlikte aynı başarıyı sürdüren BUÜ, toplam 99 desteklenen projeyle Türkiye genelinde 108 kuruluş arasında 9. sıraya yerleşerek önemli bir akademik başarıya imza attı. BUÜ, AKADEMİK ÜRETİM VE AR-GE KAPASİTESİNİ KANITLADI Başarıya ilişkin açıklama yapan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın getirdiği sorumluluğun bilincinde olduklarını belirterek, elde edilen sonucun “seçkinler liginde” üst sıralara tırmanma kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılı boyunca yakalanan ivmeyi sürdürerek Türkiye genelinde ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve kalitesini ortaya koyduğunu ifade eden Rektör Yılmaz, nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir üniversite yapısı inşa etmek olduğunu vurguladı. Rektör Yılmaz, BUÜ’nün artık sadece eğitim sunan bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir merkez haline geldiğini belirterek, “Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz.” dedi. TÜRKİYE GENELİNDE 9. SIRADA TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı 2025 yılı 2. dönem sonuçlarında; Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna’nın projeleri desteklenmeye hak kazandı. Üniversitenin toplam 10 projesi kabul edilerek BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu oldu.

Bilimde zirveye koşuyor! BUÜ Akademisyenleri takdir topladı Haber

Bilimde zirveye koşuyor! BUÜ Akademisyenleri takdir topladı

Rektörlük B Salonu’nda düzenlenen programda, Q1 makale sahipleri, dış kaynaklı proje yürütücüleri ve patent tescil sahibi akademisyenler, üniversitenin bilimsel performansındaki artışın detaylarını ele aldı. “2025 VERİLERİYLE BAŞARI DAHA DA GÖRÜNÜR OLACAK” Programın başlangıcında konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ’nün Araştırma Üniversitesi statüsünü sürdürmesinde akademisyenlerin özverili çalışmaları ve katkılarının belirleyici olduğunu dile getirdi. Yılmaz, 2024 verilerine göre üniversitenin 31 parametreden 21’inde yükseliş sağladığını ve bu alanda en yüksek ilerlemeyi kaydeden kurum olduğunu belirtti. Ayrıca rakiplerle arasındaki puan farkının hızla kapandığını ifade etti. Yılmaz, 2025 verileriyle ilerlemenin net bir şekilde görüleceğini vurguladı; akademik kadronun gösterdiği çabanın devam etmesi gerektiğini ifade ederek tüm öğretim üyelerine teşekkürlerini iletti. BUÜ AKADEMİSYENLERİ KÜRESEL REKABETTE SINIRLARI ZORLUYOR Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin araştırma performansını sürdürme kararlılığına dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde kriterlerde olabilecek teknik güncellemeler hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Kırıştıoğlu, 2025 yılı verilerinin mevcut sistem üzerinden değerlendirileceğini, ancak 2026’dan itibaren Scopus veri tabanından alınacak bilgilerle ölçümlerin yapılacağını belirterek, üniversitenin bu geçişe hazır olduğunu vurguladı. Akademik üretkenlikteki artışın üniversitenin kümülatif başarısına doğrudan katkı sağladığını belirten Kırıştıoğlu, küresel rekabet ortamında yenilikçi ve üretken kalmanın önemine dikkat çekti. BİLİMDE ÜSTÜN PERFORMANS! Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca da etkinliğin temel amacının üniversiteye değer katan bilim insanlarının görünürlüğünü artırmak ve emeklerinin takdir edildiğini hissettirmek olduğunu dile getirdi. 2024 yılına ait bilimsel verileri aktaran Prof. Dr. Karaca, toplam yayın sayısının geçen yıla göre yaklaşık %30 artarak 1.236’ya ulaştığını, Q1 kategorisindeki yüksek nitelikli yayınlarda ise %13’lük bir artış kaydedildiğini söyledi. Kasım ayı itibarıyla 26 Q1 yayını, 9 proje ve 7 patent elde eden akademisyenleri tebrik eden Karaca, bu yükselişin üniversitenin gelecekteki konumunu güçlendireceğini vurguladı. Etkinlik kapsamında, başarılarıyla öne çıkan akademisyenlere takdir belgeleri verildi; üniversitenin bilimsel performansının artarak devam edeceği mesajı verildi.

