Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Birliği

Bursa Hayat Gazetesi - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bulgaristan’da avro dönemi başlıyor: Tarih belli oldu! Haber

Bulgaristan’da avro dönemi başlıyor: Tarih belli oldu!

AA muhabirinin aktardığı bilgilere göre, ilk kez 1881’de basılan ve tedavüle çıkan Bulgar levası, 1 Ocak 2026’dan itibaren resmi para birimi olma özelliğini yitirecek. Bulgaristan, Avrupa Birliği (AB) üyeliği çerçevesinde 1 Ocak 2026 itibarıyla avroya geçiş yapacak. Bu tarihten itibaren ülkede yerel para birimi olan levanın kullanımı sona erecek ve avro resmen tedavüle girecek. Ülkede avroya geçişin ilk ayında hem leva hem avro geçerli olacak; bu sürecin sonunda leva tedavülden kalkacak, vatandaşlar ellerindeki levaları sabit kur üzerinden istedikleri zaman avroya dönüştürebilecek. Bulgaristan’ın 1 Ocak 2026’da avroya geçişine AB üyesi ülkeler tarafından Temmuz ayında verilen onay, ülkede olumlu yankı uyandırmıştı. Başbakan Rosen Jelyazkov, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Başardık, Bulgaristan, 1 Ocak 2026’dan itibaren avroya geçecek. Bu başarıya katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür ediyorum." ifadelerine yer vermişti. Bulgaristan Maliye Bakanı Temenujka Petkova, Avro Bölgesi’ne geçişin ardından 1 avronun 1,95583 leva değerinde olacağını ve bu oranın sabit kalacağını duyurmuştu. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2 Ocak’tan itibaren Bulgar levasını döviz alım-satım işlemlerinden kaldıracak. TÜYEMDER Başkanı Serdar Yerlioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bulgar levasının alım-satımının devam ettiğini ancak döviz oranlarının eskisi kadar cazip olmadığını ifade etti. Yerlioğlu, Bulgar levasının avro karşısında değer kaybettiğini belirterek, avroya geçiş sürecinden önce 1 avronun yaklaşık 1,97 levaya denk geldiğini söyledi. Devam eden süreçte ise piyasada leva arzının arttığını vurgulayan Yerlioğlu, bu durumun 1 avronun leva karşısında değer kazanmasına yol açtığını ifade etti. Yerlioğlu, görüşlerini şöyle aktardı: "1 avro serbest piyasada 2,02-2,05 leva seviyelerini gördü. Leva biraz düşük alınmaya başlandı. Bunun sebebi, vatandaşların elindeki levayı çıkarıyor olması. Dolayısıyla fiyatta düşüş var ama alım satımı devam ediyor. Orada bir sorun yok. Sadece vatandaşların elindeki levayı panikle satmasına gerek yok. 1 Ocak itibarıyla Bulgar levası tamamen geçersiz olmayacak. Alımı devam edecektir. Bir para tedavülden hemen kalkmaz." TÜYEMDER Başkanı Yerlioğlu, Bulgaristan avroya geçse de döviz müesseselerinden para bozdurmanın mümkün olacağını belirterek, "Kapalıçarşı'da karışık para dediğimiz, dolaşımı daha az olan paraların alım satımı yine devam edecektir." ifadelerini kullandı. Yerlioğlu, Edirne ve çevresine eskiden daha çok leva girdiğini, son zamanlarda ise avro girişinin çoğaldığını aktardı. Yerlioğlu, bölgede faaliyet gösteren müesseselerin leva alımını sürdürdüğünü söyleyerek, "Bir paranın tedavülden kalkmış olması, alınmayacağı anlamına gelmiyor. Belki 5-10 sene daha bu para Bulgaristan Merkez Bankası tarafından alınacaktır." dedi. Yerlioğlu, avroya geçiş sürecinde birçok para biriminin tedavülden çıktığını hatırlatarak, "Buna Alman markları bir örnektir. Almanya o parayı 15-20 sene boyunca almaya devam etti. En son merhalede alınan paralar ülkesine geri gönderiliyor yani yine de dolaşımı oluyor. Tamamen bir anda para sıfır olmuyor." açıklamalarında bulundu.

