Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyon

Bursa Hayat Gazetesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Enflasyon ve kur tahminlerinde yukarı yönlü revizyon Haber

Enflasyon ve kur tahminlerinde yukarı yönlü revizyon

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), nisan ayına ilişkin Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını yayımladı. Reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 70 katılımcının yer aldığı ankette, enflasyon ve makroekonomik göstergelere ilişkin beklentilerde yukarı yönlü güncellemeler dikkat çekti. ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE ARTIŞ Ankete göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) için yıl sonu artış beklentisi yüzde 25,38’den yüzde 27,53’e yükseldi. Ayrıca 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 22,17’den yüzde 23,39’a çıkarken, 24 ay sonrası beklenti de yüzde 17,30’dan yüzde 18,02’ye yükseldi. Nisan ayı TÜFE artış beklentisi ise bir önceki anketteki yüzde 2,11 seviyesinden yüzde 2,93’e çıktı. DOLAR/TL BEKLENTİSİ YUKARI YÖNLÜ Katılımcıların döviz kuru tahminlerinde de artış görüldü. Yıl sonu dolar/TL beklentisi 50,9685’ten 51,2285’e yükselirken, 12 ay sonrası beklenti 52,6965’ten 53,6195’e çıktı. CARİ AÇIK TAHMİNLERİNDE SERT YÜKSELİŞ Cari işlemler açığı beklentilerinde de dikkat çekici bir artış yaşandı. Yıl sonu için 31,6 milyar dolar olan beklenti 44,3 milyar dolara yükseldi. Gelecek yıl beklentisi ise 32,3 milyar dolardan 39,8 milyar dolara çıktı. BÜYÜME BEKLENTİLERİNDE GERİLEME Ankette Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinde ise aşağı yönlü revizyon görüldü. Cari yıl için Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisi yüzde 3,8’den yüzde 3,5’e, gelecek yıl beklentisi ise yüzde 4,3’ten yüzde 4,1’e geriledi. FAİZ BEKLENTİLERİ ŞEKİLLENİYOR TCMB’nin politika faizine ilişkin beklentiler de ankette yer aldı. İlk toplantı için faiz beklentisi yüzde 37,75, ikinci toplantı için yüzde 37,38 ve üçüncü toplantı için yüzde 36,53 seviyesinde oluştu. 12 ay sonrası politika faizi beklentisi ise yükselerek yüzde 29,56 seviyesine çıktı. Anket sonuçları, piyasa katılımcılarının enflasyon, kur ve cari açık beklentilerinde yukarı yönlü bir revizyona giderken, büyüme tarafında daha temkinli bir görünüm sergilediğini ortaya koydu.

