Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlik

Bursa Hayat Gazetesi - Sağlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hamilelikte oruç tutulur mu? Uzman isim yanıtladı Haber

Hamilelikte oruç tutulur mu? Uzman isim yanıtladı

Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hamilelikte vücudun çok daha fazla protein, sıvı ve mineral tükettiğini belirterek uzun süreli açlığın risklerine işaret etti. Bazı gebeler bu durumu tolere etse de, ciddi risklerin kapıda olabileceğini hatırlatan uzman, beslenme düzeninin bu ihtiyaçlara göre şekillenmesi gerektiğini belirtti. AÇLIK BEBEĞİ DOĞRUDAN ETKİLER Gebelikte metabolizmanın çift vardiya çalıştığına dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uzun süreli açlığın sadece anne adayını değil, bebeği de doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Kuzukıran, ‘Annedeki tansiyon düşmesi ve şeker dengesizliği, hayati önem taşıyan bebeğe giden kan akımını bozabilir. Özellikle ilk aylardaki mide bulantıları ve son aylardaki artan sıvı ihtiyacı, açlık süreciyle birleştiğinde tabloyu ağırlaştırabilir.’ uyarısında bulundu. HAMİLELİKTE BU BELİRTİLERE DİKKAT Gebelik döneminde oruç tutan anne adaylarının en büyük risklerinden birinin hipoglisemi olduğunu vurgulayan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, vücudun verdiği sinyallere karşı uyardı. Uzun süreli açlığın kan şekerini tehlikeli seviyelere düşürebileceğini belirten Kuzukıran, ‘Eğer anne adayı yoğun halsizlik, bayılma hissi veya çarpıntı yaşıyorsa bu, vücudun alarm verdiğinin göstergesidir. Özellikle yetersiz sıvı alımıyla birleşen bu tablo, idrar yolu enfeksiyonlarına da davetiye çıkarabilir.’ dedi. GEBELER İÇİN ORUÇTA HAYATİ ÖNERİLER Diyetisyen Kuzukıran, oruç tutmayı planlayan gebeler için bazı kurallara uymanın hayati önem taşıdığını belirtti. İftar ile sahur arasında bol sıvı tüketilmesi, protein ağırlıklı ve uzun süre tokluk sağlayan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Gün içinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması gerektiğine dikkat çeken Kuzukıran, baş dönmesi, çarpıntı, baygınlık hissi veya bebek hareketlerinde azalma gibi belirtiler görülürse orucun mutlaka sonlandırılması gerektiğini söyledi.

