Her insan bir enerji yayıyor, feyiz dağıtıyor veya kasavet, iyi sinyaller veriyor veya olumsuzluk neşrediyor... İki kişi başka, üç kişi başka, dört kişi bir başka; katılanlara göre sohbet muhabbet şekilleniyor, görünmez enerji yayılıyor, akış ona göre belirleniyor.
Konu o akış içinde şekilleniyor, çeşitleniyor, şimdinin diliyle "beden dili" eskimeyen dille "lisan-ı hal" bildiğimiz dille daha hızlı ve daha doğru konuşuyor, insanlar anlaşıyor veya anlaşamıyor, meclisten iyi halle adeta şifa bulmuş olarak kalkıyor veya dert toplamış gibi ortamı terk ediyoruz!
Salgın günleri hatırlayalım. Adeta birbirimizden kaçıyor, maskesiz dolaşmıyorduk! Şimdi sanki maskeli değil miyiz? Hep kötü yanlarımızı, olumuzluklarımızı, kusurlarımızı örtmeye çalışıyor, iyi görüntü vermeye uğraşıyor, güzel görünmeye yelteniyoruz. Ne kadar başarılıyız? Kendimizi kendimizin inandığı kadar, kişinin kendini kandırması kadar abes bir şey var mı?
Abesle iştigal etmeyen ne kadar insan var?
Sokaklar nasıl bir enerji yayıyor, caddeler ne hissettiriyor, umumi hal ne söylüyor, dünya neye dönüyor? ABD başkanının fotoğrafını görünce nasıl bir enerji veriyor, dünyaya ateşe verme istekleri nasıl bir iç halde olduklarını göstermiyor mu?
Uzağa ne hacet, toplu taşıma aracında bir veya birkaçı aracın seyrini değiştiriyor, araç adeta yoruyor; dışarı bak, gözünü çevir, hayale dal daha iyi!
Trafiğin yorması işin görüntüsü asıl bu tür olumsuz insanlar yoruyor, keza dünyaya hükmeden zalimler de öyle; Hürmüz Boğazı gibi sıkıyor, tedirgin ediyor, ekonomiden önce içi bozuyor!
Gözü korumak gönlü korumak; gönül gözün gördüğünden çabuk etkileniyor, gözlerden gözlere defterlere sığmayan akış oluyor, hem de bir anda!
5G ne ki?
Daha fazla radyosyon! Kötülüklerin sirayeti, günahların yayılması güneşte çoğalan kara lekelerden daha tehlikeli ve zararlı, durduk yere sera etkisine girmedik!
Manevi havamız bozulduğunda maddi hava da bozuldu. Toprak da öyle su da öyle. Su para ile satılır mı? Su sebildir! Hava parası deyip boş dükkana para isteniyor, şehirler yormuyor, insan insanı yoruyor!
Havan batsın tipli kibirliler iştah salyalarını akıtıyor. O salyalardan sinekler ürüyor büyüyor, istilaya yelteniyor...
Karunlar zümresi, Firavunlar sülalesi, Nemrutlar nesli dünyaya kan ve ateşe boğmak istiyor. Dünyanın ateşi yüksek, barış baharı nasıl gelir! Dünya gezegen kardeşlerine nasıl bir enerji veriyor kim bilir. Ya dünyanın karnında fokurdayan ateş neyin haercisi? Neyi hatırlatıyor? Her birimizin içindeki ateşte öyle!
Ateşler arasında gül gülistan yolu bulmak da var; asıl işimiz ve derdimiz o olmalı vesselam.