Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Son seçenek 

Yazının Giriş Tarihi: 01.01.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.12.2025 15:18

Bu terör belasından artık kurtulabilmek umuduyla her yolu denemeye başladık. Hayatta yapmayız dediğimiz şeyleri bile denedik; yeter ki bu dert son bulsun istedik. Çünkü bunun bitmesi, her anlamda derin bir nefes alabilmek demekti bizim için.

Terör dediğimiz olgu sadece askerî anlamda bir engel olmadı bize. Hayatın her alanında ilerlememizi yavaşlatan, kimi zaman tamamen durduran bir pranga oldu. Ne zaman toparlanacak gibi olsak, ayağımıza bir takoz gibi takıldı. Yarım asırdır uğraştığımız, enerjimizi, zamanımızı ve umudumuzu tüketen yegâne sebep hâline geldi. Baktık olmuyor, bugüne kadar denenmemiş olanı da denemek istedik belki; tüm tepkilere, itirazlara rağmen. Bunun içinde ben de varım elbette.

Her şey olurdu ama uzlaşma adına aynı masaya oturmak, karşımıza alıp konuşmak, onları muhatap kabul etmek bugüne kadar aklımızın ucundan bile geçmedi. Çünkü bu hayatta “asla olmaz” dediğimiz şeyler vardı ve bu da onlardan biriydi. Bu ihtimali hiç düşünmedik. Sonra bir gün, böyle bir ihtimalin var olabileceği fikri aklımıza düştü ve “acaba” dedik. Denenmedik bir yol kaldıysa, o da buydu belki. Yıllarca her ihtimali didik didik etmiştik zaten.

Elbette bu düşünce çok tepki çekti, hâlâ çekiyor. Çünkü bu fikir akıldan çok kalbe yatmıyor; bunda da haklıyız. Nasıl yatsın ki… Çok yaralıyız. Yıllardır canımız burnumuzda. Buna sebep olanlarla yüz yüze gelmek, hatta konuşmak, bu millete yapılabilecek en büyük işkencelerden biri belki de. Ama yine de sanırım denemek gerekiyordu. Bir umut…

Bu “en son seçenek” fikri aslında sadece bize özgü değildi. Herkes için tedirgin ediciydi; sebepleri farklı olsa da. Karşılıklı bir “acaba” hâli oluştu. Bizim dört gözle beklediğimiz, onların korkuyla izlediği o çözüm süreci gerçekten mümkün olabilir miydi?

Türkiye, teröre rağmen savunma sanayii alanında çok ciddi yol kat etti. Onca boşa giden kaynağa rağmen artık üretimden pazarlamaya, anlaşmalardan ihracata kadar önemli bir noktaya geldik. Bizi maddi ve manevi her alanda sekteye uğratan bir engelin ortadan kalkması, herkes için çok şey demek aslında.

Bizim için terörün tamamen yok olması; ülke içinde ve dışında yaşanan sıkışmışlıkların çözülmesi, ekonominin rahatlaması, sürekli tetikte olmayı gerektiren bir yükten kurtulmak, boşa giden kaynakların başka alanlara aktarılması demek. Bakış açımızın değişmesi, ufkumuzu kapatan sisin dağılması demek. Daha saymakla bitmeyecek kadar çok anlamı var bunun. Kısacası, uğraşacak bir dert bulamayacak hâle gelmek demek. Yarım asrımızı verdik bu meseleye; kaybolan yıllar çok olunca öfke de birikiyor elbette. O öfkeyi nereye yönelteceğimizi de zaman gösterecek.

Bizim düşündüklerimizi “onlar” da düşünüyor. Hatta belki bizden daha iyi biliyorlar başlarına gelebilecekleri. Malum, tarih iyi bir öğretmendir. Ama bizim kötü bir alışkanlığımız var: Çabuk unutuyoruz. Tekrar etmiyoruz. Onlar ise unutmuyor. En büyük farkımız bu.

Bu yüzden bu belayı canlı tutmak için her yolu deneyeceklerdir. Nitekim denemeye başladılar bile; şehrin göbeğinde üç şehit verdik. Yıllar önce yapılan bir röportajda, Abdullah Öcalan’ın “Bu iş bitmez, bitirmek isteyenleri bitirirler” dediğini hatırlıyorum. Aslında kurulan oyun, bildiğimizi sandığımızdan çok daha derin ve çok daha keskin.

“En son gidilecek yol” diye tanımladığımız yolun da ne kadar çetrefilli olduğunu sanırım zamanla daha iyi anlayacağız.

Allah yardımcımız olsun.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.