Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Bakanlığı

Bursa Hayat Gazetesi - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sağlık Bakanlığı açıkladı: "Türkiye'de pozitif vaka yok" Haber

Sağlık Bakanlığı açıkladı: "Türkiye'de pozitif vaka yok"

Arjantin açıklarında başlayan ve son günlerde uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulan hantavirüs vakaları, "yeni bir salgın mı başlıyor?" sorularını beraberinde getirmişti. Artan dezenformasyonun önüne geçmek ve halkı doğru bilgilendirmek amacıyla Sağlık Bakanlığı, Türkiye'deki güncel durumu paylaşan resmi bir açıklama yayımladı. "SÜREÇ YAKINDAN İZLENİYOR" Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, hantavirüs ile ilgili küresel gelişmelerin anlık olarak takip edildiği belirtildi. Türkiye genelinde yürütülen tarama ve izleme çalışmalarında şu ana kadar hiçbir bulguya rastlanmadığının altı çizilerek, "Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir" ifadesine yer verildi. RESMİ MAKAMLARA GÜVEN ÇAĞRISI Açıklamada, sosyal medyada ve çeşitli platformlarda yayılan teyit edilmemiş bilgilere karşı vatandaşlar uyarıldı. Bilimsel veriler ışığında hareket edildiğini vurgulayan Bakanlık, şu mesajı paylaştı: "Vatandaşlarımızın yalnızca resmî makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir. Bakanlığımız; halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı; tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir." HALK SAĞLIĞI İÇİN KESİNTİSİZ TAKİP Sağlık Bakanlığı, bulaşıcı hastalıklara karşı geliştirilen erken uyarı sistemlerinin ve ilgili birimlerin tam kapasiteyle çalışmaya devam ettiğini bildirdi. Hantavirüs özelinde ise risk analizlerinin düzenli olarak güncellendiği ve uluslararası sağlık kuruluşlarıyla koordinasyonun sürdüğü kaydedildi. Kamuoyuna yansıyan hantavirüs vakalarına ilişkin süreç, Bakanlığımız tarafından bilimsel esaslar doğrultusunda titizlikle takip edilmektedir. Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmî makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate… pic.twitter.com/2EaZ8B0jIP— Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü (@halksagligigm) May 8, 2026

Tütün ürünlerinin satışına yeni dönem sinyali: Japonya örneği masada Haber

Tütün ürünlerinin satışına yeni dönem sinyali: Japonya örneği masada

Türkiye’de sigara kullanım oranlarının artması, yeni düzenlemeleri de beraberinde getirebilir. Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, sigara satışında kimlik zorunluluğu getirilmesinin gündemde olduğunu belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “SİGARA SATIŞINDA KİMLİK DÖNEMİ GELEBİLİR” Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen MedAI 26 Tıpta Yapay Zeka Kongresi’nde konuşan Birinci, Japonya’da uygulanan sistemin Türkiye için de planlandığını ifade etti. Birinci, “Japonya’da sigara kimlikle satılıyor. Bizim de planlarımızdan biri bu” diyerek, yeni bir kontrol mekanizmasının devreye alınabileceğinin sinyalini verdi. SİGARA KULLANIMI ALARM VERİYOR Türkiye’de sigara kullanım oranlarının oldukça yüksek seviyelere ulaştığına dikkat çeken Birinci, ülkede her iki erkekten birinin ve 18 yaş üstü her dört kadından birinin sigara kullandığını söyledi. Ayrıca genç yaşlarda sigaraya başlama oranının giderek düştüğünü belirten Birinci, bazı araştırmalarda ilk deneme yaşının 12’nin altına indiğini vurguladı. SAĞLIK VE EKONOMİYE BÜYÜK YÜK Sigaranın hem sağlık hem de ekonomi üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu ifade eden Birinci, çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye’de kişi başı sağlık harcamasının ortalama 840 dolar olduğunu belirten Birinci, sigara kullanan bireylerde bu maliyetin 1028 dolara kadar çıktığını söyledi. Tütün ürünlerine yönelik hane harcamalarının yıllık 15 milyar liraya ulaştığını aktaran Birinci, sigaraya bağlı yangın hasarının 4 milyar lira, sağlık harcamalarının ise 5 milyar dolar seviyesinde olduğunu açıkladı. TÜRKİYE SİGARA TÜKETİMİNDE ÜST SIRALARDA Türkiye’nin, sigara kullanımında dünya sıralamasında üst sıralarda yer aldığını belirten Birinci, kişi başına günlük tüketimin 17 dal seviyesinde olduğunu ifade etti. Sigaranın akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın temel nedeni olduğuna dikkat çeken Birinci, dünyadaki kanser vakalarının yüzde 25’inin sigarayla bağlantılı olduğunu söyledi. FİYAT POLİTİKASI VE ELEKTRONİK SİGARA UYARISI Sigara kullanımını azaltmada en etkili yöntemin fiyat politikası olduğunu belirten Birinci, fiyat artışlarının tüketimi doğrudan düşürdüğünü ifade etti. Elektronik sigaralara da değinen Birinci, bu ürünlerin masum gösterildiğini ancak sigaraya başlama riskini üç kat artırdığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Sigara içenlere kötü haber! Yeni düzenleme geliyor Haber