Bursa’da evde sağlık hizmeti memnuniyeti yüzde 98’e ulaştı Haber

Bursa’da evde sağlık hizmeti memnuniyeti yüzde 98’e ulaştı

Mustafa Çetin, İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı bünyesinde yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri çalışmalarını değerlendirdi. Çetin, hizmetlerin ihtiyacı olan bireylere ev ortamında muayene, tetkik, tahlil, pansuman, tedavi ve tıbbi bakım gibi kapsamlı destekler sunduğunu belirtti. Bursa genelinde 145 personel ve toplam 25 birim ile yürütülen hizmetlerde koordinasyonun Sağlık Bakanlığı genelge ve yönetmelikleri doğrultusunda sağlandığını söyleyen Çetin, ekiplerin 2025 yılında toplam 110 bin 286 ev ziyareti gerçekleştirdiğini ifade etti. UZAKTAN HASTA DEĞERLENDİRME İLE HIZLI MÜDAHALE Çetin, Uzaktan Hasta Değerlendirme (tele-sağlık) uygulamasının da aktif şekilde yürütüldüğünü vurguladı. “Telefon, görüntülü görüşme ve dijital sistemler aracılığıyla hastaların genel sağlık durumları takip edilerek gerekli yönlendirmeler yapıldı. 2025 yılı içinde 425 hasta, bu hizmetten faydalandı” dedi. Bu uygulama sayesinde özellikle hareket kısıtlılığı bulunan hastaların sağlık hizmetlerine hızlı erişimi sağlanıyor ve sahadaki ekipler ile koordineli çalışılıyor. E-RAPOR YENİLEME İLE İLERİ YAŞ GRUBUNA KOLAYLIK Sağlık Bakanlığı’nın 80 yaş ve üzeri vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla başlattığı e-rapor yenileme hizmeti de Evde Sağlık Hizmetleri aracılığıyla yürütülüyor. Çetin, “Mayıs 2025’ten bu yana 57 bin 200 e-rapor talebi karşılandı. Bu uygulama, ileri yaş grubundaki vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvuru zorunluluğunu en aza indiriyor ve hem hasta hem hasta yakınları için önemli bir kolaylık sağlıyor” dedi. HASTA MEMNUNİYETİ YÜZDE 98 Bursa genelinde sunulan evde sağlık hizmetlerinden hasta ve hasta yakınlarının memnuniyet oranı, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Hasta/Hasta Yakını Memnuniyet Anketi sonuçlarına göre %98 olarak kayıtlara geçti. Çetin, “Yüksek memnuniyet oranı, planlı takip, etkin iletişim, mevzuata uygun hizmet ve hasta odaklı yaklaşımın başarısını gösteriyor. Ekiplerimizin sahadaki çalışmaları, vatandaşlarımızın sağlık ihtiyaçlarını etkin şekilde karşılamayı sağlıyor” ifadelerini kullandı. DAHA ETKİN VE KAPSAYICI EVDE SAĞLIK HİZMETİ Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, evde sağlık hizmetleriyle vatandaşların evden çıkmadan kaliteli sağlık hizmeti almasını hedefliyor. 145 personel ve 25 birimle yürütülen çalışmalar, hem saha hem uzaktan hizmet mekanizmalarıyla kesintisiz ve etkin sağlık desteği sunuyor. Böylece Bursa, ileri yaş ve hareket kısıtlılığı olan vatandaşlar için örnek bir evde sağlık hizmeti modeli sunmaya devam ediyor.

Bursa Karacabey’de halk sağlığı hamlesiyle ücretsiz diyetisyen desteği Haber

Bursa Karacabey’de halk sağlığı hamlesiyle ücretsiz diyetisyen desteği

Bursa’nın Karacabey ilçesinde halk sağlığını önceleyen uygulamalar aralıksız devam ediyor. Diyetisyen Özge Gündoğan tarafından yürütülen ücretsiz beslenme ve diyet danışmanlığı hizmeti, vatandaşlara kişiye özel programlarla destek sunuyor. Hizmet masalarına yapılan başvurular doğrultusunda oluşturulan randevu sistemiyle ilerleyen süreçte; danışanların yaş, cinsiyet, sağlık durumu, yaşam tarzı ve hedefleri dikkate alınarak özel beslenme planları hazırlanıyor. Programlar yalnızca kilo verme odaklı değil; diyabet, hipertansiyon, obezite ve benzeri kronik hastalıkların beslenme yoluyla kontrol altına alınmasını da kapsıyor. Belirli aralıklarla yapılan kontrol seanslarında danışanların gelişimi takip ediliyor, ihtiyaç halinde diyet listeleri güncelleniyor. Bu sistematik yaklaşım sayesinde sürdürülebilir kilo yönetimi ve uzun vadeli sağlıklı yaşam alışkanlıkları hedefleniyor. OKULLARDA “SAĞLIKLI BESLENME YOLCULUĞUM” PROJESİ Öte yandan Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen “Sağlıklı Beslenme Yolculuğum” projesi kapsamında il genelindeki öğrencilere yönelik eğitimler sürüyor. İlkokuldan liseye kadar farklı yaş gruplarına hitap eden seminerlerde; Sağlıklı tabak modeli Beslenme çantası hazırlama Gıda okuryazarlığı Kaliteli gıdaya erişim Obezite ile mücadele Fast-food tüketiminin etkileri Gıda zehirlenmelerinden korunma gibi pek çok başlıkta kapsamlı bilgilendirmeler yapılıyor. Amaç, çocuk ve gençlerin erken yaşta doğru beslenme alışkanlıkları kazanmasını sağlamak. ADÖLESAN DÖNEM VE RAMAZAN BESLENMESİ Diyetisyen Özge Gündoğan, son olarak Karacabey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. “Adölesan Dönemde Sağlıklı Beslenme” ve “Ramazanda Beslenme” başlıklı seminerde gençlere büyüme ve gelişme çağında doğru beslenmenin önemi anlatıldı. Seminerde ayrıca sınav dönemlerinde beslenme düzeni, günlük su tüketimi, oruç tutarken dikkat edilmesi gereken hususlar ve enerji dengesinin korunması gibi konular da detaylı şekilde ele alındı. EĞİTİM DÖNEMİ BOYUNCA SÜRECEK Karacabey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullarda sağlıklı beslenme farkındalığını artırmaya yönelik çalışmaların eğitim-öğretim yılı boyunca devam edeceği bildirildi. Karacabey’de yürütülen ücretsiz diyet danışmanlığı ve okul temelli bilinçlendirme faaliyetleri, yalnızca bireysel kilo kontrolünü değil; toplum genelinde sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaşmasını hedefliyor. Özellikle çocuk ve gençlerin bilinçli beslenme alışkanlıkları kazanması, gelecekte daha sağlıklı bir toplumun temelini oluşturmayı amaçlıyor.

