Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Düşün düşün nereye kadar

Yazının Giriş Tarihi: 31.07.2024 07:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.07.2024 15:29

Sözde kaygıyı kontrol etme yöntemlerimizden biri de sürekli olarak akla gelen düşünceyle ilgili düşünüp durmaktır. Buna ruminasyon deriz. Yani geviş getirir gibi sürekli olarak tekrar tekrar düşünmek. Sözde dememin sebebi bu davranış biçimini değerlendirdiğimizde herhangi bir sonuç elde edemediğimizi fark ederiz.

Diyelim ki seminer vereceğimdir. Ve seminer gününe 1 hafta vardır. Zihnimden şöyle düşünceler geçmeye başlar:

“Ya anlatmak istediklerimi anlatamazsam!”

“Ya beni eleştirirlerse!”

“Ya hiçbir şey istediğim gibi gitmezse!”

Zihnimden bu ve bunun gibi onlarca düşünce geçer. Doğal olarak bu düşünceler bende kaygı uyandırır. Bu kaygıyla sürekli olarak tekrar tekrar bu düşüncelerle ilgili düşünmeye başlarım. Zihnimle sürekli diyalog halindeyimdir. O bir şey söyler. Ben bir şey söylerim. Bir o bir ben derken çoğu zaman zihnim bana galip gelir. Bu durum cahille sohbet etmeye benzer. Ne olursa olsun, istediğin kadar haklı ol, münazarayı cahil kazanır. Zihin mantıklı mantıksız, doğru yanlış her bilgiyi ortaya çıkarır. Bu konuda ustadır. Biz de o kuyunun içine girdik mi çıkmak artık neredeyse imkansız hale gelir.

Düşünce ve düşünce üzerinde düşünmek arasında fark olmadığını ikisinin de kendiliğinden, istemeden ortaya çıktığını zannederiz. Bu ikisini ayırt etmek ben de olduğu gibi sizde de inanıyorum ki çok işe yarayacaktır. Bir olay karşısında aklımıza gelenler, zihnimizde oluşan görseller kendiliğinden, otomatik olarak ortaya çıkar. Yani bizim herhangi bir dahilimiz yoktur. Kendimizi bunları düşünmemeye zorlasak dahi sonuçta yeniden o düşüncelerin zihnimizden geçtiğini fark ederiz. Bu otomatik düşünceler üzerinde düşünmekse bilinçli bir tercihtir. Burada devreye dikkat girer. Mesela biri bize bir şeyler söylüyor olsa o kişiyi dinleyip dinlememekte özgürüzdür. Yani dinlemek ya da dikkatimizi farklı bir yere vermek tercihimizdir.

Zihnimizden geçen düşünceler için de aynı şey söz konusu. Onlar geçecektir. Aynı bir derenin üstünden geçen yapraklar gibi, aynı gökyüzünden geçen kuşlar gibi, değişen hava durumu gibi geçeceklerdir. Onlar geçerken dikkatimizi tam manasıyla oraya verdiğimizde dereden akan suyun önüne bir engel koymuşuz gibi olur. Ve bu engel, dereden geçip gidecek olan yaprakları, çöpleri oraya yığar. Aynı zihnimizdeki kalabalık düşünceler gibi. Ve bunun bir sonu yoktur. Düşündükçe düşünürüz, düşündükçe düşüncelerin ardı arkası kesilmez.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.