Sigara içenlere kötü haber! Yeni düzenleme geliyor

Sağlık Bakanlığı, tütün ve sağlıksız beslenmeyle mücadelede kapsamlı bir yol haritası belirledi. Bakanlık, özellikle kapalı alanlarda sigara kullanımının önlenmesine yönelik yeni adımlar atmaya hazırlanıyor. Yapılacak düzenlemelerle birlikte mevcut yasaların daha etkin uygulanması hedefleniyor. YENİ MEVZUAT MECLİS’E GELİYOR Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kapalı alanlarda sigara kullanımına ilişkin yeni bir mevzuat çalışmasının tamamlanmak üzere olduğunu açıkladı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, “Kapalı alanlarda tütün ve sigara kullanımı konusunda mevzuatlarla ilgili iyi bir çalışma yapıyoruz. İnşallah kısa zamanda Meclis’in gündemine bunu taşıyacağız” ifadelerini kullandı. TÜTÜN BAĞIMLILIĞIYLA DAHA ETKİN MÜCADELE Sigara kullanımına karşı yürütülen çalışmaların kapsamının genişletileceğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, yeni düzenlemelerin tütün bağımlılığıyla mücadeleyi daha güçlü hale getireceğini belirterek, “Bu çalışmayla esasında tütün bağımlılığı mücadelesini çok daha etkin hale getireceğiz” mesajını verdi. ŞEKER VE SAĞLIKSIZ BESLENME DE GÜNDEMDE Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları yalnızca tütünle sınırlı kalmayacak. Bakan Memişoğlu, sağlıksız beslenme ve şeker tüketimi konusunda da yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortak yürütülen bu çalışmaların detaylarının yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacağı bildirildi. TÜRKİYE’DE SİGARA YASAKLARININ KISA TARİHÇESİ Türkiye, tütünle mücadelede önemli adımlar atan ülkeler arasında yer alıyor. 19 Ocak 2008 tarihinde yayımlanan 5727 sayılı Kanun ile evler hariç tüm kapalı alanlarda sigara içilmesi yasaklandı. Temmuz 2009 itibarıyla yasa tam olarak yürürlüğe girdi ve Türkiye dumansız hava sahasına geçen 3. Avrupa ülkesi oldu. 2013 yılında taşıtlar içerisinde sigara içilmesi yasaklandı. 5 Aralık 2019’da tütün mamullerinde düz ve standart paket uygulamasına geçildi. 5 Ocak 2020’den itibaren yalnızca standart paketlerin satışı yapılmaya başlandı. HEDEF: DUMANSIZ VE DAHA SAĞLIKLI BİR TOPLUM Yeni düzenlemelerle birlikte Sağlık Bakanlığı, toplum sağlığını tehdit eden bağımlılıklarla mücadelede daha caydırıcı ve etkili bir sistem oluşturmayı hedefliyor. Kapalı alanlarda sigara kullanımına karşı atılacak yeni adımların, halk sağlığını koruma adına önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.