Bakan Şimşek’ten rezerv, enflasyon ve piyasa değerlendirmesi Haber

Bakan Şimşek’ten rezerv, enflasyon ve piyasa değerlendirmesi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerini kapsamlı şekilde değerlendirdi. Küresel ölçekte yaşanan savaşın, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük ekonomik şoklardan biri olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin bu süreci güçlü makroekonomik temellerle yönettiğini vurguladı. Şimşek, ateşkesin devamının küresel ekonomi açısından kritik olduğunu ifade ederek, olası bir bozulmanın enflasyon ve büyüme üzerinde olumsuz etkiler yaratacağına dikkat çekti. KÜRESEL ŞOK VE TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ Savaşın üretim maliyetlerini artırdığını ve tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini belirten Şimşek, Türkiye’nin hızlı refleks gösterdiğini söyledi. Krizin başladığı ilk günlerde Finansal İstikrar Toplantısı yaptıklarını ifade eden Bakan, piyasaların sağlıklı işleyişini korumanın öncelik olduğunu vurguladı. Ateşkes sonrası piyasalarda olumlu gelişmeler yaşandığını belirten Şimşek, tahvil faizlerinde düşüş ve risk priminde gerileme yaşandığını dile getirdi. AKARYAKITTA EŞEL MOBİL ETKİSİ Akaryakıt fiyatlarına yönelik uygulanan Eşel Mobil Sistemi’nin önemine değinen Şimşek, bu sistem sayesinde fiyat artışlarının sınırlı tutulduğunu söyledi. Şimşek, sistem uygulanmasaydı mazotun litre fiyatının 103 TL, benzinin ise 78 TL seviyelerine çıkabileceğini belirterek mevcut fiyatların bütçe desteğiyle dengelendiğini ifade etti. REZERVLER VE FİNANSAL GÜÇ Türkiye’nin rezervlerinin güçlü olduğunu belirten Şimşek, yaklaşık 162 milyar dolarlık rezerv bulunduğunu açıkladı. Rezervlerdeki sınırlı düşüşün önemli kısmının altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandığını belirtti. Türkiye’nin risk algısında iyileşme yaşandığını vurgulayan Şimşek, uluslararası fon akışının yeniden hız kazandığını ifade etti. ENFLASYON VE BÜYÜMEDE SON DURUM Küresel gelişmelerin Türkiye’de enflasyon beklentilerini bir miktar artırdığını belirten Şimşek, büyümede ise sınırlı bir yavaşlama yaşandığını söyledi. Petrol fiyatlarındaki artışın cari açık üzerinde baskı oluşturduğunu da sözlerine ekledi. Türkiye’nin enerji fiyatlarında OECD ülkeleri arasında en uygun seviyelerde yer aldığını ifade eden Şimşek, bu durumun önemli bir avantaj sağladığını dile getirdi. TÜRKİYE’NİN YENİ HEDEFİ: KÜRESEL MERKEZ OLMAK Türkiye’nin bölgesinde istikrarı önceleyen bir ülke olduğunu belirten Şimşek, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda rekabetçi yapının güçlendiğini söyledi. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel bir üs haline getirilmesi için çalışmaların hızlandırıldığını açıklayan Bakan, çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye çekmek için yeni teşviklerin devreye alınacağını belirtti. YATIRIM VE TEŞVİK POLİTİKALARI GENİŞLİYOR Şimşek, Türkiye’ye kalıcı yatırım çekmek amacıyla kurumlar vergisi başta olmak üzere radikal teşvikler üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Ayrıca yurtdışından sermaye girişini artırmaya yönelik yeni politikaların devreye alınacağını belirten Şimşek, Türkiye’nin küresel ticaret ve finans merkezi olma hedefini güçlendirecek adımların sürdüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ara seçim ve yatırım açıklamaları! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ara seçim ve yatırım açıklamaları!

Bir haftalık aranın ardından toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminde kritik konuları ele aldı. Toplantının bitiminde Erdoğan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. “TEK GÜNDEMİMİZ ÜLKEMİZİ BÖLGEDEKİ ATEŞTEN UZAK TUTMAK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin değerlendirme yaptı. Erdoğan yaptığı açıklamada şunları ifade etti: "Bize kimse gündem dayatamaz. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken ya da ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. Bölgemizde krizler, çatışmalar ve büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz var. Tek gündemimiz ülkemizi bölgedeki ateşten uzak tutmak." Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları: “TÜRKİYE YÜZYILI'NI İNŞA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRÜYORUZ.” “Aile, dış politika, ekonomi, enerji ve diğer başlıklarda kapsamlı istişareler yaptığımız bir kabine toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Öncelikle aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken Cumhurbaşkanı ve kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı'nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Türkiye ana muhalefetin beyhude bir çabayla köpürtmeye çalıştığı yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. “DENETİMLERİMİZ YOĞUN BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR” Biz, yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Bölgemizde krizler, çatışmalar yaşanırken bizim tek gündemimiz vardır o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak, milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. KÜRESEL İŞ DÜNYASI TÜRKİYE’DE YATIRIM FIRSATLARINI İNCELEDİ Nitekim son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük. 27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. “MESELE SADECE ENERJİ DE DEĞİLDİR.” Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz sıradan bir geçiş olmanın ötesinde dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. “UYGUN FİYATA ÜRE GÜBRESİ TEMİNİ İÇİN GÜMRÜK VERGİLERİNİ SIFIRA İNDİRDİK” Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılmaktadır. Gübre ve hammadde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergilerini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. “SAVAŞ FIRSATÇILARINA YÖNELİK DENETİMLERİMİZ YOĞUN BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR” Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve karayolu tarafında da önlemlerimizi aldık.Aziz milletim, hîn-i hacette kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür.Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın milli gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız.Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. “TURİZM VE İHRACAT ODAKLI SEKTÖRLERE YÖNELİK YENİ BİR KREDİ İMKANINI DEVREYE ALDIK” Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra Eşel Mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet Eşel Mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu.Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Ancak biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz.Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkanını devreye aldık. “REEL SEKTÖRÜN NAKİT AKIŞINI KORUMAYI HEDEFLİYORUZ” Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık.Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir.Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın. İş dünyamız müsterih olsun. Türkiye stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkezi'yle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir. Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık. Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor.”

