Baktığında yılların ilahisi, aslında hepimizin kulağı aşinaydı bu ilahiye; kimseye yabancı değil, kimse ilk defa duymuş değildi. Ama arada ne oldu, nasıl oldu kimse bir şey anlamadan bir anda hayatımızın tam merkezine kuruluverdi.
Önce tek tük görüldü orada burada her video gibi, sonrasında makara olsun diye bir iki video çekildi. Aslında ilk yayılan videolarda hafif bir alay, az buz dalga vardı; şahsen ben ilk bunu sezmiştim. Yok bir şey, alışkınız nasıl olsa deyip geçiştirdik hepimiz. Ama sonra bu kadarcık bir yayılma bile birilerinin acayip kanına dokundu. Anında bir tepki, bir salça olmalar, bir karşı çıkmalar, laf çarpıtmalar falan derken iş büyüdü.
Birilerinin kanına dokunmasa hiç de bu kadar milletin ağzına takılmayacaktı sanki.
Şu an istemsiz süregelen bir savaş, bir yarış, bir başkaldırış var sanki. Anormal çünkü bir şeyler. Halk bir şeylerden acayip derecede sıkılıp daralmış, bunalmış ki birilerinin az biraz itirazına dahi tahammülü yok artık. O kadar bir bıkkınlık gelmiş insanların içine yıllardır. Dur dur, sus sus, sabır sabır nereye kadar, değil mi? İşte aynen öyle oldu.
Baktılar birilerinin kanına mı dokundu, “Al, adam akıllı dokunsun” dedi. Dünya listelerine soktu ilahiyi. Ülkeyi geçtik, ha burayı iyi anlayalım, dünya listelerinde ilk 10’a girdi ilahi. Acayip acayip videolar yayılıyor ortalarda; bir bakıyorsun Tokyo’nun göbeğinde bir arabada çalıyor, bir bakıyorsun Hindistan’ın bir köşesinde yankılanıyor, bir bakıyorsun ABD’de bir inşaat alanında işçiler dinliyor. Çalışırken, spor yaparken dinleyen zenci abileri gördük hep beraber. Ben gerçekten çoğunu yapay zekâ sandım ilk ama sanırım değilmiş. Şaşkınız...
Dünya ayağa kalktı Epstein olaylarından dolayı; baktığında “Bir şey olmaz onlara” diyeceğin koskoca kraliyet ailesinin üyesi tutuklandı, unvanı alındı, devlet başkanları istifa etti, birileri intihara kalkıştı falan. Dünya çalkalandı, taşlar yerinden oynadı; bizden kimseden ses seda çıkmadı mesela.
Birilerinin ağızlarını bıçak açmadı, azıcık ucundan bile bahsetmediler ya da bahsedemediler mesela; onca gazeteci var. Belki bir ikisi yarım ağız evelediler, gevelediler falan ama elle tutulur bir icraat gelmedi birinden bile. Üç maymuna devam kararı almışlar belli, susmayı tercih ettiler.
Ama iş bir dakikalık bir ilahi videosuna gelince aslan kesilmeyi seçtiler nedense.
Yağmur çamur altında insanları sokağa dökmeyi marifet sandılar. Bir de üstüne halkı da arkamıza çekeriz diye falan düşündüler galiba; bir gazla ortalığa saçıldılar.
Sen misin saçılan...
Allah’ım, meğer ne bıkkınlık gelmiş insanların içine bunlardan. “Yeter artık” diyerek gizli bir başkaldırış peyda oldu ülkede. Bir istemsiz inada girildi sanki. Bilinçli yapmıyoruz bunu muhtemelen ama öyle bir tetiklenmeye sebebiyet verdiler ki meğer yıllardır canımız burnumuza gelmiş. Artık tahammül falan kalmamış bizde.
En ufak bir eleştiriye, en ufak bir karalamaya, ufacık dahi olsa olmadığımız gibi gösterilme çabasına artık dayanma gücümüz kalmamış. Bir bir silmelere, inadına iş yapmalara başladık birilerine karşı. Hayatımda, muhtemelen hepimizin hayatında bir ilk olarak bu Ramazan eskileri kimse anmadı, özlemedi, dillendirmedi; zor gelmedi. Sanki bir hafiflik, bir naiflik indi üzerimize. Sanki en çok da bir aydınlanma...