Bursa’da böbrek taşı ameliyatı sonrası ölüm: Adli Tıp’tan çarpıcı bulgular Haber

Bursa’da böbrek taşı ameliyatı sonrası ölüm: Adli Tıp’tan çarpıcı bulgular

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde böbrek rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 3 çocuk babası Ekrem Şarlının ölümüne ilişkin kapsamlı Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı. Ailenin “ihmal” iddiasıyla yaptığı başvurunun ardından yürütülen incelemelerde 39 sayfalık detaylı rapor hazırlandı. AMELİYAT SONRASI GELİŞEN SÜREÇ ÖLÜMLE SONUÇLANDI Ekrem Şarlı, 28 Eylül 2023’te Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi’nde böbrek taşı nedeniyle üreterenoskopi operasyonu geçirdi. Ertesi gün taburcu edilen Şarlı, ağrılarının artması üzerine 2 Ekim’de yeniden hastaneye yatırıldı. Durumu giderek ağırlaşınca 3 Ekim’de Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine sevk edildi ancak tüm müdahalelere rağmen 4 Ekim’de yaşamını yitirdi. Ailenin ihmaller zinciri iddiasıyla yaptığı şikâyet sonrası dosya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. ADLİ TIP: “ÖLÜM, OPERASYONA BAĞLI ENFEKSİYON NEDENİYLE GERÇEKLEŞTİ” Tamamlanan Adli Tıp Raporu’na göre Ekrem Şarlı’nın ölümüne, ameliyat sonrasında gelişen enfeksiyonun neden olduğu tespit edildi. Raporda şu kritik bulgular yer aldı: Şarlı’nın başvurusunda sağ üreterde taş ve hidronefroz tespit edildi. Bu kapsamda double J stenti takılması tıbben uygun görüldü. Ancak ameliyat öncesi CRP değerinin 23 gibi yüksek bir seviyede olmasına rağmen idrar tahlili ve idrar kültürü yapılmadığı ifade edildi. Bu tetkikler yapılmadan üreterenoskopi operasyonunun gerçekleştirilmesinin “tıbben uygun olmadığı” rapora işlendi. Rapor, Şarlı’nın ölümünü “üreterenoskopi operasyonuna bağlı gelişen enfeksiyon (ürosepsis)” olarak tanımladı. DİSİPLİN SORUŞTURMASI: “TIBBİ YAKLAŞIMDA EKSİKLİK VAR” Ailenin avukatı, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen idari soruşturmada ameliyatı yapan hekime disiplin cezası verildiğini hatırlattı. Aynı zamanda bilirkişi raporlarında da ameliyat öncesi ve ikinci yatış sürecinde gerekli tetkiklerin yapılmamasının “tıbbi eksiklik” olarak değerlendirildiği vurgulandı. SAVCILIĞIN İDDİANAME HAZIRLAMASI BEKLENİYOR Adli Tıp’ın hekim hakkında kusur tespit etmesi üzerine Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, “taksirle ölüme sebebiyet verme”, “görevi kötüye kullanma” suçlamaları kapsamında iddianame hazırlaması ve kamu davası açması bekleniyor. AİLENİN TAZMİNAT DAVASI DEVAM EDİYOR Ekrem Şarlı’nın yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası ise sürüyor. Aile ve avukatları, sürecin takipçisi olduklarını belirterek, “Adaletin sağlanması için tüm hukuki yolları izlemeye devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Resmi Gazete’de yayımlandı! O kişiler artık ücret ödeyecek Haber

