Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bursa'nın yerel sanatçıları

Yazının Giriş Tarihi: 25.01.2016 09:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.01.2016 09:39

Perşembe gecesi, Bursa'da muhtelif vesileler ile sahnelerde yer alan ses emekçileri bir araya gelme fırsatım oldu. Düzenledikleri 1.Bursa Sanatçıları Birlik Gecesi ile sorunlarını ortaya koymak ve çözüm yolları bulma niyeti ile bir araya gelen emekçilerin bu gayreti ilk başlarda pek hareketli değildi.
Ancak, Bursa ekranlarından tanıdığımız programcı Doğukan Erdem Kutlu'nun devreye girmesi ile gece anlam kazandı. Bilindiği üzere, Doğukan E. Kutlu, Bursa ve ülkemiz müzik-eğlence piyasasını iyi bilen, müzik-eğlence emekçilerini yakından tanıyan ve sorunlarına vakıf olan bir kişilik.

Bu arada samimiyetle belirtmek istediğim bir konu var;
Doğukan Bey ile daha önce bir tanışıklığım olmamıştı. Malum ekran yüzleri insanı ilk anda biraz ürkütüyor. Bunca popüler insanla haşır neşir olan birinin, bu konuya samimiyetle yaklaşması, sorunlarla ilgilenmesi, çözüm önerileri getirmesi ve yerel emekçilerle bu denli haşır neşir olması, bir kere daha ön yargılarımızdan arınmamız gerekliliğini ortaya koydu.
Gecede gündeme gelen en önemli konular, emekçilerin kendi aralarında yaşadıkları rekabetten dolayı, sahne aldıkları mekânlarda fiyatların düşmesi ve neredeyse garsonlardan düşük ücretlere çalışması.

İkinci sorun ise, özellikle belediyelerin düzenledikleri festival benzeri organizasyonlarda, özellikle İstanbul kökenli sanatçıların tercih edilmesi ve bu sanatçılara çok yüksek bedeller ödenmesine karşın, kendilerine ya yer verilmemesi, verildiğinde de çok düşük ücretlerin ödenmesi. Popüler sanatçılarla aynı ücreti istemediklerini, kendilerine ödenen ücretlerin arttırılmasını istiyorlar.
Görece olarak buraya kadar haklılar ve rekabet konusunda kendilerini eleştiriyorlar.

Bu gecede sadece dinleyici ve izleyici olarak bulundum. En nihayetinde ben onların tüketicisi konumundayım.
Daha önceki yazılarımda sanat konusuna birkaç defa değindim. Bazılarını tekrarda fayda var.
Şarkı söylemek, sahnede bu icrayı yapıp bundan para kazanmak, profesyonel şarkı söylemektir ve bir meslektir. Meslek sahibi olmak utanılacak bir durum değildir. Nasıl benim mesleğim yazı yazmaksa, sahnede şarkı söyleyenlerin de mesleği şarkıcılıktır. 
Şarkıcılık mesleğini icra etmek çok zor bir iş. Keşke benim de böyle bir meziyetim olsa. Maalesef yok. Eğer ben şarkı söylersem, ancak söylediğim yeri boşaltmak amacıyla caydırıcı bir silah olarak kullanılırım.
Sanat mevzusuna gelince;
Sanatın profesyoneli, amatörü olmaz. Olsa olsa çırağı, ustası olur. Sanatçı olmanın zorluklarına katlanamayanların, sanatçı kimliği taşımamaları gerekir. Sanatçı, sanatını icra ederken para kazanabilir, kazanmalıdır da, ancak bunların olmamasından dolayı şikâyet etmek sanat kavramına uygun düşmez. 
Sanat özgün, sanatçı özgür olmalı. 
Yukarıda belirtilen, belediyelerin şarkı icra eden kişilere olan tavrına gelince. Şarkı icracıları bu konuda haklı oldukları kadar da haksız oldukları konular söz konusu. Geceye katılanların büyük bir bölümü doğdukları yörelerin türkülerinden öteye geçmedikleri sürece böyle olacaktır. Bu biraz da arz talep meselesi. Bu yüzden çoğunlukla yöresel etkinliklerde yer alacaklardır. Şimdi bu arkadaşlara sormak isterim, hayatınız boyunca, Ege-Akdeniz veya Trakya-Rumeli tarafından bir türkü söylediniz mi? Sanırım cevap hayır olacaktır. İşte bu yüzden sadece yerel bir şarkıcı olarak nitelendirileceksiniz.
İkinci sorum;
Sahne şov işidir. Hanginiz sahnenizde bir şov yaptınız, ses ile birlikte, sahne görselliğine bir şeyler kattınız. Bu sorunun cevabı da muhtemelen hayır olacaktır. Eğer sahnenizde bir farkındalık oluşturamıyor, sahnenizi bir tık yukarıya çıkaramıyorsanız, kendinizi biraz sorgulamanız gerekiyor.
Belediyeler konusuna dönecek olursak; Belediyelerin yerel ses emekçilerine bol keseden dağıtacağı ulufeleri bekleyerek bu yola çıktıysanız, verdiğiniz emeğe ve harcadığınız zaman yazık olur. Ve bu uygulama, eline her mikrofonu alanın sahnelere çıkmasına vesile olur. Kavga daha da büyür. 
Gecede konuşulan, ses emekçilerinin bir STK oluşturması, sorunların çözülmesi için en kısa ve etkili yol olacaktır. Zaman şikâyet değil, gerçekleri görüp, sorgulayıp çözüm üretme zamanıdır.
Geceye katılan bazı arkadaşlar bu yazımdan dolayı gönül koyacaktır, kızacaktır. Üzgünüm, biraz deli bir yazarı davet ettiniz.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.