Ramazan’da sağlıklı beslenme rehberi: Metabolizmayı koruyan öneriler Haber

Ramazan’da sağlıklı beslenme rehberi: Metabolizmayı koruyan öneriler

Ramazan ayında değişen öğün düzeni, uzun açlık süreleri ve azalan su tüketimi metabolizmayı doğrudan etkiliyor. Diyetisyen Atahan Akay, sahurun atlanmaması, iftarın kontrollü yapılması ve protein dağılımının doğru şekilde planlanmasının sağlıklı oruç için kritik olduğunu vurguladı. SAHUR ATLANMAMALI Diyetisyen Atahan Akay, sahurun sadece açlığı önlemek için değil, metabolizmanın düzenlenmesi açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Sahurun protein, kompleks karbonhidrat ve sağlıklı yağlar içerecek şekilde planlanması gerektiğini ifade eden Akay, basit karbonhidrat ağırlıklı sahurların kan şekerinde hızlı dalgalanmalara yol açabileceğini söyledi. Sahurun atlanmasının kas kaybı riskini artırdığına dikkat çeken Akay, özellikle spor yapan ve aktif bireylerin bu öğünü kesinlikle ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı. İFTAR SOFRASINDA HIZ TUZAĞINA DÜŞMEYİN Uzun açlık sonrası iftarda hızlı ve yoğun yemek tüketiminin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade eden Akay, iftara çorba ve salata gibi hafif seçeneklerle başlanmasını önerdi. “Beynin tokluk sinyali oluşturması zaman alır. Ana yemeğe geçmeden yaklaşık 10 dakika ara vermek porsiyon kontrolünü kolaylaştırır ve mideyi korur” diyen Akay, kızartmalar ve ağır yağlı yemeklerin reflü, şişkinlik ve sindirim problemlerini artırabileceğini söyledi. İFTAR VE SAHUR ARASINDA PLANLI SU VE ARA ÖĞÜN Akay, Ramazan’da su tüketiminin iftar ile sahur arasına dengeli şekilde yayılması gerektiğini vurguladı. Küçük yudumlarla ve düzenli aralıklarla su içilmesi, mideyi rahatlatıp metabolizmayı destekliyor. Ayrıca iftar sonrası planlı bir ara öğün ile protein, lif, vitamin ve mineral alımının dengelenmesi, özellikle sedanter bireyler için önemli. Kontrollü bir ara öğün bağışıklık sistemini destekliyor ve metabolik yavaşlamayı önlüyor. SPOR YAPANLAR İÇİN PROTEİN DAĞILIMI ÖNEMLİ Ramazan’da spor yapan bireyler için protein alımının öğünlere dengeli dağıtılmasının kritik olduğunu belirten Akay, tek öğünde yüksek miktarda protein tüketmenin biyoyararlanımı düşürdüğünü söyledi. “Örneğin 500 gram tavuğu tek öğünde tüketmek yerine iki öğüne bölmek kas kütlesinin korunmasını sağlar” diyen Akay, öğünlere yayılan protein alımının metabolik dengeyi desteklediğini ifade etti. TATLI SEÇİMİNDE VE KAN ŞEKERİ KONTROLÜNDE ÖNERİLER Şerbetli tatlıların yüksek glisemik yük nedeniyle kan şekerini hızla yükselttiğini belirten Akay, sütlü tatlıların ve meyvenin bütün halde tüketilmesinin daha kontrollü olduğunu söyledi. Meyve suyu tüketiminin hızlı kan şekeri artışına yol açtığını, kefir ve maden suyunun ise sindirim sistemi ve elektrolit dengesi için faydalı olduğunu ekledi. RAMAZAN METABOLİZMASI BİLİNÇLİ PLANLAMAYLA KORUNABİLİR Diyetisyen Akay, Ramazan’ın metabolik adaptasyon dönemi olduğunu vurguladı. Dengeli protein, kontrollü karbonhidrat, yeterli su ve planlı öğün dağılımıyla Ramazan’ın hem sağlıklı hem verimli geçirilebileceğini söyledi. Ayrıca kronik hastalığı olan bireylerin mutlaka doktor kontrolünde hareket etmesi gerektiğini belirten Akay, “İlaç kullanan diyabet ve kalp hastaları ilaç saatlerini kendi başına değiştirmemeli. Hekim onayı olmadan düzenleme yapmak risklidir” dedi.

