Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Soğuma mevzusu...

Yazının Giriş Tarihi: 21.02.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 15:27

Geçen gün 2. sınıfa giden oğlum elinde Ramazan temalı, kendisinin boyadığı bir kağıtla eve geldi. O kadar alışık olmadığım bir durumdu ki, bana gösterirken şaşkınlığımı gizleyemedim. “Ramazan ile ilgili boyama mı yaptınız? Nereden esti?” demiş bulundum.

O da sanki çok normalmiş gibi, “Niye şaşırıyorsun ki? Ramazan’a girmedik mi zaten, işte biz de onunla ilgili boyama yaptık” dedi. Ben de toparlayarak, “Evet, unutmuşum bir an Ramazan olduğunu. Çok güzel olmuş, ellerinize sağlık. Hadi bunu kapına asalım” dedim. Geçiştirdim ama hoşuma da gitti; hem çocuklara Ramazan’ı benimsetmeleri hem de oğlumun beni garipseyişi…

Normalde bakıldığında benim tepkim garip kaçabilir, ama aslında bu çok doğal. Ben bunca yaşıma geldim; eğitim hayatım boyunca Ramazan ayı ile ilgili hiçbir etkinliğe katılmamıştım. O yaşta dini konulardan genellikle kaçınılır, adı bile geçmezdi. Ortaokulda bazı günler oruç tuttuğumu söylediğimde bile çok eleştiri duyardım. O yaşta bir çocuğun bunu tolere etmesi zordur, hele ki öğretmen söz konusuysa. Ne diyeceğini bilemezsin, kendini ifade edemezsin. Halbuki bu gayet normal bir durum; Müslüman bir ülkede okuyan, Müslüman bir ailede büyüyen, demokratik bir ortamda dinini yeni yeni öğrenen ve uygulamaya çalışan bir çocuksun. Her şey olağan ve doğal. Ama insan bazen her şeyi olağan dışı olarak yaşayıp şaşırabiliyor.

Şimdiki nesil belki bunları bilmiyor, yaşamadı ve zaten yaşamasın. Geçmiş diyelim, geçelim.

Akşam üstü ben hâlâ bu olaya sevinirken karşıma bir haber çıktı: Meğer okullara bu konuyla ilgili Milli Eğitim tarafından yazı gönderilmiş. O yüzdenmiş. Benim sevinç biraz buruklaştı; çünkü bunu tamamen içten gelen, olması gereken bir uygulama sanıyordum.

Sonra haberin altındaki yorumlara göz attım. Tahmin ettiğim gibi… İnsanları dinden soğutuyorlarmış, bazı şeyler gönüllü olmalıymış, zorla olmazmış, Ramazan süslemeleri hiç hoş olmamış… Ve yorumlar öylesine çoktu ki…

Ben de düşündüm ki, eğer bir kağıt parçası boyamakla dinden soğuyan varsa, varsın soğusun. Ama aklıma geldi; okullar yılbaşı, Paskalya, Cadılar Bayramı gibi kutlamaları bile yapıyor. O zaman neden bizim bayramımızı kutlamak sorun teşkil etsin?

Ben her şeyin gerçekten gönül rızasıyla, kendiliğinden olması gerektiğine inanırım. Ama ortada bir art niyet, kayırma veya ayrıştırma varsa, hakkımı sonuna kadar kullanırım. Eğer engel konuluyorsa, gönül rızasıyla yapmak isteyenlerin önüne o engelleri kaldırmak gerekir.

Sonuç olarak, çok yerinde bir karar olmuş. Herkes neyi yaşamak istiyorsa öyle yaşasın; soğumak isteyen soğusun, ısınmak isteyen ısınsın…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.