Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Buü

Bursa Hayat Gazetesi - Buü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BUÜ’de Türk dünyasının geleceğine ışık tutan etkinlik Haber

BUÜ’de Türk dünyasının geleceğine ışık tutan etkinlik

Bursa Uludağ Üniversitesi, Türk dünyasının geleceğine yönelik önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde gerçekleştirilen “Türk Devletleri Teşkilatı: Yeni Yüzyılda Ortak Dış Politika Vizyonu” başlıklı etkinlikte, Türk devletleri arasındaki iş birliği ve ortak gelecek perspektifi değerlendirildi. Uluslararası İlişkiler Topluluğu tarafından organize edilen konferans, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. “ORTAK VİZYON STRATEJİK GEREKLİLİK HALİNE GELDİ” Programın açılış konuşmasını yapan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, değişen küresel dengeler karşısında ortak tarih ve kültür temelinde şekillenen birlikteliklerin önem kazandığını söyledi. Türk Devletleri Teşkilatı’nın siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkileri güçlendiren önemli bir platform olduğuna dikkat çeken Çiftçi, ortak dış politika anlayışının uluslararası arenada güçlü bir duruş sergilemek adına stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Çiftçi ayrıca bu tür organizasyonların gençler açısından önemli bir vizyon fırsatı sunduğunu vurguladı. “TÜRK DÜNYASI KÜRESEL AKTÖRE DÖNÜŞÜYOR” Uluslararası İlişkiler Topluluğu Başkanı Yağız Mert Uğurlu ise topluluğun uzun yıllara dayanan birikimiyle Türk dünyasının jeopolitik geleceğine odaklandığını belirtti. Uğurlu, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışının bugün somut stratejik adımlarla güç kazandığını söyledi. Türk Devletleri Teşkilatı’nın bölgesel iş birliği platformundan küresel bir aktöre dönüşme sürecinde olduğunu ifade eden Uğurlu, ortak vizyonun önemine dikkat çekti. BÜYÜKELÇİ UFUK EKİCİ’DEN STRATEJİK MESAJLAR Konferansın ana konuşmacısı olan Ufuk Ekici, mezun olduğu üniversitede konuşma yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde Türkiye’nin ilk Daimi Temsilcisi olarak görev yaptığını hatırlatan Ekici, yeni oluşturulan daimi temsilcilik mekanizmasının teşkilatın kurumsallaşması açısından tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Ekici, bir asır önce ortaya çıkan Türk birliği idealinin bugün “2040 Vizyon Belgesi” ile somut bir jeopolitik hedefe dönüştüğünü söyledi. ENERJİ, SAVUNMA VE TİCARET VURGUSU Türk Devletleri Teşkilatı’nın artık yalnızca kültürel bağlardan ibaret olmadığını belirten Ekici, enerji koridorları, savunma sanayi iş birlikleri ve ticaret ağlarının Türk dünyasını yeni bir ekonomik ve stratejik merkez haline getirdiğini ifade etti. Özellikle Orta Koridor projesinin Türk devletlerini küresel ticaretin merkezine taşıdığına dikkat çeken Ekici, İstanbul merkezli Daimi Temsilciliğin ülkeler arasındaki koordinasyonu hızlandıracağını kaydetti. Gençlere de seslenen Ekici, Türk dünyasının geleceğinde aktif rol üstlenmeleri çağrısında bulundu. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği konferans, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bursa’da acı veda: Dr. Doğan Yavaş dualarla uğurlandı! Haber

Bursa’da acı veda: Dr. Doğan Yavaş dualarla uğurlandı!