Gürsu’da “Menopoz Döneminde Hormonların Etkisi” semineri Haber

Gürsu’da “Menopoz Döneminde Hormonların Etkisi” semineri

Bursa BUSADER Sağlık Komitesi üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Gülin Okan, Gürsu Kadınlar Lokali’nde gerçekleştirilen seminerde menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimleri kapsamlı şekilde anlattı. Kadınların bu süreci daha bilinçli geçirmesi amacıyla düzenlenen programda, menopozun fizyolojik etkileri, hormonal dalgalanmaların vücut üzerindeki yansımaları ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik öneriler ele alındı. “MENOPOZ BİR HASTALIK DEĞİL, DOĞAL BİR SÜREÇ” Opr. Dr. Gülin Okan, menopozun bir hastalık değil, biyolojik bir süreç olduğunu vurgulayarak, doğru bilgi ve düzenli sağlık kontrolleriyle bu dönemin daha konforlu geçirilebileceğini ifade etti. Seminer, katılımcıların yönelttiği sorularla interaktif bir platforma dönüşürken, Gürsulu kadınlar merak ettikleri konuları doğrudan uzmanına sorma fırsatı buldu. TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN İŞ BİRLİĞİ VURGUSU Bursa BUSADER Başkanı Dr. Fatma Akalp ise koruyucu sağlık hizmetleri ve toplum eğitimi vizyonu doğrultusunda yerel yönetimlerle kurulan iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Menopoz sürecinin doğru yönetilmesinin kadınların yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Dr. Akalp, bu tür farkındalık çalışmalarının Bursa genelinde yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. KADIN SAĞLIĞINA YÖNELİK EĞİTİMLER SÜRECEK Gürsu’da yoğun ilgi gören seminerin, kadın sağlığı konusunda farkındalık oluşturduğu belirtilirken, benzer eğitim ve bilgilendirme programlarının önümüzdeki dönemde de devam edeceği bildirildi.