Resmi Gazete’de yayımlandı! O kişiler artık ücret ödeyecek

Türkiye’de geçici koruma altındaki yabancılar için sağlık hizmetlerinde önemli bir değişiklik yapıldı. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, 1 Ocak 2026’dan itibaren bu kişilerden genel sağlık sigortalılarında uygulanan katılım payı alınacak. İçişleri Bakanlığı verileri, Türkiye’de geçici koruma statüsünde bulunan yaklaşık 3 milyon Suriyeli olduğunu ortaya koyuyor. Yeni düzenleme, bu nüfusun sağlık hizmetlerine erişiminde bazı değişiklikler getiriyor. MEVCUT UYGULAMA NASILDI? NE DEĞİŞTİ? Daha önce geçici koruma altındaki yabancılar, temel ve acil sağlık hizmetleri kapsamında aldıkları tedavi ve ilaçlar için herhangi bir katılım payı ödemiyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte bu muafiyet kaldırılıyor. Katılım payından elde edilen gelir ise doğrudan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’na (SYDTF) aktarılacak. ÖDEME GÜCÜ OLMAYANLARA GERİ ÖDEME KOLAYLIĞI Yönetmelikle getirilen en önemli maddelerden biri de ödeme gücü olmayan geçici korunanlara yönelik düzenleme oldu. Ödeme gücü bulunmadığı tespit edilen kişilerin ödedikleri katılım payları, talep etmeleri halinde sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından geri ödenecek. Bu kişilerin özel sağlık kuruluşlarına doğrudan başvuru yapması da yasaklandı. Önceki uygulamada tüm geçici korunanların özel sağlık kuruluşlarına doğrudan başvurması kısıtlıyken, yeni düzenleme bu sınırlamayı yalnızca ödeme gücü olmayan gruba daraltıyor. SAĞLIK HİZMETİ BEDELLERİ SYDTF TARAFINDAN KARŞILANACAK Geçici koruma altındaki yabancılara verilen sağlık hizmetlerinin bedeli, Sağlık Bakanlığı kontrolünde olmak üzere SYDTF tarafından karşılanacak. Bu ödemeler üçer aylık dönemler halinde Sağlık Bakanlığı’na aktarılacak. Daha önce bu ödeme mekanizması AFAD tarafından yürütülüyordu. Hizmet bedelleri, SGK’nın sağlık uygulama tebliğinde belirlenen tutarları aşamayacak. AŞILAR HARİÇ, KARŞILANMAYAN HİZMETLER VERİLEMEYECEK Yeni düzenlemeye göre ödeme gücü bulunmayan geçici korunanlara, SGK tarafından bedeli karşılanmayan sağlık hizmetleri sunulmayacak. Ancak aşılar bu kısıtlamanın dışında tutuldu. Ayrıca, sağlık hizmet sunucularına ödenecek bedellerde SGK’nın belirlediği birim fiyatların üzerine çıkılamayacağı gibi daha düşük iskonto uygulanarak farklı bir fiyat politikası da oluşturulamayacak. YENİ DÜZENLEME NE ANLAMA GELİYOR? Uzmanlar, bu düzenlemenin hem sağlık sisteminin finansal sürdürülebilirliği hem de kamu kaynaklarının daha kontrollü kullanılabilmesi adına önemli olduğunu vurguluyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi etkileyen uygulama, geçici koruma statüsündeki yabancılar için sağlık hizmetlerine erişim modelini yeniden şekillendirecek. 1 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olacak bu yeni sistem, hem sağlık harcamalarının takibini kolaylaştıracak hem de SYDTF üzerinden fon yönetiminde daha şeffaf bir süreç başlatacak.

Türkiye'de 'Et Yiyen Bakteri' vakası var mı? Bakanlık açıkladı! Haber

Türkiye'de 'Et Yiyen Bakteri' vakası var mı? Bakanlık açıkladı!

