Hastalanmadan sağlığınızı muhafaza etmenin yolu

Dyt.Elif Nur KÖPRÜCÜ 28 Nisan 2020 Salı, 07:30

Aralıklı beslenme;  dinsel motifleri olmayan, kişinin bedenini, ruhunu ve zihnini arındırdığı bir sağlık metodudur. Tarihi insanoğlunun tarihi kadar eski olmasına rağmen, sağlık orucu yüzyıllar boyu insanların büyük çoğunluğu tarafından bilinmemiştir. Hipokrattan bu yana insanoğlu belirli bir süre oruç tutarak hastalıkları engelleyebildiği gibi tedavi de edebiliyor.

19. yüzyılın sonlarına doğru Amerika'da Dr. Tanner ve Dr. Deweys tarafından yeniden keşfedilen sağlık orucu Amerika, Almanya ve Rusya'da bilinen ve sıkça uygulanan bir yöntemdir.

Bedenimiz, milyonlarca yıllık bir canlılık tarihi boyunca çok ince ayarlanmış sayısız fizyolojik mekanizmaya dayanır. Bundan dolayı günümüzde herhangi bir durumun fizyolojik etkilerini incelerken evrimsel biyolojiden gelen bilgileri göz önüne almak çok önemlidir. Bedenimiz, bundan 50 bin yahut 100 bin yıl önce yaşayan atalarımızın bedenleri ile aynı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla o dönemdeki diyet ve hareket alışkanlıkları için ince ayarlanmış bir bedenin özellikleri bu gün için de aynen geçerli. 

O dönemlerde sanayileşmiş gıda üretimi hatta tarım dahi söz konusu olmadığından, insanlar gün içinde bulabildikleri besinlerle besleniyor, sonra ise bazen uzun dönemler muhtemelen açlık çekmek durumunda kalıyorlardı. Bedenin uyum mekanizmaları, bu açlık dönemleriyle başa çıkabilecek şekilde ayarlanmış olmalı; çünkü bu gün aralıklı oruç gibi kesintili beslenme rejimlerinde gördüğümüz birçok faydalı etki, bize bunu düşündürüyor. Deney hayvanlarında yapılan birçok çalışma da onların bedenlerinde de benzer etkilerin görüldüğünü bize gösteriyor. Açlık, bedende iltihaplanmayı engelleyerek tıp dilindeki deyişiyle "antienflamatuvar" etki gösterirken, bağışıklık sisteminin daha kuvvetli çalışmasını sağlıyor; hücresel hasarların onarımını kolaylaştırıyor.

Aralıklı Beslenme / Aralıklı Orucun Faydaları Nelerdir ?

Büyüme hormonunun artmasını sağlar. Bu diyette aç kalınan süre boyunca kandaki insülin düşer. Pencere dediğimiz açlık süresince büyüme hormonu böylece tetiklenerek artar. Bu da kas yapımı ve yağ yakımını hızlandırır.

Vücut, şekeri glikojen olarak vücutta saklar. Bu glikojenler ise 8 ila 12 saat içerisinde yakılır. Ancak sık yemek yiyenler vücuda devamlı olarak glikojen depolayacakları için glikojen rezervi hiç tükenmez ve vücut enerji için yağ yakmayı neredeyse unuturken sadece glikojen yakmaya çalışır. İşte aralıklı oruç, bunun önüne geçer ve vücudun, enerji için yağ yakmasını sağlar. Böylece kilo kaybı gerçekleşir ve istenen kiloya aralıklı oruçla ulaşılır.

Serbest olan gıdalar karbonhidrattan uzak durmanızı sağlar. Aynı şekilde sağlıklı gıdalar tüketerek daha dinç ve zinde olursunuz.

Kalp ve şeker gibi hastalıklarda risk azalır. İnsülin seviyesi düşeceği için insülin hassasiyeti düşer, aynı şekilde beslenme programınızdaki sağlıklı gıdalar sayesinde kolesterol düşer, kalp rahatsızlıklarının önüne geçilmesinde fayda sağlar.

Yaşlanma gecikir, hastalıkları önlemeye yardımcı olur. Çünkü uzun süreli açlık, hücrelerdeki oksidatif radikallerin birikmesini azaltır. Böylece protein, lipid ve nükleik asitler oksidatif zarara maruz kalmadığından yaşlanma ve hastalık gibi sorunlardan uzak kalmak mümkün olur.

Yemeğinizi daha kolay planlarsınız. Sabah, öğle, akşam ne yiyeceğim, gibi dertleriniz olmadan belirli saatlerde belirli yiyecekleri tüketirsiniz.

Sağlık orucu yapan insanlar bedensel, ruhsal ve zihinsel olmak üzere bütünsel bir arınma yaşarlar.

Kişilerin tat alma duyuları hassaslaşır. Dil üzerinde biriken toksinlerin atımıyla birlikte başlayan bu süreçte, katılımcılar içtikleri her şeyin tadını çok daha iyi alırlar. Özellikle sigara kullanan insanların tat alma duyuları çok daha belirgin bir şekilde geri gelir.

Aynı şekilde görme duyusu da gelişir. Gözlerin bir hafta süren sağlık orucunda dinlenmesi oruç sonrası dönemde görüşün netleşmesini sağlar. Bunun yanı sıra kişilerin içsel bakışları da keskinleşir. İçsel bakışın keskinleşmesiyle de insanlarda geleceğe yönelik yeni perspektifler ve vizyonlar oluşur.

Bir haftalık sağlık orucu sürecinde koku alma duyusu da hassaslaşır. Bu, beraberinde birçok yoğun duyguyu da getirir. Çünkü koku alma duygusu tahminimizin çok daha ötesinde duygularımızı belirler.

Bedenimizdeki en büyük organ olan cildimiz de sağlık orucu sürecinde hassaslaşır, dinçleşir ve gençleşir. Sağlık orucuyla tamamen yenilenen cilt artık suyun, havanın, toprağın ve güneşin tadını çok daha iyi çıkarmakla kalmaz, ona bakım yaptığınız ürünleri de çok daha iyi değerlendirir.

Sağlık orucu yalnızca sağlık için değil, aynı zamanda da güzellik için son derece etkilidir. Bu sebeple, son yıllarda özellikle anti-aging alanında yaygınlaşmıştır.

Sağlık orucunda beden bir taraftan biriktirdiği zehirlerden ve yağ depolarından arınırken, bir taraftan da bağışıklık sistemi güçlenir. Kişiler hiçbir şekilde açlık hissetmedikleri gibi, performansları artar.

Diyetisyeninden bir tavsiye :  İçtiğin suyun, yediğin yemeklerin her bir lokmasında tadına bak.       Farkındalığını arttır ;)