Bursa’da metro istasyonundaki tost makinesi hijyen tartışması yarattı Haber

Bursa’da metro istasyonundaki tost makinesi hijyen tartışması yarattı

Bursa’nın en yoğun toplu ulaşım noktalarından biri olan Osmangazi Metro İstasyonu’nda bulunan otomatik tost satış makinesi, hijyen koşullarıyla ilgili tartışmaları beraberinde getirdi. Gün içinde binlerce yolcunun kullandığı istasyonda yer alan makinenin özellikle ürün teslim bölümünde gözlemlenen durum, vatandaşların tepkisini çekti. ÜRÜN TESLİM HAZNESİNDEKİ GÖRÜNTÜLER ENDİŞE YARATTI Makinenin alt kısmında yer alan ve “Tostunuzu buradan alınız” ibaresiyle belirtilen ürün çıkış haznesinde, açıkta kalan gıda kalıntıları ve sos benzeri bulaşlar dikkat çekti. Yiyeceklerin doğrudan temas ettiği bu alanın yeterince temiz ve düzenli olmaması, makineden satın alınan tostların hijyen koşullarına uygunluğu konusunda endişelere neden oldu. KORUYUCU ÖNLEM VE TEMİZLİK BİLGİSİ YOK Ürün teslim bölümünde yerle temas ihtimali bulunan alanlarda herhangi bir koruyucu kapak ya da düzenli temizlik yapıldığına dair bilgilendirme bulunmaması eleştirilerin odağı oldu. Vatandaşlar, gıdayla doğrudan temas eden bu alanların daha sık temizlenmesi ve kullanıcıların bilgilendirilmesi gerektiğini dile getirdi. DOKUNMATİK EKRANLAR DA RİSK OLUŞTURUYOR Makinenin dokunmatik ekranı ve ödeme alanları da gün boyunca yüzlerce kişi tarafından kullanılıyor. Ancak bu yüzeylerde dezenfeksiyon uygulandığına dair herhangi bir uyarı ya da periyodik temizlik bilgisi yer almaması, temas yoluyla bulaş riskini gündeme getirdi. UZMANLARDAN “ŞEFFAF HİJYEN” UYARISI Gıda güvenliği uzmanları, toplu kullanım alanlarında bulunan otomat tipi gıda makinelerinde hem ürün hazırlama hem de teslim noktalarının düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, bu temizliklerin kullanıcıya şeffaf biçimde duyurulmasının kamu sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. PRATİKLİK ÖN PLANDA, HİJYEN SORU İŞARETİ Üzerinde “2 dakikada sıcak tost” sloganıyla hizmet veren otomatik tost makinesi, pratikliğiyle dikkat çekse de hijyen standartlarına ilişkin belirsizlikler nedeniyle tartışma yaratıyor. Özellikle toplu taşıma alanlarında bulunan bu tür makinelerin, belediyeler ve ilgili denetim birimleri tarafından daha sık kontrol edilmesi gerektiği ifade ediliyor. DENETİM VE BAKIM SÜREÇLERİ YENİDEN GÜNDEMDE Osmangazi Metro İstasyonu’ndaki otomatik tost makinesinin mevcut durumu, benzer uygulamaların denetim, bakım ve hijyen süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

