Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Dünyanın en güzel duygusu ve katilleri

Yazının Giriş Tarihi: 21.03.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.03.2026 13:58

Geçenlerde BBC de bir haber geçmiş, sonradan gördüm ben. Annelikle ilgili bir haber, şöyle düşünmeden baksan bir şey yok haberde ama altta yatan öyle baktığımız gibi basit değil.

Başlık şu " Kaçamayacağınız bir tuzak gibi..." Anneler anlatıyormuş üstelik...

Başlık bu ,bu başlıkla anlatılmak istenen anneliğin zorluğu...

Şimdi diyeceksiniz ki bu haber de ne var sende annesin ve çocuğun ne kadar zor olduğunu senin de bilmen gerek. Doğru çok zor, çok zahmetli, çok sabır gerektiren bir süreç. Evet bu konuda hepimiz hem fikiriz. Ama fark ediliyor ki bu haber 43 dilde haber yayını yapan bir haber kanalında sadece 2 dilde yayınlanmış. Türk ve Arap yayınlarında verilen bir habermiş sadece.

Şimdi gel de bunda artık niyet arama.

Hayatın olağan akışı olan anneliği yani genel dünya hayatını hem de kutsal sayılan bir görevi sen çıkıp da " kaçamayacağın bir tuzak " diye anlatamazsın.

Zormuş evet zor kolay asla değil ama ne kolay ki şu hayatta.

Bende çok zorlandım bu sürecin bazı kısımlarında gerçekten bu döngüden bir daha hiç çıkamayacağımı hissettiğim anlarım çok oldu. Sıkıştığım, bunaldığım hatta bazen nefesi dahi zor aldığım zamanları hala hatırlarım. Ama hiç bir zaman aklıma bunun bir girdap bir tuzak olduğu gelmedi. Bunu ben istedim, bekledim ve az çok biliyordum duyuyordum görüyordum zorluğunu.

Ve zaten şu hayatta ne kolaydı ki.

Otuz küsür yaşındayım ve hayatta hiçbir şey kolay, kendiliğinden olmuyor. Her detayı ayrı çaba azim enerji ve fedakarlık istiyor. Şu kısacık hayatın da en anlamlı şeyi evlat olduğuna göre bu hayatın her detayına bu kadar emek verirken, ilmek ilmek işlerken neden evlat için işlenmesin ki. Şu hayatta verilecek en değerli emek var ise o da evlat için verilenidir.

Geçen çocukları parka çıkardım komşum çok bunalmış ve sitemle " şimdi ki aklım olsa asla evlenmezdim, hayatımı yaşayamıyorum resmen" dedi. Şöyle bir düşündüm ve dedim ki " peki şuan yaşadığın bu hayat kimin şuan yaşayamıyorsan? Bu da senin hayatin ve bu hayatta seçtiğin sadece yollardan biri o kadar"

Şu dünya da sadece çocuk zor değil ki, hayatın kendisi zor zaten kolay hiçbir yolu yok. Bu söze sonra çok takıldım " hayatımı yaşayamıyorum..." Düşündüm sonra acaba ben ne düşünüyorum bu konu da çünkü hiç üzerinde durmamıştım daha önce. Dinledim kendimi, bir hazmettim yaşadıklarımı, bir geçmişe gittim geldim.

Tüm o dağılmışlıklarım, zorlanmalarım, sevinçlerim, gözyaşlarım, yorgunluktan bayilmalarim hepsini gözümün önüne getirdim. Sonra düşündüm yaşamak istemez miydim tüm bunları?

Bu soru bile beni ürpertti. Asla hiç bir detayından dahi vazgeçmezdim. Bendim çünkü benim hayatım benim seçimlerim benim çocuklarımdı onlar.

Her saniyesi " Benim Hayatım " ve en büyük iyikilerim idi.

Bendim çünkü, benim bir başka versiyonum hiç tanımadığım taraflarım, hiç bilmediğim güçlerim, düşüncelerim, sabrım, emeklerim ve duygularım. Ben eksilmedim tam tersine ben benliğime benlik kattım. Aslında kendimi içimde var olanı keşfettim. Anne olmasam bu tanımadığım daha önce hiç görmediğim "ben " i hiç göremeyecek, yaşayamayacaktım.

Demem o ki annelik bu zalim acımasız zor dünyanın en güzel hediyesi, en güzel gönül dinlendirmesi, en güzel ruh doyurucusu.

Bizi bu dünyanın en güzel duygusundan mahrum bırakmak istiyorlar sadece. Amaç bu...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.