Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Klasik kış günleri

Yazının Giriş Tarihi: 31.01.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.01.2026 15:26

Sağlıkla sınanmadan asla değerini anlamıyoruz. Sanki daha önce hiç hasta olmamışçasına hastalığın ne olduğunu unutuyoruz. En azından ben öyleyim galiba. Hele çocuk sahibi olduktan sonra daha keskin geçmeye başlayınca kışlar nevrim döndü. Ama her yaz geldiğinde yine hiç bir şey olmamışçasına unutuveriyorum yaşadıklarımızı. Yine bir kışın ortasındayız ve yine baya bir sarsıcı (klasik olanından üstelik) grip vakasının içindeyiz. Ama ne grip, bir adı tanıdık.

Artık hastalıkların da huyu suyu değişti hakikaten. Dünya ile birlikte onlar da şekil alıyorlar, mutasyona uğruyorlar. Bunu pandemide çok iyi anladık ama işte balık hafızalı olduğumuzdan dolayı gerçi o günleri de geride bıraktık. Ama o gün bu gündür asla eskisi gibi olmadı hiç bir şey.

Kışlar daha çetrefilli geçmeye başladı insanlık için. Baktığında artık eskisi gibi kış yok ama etkisi öyle sarsıcı ki yorulmuş hırpalanmış şekilde çıkıyoruz kendisinden.

Artık her kış arefesi korku kaplıyor beni. Eskiden Kış deyince aklıma öyle hastalıklar gelmezdi hiç şimdi direk kış demek benim için hastalık eşittir sürünmek demek.

Vücudu toparlayabilmek bile artık o kadar zor bir iş ki aman ha hafif kırılmaya gelmiyor.

Mübarek vücudun en ufak bir yalpalamasında bile affetmiyor. Ne bileyim kendi çocukluğum sanki böyle değildi gibi geliyor evet hasta olmadık ki çok ama şuan bir şeyler acayip ters işliyor gibi geliyor. En basit karşıdan bir soğuk algınlığı gibi duran ateşi 3 gecedir düşüremedik. Ben böyle inat bir hastalığı ömrümde daha görmedim. Artık kaç gündür o kadar tetiklenmişim ki uykuya dahi dalamıyorum. Vücudum istemsiz sıçratıyor beni ve asla dalmama izin vermiyor. Gece bir ara o kadar yorulmuşum o kadar dolmuşum ki ufacık bir sakinlik anında içim taştı ağlamak istedim ama ona bile gücüm yetmedi,o derece kendimizden geçmişiz.

Bırak yapacak da bir şey yok her yol deneniyor ama olduğu bu kadar. Tezatlıklarla da dolu üstelik. Bir derdin için hastaneye gidiyorsun iyileştireyim onu diye başka bir şey kapıp geri geliyorsun. Büyük oğlum karın ağrısı ile gitti influenzayı kaptı geldi, birini hallettik diye sevinemeden başka bir şeyin kucağında bulduk kendimizi. Doktor bile aynı şeyi söylüyor yüzümüze daha haftanın başında buradaydık deyince işte şuanda da haftanın başında uğradığınız için şuan yine buradasınız diyor yorgun bir gülümseme ile ve yapacak bir şey yok der gibi . İki ucu...

Artık hastanelere de gitsen bir dert gitmesen iki dert. Artık hastane fobim de oldu nur topu gibi ne yaparız bilemiyorum.

Artık onca telaşında içinde bir de gitsek mi iyi olur gitmesek mi iyi olur tartışmasını da yapacağız. Hastanenin adından dahi hoşlanmayan oğlum ikidir artık bir doktora mı gitsek diye söylenir oldu baktı ki çıkış yolu yok korkusunu bir kenara attı.

Yazın sıcaklığını sevmiyorum artık bu yaştan sonra diyorum ama kış olunca da artık gelsin diye dört gözle bekliyorum en azından hasta olmuyoruz diye güzelliyorum onu. İnsanoğlu işte gelince de sıcaklığından dert yanarız.

Rabbim dermansız dertlerle sınamasın gelir geçer bu da. Şu günlerimin en büyük sığınağı bu söz...

Yoksa bir yerlere devrilmeye bile takatim yok, Güç bulmam gerek.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.