Volkswagen’den Türkiye için kritik Polo uyarısı Satışlar durdurulabilir Haber

Volkswagen’den Türkiye için kritik Polo uyarısı Satışlar durdurulabilir

Volkswagen’in Türkiye’de en çok tercih edilen modellerinden biri olan Polo, artan maliyetler nedeniyle kritik bir dönemece girdi. Yükselen gümrük vergileri ve lojistik giderler, modelin fiyatını üst segment araçlarla aynı seviyeye taşırken, Volkswagen cephesinden dikkat çeken bir uyarı geldi. “POLO REKABET DIŞINA ÇIKTI” Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Giovanni Gino Bottaro katıldığı bir programda Polo’nun Türkiye’deki geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bottaro, ek gümrük yükümlülüklerinin Polo’yu fiyat açısından rekabet edemez hale getirdiğini belirterek, “Ek yükümlülüklerin yüksekliği ve lojistik maliyetlerinin artması, otomobili tamamen rekabet dışına çıkarıyor. Bir çözüm bulamazsak bu 50 yıllık ikonik modelin satışını durdurmak zorunda kalacağız” dedi. YENİ GÜMRÜK TARİFESİ POLO’YU ETKİLEDİ Türkiye’ye Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması dışındaki ülkelerden getirilen otomobillere yönelik yeni gümrük tarifesi 22 Kasım’da yürürlüğe girmişti. Bu düzenleme kapsamında ek gümrük vergisine tabi tutulan modeller arasında Volkswagen Polo da yer aldı. Bottaro, söz konusu yükümlülüklerin Polo’nun fiyatını Tiguan seviyesine yaklaştırdığını vurgulayarak, “Bu şartlarda Polo’nun rekabet etmesi mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu. “TÜRKİYE, VOLKSWAGEN İÇİN STRATEJİK BİR PAZAR” Volkswagen’in Türkiye pazarına verdiği önemin altını çizen Bottaro, Türkiye’nin şu anda Avrupa’daki en büyük 5. Volkswagen pazarı olduğunu söyledi. Üreticiyle yakın temas halinde olduklarını belirten Bottaro, Polo’nun satıştan çekilmesinin hem Türkiye distribütörü hem de üretici için istenmeyen bir senaryo olduğunu dile getirdi. POLO ELEKTRİKLİ OLARAK GERİ DÖNEBİLİR Volkswagen cephesinde Polo için tamamen veda anlamına gelmeyen bir plan da gündemde. Bottaro, markanın elektrikli dönüşüm stratejisi kapsamında ID Polo ve ID Cross modellerinin hazırlandığını açıkladı. “Polo’yu kaybediyor olabiliriz ancak 2026’nın son bölümünde elektrikli versiyonuyla çok daha dinamik bir şekilde geri dönecek. ID Polo, Polo’nun boşluğunu doldurabilecek bir model” diyen Bottaro, fiyat çalışmaları üzerinde de durduklarını ifade etti. PASSAT VE JETTA İÇİN HOMOLOGASYON ENGELİ Bottaro, Passat ve Jetta modellerine ilişkin beklentilere de açıklık getirdi. Volkswagen’in Çin’de uzun yıllardır pazar lideri olduğunu hatırlatan Bottaro, bu modellerin Asya pazarları için yeniden üretilmesinin gündemde olduğunu ancak Türkiye için Avrupa homologasyonu sorununun aşılması gerektiğini söyledi. Bu süreç çözülmeden Passat ve Jetta’nın Türkiye’ye ithalatının mümkün olmadığını vurguladı.

Fiyatlar uçuşa geçecek! Ek vergi uygulamasıyla birçok otomobile zam geliyor Haber

Fiyatlar uçuşa geçecek! Ek vergi uygulamasıyla birçok otomobile zam geliyor

Türkiye, geçtiğimiz aylarda aldığı kararla Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması dışındaki ülkelerden ithal edilen binek otomobillere ek vergi uygulanacağını duyurmuştu. Bu karar için tanınan iki aylık geçiş süresi yarın tamamlanıyor. Böylece ek vergiler, doğrudan satış fiyatlarına yansıyacak ve birçok modelde büyük zamlar kaçınılmaz hale gelecek. Sektör yetkilileri, özellikle yıl sonu kampanyalarının yoğunlaştığı dönemde gelen bu verginin markaları zorlayacağını belirtiyor. En büyük fiyat artışlarının ise Japon otomobillerinde görülmesi bekleniyor. YENİ VERGİ ORANLARI NASIL UYGULANACAK? Eylül ayında açıklanan düzenlemeye göre mevcut %10 gümrük vergisine ek olarak şu oranlar devreye giriyor: Konvansiyonel (ICE) ve Hibrit (HEV) modeller: +%25 (minimum 6.000 dolar) Plug-in Hibrit (PHEV) modeller: +%30 (minimum 7.000 dolar) Tam Elektrikli (BEV) modeller: +%30 (minimum 8.500 dolar) Bu ek yük, özellikle fiyatı yüksek modellerde ÖTV ve KDV’nin de devreye girmesiyle nihai fiyatı katlayarak artırıyor. HANGİ MARKALAR ZAMLANDI? EN ÇOK JAPON MODELLER ETKİLENECEK Ek vergiden en çok etkilenen markalar Japon üreticiler oldu. İşte zam listesine giren başlıca markalar ve modeller: Honda Civic Jazz CR-V HR-V Toyota Yerel üretim Corolla ve CH-R hariç olmak üzere: Corolla Cross RAV4 Land Cruiser Prado Nissan X-Trail Subaru Forester Crosstrek Lexus Tüm modeller zamdan etkileniyor: LBX NX RX LM ZAM ORANI NE KADAR OLACAK? Vergi artışı özellikle matrahı yüksek araçlarda yüz binlerce liralık farka neden olacak. Örneğin matrahsız fiyatı 1 milyon TL olan bir araç için Yeni ek vergi: 250.000 TL, ÖTV + KDV ile toplam zam: 540.000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Bazı yüksek segment modellerde bu artışın 500 bin TL’yi aşması bekleniyor. MARKALAR ALTERNATİF ARAYIŞTA: YENİ TEDARİK ROTALARI GÜNDEMDE Ek vergi yükünü hafifletmek isteyen bazı distribütörler, araçlarını Avrupa ülkeleri veya vergi oranı düşük bölgelerden tedarik etmenin yollarını arıyor. Bazı markaların ise fiyat şokunu hafifletmek için vergi yükünün bir kısmını kendi kâr marjından karşılamayı planladığı belirtiliyor. Ancak uzmanlara göre bu çözüm uzun vadede sürdürülebilir değil. ZAM ÖNCESİ SON FİYATLAR İşte ek vergi yürürlüğe girmeden önce bazı popüler modellerin güncel fiyatları: Toyota Corolla Cross Hybrid: 2.435.000 – 2.544.000 TL RAV4 Hybrid: 5.639.000 – 5.781.000 TL Land Cruiser Prado: 12.000.000 TL Honda Jazz: 1.730.000 – 1.875.000 TL HR-V HEV: 2.330.000 – 2.950.000 TL Civic: 2.360.000 – 2.690.000 TL CR-V: 6.150.000 TL Nissan X-Trail: 2.899.000 – 3.975.300 TL Subaru Crosstrek: 3.249.900 TL Forester: 4.499.000 TL Lexus LBX: 2.800.000 – 3.265.000 TL NX: 7.450.000 – 9.180.000 TL RX: 9.945.000 – 10.850.000 TL LM: 16.315.000 TL Bu fiyatların yarından itibaren yukarı yönlü güncellenmesi kesinleşmiş durumda. ARAÇ FİYATLARINDA YENİ DÖNEM: TÜKETİCİLERİN TERCİHİ DEĞİŞECEK Ek vergi uygulamasıyla birlikte özellikle AB dışından ithal edilen araçlarda sert fiyat artışları kaçınılmaz olacak. Bu durum tüketicilerin satın alma tercihlerini, markaların yıl sonu kampanyalarını, distribütörlerin tedarik stratejilerini doğrudan etkileyecek. Otomotiv sektöründe yeni bir fiyatlandırma dönemi başlıyor. Verginin piyasalara tam etkisi ise önümüzdeki haftalarda daha net görülecek.