BUÜ’de kalite odaklı başarılar ödüllendirildi Haber

BUÜ’de kalite odaklı başarılar ödüllendirildi

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), kalite temelli dönüşüm sürecinde elde edilen başarıları anlamlı bir törenle görünür kıldı. 2024 yılı boyunca üniversite genelinde yürütülen kalite odaklı çalışmalar kapsamında; fakültelerden meslek yüksekokullarına, akademisyenlerden öğrencilere kadar geniş bir yelpazede toplam 33 ödül sahiplerini buldu. BUÜ Kalite Koordinatörlüğü tarafından organize edilen törende; Akreditasyon Ödülü, Birim Kalite Ödülü, Öğrenci Memnuniyet Anketi Ödülü, Mezunlarla Etkileşim Ödülü, Toplumsal Katkı Ödülü ve Kalite Gönüllüsü Ödülü başlıkları altında başarı hikâyeleri ödüllendirildi. ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ VE ÖĞRENCİLER AYNI SAHNEDEYDİ Törene BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci’nin yanı sıra çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenci katılım sağladı. Geniş katılım, kalite süreçlerinin üniversite genelinde benimsendiğini ortaya koydu. “KALİTE, ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ KİMLİĞİNİN TEMELİDİR” Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin “Araştırma Üniversitesi” kimliğini koruma ve geliştirme hedefinde kalitenin kilit bir rol oynadığını vurguladı. Akademik başarının yalnızca sayısal verilerle ölçülemeyeceğini belirten Yılmaz, kalıcı başarının güçlü kalite süreçleriyle desteklenen eğitim ve araştırma kültürüyle mümkün olduğunu ifade etti. Üniversiteler arası rekabetin her geçen gün daha da sertleştiğine dikkat çeken Rektör Yılmaz, BUÜ’nün program akreditasyonlarında önemli bir ivme yakaladığını ve hedeflenen ortalamalara ulaştığını kaydetti. Elde edilen kazanımların kurumsal motivasyonu artırdığını belirten Yılmaz, kalite süreçlerine gönüllü katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. “KALİTE, BİTMEYEN BİR İYİLEŞTİRME YOLCULUĞUDUR” Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise kalitenin süreklilik gerektiren bir gelişim süreci olduğuna dikkat çekti. BUÜ bünyesinde bu anlayışın tüm birimler tarafından içselleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kırıştıoğlu, fen ve sağlık bilimlerinin yanı sıra sosyal bilimler alanında da kalite çalışmalarının hız kazanmasının sevindirici olduğunu söyledi. Mezunlarla etkileşim ve toplumsal katkı alanlarında daha alınacak mesafeler bulunduğunu belirten Kırıştıoğlu, buna rağmen üniversitenin kurumsal olgunluğunun her geçen gün arttığını vurguladı. Akreditasyon belgelerinin süreli olduğunu hatırlatan Kırıştıoğlu, başarının sürdürülebilirliği için dinamizmin korunması gerektiğini ifade ederek kalite gönüllüsü öğrencilere ve koordinatörlük ekibine özel teşekkürlerini sundu. “BUÜ’DE KALİTE, YAŞAYAN BİR KÜLTÜRDÜR” Kalite Koordinatörü Öğr. Gör. Yasemin Özdemir de konuşmasında, BUÜ’nün kalite güvence sisteminin yalnızca evrak ve denetimlerden ibaret olmadığını, aksine yaşayan ve gelişen bir kültürü temsil ettiğini söyledi. Üniversitenin YÖKAK tarafından verilen 5 yıllık tam kurumsal akreditasyona sahip seçkin kurumlar arasında yer almasının ve ISO 9001:2015 belgesinin yenilenmesinin bu yaklaşımın somut göstergeleri olduğunu ifade etti. Ulaşılan 29 program akreditasyonu ve 25 Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) etiketinin uluslararası standartlarla tam uyumu simgelediğini belirten Özdemir, bu başarının disiplinli ve kararlı bir çalışmanın ürünü olduğunu vurguladı. Özdemir, desteklerinden dolayı üniversite yönetimine ve tüm paydaşlara teşekkür ederek ödül alanları tebrik etti.

