Hava Durumu

Tükeniyorum bazı noktalarda

Yazının Giriş Tarihi: 03.02.2024 07:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.02.2024 17:06

Şu saatten sonra aman dileyen kimseye kimse güvenmeyecek, inanmayacak, yaklasmayacak. Yaklaşamayacak...

Öyle bir hale geldik ki doğru bildiklerimiz eğri oldu.

İyilik denilen eylem evrim geçirme evresine geldi.

Sahi neydi "iyilik... iyi insan kimdi? Nasıl yapılırdı iyilik? Sonucu ne olurdu?"

Bize nasıl öğretildi? Her daim iyilik yapmamız, bunu hiç bırakmamamız, balık bilmezse halik in bileceği söylendi. Biz böyle gördük. Gönül isterdi ki böyle de devam etsin. Nesillerimize, çocuklarımıza bunu öğretelim. Nerde bir yardıma muhtaç görsen koş diyelim,yardım eli uzat diyelim. Yolda kalmışlara, el açmışlara, kapına gelmişlere yardım et diyelim,sakın olaki boş çevirme, yüz çevirme diyelim. Diyebilelim...

Diyebilseydik keşke... Şu saatten sonra öyle zor öyle zor ki...

Öyle hale geldi ki insanoğlu ve insanlık iyilik yaptığı  için cezalandırılır oldun. Öyle bir bedel biçildi ki, öyle ağır ödetilir oldu ki karşılığı felegimiz şaştı. İyilik yapmak şöyle dursun artık yanından yamacından geçer miyiz bilmem. İnsan olmak demek? eskiden ne demekti, şimdi ne demek oldu.
Dünya çekilmez, aklı almaz ,katlanılmaz hale geldi. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bu memleketin son yıllarda bu konuda iki kırılma noktası oldu  bana göre.

Biri Kadir Şeker olayı ,diğeri de bu olay.

Bundan sonra sokakta gözünün önünde adam kesseler, kadın öldürseler, insan canına kıysalar,o saniyeler içinde kırk kere acaba yardim etsem mi diye düşünecek duruma geldik. Buna sebep bence Kadir Şeker örneği oldu, o olayda ülkece bir kırıldık, doğrularımız ilk orada şaştı.

Şimdi de bu taksici öldürme vahsetinden sonra kimse kimseyi görmez bundan sonra.

Soğukta üşümemesi için insanlık için, iyilik için , sen birini arabana al oda hiç yoktan " spontane "(!) bir şekilde seni öldürsün. Durup dururken... Hiç yoktan...

Eskiden nasıldı şehiri geçtik, dağda bayırda karşılaştığın adamı arabana alıp istediği yere bırakırdın. Hem de ailen yanındayken bile.Ne vardı ki iyilik yapmış olurdun hem de ne iyilik, yolda kalanı varacağı yere bırakmak ne büyük erdemdi.

Şimdi karşılığı ölüm.

Bir de gayet pişkin pişkin " neymiş herkese güvenmeyecekmişsin demek ki..." tarzı bir laf söylemiş.

Öyle bir hale geldik ki suçlu güçlü oldu, ne hikmetse hiçbir şeyden korkmaz oldu.

Suç işlemekten,adam öldürebilmekten, rahatça gasp yapmaktan korkmaz oldular.

Bir pişkinlik var ki üstlerinde şaşıp kalıyor insan.

Tam tersi olması gerekmez miydi?

Kimde nerde suç bulalım peki?

O gencecik adamın hakkını nasıl alalım? Herseyi geçtik sadece bu pişkinlik bile delirtir insanı.

Nasil bir korkusuzluk bu artık. Niçin ama? Onca kanun adalet diyoruz peki bunlara rağmen ne bu rahatlık?

Seneler süren davalar ,caydırıcılığı olmayan cezalar, derdini anlatacak haklılığını kanıtlayacak kapıyı bulana kadar gecen süre...

Bu aralar taktım şu sürelere. Neden bir adalet bu kadar uzun sürede tecelli eder? Adalet dediğin en kısa zamanda sağlanması gereken en önemli faktör değil midir?

İnsanı değer dediğimiz ne varsa baştan yazılıyor artık. Öyle bir zamana denk geldik ki iyilik yapmaya korkar olduk. Sonumuz hiç de hayır değil hatta balçık çamur bir yere doğru gidiyoruz. Senelerdir de bir düzelme de olmadı olamadı. Nedense bir kolaylığını bulamadık bu işin. Düzeleceği yerde sarpa sarıyor işler.

İçim kararıyor böyle zamanlarda, bazı şeylere inancım gücüm tükeniyor gerçekten. 

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.