Kanser nedeniyle bir süredir tedavi altında bulunan Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Doğan Yavaş, geçtiğimiz gün rahatsızlanarak yoğun bakıma kaldırıldı. Dr. Yavaş, dün öğle saatlerinde hayatını kaybetti. Ölümü, hem üniversite camiasında hem de Bursa’da büyük üzüntüyle karşılandı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü önünde Dr. Doğan Yavaş için sabah 10.30’da cenaze töreni gerçekleştirildi. Törene Rektör Prof. Dr. Feridun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Dekan Prof. Dr. Bilgen Osman, Bölüm Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Törende, Yavaş’ın tabutuna akademisyen arkadaşları tarafından Türk bayrağı serildi. Dua öncesinde konuşan Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: Doğan Yavaş'ın çok iyi bir insan ve Müslüman olduğuna şahit olduğunu belirterek, "Kendisinin Bursa'nın sanat tarihine hem literatür olarak hem de televizyon kanallarında yaptığı programlarla çok büyük katkıları oldu. Bu yönüyle yeri doldurulamaz. Aynı rolü ifa edecek inşallah yeni akademisyenler yetişecektir." Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, yaptığı konuşmada Dr. Yavaş ile 28 yıllık bir dostluklarının bulunduğunu ifade etti. Çiftçi, konuşmasında, "Hocamız İstanbul ekolünü çok iyi biliyordu. Bugün yerinin doldurulması zor olan akademisyenlerden bir tanesi. Nüktedan sohbetlerinin yanında çok değerli akademisyen çalışmaları oldu. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman ile Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin, yaptıkları konuşmalarda Doğan Yavaş’ın ailesine, yakınlarına ve öğrencilerine başsağlığı dileklerini iletti. Doğan Yavaş’ın aile dostu olan Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Hasan Basri Öcalan, törende dua ederek akademisyen arkadaşları ve öğrencilerden helallik istedi. Duaların ardından Yavaş’ın tabutu cenaze aracına alınarak Yunuseli Kalemdar Camii’ne götürüldü. Yavaş’ın, öğle namazını müteakip Hamitler’de defnedileceği belirtildi.

BUÜ ile Oyak-Renault arasında stratejik iş birliği adımı Haber

BUÜ ile Oyak-Renault arasında stratejik iş birliği adımı

BUÜ yönetimi, otomotiv sektörünün önde gelen temsilcilerinden Oyak-Renault fabrikasına kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen temaslarda, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik yeni stratejiler ele alındı. Ziyaret kapsamında üniversite heyeti, firmanın üretim tesislerini de yerinde inceleme fırsatı buldu. Heyette BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ın yanı sıra rektör yardımcıları, fakülte yöneticileri ve akademisyenler yer aldı. “ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ SORUMLULUĞU TAŞIYORUZ” Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki sayılı araştırma üniversiteleri arasında yer aldıklarını vurgulayarak, kentin en köklü eğitim kurumlarından biri olmanın sorumluluğunu taşıdıklarını ifade etti. Yılmaz, üniversite mezunlarının Oyak-Renault gibi küresel bir markada yüksek oranda istihdam edilmesinin, verilen eğitimin kalitesini ortaya koyduğunu belirtti. Ancak hedeflerinin bununla sınırlı olmadığını dile getiren Yılmaz, bu başarıyı daha ileri seviyelere taşımak istediklerini söyledi. DİJİTALLEŞME VE AKADEMİK DÖNÜŞÜM VURGUSU Dijitalleşmenin eğitim dünyasını köklü şekilde değiştirdiğine dikkat çeken Yılmaz, öğrenme süreçlerinin ve üniversite yapılarının hızla dönüşüm geçirdiğini ifade etti. Sanayideki değişime paralel olarak akademik yapının da daha çevik ve dinamik bir hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, kurulacak iş birliklerinin bu dönüşümü hızlandıracağını kaydetti. RENAULT CEPHESİNDEN İŞ BİRLİĞİ MESAJI Lionel Jaillet ise Bursa’daki güçlü ekosistemin en önemli parçalarından birinin üniversiteler olduğunu belirtti. Şirketin 55 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösterdiğini hatırlatan Jaillet, beyaz yakalı çalışanların yaklaşık yüzde 20’sinin BUÜ mezunu olmasının iki kurum arasındaki bağın somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Jaillet, mevcut staj ve lisansüstü araştırma programlarının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşüm sürecinde akademi ile sanayinin birlikte hareket etmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. GELECEĞE YÖN VERECEK PROJELER MASADA Ziyaretin sonunda, iki kurum arasında otomotiv sektörünün geleceğine katkı sağlayacak Ar-Ge projeleri ve yeni iş birliği modelleri detaylı şekilde değerlendirildi. Taraflar, akademik bilgi birikimi ile sanayi deneyimini bir araya getiren projelerle hem bölgesel hem de küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