BUÜ Hastanesi’nde ortopediye güçlü takviye: İkinci klinik hizmete açıldı Haber

BUÜ Hastanesi’nde ortopediye güçlü takviye: İkinci klinik hizmete açıldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kapasiteyi ve kaliteyi artıracak önemli bir yatırımı daha hayata geçirdi. Hayırseverlerin katkılarıyla altyapı çalışmaları tamamlanan ve modern donanımlarla yenilenen ikinci Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği düzenlenen törenle hizmete alındı. Daha önce depo olarak kullanılan alanın kliniğe dönüştürülmesiyle, hastanenin bu branştaki yatak kapasitesinde de önemli bir artış sağlandı. Yeni kliniğin açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Başhekim Prof. Dr. Halil Sağlam, Prof. Dr. Kemal Durak, Prof. Dr. Şahin Aslan ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı. “ATIL ALAN ŞİFA MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ” Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, projenin hayata geçmesinde emeği bulunan akademik ve idari kadroya teşekkür etti. Üniversite kaynaklarını en verimli şekilde kullanmaya özen gösterdiklerini belirten Yılmaz, bölgeye hizmet veren köklü hastane binasının zamanla artan altyapı ihtiyaçlarına dikkat çekti. Bu süreçte bağışçı desteğinin kritik rol oynadığını vurgulayan Yılmaz, atıl durumdaki bir alanın yeniden şifa dağıtan bir kliniğe dönüştürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yeni birimin, klinik hizmetlerin yanı sıra bilimsel araştırmalara da önemli katkı sunacağını ifade etti. “DOMİNO ETKİSİ YARATAN BİR AÇILIŞ” Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ise konuşmasında, açılışın fakülte genelinde yoğun bir yenilenme ve üretim sürecini tetiklediğini söyledi. Depo alanlarının tasnif edilip boşaltılmasının ardından modern bir kliniğin inşa edilmesinin büyük özveri gerektirdiğini belirten Coşkun, kısıtlı bütçelerle hayata geçirilmesi zor olan bu projelerin bağışçılar sayesinde mümkün olduğunu vurguladı. ORTOPEDİDE YATAK İHTİYACI KARŞILANIYOR Başhekim Prof. Dr. Halil Sağlam da açılışı yapılan alanın 2018 yılından bu yana depo ihtiyacı nedeniyle hasta kabul edemediğini hatırlattı. Yapılan yeni planlamalarla depo sorununun çözüldüğünü ve Ortopedi Anabilim Dalı için ikinci bir kliniğin açılabildiğini aktaran Sağlam, ortopedinin hastanede en fazla yatak ihtiyacı bulunan birimlerin başında geldiğini kaydetti. Yaklaşık iki yıllık hazırlık sürecinin ardından ulaşılan bu hedefin, hasta sirkülasyonunu ve müdahale kapasitesini önemli ölçüde artıracağını söyledi. KLİNİK HİZMET VERMEYE BAŞLADI İkinci Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nin açılış kurdelesi; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Başhekim Prof. Dr. Halil Sağlam, projede emeği geçen Prof. Dr. Kemal Durak ve Prof. Dr. Şahin Aslan ile bağışçıların katılımıyla kesildi. Klinik, modern yapısı ve artan yatak kapasitesiyle hastalara hizmet vermeye başladı.

