Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Okulu okumak

Yazının Giriş Tarihi: 25.04.2026 06:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.04.2026 08:50

"Toplumların bütün fertleri bir savaşta, bir salgında yahut bir tabii felakette yok olsa ve geriye 4 kişi, 3 kişi, 2 kişi kalsa... Eğer o 2 kişi kültürlerine sahiplerse yeniden o toplum aynı kültür dairesinde, aynı millet olarak hayat bulabilir. Ama bütün toplumu öldürüp kültürlerini yaşatmak yerine, toplumun kültürünü öldürüp de toplumu yaşatırsanız o millet aynı millet değildir. Onun için bir toplumun fertlerinin ölmesindense kültürün ölmesi daha felakettir. Fertler ölebilir, yeni nesiller gelir ama kültürünüz ölürse gelecek yeni nesiller artık o millet, o toplum, o medeniyet olmaz. Benim ana fikrim buydu. Bunu da bir Anadolu hikâyesi üzerinden vermeye çalıştım."

Yazdığı opera "Edusa" için böyle diyor İskender Pala. Velut bir yazar, son dönemin önemli edebiyat ve fikir adamlarından; üretkenliği devam ediyor. "Günde 8-10 saat çalışırım, yaşlanmaya doğru gidince 8-9 saat çalışırım oldum" ve ilhamdan çok çalışmayı esas aldığını söylüyor.

Kendileri asker kökenli, YAŞ mağduru!

En son yazdığı roman "Soygun", 2. Mahmut dönemini bugüne taşıyor veya bugünden 2. Mahmut dönemini anlatıyor; tarih bir şekilde tekerrür ediyor.

"Muhalefet ve iktidar. Karanlığa küfretmek, olmayan kişiler üzerinden hesap görmek... Yani bugüne çok benzeyen çağ. İnsanların mutsuzluk zamanı. Tarihe baktığımız zaman bugün yaşananlar üç aşağı beş yukarı aynı. Orada bir adam var, ülkesi için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Mektepler, yollar açıyor, iyi şeyler yapıyor fakat bir türlü yaranamıyor. Çünkü muhalefet böyle bir şey. Ben bugünün hikâyesini 2. Mahmut dönemi üzerinden anlatmaya çalıştım."

Mahallemizde 80 yaşında bir ağabeyimiz var, İskender Bey’i takip ediyor. "Soygun" diye romanı çıkmış deyince heyecanlandı, "Hemen almam lazım" dedi; daha önce okuduğu kitapları saydı.

Yaş 70 değil, 80; iş bitmemiş!

Günde beş vakit arabasıyla camiye gidiyor, cami lokalinde sohbet ediyor, Kur’an okuyor, diğer kitapları okuyor; gününü ona göre tanzim etmiş.

Kültür böyle yaşanır ve yeni nesillere böyle aktarılır. 8 yaşındaki çocuklar böyle 80’lik delikanlıları daha çok görürse kültür ayaklarımız daha çok yere basar, okul baskınları olmaz, toplum daha sağlıklı, ülke daha güvenilir olur; asıl savunma sanayii de budur!

Bu yönde daha çok ilerlenmesi gerektiği açık. Bir yanda İHA, SİHA vs. yapacak, diğer yandan da İskender Pala ve benzeri yazar, sanat, fikir adamlarını takip edecek; kültür zenginliği ve derinliğimiz keşfedilecek. Vatan sathı fikir ve estetik çiçekleriyle şenlenecek, güçleşecek, düşmanlara korku verecek.

Böyle 80’lik çınarlar olduğu müddetçe korkmayalım; yenisi 80 fide çıkması için de gayret edelim. Ümit edilecek çok şey olduğu gibi korkacak çok şey olduğunu da unutmayalım.

Bu bağlamda Kahramanmaraş’ta olan okul baskınını da iyi okuyalım, vesselam.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.