BUÜ araştırma ekosistemini güçlendirecek yeni ofislerini açtı Haber

BUÜ araştırma ekosistemini güçlendirecek yeni ofislerini açtı

Açılış törenine Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftçi ve Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve idari personel katılım gösterdi. Üniversitenin stratejik hedefleri doğrultusunda tasarlanan yeni ofisler, öğrencilere ve araştırmacılara geniş kapsamlı bir çalışma alanı sağlayacak. YENİ PROJE VE BÜYÜK VERİ OFİSLERİ AKADEMİK ARAŞTIRMALARA AÇILDI Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, AR-GE Koordinatörlüğü çatısı altında oluşturdukları proje ve büyük veri ofisi organizasyonunun artık fiziki mekanlarla desteklenmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Yılmaz, üniversitenin araştırma ekosistemine başlangıçtan itibaren değerli katkılar sunan birimlerin mentörlük faaliyetleri için daha geniş alanlara gereksinim duyduğunu ifade ederek, yeni mekanın sadece bir ofis değil, dekanlıklardan akademik birimlere kadar herkese açık, dinamik bir merkez olacağını dile getirdi. Üniversitenin esas gücünün akademik kadronun kalitesinde yattığını belirten Rektör Yılmaz, yeni binanın öğrenci oturma alanları, kantini ve çevre düzenlemeleriyle birlikte araştırmacılar için adeta bir buluşma noktası olacağını vurguladı. BUÜ’DE PROJE KÜLTÜRÜ YENİ MERKEZLE GÜÇLENİYOR Proje Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Ferda Arı, üniversitede proje kültürünü daha ileriye taşımayı ve BUÜ’yü ulusal ile uluslararası platformlarda daha fazla görünür kılmayı hedeflediklerini söyledi. Ofis çalışmalarını anlatan Arı, proje fikrinin ortaya çıkmasından mentörlük aşamasına ve nihai sonuçlanmasına kadar akademik kadro ve öğrencilerin her aşamada desteklendiğini belirtti. Bu yeni merkezin hayata geçmesinde emeği geçen danışma kurulu üyeleri ve uzman ekibe teşekkürlerini ileten Arı, modern çalışma ortamının daha kaliteli projelerin geliştirilmesine ilham vereceğini ifade etti. Etkinlik, kurdele ve pasta kesimi töreninin ardından katılımcıların hatıra fotoğrafı çekimi ile tamamlandı.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nde sağlık ve eğitim için büyük yatırım Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi’nde sağlık ve eğitim için büyük yatırım