BUÜ akademisyenleri rektörle buluştu: Q1 yayınlarda %50 artış Haber

BUÜ akademisyenleri rektörle buluştu: Q1 yayınlarda %50 artış

Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından organize edilen “Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması” etkinliği bu yıl onuncu kez gerçekleştirildi. Rektörlük B Salonu’nda düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, dekanlar, bölüm başkanları ve akademik personel katıldı. Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenleri üniversiteye sağladıkları sürekli katkılardan dolayı tebrik ederek, “Öğrenci düzeyinden başlayarak proje ve yayın kültüründe ciddi bir dinamizm yakaladık. Q1 yayınlarda %50, toplam yayınlarda %20’nin üzerinde büyüme gerçekleşti. Orta vadede hedefimiz, rakip üniversitelerle puan makasını kapatarak grubun ortalarına yükselmek” dedi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin akademik performansındaki ilerlemeye dikkat çekti. Kırıştıoğlu, TÜBİTAK 2209 proje başvurularının 634’e ulaştığını belirterek, bu artışın öğrenciler ve akademisyenlerin araştırma odaklı çalışmalarını gösterdiğini vurguladı. Ayrıca, proje eğiliminin artık tüm birimleri kapsadığını ve üniversitede oluşan akademik algının önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Eylül ayında açıklanan Q1 yayın sayısının 40 iken, WOS incelemesiyle 10 adet artışla 50’ye ulaştığını belirtti. Karaca, “Bugüne kadar 10 etkinlikte üniversitemizde toplam 336 Q1 yayın gerçekleştirildi. 2024 yılında, 2023’ün üzerine çıkarak Q1 yayınlarda %50 artış sağladık” dedi. Ayrıca, proje ve patent verilerinin Strateji Daire Başkanlığı ve TTO’dan takip edilerek yürütücülerin davet edildiğini ekledi. Etkinlikte Q1 yayın, proje ve patent sahipleri ödüllendirildi, akademisyenlerin başarıları üniversite çapında öne çıkarıldı. Rektör Yılmaz, akademisyenlerin ivmelerini sürdürmeleri gerektiğini vurguladı ve katkılarından dolayı teşekkür etti.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden kent tarihine katkı Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden kent tarihine katkı

Bursa Uludağ Üniversitesi Kent Tarihi Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KETAM) tarafından organize edilen etkinlik, Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Prof. Dr. Cafer Çiftçi açılışta yaptığı konuşmada, üniversitenin 50. kuruluş yıldönümü kapsamında gerçekleştirilen nitelikli etkinliklerden birinin de bu organizasyon olduğunu vurguladı. Çiftçi, “Bursa’nın kıymetli tarihini gündeme almak, yeni araştırmalardan haberdar olmak ve zemin hazırlamak açısından bu değerli organizasyonda bir araya geldik. Etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. KETAM’DAN BURSA TARİHİNE KATKI KETAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, merkezin 2001 yılından bu yana Bursa’nın kültür, sanat ve tarihi değerlerini araştırma, geliştirme ve ulusal ile uluslararası arenada duyurma amaçlı faaliyetler yürüttüğünü ifade etti. Karaaslan, üniversitelerin eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve toplum hizmeti olmak üzere üç temel misyona sahip olduğuna dikkat çekti. Dr. Karaaslan ayrıca, “Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümü öncesinde kent tarihi araştırmacılarına önemli görevler düşmektedir. Bu etkinliği geleneksel hâle getirerek her yılsonunda düzenlemeyi ve Bursa kent tarihi araştırmacılarını bir araya getirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu. ARAŞTIRMACILARA KATILIM BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ Etkinlik kapsamında araştırmacılar, çalışmalarını tanıtma fırsatı bulurken, katılım ve teşekkür belgeleri de takdim edildi. Böylece hem kent tarihi alanında güncel bilgilerin paylaşılması sağlandı hem de araştırmacılar arasında etkileşim ve iş birliği teşvik edildi. BUÜ’nün düzenlediği bu etkinlik, Bursa kent tarihine yönelik akademik çalışmaların görünürlüğünü artırırken, gelecekteki araştırmalar için de güçlü bir temel oluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.