Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Güven ve ipin ucu

Yazının Giriş Tarihi: 04.06.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.06.2026 12:04

Bir yaz geldi gözümüz gönlümüz açıldı. O kadar yağan yağmur görevini tamamladı ve bize nutkumuzun tutulduğu güzellikler katarak çekti gitti. Ben artık bunca şeyi yağmura yoruyorum çünkü neye yoracağımı şaşırdım.

Bir şey oldu bize...

Bir aşk geldi, bir sevda, bir özen, bir hayranlık, bir gizli gurur, bir göğüste kabarma, memleketime karşı hem de.

Tamam hep severdik hep sevdik, bazen az buz bir şeylerine kızsak istemesek de ama genel olarak hayranızdır topraklarımıza. Ama bu sefer başka bir haz var sanki ve nedenini çözemedim. Şu an memleketin her karışına ayrı bir özen ayrı bir şevk ayrı bir ilgi var nedense.

İstanbul'da deniz turkuaz oldu diye ayaklara kalktık. Neredeyse Fatih'i çıkartıp alnından öpeceğiz, öyle bir minnet öyle bir teşekkür hissi, mest olmuş durumdayız. Şu an İstanbul'un güzelliğinden sarhoş olmuş haldeyiz. Onca karmaşası onca trafiği onca kalabalığı onca görsel çarpıklığı sıkıntısı çilesi kimsenin gözünde yok. Şu an sanki cennetten bir bahçe muamelesi görüyor. Dünya ile kıyaslamalara başladık, o kadar ileriye gittik. Tamam belki İstanbul hep kıyaslanabilirdi ama şu an bu ilgi memleketimin her köşesinde böyle. Her detayına her köşesine ayrı bir gözle bakar olduk. Hakikaten bu yağmurlar bizim içimizi de temizleyip gitmiş olabilir mi ki?

Memleket aşkıyla yanıyoruz resmen. Niyeyse sosyal medya da yanıyor. Daha önce hiç görmediğim kadar yabancı hesaplardan Türkiye methiyeleri izliyorum.

Biz kendimize hayran olmaya başladıkça ayrı bi güzelleştik de milletin ilgisini mi çekmeye başladık nedir.

Bir özgüven geldi hepimize farkında mıyız?

Bir silkelendik bir bakındık ve anında gözlerimiz ışıldadı. Aaa, ee biz çok şanslıymışız ya...

Nerede yaşadığımızı keşfettik bir anda.

Nereden geldiği belli olmayan bir özgüven patlaması yaşıyor gibiyiz.

O üstümüze yapışan pısırıklıkdan sıyrılmaya başladık.

Neyin etkisi oldu buna çok merak ediyorum mesela.

Aklıma bir kaç seçenek geliyor ama...

Acaba diyorum savunma sanayi kısmı yapmış olabilir mi bunu bize alttan alttan?

Ya da ateş çemberinde yeşil kalabilmiş tek yer olma işi yapmış olabilir mi?

Veya hazırda devam eden kavga gürültülerden sonra az biraz aymış, aklımız başımıza gelmiş olabilir mi?

Veya dünyayı izleyip gördükten sonra kendimiz kendimize çok temiz gelmiş olabilir miyiz?

Mesela saçma bir sebepten Ege Denizi tabirini değişip Adalar denizi olmasını asla garipsemeyip üstüne acayip bir haz duymuş olmamız bana çok garip gelmişti ilk. Allah Allah demiştim, oysaki her şeyde olduğu gibi itiraz ederiz diye beklemiştim. Mesela bu çok basit bir örnek aslında ama buradaki gizli içteki heyecanı, hazzı gördüm ben nedense.

Değişik bir duygu hissettim. Ne oluyor Mesela? Bu değişim neden? Sanki yavaştan yavaştan hem ülkeye hem tarihe hem geçmişe hem geleceğe bir benimseme geldi.

Hakikaten bunun güvenle bir ilgisi var sanırım. Güven hissettik, aynaya bakma cesareti gösterdik, kendimizi gördük, gözümüzün içindeki kendimizi...

Meğer biz yıllardır çok hoyrat davranmışız, çok aşağılamışız kendimizi, başkasına fırsat kalmamış zaten bizden. Güvensizliktenmiş o meğer...

"Özü " görünce bir kendimize geldik, sandığımız kişi olmadığımızı görünce, aslında gerçeğin çok farklı olduğunu hala içimizde bir şeylerin olduğunu anlayınca yaşam sevinci geldi, kan geldi yüzümüze.

İnsan kendini beğenip sevince etrafındaki her şeyi de sevmek istiyor galiba. Şu an sevgi pıtırcığı gibi dolanıyoruz etrafta.

"Güven" ile başlıyor her şey, kendinden emin olunca ipin ucu kendiliğinden geliyor zaten. Yakaladık hayırlısıyla o ipin ucunu, hadi gözümüz aydın...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.