Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

"Yaş almak" ve "yaşlanmak" meselesi

Yazının Giriş Tarihi: 16.05.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 16:07

Ne hayaller kurdum yıllarca, hepimiz kurduk kurmaya da devam ediyoruz haliyle, insanız çünkü, hayalsiz yaşanmaz. Önce hayalini kuracaksın ki gerçeğe dönüştürebilesin. Severim de çok hayal kurmasını saçma sapan da olsa zevk alırım bundan. Bazen de korkarım içten içe kaptırırım kendimi de gerçekle karıştırırım, beklerim olmasını diye.

Ama uçuk uçuk hayallerim de olmadı değil, hele ki daha da gençken. Tabi daha toy oluyor insan daha doyumsuz belki daha özençli daha beklentili.

Fark ettim ki artık öyle uçuk kaçık hayallerim yok artık benim. Hem de uzun zamandan beridir kurmuyormuşum meğer. Daha makul daha olası daha sade artık hayalimdeki her şey. Ama bariz şekilde daha berrak...

Vazgeçmişim çoğu şeyden habersizce, nedenini bilmeden, anlamadan. Belki hayatı daha yakından gördüğümüzden dolayı olabilir tabi.

Genç ve cahil kafayla her şey daha bambaşka oluyor haliyle, az biraz hayat ve insanlar ile haşır neşir olunca insan uyanıyor rüyadan. Hayallerini bile düzene sokma ihtiyacı hissediyor nedense.

Hâlbuki kur gitsin kime ne ama işte insanoğlu gerçekle hayali de karıştırabilme potansiyeline sahip olduğundan insan kendinden de korkuyor demek ki diyorum ben. Bu hayalleri bile bir düzene sokma işine başka bir açıklama bulamadım kendimde. Ama baktım ki çok sadeleşmişim bu konuda.

O uçuk kaçıklık, parıltılı şeyler kalmamış hiç bende. Daha olasılığı yüksek daha makul şeylerle doldurmuşum içimi, isteklerimi, artık sanırım fazlasında gözüm yok.

Ama bunu iyiye mi yorayım kötüye mi bilemedim, çok da kötü hissettirmedi beni bunu fark etmem. Daha güvenilir daha sağlam daha aklı başında geldim kendi kendime. En öne "huzuru" koymuşum mesela. Maddiyattan, onca beklentiden bile önde gelmiş.

Daha bir sakinlik daha bir ferahlık daha bir açıklık daha bir şeffaflık istiyorum şuan.

Berrak berrak olsun her şey, sade ama elverişli şeyler hiç bir göze batan detay bile yok artık içimde her şey gayet rahat gayet basit gayet kullanışlı en önemlisi mümkünse olabildiği kadar kolay...

Bu detay önemli. Sanırım bu konuda azıcık yılmışlığım var. Zor olan karmaşık olan çok fazla detay ve özen barındıran hiç bir şeyle uğraşasım yok. Buna insan da dahil. Artık diyorum ki hayat artık bizim içinde yeterince zor, ben bana huzur veren şeylere ve insanlara yönelmek istiyorum mümkün mertebe.

Yeni olana da daha temkinliyim artık mesela, yeni bir şeye de alışmak artık zor geliyor, özellikle insan konusunda, onu çözmek onu anlamak onun dilinden düşüncesinden hareketlerinden anlam çıkarmak ona göre yön almak, huyunu suyunu öğrenmek acayip uğraştırıcı geliyor artık bana. Bakıyorum karşımdaki insan daha en baştan çok fazla karmaşık uzak duruyorum mesela yaklaşmıyorum.

Hayatımdaki insanlara da öyleyim artık baktım karmaşık hale geliyor süreç uzaklaşıyorum. Eskiden debelenirdim çözeceğim uğraşacağım başaracağım diye. Artık bırakıyorum olduğu yere öylece kalsın umurumda değil.

O yüzden sanırım bariz şekilde insan seçmeye başladım ve onları çoğaltmamaya dikkat ediyormuşum meğer bir süredir. Belli bir seviyede tutuyorum kotamı her anlamda, hayalde bile, ilerisine gitmeye güç göremiyorum kendimde.

Sahi yaşlanmak mı diyoruz buna?

Veya yaş almak mı?

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.