TÜİK verileriyle kira artışı belirlendi: Ev ve işyerleri için yeni oran Haber

TÜİK verileriyle kira artışı belirlendi: Ev ve işyerleri için yeni oran

TÜİK verilerine göre Şubat ayında enflasyon aylık %2,96, yıllık %31,53 olarak gerçekleşti. Bu veriler, hem ev sahipleri hem de işletme sahipleri için kira artış oranlarının belirlenmesinde temel referans olarak kullanılıyor. Kira artış oranı, TÜFE’nin on iki aylık ortalamalarına göre hesaplanıyor ve Şubat 2026 verilerine göre yeni oran %33,39 oldu. Geçtiğimiz ay kira zammı oranı %33,98 olarak kaydedilmişti. KONUT VE İŞYERLERİNDE KİRA ARTIŞI NASIL HESAPLANIYOR? Konutlar için: Ev sahipleri, kira artışını zam yapılacak aydan bir önceki ayın TÜİK tarafından açıklanan TÜFE 12 aylık ortalamalarına göre belirliyor. Mal sahibi, bu orana eşit veya daha düşük bir oranla kira zammı yapma hakkına sahip. Örneğin, Ekim ayında yapılacak zam için TÜİK’in Eylül ayı verileri dikkate alınıyor. İşyeri kiraları için: Sözleşmede kira artış oranı belirlenmişse, artış bu oran doğrultusunda yapılıyor. Eğer sözleşmede TÜİK endeksine bağlı artış yapılacağı belirtilmişse, kiraya zam oranı, kira artışının yapılacağı aydan bir önceki ayın ilgili TÜFE endeksi değişimine göre hesaplanıyor. ÖRNEK KİRA HESAPLAMALARI Mevcut Kira: 20.000 TL // Yeni Kira: 26.678 TL Mevcut Kira: 25.000 TL // Yeni Kira: 33.347,50 TL Mevcut Kira: 30.000 TL // Yeni Kira: 40.017 TL Bu hesaplamalar, kira kontratı dolan ev ve iş yeri sahiplerinin önümüzdeki aylarda uygulayacağı yeni kira bedellerini gösteriyor. ENFLASYON VE KİRA ARTIŞI ARASINDAKİ İLİŞKİ Kira artışlarının TÜFE’ye bağlı olması, hem ev sahiplerinin gelirlerini korumasına hem de kiracıların piyasa koşullarına uyum sağlamasına imkân tanıyor. Ancak yüksek enflasyon oranları, hane bütçelerinde ek yük oluşturuyor ve kira maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor. TÜİK’in açıkladığı Şubat 2026 verileri, konut ve iş yeri sahiplerinin kira planlamasında yol gösterici olacak.

Cevdet Yılmaz, "Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girdi" Haber

Cevdet Yılmaz, "Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girdi"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MÜSİAD tarafından “Türkiye Yüzyılı’nda Birlik ve Bereket” temasıyla düzenlenen “Geleneksel MÜSİAD Ankara İftar Programı”na katılım sağladı. Yılmaz, programdaki konuşmasında, enflasyonu aşağı çekmenin, makro finansal istikrarı güçlendirmenin ve öngörülebilirliği artırmanın güncel politikaların en önemli önceliklerini oluşturduğunu ifade etti. “GENEL İSTİKAMETİMİZ DAHA DÜŞÜK ENFLASYONA DOĞRUDUR” Enflasyon ve faizlerdeki düşüş eğilimine dikkat çeken Yılmaz, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: Bu konuda da belli bir mesafe almış durumdayız. 2024’ün Mayıs ayında 75,5’a kadar yükseldi enflasyonun zirve noktası. O günden bugüne 45 puan civarında enflasyon oranında bir düşüş var. 30’un biraz üstünde kapattık geçen yılı. Bu sene ocak, şubat yine beklentilerin bir miktar üstünde. Ama biz bunu mevsimsel, geçici bir etki olarak görüyoruz. Enflasyonda temel mallarda 17 küsurlara kadar inmiş durumda oran. Asıl geriden gelen hizmet tarafı, özellikle kira, eğitim gibi kalemler; o kalemlerde de giderek bir iyileşme görüyoruz. Kira ve konut fiyatları arasındaki dengelenmenin oluştuğu daha sağlıklı bir patikaya girmiş durumdayız. Önümüzdeki dönemde kiralarda da ev fiyatlarında da daha sağlıklı bir patika bekliyoruz. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona doğrudur. Daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur. “FİNANSAL ŞARTLAR AÇISINDAN DAHA OLUMLU BİR YIL OLACAK “ Özel sektörümüz için de şunu rahatlıkla ifade edebiliriz. 2026 yılı finansa erişim açısından, finansal şartlar açısından daha olumlu bir yıl olacak. Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda Türkiye. Ama bir taraftan da bunu beklemeden, bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz, seçici dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz.”