Açılışa üniversite yönetimi, akademik kadro ve projeye destek veren bağışçılar katıldı. Törende, yenilenen altyapının hasta tedavisine ve bilimsel araştırmalara sağlayacağı katkılar ön plana çıkarıldı. BUÜ’DE GÖĞÜS HASTALIKLARI ÜNİTESİ YENİLENDİ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, BUÜ’nün 50 yılı aşkın köklü geçmişinde Tıp Fakültesi ve hastanenin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Çiftçi, zamanla yıpranan binaların modernize edilmesi için yalnızca üniversite bütçesinin değil, hayırsever katkıların da önemli olduğunu belirtti. Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın meşhur; "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" beyitini anımsatan Çiftçi, insan yaşamındaki en temel gereksinimin sağlıklı nefes almak olduğunu vurgulayarak göğüs hastalıkları biriminin önemine dikkat çekti. Bursa’nın iş dünyasının sağlığa yaptığı değerli katkıların paha biçilemez olduğunu belirten Çiftçi, merkezin yenilenmesine destek veren Öner Yapı ve Aktosun ailesine teşekkür ederek, bu modern tesisin hem tedavi hem de nefes egzersizleri açısından büyük olanaklar sunacağını ifade etti. GÖĞÜS HASTALIKLARI BİRİMİNDE DAYANIŞMA RUHU Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalının adeta bir aile gibi hareket ettiğini belirterek, bu dayanışmanın olumlu sonuçlarını görmekten büyük gurur duyduğunu ifade etti. Coşkun, bağış ve desteklerin manevi değerleri pekiştirdiğini ve paylaşma kültürünün önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı. BUÜ’DE MODERN TESİSİN ARKASINDA DAYANIŞMA VE DESTEK VAR Hastane Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, hastanelerin varlığını koruyabilmesi için toplum ve yerel paydaşların desteğinin önemine dikkat çekti. Kamu fonlarının sınırlı olabileceğini aktaran Sağlam, bağışçıların katkılarının sağlık ekosistemine sağladığı olumlu etkileri dile getirdi. Eserin hayata geçirilmesinde rol oynayan hayırseverlere teşekkür ederek, benzer desteklerin sürmesini temenni etti. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE BİLİM MERKEZİ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ursavaş, konuşmasına anabilim dalına emeği geçen tüm akademisyenleri anarak başladı. Her yönetimin kurumun gelişimine bir katkı sağlaması gerektiği vizyonuyla hareket ettiklerini ifade eden Ursavaş, pulmoner rehabilitasyonun son 20 yıldaki en önemli yeniliklerden biri olduğunu belirtti. Yenilenen ünitenin yalnızca hizmet sunmakla kalmayıp uluslararası ölçekte bilimsel çalışmaların yürütüldüğü bir merkez olduğunu vurgulayan Ursavaş, desteğini esirgemeyen Aktosun ailesi ve teknik ekibe teşekkürlerini iletti. BUÜ’DEN NEFES SAĞLIĞI İÇİN BÜYÜK YATIRIM Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’ne yılların emeği ve tutkusu ile ulaştıklarını ifade etti. Dilektaşlı, merkezde verilen rehabilitasyon hizmetlerinin hastalar için hayati önem taşıdığını belirterek, ameliyat olamayan hastaların buradaki tedavi ile nefes sağlıklarını iyileştirebildiklerini ve yapılan solunum fonksiyon testlerinin uluslararası standartlarda olduğunu söyledi. Konuşmasında yakın zamanda vefat eden çalışma arkadaşı teknisyen İsmet Polat’ı saygıyla anan Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, merkezin klinik ve akademik açıdan Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olma niteliğini sürdüreceğini belirtti. ÖNDER AKTOSUN: “MADDİ VE MANEVİ DESTEKLERİMİZ SÜRECEK” Öner Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Önder Aktosun, konuşmasına projenin gerçekleşmesinde emeği geçen Prof. Dr. Ahmet Ursavaş’a teşekkür ederek başladı. Aktosun, merkezin sadece fiziksel değil, manevi açıdan da büyük bir değere sahip olduğunu belirtti. Açılış töreni, kurdele kesimi ve ünitenin katılımcılar tarafından gezilmesiyle tamamlandı.