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, son günlerde kamuoyunda endişe yaratan “et yiyen bakteri” iddialarına yönelik önemli bir açıklama yaptı. Bakanlık, 2025 yılına ait Bulaşıcı Hastalıklar Bildirim Sistemi verilerinin incelendiğini ve Vibrio vulnificus adlı bakteriyle ilişkili Türkiye'de herhangi bir vaka tespit edilmediğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Bazı basın yayın organlarında, ülkemizde Vibrio bakterisi ile ilişkili hastalık görüldüğüne dair haberler yer almaktadır. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü olarak 2025 yılı verileri incelenmiştir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, mevcut durumda ülkemizde Vibrio kaynaklı herhangi bir hastalık vakası tespit edilmediğini önemle duyururuz.” VİBRİO VULNİFİCUS (ET YİYEN BAKTERİ) NEDİR? Halk arasında “et yiyen bakteri” olarak bilinen Vibrio vulnificus, sıcak deniz sularında ve özellikle kabuklu deniz ürünlerinde doğal olarak bulunan bir bakteri türüdür. İnsan vücuduna girdikten sonra ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. NASIL BULAŞIR? Bu tehlikeli bakteri genellikle iki şekilde bulaşır: Kontamine deniz ürünlerinin tüketimiyle: Çiğ ya da az pişmiş istiridye gibi kabuklu deniz ürünleri yoluyla sindirim sisteminden vücuda girer. Yara temasıyla: Deniz suyu veya çiğ deniz ürünleriyle temasta bulunan açık yaralar yoluyla cilt altına ulaşabilir. BELİRTİLER NELER? Enfeksiyonun belirtileri, bakterinin bulaşma yoluna göre değişiklik gösterir: Sindirim yolu ile bulaşmışsa: Bulantı, kusma İshal (sulu ya da kanlı) Şiddetli karın ağrısı Ateş ve üşüme Yaradan bulaşmışsa: Aşırı ağrı, kızarıklık, şişlik Ciltte morarma veya siyahlaşma Yüksek ateş, titreme Sıvı dolu kabarcıklar Hızla yayılan enfeksiyon ve nekrotizan fasiit Ciddi vakalarda bakterinin kana karışması sonucu septisemi gelişebilir. Bu durum özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde ölümcül olabilir. KİMLER RİSK ALTINDA? Vibrio vulnificus enfeksiyonu, bağışıklık sistemi zayıf bireylerde daha ağır seyredebilir. Özellikle şu gruplar yüksek risk altındadır: Kronik karaciğer hastalığı olanlar Hemokromatoz hastaları (vücutta demir birikimi) Kanser ve kemoterapi hastaları Şeker hastaları (diyabet) Bağışıklık sistemini baskılayan hastalıkları olanlar NASIL KORUNMALI? Uzmanlar, bu bakteriden korunmak için şu önlemleri öneriyor: Çiğ ya da az pişmiş deniz ürünlerinden, özellikle istiridyeden uzak durulmalı Deniz veya acı suda yüzmeden önce açık yaralar kapatılmalı Çiğ deniz ürünleri hazırlanırken eldiven kullanılmalı, sonrasında eller sabunla yıkanmalı TEDAVİ NASIL YAPILIR? Vibrio vulnificus enfeksiyonları genellikle antibiyotikle tedavi edilir. Ancak yara enfeksiyonlarında ölü dokuların temizlenmesi için cerrahi müdahale gerekebilir. Erken müdahale, hayati önem taşır. Sonuç: Türkiye’de endişeye gerek yok Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Türkiye’de şu anda “et yiyen bakteri” vakası bulunmamaktadır. Uzmanlar yine de hijyen kurallarına ve deniz ürünleri tüketiminde dikkatli olunması gerektiğini vurgulamaktadır.