Türk dizi sektöründe alarm! Artan maliyetler ihracatı tehdit ediyor Haber

Türk dizi sektöründe alarm! Artan maliyetler ihracatı tehdit ediyor

Türk dizileri son yıllarda dünya çapında büyük bir başarı yakaladı. 170’ten fazla ülkede yayınlanan yapımlar, geniş bir izleyici kitlesine ulaşırken, uluslararası ödüllerle de adından söz ettiriyor. Ancak artan maliyetler ve reklam gelirlerindeki düşüş, sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. İngiltere merkezli Financial Times gazetesinde yer alan analizde, Türk dizi sektörünün yüksek enflasyon baskısı altında olduğu vurgulandı. Haberde, özellikle prodüksiyon maliyetlerindeki hızlı yükselişin yapımcıları zorladığı ifade edildi. REKLAM GELİRLERİ MALİYETLERİN YARISINI BİLE KARŞILAMIYOR Avrupalı medya yöneticilerinin verilerine göre saatlik dizi üretim maliyetleri son dönemde üç kat artarak 240 bin doların üzerine çıktı. Buna karşılık reklam gelirlerinin aynı oranda artmadığı, hatta ciddi şekilde gerilediği kaydedildi. Haberde, bir bölümden elde edilen reklam gelirinin, üretim maliyetinin yarısını bile karşılamadığına dikkat çekildi. Bu durumun özellikle yerli kanallar için sürdürülebilirliği zorlaştırdığı belirtiliyor. 170 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLEN BAŞARI HİKAYESİ Türk dizilerinin küresel yükselişinde en önemli dönüm noktalarından biri olarak, Muhteşem Yüzyıl dizisinin rekor ihracatı gösteriliyor. Dizi, yayınlandığı dönemde dünya genelinde geniş bir coğrafyaya ulaşarak sektörün uluslararası bilinirliğini artırdı. Hatta Hollywood yıldızı Bradley Cooper’ın da Türk dizilerini takip ettiğinin belirtilmesi, yapımların küresel popülaritesini ortaya koyuyor. “İHRACAT DÜŞEBİLİR” UYARISI İstanbul Ticaret Odası Medya Komitesi Üyesi Özcan Altunkaya, Financial Times’a yaptığı açıklamada maliyetlerin İspanya’dan bile daha yüksek hale geldiğini ifade etti. Altunkaya, mevcut ekonomik şartların devam etmesi halinde dizi ihracatında düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu. YENİ PAZAR ARAYIŞLARI Sektör temsilcileri, ayakta kalabilmek için Avrupalı yatırımcılarla ortak yapımlara yönelme ya da Rusya gibi alternatif pazarlara açılma seçeneklerini değerlendiriyor. Her yıl ortalama 25 dizinin üretildiği Türkiye’de, yapımların büyük bölümü yurt dışına ihraç ediliyor. Türk dizileri bugüne kadar üç kez Uluslararası Emmy Ödülü kazanarak küresel alandaki başarısını perçinledi. Ancak ihracatta dünya lideri konumundaki Güney Kore’nin hala Türkiye’nin önünde olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, Türk dizi sektörü küresel rekabetteki güçlü konumunu koruyabilmek için maliyet baskısını dengeleyecek yeni finansman ve dağıtım modelleri geliştirmek zorunda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.