ULUTÖMER'DE uluslararası öğrencilerle Ramazan buluşması Haber

ULUTÖMER'DE uluslararası öğrencilerle Ramazan buluşması

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ULUTÖMER tarafından geleneksel olarak düzenlenen iftar programı, üniversite bünyesindeki uluslararası öğrencileri ve yönetimi bir araya getirdi. BUÜ Çamlık Yemekhanesi’nde gerçekleşen etkinlik, öğrencilerin kaynaşması ve Türkiye kültürünü deneyimlemeleri açısından önemli bir fırsat sundu. REKTÖR YILMAZ’DAN KARDEŞLİK VE DUA MESAJI İftar öncesi öğrencilere hitap eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitedeki uluslararası öğrencilerin toplam sayının %10’unu oluşturduğunu vurgulayarak, her öğrenciyi birer misafir ve zenginlik olarak gördüklerini ifade etti. ULUTÖMER’in sadece bir dil öğrenim merkezi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel dünyasına açılan bir kapı olduğunu belirten Yılmaz, kurulan dostluk bağlarının uzun ömürlü olmasını temenni etti. Ayrıca, dünya üzerindeki tüm mazlumlar için dua eden Rektör, üniversite yerleşkesinde yapımı süren caminin de en kısa sürede tamamlanmasını diledi. ULUTÖMER’İN ULUSLARARASI VİZYONU ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel, merkezin faaliyetleri ve uluslararası işbirlikleri hakkında bilgi verdi. 68 farklı ülkeden yaklaşık 200 öğrenciye eğitim verildiğini belirten Demirel, Özbekistan ve Azerbaycan gibi dost ülkelerle yapılan akademik işbirliklerini, karşılıklı öğretim elemanı değişimlerini ve sertifika programlarını aktardı. Prof. Dr. Demirel ayrıca Nisan ayında düzenlenecek olan 11. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi’nin detaylarını paylaşarak, etkinliğe katkı sunan üniversite yönetimi ve emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. SOSYAL ETKİLEŞİM FIRSATI SUNDU Etkinlik, katılımcıların birlikte iftar yapmasının yanı sıra kültürel ve sosyal etkileşim fırsatları da sunarak, Ramazan ayının birlik ve paylaşma ruhunu pekiştirdi. Öğrenciler, farklı ülkelerden arkadaşlarıyla tanışıp deneyimlerini paylaşırken, üniversite yönetimi de öğrencilerin moral ve motivasyonuna katkı sağladı.

BUÜ’de Prof. Dr. Şener Aktürk’ten tarihe farklı bakış Haber

BUÜ’de Prof. Dr. Şener Aktürk’ten tarihe farklı bakış

BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, Aktürk, ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki geleneksel paradigmalara farklı bir bakış açısı sundu. AKADEMİK BULUŞMALARIN ÖNEMİ VURGULANDI Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ortaya koymanın güçlüklerine değinerek, Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesine geçen değerli bir katkı sağladığını vurguladı. Akosman, Prof. Dr. Şener Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti ifade ederek, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez deneyimleyen kuşak için bu sunumun Arslan’ın mirasıyla uyumlu olduğunu belirtti. Batıcı ve oryantalist görüşlerin eleştirisinde akademik buluşmaların önemine dikkat çeken Akosman, ardından sözü Aktürk’e bıraktı. TEK DİN VE TEK MEZHEPLİ TOPLUM TARTIŞILDI Konuşmasına BUÜ ve Sosyoloji Bölümü’ne teşekkürlerini ileterek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için manevi açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına karşı bir duruş niteliği taşıdığını açıkladı. Modernitenin alamet-i farikası olarak kabul edilen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanıldığı gibi 19. veya 20. yüzyılda değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü planlı bir nüfus mühendisliği sonucu ortaya çıktığını ifade etti. "İKİ KILIÇ DOKTRİNİ" İLE BATI’DA AZINLIKLARIN TARİHİ TASFİYESİ Batı Avrupa coğrafyasında bir dönem var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşsiz bir olay olduğunu vurgulayan Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla tanımladı. Papalığın hem dini hem de siyasi gücü elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların haklarının ellerinden alındığını ve adeta hedef haline getirildiğini ifade eden Aktürk, Avrupa’daki bölünmüş siyasi yapıyı lehine kullanan ruhban sınıfının azınlıkları tasfiye ederek bugünkü homojen Batı kimliğini oluşturduğunu belirtti. PAPALIĞIN MUTLAK OTORİTESİ BUÜ’DE ANLATILDI Prof. Dr. Şener Aktürk, konuşmasının son kısmında Orta Çağ toplumunun temelini oluşturan "Üç Sınıf Kuramı"na dikkat çekerek, bu hiyerarşide Katolik olmayan hiçbir unsurun yer almadığını söyledi. Papalığın ruhban sınıfı üzerindeki tam otoritesi, azınlıkların mülksüzleştirilmesi ve Avrupa’daki siyasi parçalanmanın krallar üzerindeki baskısı, kitlesel yok oluşun ana nedenleri olarak öne çıktı. Aktürk, günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında ortaya çıktığını, bu yapının aynı zamanda modern dünyanın bürokratik temellerini oluşturduğunu vurguladı. Sunumunu, akademisyenler ve öğrencilerden gelen sorulara yanıt vererek noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.