TBMM'ye sunulan teklifle sağlıkta yeni dönem başlıyor Haber

TBMM'ye sunulan teklifle sağlıkta yeni dönem başlıyor

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun “Tarihî bir gün” sözleriyle duyurduğu yasa değişikliği teklifi, Türkiye'nin sağlık sisteminde dijitalleşme ve güvenlik odaklı reformların önünü açıyor. Teklif, sadece hasta memnuniyetini artırmakla kalmayacak; aynı zamanda sağlık çalışanlarının haklarını, üretim ve hizmet kalitesini de doğrudan etkileyecek. ORGAN BAĞIŞINDA DİJİTAL DÖNEM Yeni yasa teklifiyle birlikte organ bağışı süreci dijitalleşiyor. Vatandaşlar e-Devlet üzerinden kolayca organ bağışında bulunabilecek. Bağışçıların hayattayken verdiği karar, vefat ettikten sonra da geçerli sayılacak. Ayrıca, bağışçıların birinci derece yakınlarına organ ihtiyacı durumunda öncelik hakkı tanınacak. SAĞLIK HİZMETLERİNE YENİ MESLEK TANIMLARI GELİYOR Sağlık sistemi, "Nükleer Tıp Teknikerliği" ve "Diş Protez Teknisyenliği" gibi yeni meslek tanımlarıyla güçlendirilecek. "Ebe Yardımcılığı" ve "Hemşire Yardımcılığı" unvanları birleştirilerek "Sağlık Bakım Teknisyeni" adı altında yeniden yapılandırılacak. Bu adım, sağlık personelinin görev tanımlarını netleştirerek istihdamı artırmayı hedefliyor. OPTİSYEN MESLEK ÖRGÜTLERİ AKTİF HALE GELİYOR Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği, yeni düzenlemeyle birlikte daha etkin bir şekilde faaliyet gösterebilecek. Böylece sektördeki denetim ve mesleki standartlar güçlendirilmiş olacak. HEKİMLERE ESNEK ÇALIŞMA VE GÜVENCE Özel sağlık kurumlarında görev yapan hekimler artık iki farklı sağlık kuruluşunda çalışabilecek. Ayrıca, bu hekimlerin gelirleri kıdem tazminatına ve emeklilik hesaplamalarına da yansıtılacak. Uyum süreci için son tarih 1 Haziran 2026 olarak belirlendi. TIBBİ KENEVİRDE SIKI DENETİM, YERLİ ÜRETİME DESTEK Tıbbi kenevirden elde edilen ilaçlar, özel tıbbi amaçlı gıdalar ve kişisel bakım ürünleri, sadece eczanelerde reçeteyle satılabilecek. Ürünlerin ruhsatlandırma ve takibi yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülecek. Bu adım, hem yerli üretimi teşvik edecek hem de küresel pazarda rekabet gücünü artıracak. YANILTICI REKLAMLARA SIKI DENETİM GELİYOR Özel sağlık kuruluşlarının tanıtım faaliyetleri daha sıkı denetlenecek. Aldatıcı ve umut tacirliği içeren reklamlarla ticari kazanç sağlamaya çalışanlara geçit verilmeyecek. Hasta haklarını suistimal eden içeriklere karşı cezai yaptırımlar artırılacak. TIBBİ CİHAZLARDA KALİTE GÜVENCE SİSTEMİ Tıbbi cihaz üretimi ve ithalatında da sıkı denetim dönemi başlıyor. Yalnızca standartlara uygun ürünlerin piyasada yer almasına izin verilecek. Uygunsuz faaliyetlerde bulunanlara ağır idari para cezaları uygulanacak. İLAÇTA DİJİTAL TAKİP DÖNEMİ BAŞLIYOR İlaçların üretimden hastaya ulaşana kadar tüm süreci dijital ortamda izlenecek. Ruhsatlı ürünlerin üretim, dağıtım ve stok bilgileri anlık olarak takip edilecek. Bu sistem sayesinde ilaç temininde yaşanabilecek kesintiler önlenecek. TIBBİ ONAYLAR ELEKTRONİK ORTAMA TAŞINIYOR Tıbbi işlemler için hasta ve hasta yakınlarının onay süreçleri artık elektronik ortamda da yapılabilecek. Bu sayede acil durumlar veya uzaktan sağlık hizmetlerinde zaman kaybı yaşanmayacak, işlemler pratik bir şekilde tamamlanabilecek. SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU: SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI’NA ADIM ADIM Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, yasa teklifinin vizyoner hedeflere hizmet ettiğini vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: “Bugün, sağlık sistemimizi ileriye taşıyacak köklü bir dönüşümün eşiğindeyiz. Bilgi birikimimiz, teknik kapasitemiz ve insan kaynağımızla ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ ve ‘Küresel Sağlıkta Lider Türkiye’ hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.