Kış aylarında çocuklarda enfeksiyon riski zirveye çıkıyor Haber

Kış aylarında çocuklarda enfeksiyon riski zirveye çıkıyor

Kış mevsiminin çocuk sağlığı açısından en riskli dönemlerden biri olduğuna dikkat çeken Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fisun Aydemir, soğuk hava nedeniyle çocukların kapalı alanlarda daha uzun süre vakit geçirdiğini söyledi. Bu durumun bağışıklık sistemini zayıflattığını ve enfeksiyonların hızla yayılmasına zemin hazırladığını ifade eden Aydemir, özellikle toplu yaşam alanlarının hastalıklar açısından yüksek risk taşıdığına vurgu yaptı. KIŞ AYLARINDA EN SIK GÖRÜLEN ÇOCUK HASTALIKLARI Kış aylarında çocuklarda sık görülen hastalıklara değinen Uzm. Dr. Fisun Aydemir, influenza (grip) enfeksiyonunun yüksek ateş, öksürük, baş ağrısı ve halsizlikle seyrettiğini, zamanında müdahale edilmediğinde ise zatürre gibi ciddi tablolara yol açabildiğini belirtti. Özellikle altı aydan küçük bebekler için büyük risk taşıyan RSV enfeksiyonunun, bronşiolit ve zatürreye neden olabildiğini aktaran Aydemir, iki yaş altı çocuklarda sık görülen bronşiolit ve zatürrenin; hızlı soluma, öksürük, morarma ve yüksek ateşle kendini gösterdiğini söyledi. Aydemir ayrıca, kış aylarında rotavirüse bağlı ishal vakalarında ciddi artış yaşandığını, şiddetli kusma ve ishalin sıvı kaybına neden olarak hastaneye başvuruları artırdığını ifade etti. Soğuk algınlığı sonrası sık görülen orta kulak iltihabının ise kulak ağrısı ve ateşle ortaya çıktığını belirtti. BU BELİRTİLER GÖRÜLÜYORSA GECİKMEDEN DOKTORA BAŞVURUN Ailelerin bazı belirtileri mutlaka ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Fisun Aydemir, “38 derecenin üzerinde ateş, baş ve kas ağrıları, nefes darlığı, hızlı soluma, kulak ağrısı, sürekli kusma veya ishal, aşırı halsizlik, iştahsızlık ve bilinç değişikliği görülen çocuklar mutlaka vakit kaybetmeden bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Basit gibi görünen enfeksiyonlar kısa sürede ağır tablolara dönüşebilir” dedi. KIŞ ENFEKSİYONLARINDAN KORUNMAK MÜMKÜN Kış enfeksiyonlarından korunmanın mümkün olduğunu belirten Dr. Aydemir, hijyen kurallarının bu noktada büyük önem taşıdığını söyledi. Çocukların ellerini sık sık yıkamasının, öksürürken dirsek içini kullanmasının bulaş riskini önemli ölçüde azalttığını belirten Aydemir, grip ve rotavirüs aşılarının zamanında yapılmasının ağır seyreden hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli D vitamini desteğinin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini kaydeden Aydemir, kapalı alanların sık sık havalandırılmasının da virüs yoğunluğunu azalttığını dile getirdi. ANTİBİYOTİK BİLİNÇSİZ KULLANILMAMALI Ebeveynlere önemli uyarılarda bulunan Dr. Fisun Aydemir, kış aylarında çocuklarda görülen enfeksiyonların hızla ağırlaşabileceğine dikkat çekerek, “Doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır. Çocukların sıvı alımı artırılmalı; gribal enfeksiyonlarda tavuk veya kemik suyu çorba, ishallerde ise pirinç suyu çorba, yoğurt ve haşlanmış patates tercih edilmelidir. Hasta çocukların okula gönderilmemesi hem iyileşme sürecini hızlandırır hem de salgınların önüne geçer” ifadelerini kullandı. ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIYOR Kış mevsiminde çocuklarda grip, RSV, bronşiolit, zatürre ve rotavirüs vakalarının belirgin şekilde arttığını belirten Uzm. Dr. Fisun Aydemir, hijyen kurallarına uyulmasının, aşıların zamanında yaptırılmasının ve belirtiler ortaya çıktığında erken dönemde doktora başvurulmasının çocuk sağlığını korumada en etkili yöntemler olduğunu sözlerine ekledi.

Uraloğlu’ndan sağlık açıklaması: “Şükür hiçbir problem yok” Haber

Uraloğlu’ndan sağlık açıklaması: “Şükür hiçbir problem yok”

Televizyon yayını sırasında rahatsızlık yaşayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sağlık durumu hakkında konuştu. Sağlığının yerinde olduğunu ifade eden Uraloğlu, şunları aktardı: "Bugün tabii yoğun bir ilgi oldu. Havalimanıyla ilgili açıklama yaptık. Sonra da bireysel röportaj talepleri geldi. Ben de onları kırmamaya gayret ettim. Bu son röportajda biraz gözüm karardı, anladım tansiyonum muhtemelen düştü diye. Onun için müsaade istedik. Tam ne dediğimi hatırlamıyorum ama yayını durdurabilir miyiz, müsaadenizle dediğimi zannediyorum en azından. Arkadaşlar oturttu, havalimanımızın doktor ve sağlık görevlileri geldi. Tansiyon düşüklüğüymüş. Demek ki birazcık fazla yorulmuşuz. Ondan sonra gerekli ufak tefek bir serum takviyesi yaptılar, bir şeyler atıştırdık. Tansiyonumuz da normale geldi. Çok şükür hiçbir problem yoktur. Anladığım kadarıyla biraz gribal biraz da yorgunluktan kaynaklı çok şükür hiçbir problem yok." URALOĞLU’NDAN SAĞLIK AÇIKLAMASI: “ŞÜKÜR HİÇBİR PROBLEM YOK”Ankara Esenboğa Havalimanı’ndaki program sonrası bir televizyon yayını sırasında rahatsızlanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AA muhabirine sağlık durumu hakkında açıklama yaptı.https://t.co/EoOBILzbQL pic.twitter.com/tyllV0y1Cv— Bursa Hayat (@bursahayatcomtr) January 16, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.