AB'den tescil alan Bursa kestane şekeri üreticisini de sevindirdi Haber

AB'den tescil alan Bursa kestane şekeri üreticisini de sevindirdi

Bursa’nın simgesi haline gelmiş kestane şekeri, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldı. Şerbetli kazanlarda kaynatılarak hazırlanan, çikolatalı ve cevizli çeşitleriyle de ilgi gören bu geleneksel tatlı, üreticiler ve kent halkı tarafından sevinçle karşılandı. GELENEKSEL LEZZETİN ÖZENLİ HAZIRLIĞI Bursa kestane şekeri, hasadı ve hazırlanması bakımından büyük emek gerektiriyor. Uludağ’da yetişen kestaneler tek tek toplanıyor, kabukları özenle soyuluyor ve iç zarları çıkarılıyor. Ardından üçerli ve beşerli şekilde kırılmamaları için sargı bezlerine sarılan kestaneler, kazanlarda şekerle pişiriliyor ve 2-3 gün dinlendiriliyor. Ürünler daha sonra kavanoz veya hediyelik kutularda satışa sunuluyor. ÜRETİCİLERDEN MUTLULUK VE GURUR Kestane şekeri üreticisi Adnan Kurtuluş, AB’den alınan tescilin kentin ve ürünün marka değerine büyük katkı sağlayacağını belirtti. Kurtuluş, “Artık Bursa’mızla özdeşleşen kestane şekeri, Türkiye’de olduğu gibi tüm dünyada tescilli bir şekilde tanınacak. Şu an için 100’den fazla ülkeye ihraç ediliyor ve uluslararası alanda tanınıyor” ifadelerini kullandı. ŞEHRİN MARKA DEĞERİNE KATKI Kestane şekeri, Bursa’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin mutlaka tattığı lezzetler arasında bulunuyor. Tescille birlikte, ürünün marka değeri korunmuş ve uluslararası alanda güvence altına alınmış oldu. Kurtuluş, emeği geçen üreticilere, paydaşlara ve ürünü tercih eden vatandaşlara teşekkür ederek, “İnşallah bu lezzeti tatmak için herkesi şehrimize bekliyoruz. Bursa’nın tanınması ve marka değerimizin yükselmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Avrupa Birliği terör listesine bir örgütü daha dahil etti Haber

Avrupa Birliği terör listesine bir örgütü daha dahil etti

AB Konseyinden yapılan açıklamaya göre, AB, terörist kabul edilen kişi, kuruluş ve örgütlere finansal varlıklarının dondurulması gibi yaptırımları öngören aralarında PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin bulunduğu listeye, aşırı sağcı "The Base" adlı örgütünü de dahil etti. Açıklamada, The Base'in 2018'de Rinaldo Nazzaro tarafından kurulduğu ve "terör eylemlerine karışan aşırı sağcı bir örgüt olduğu" bilgisi verildi. ABD merkezli örgütün, AB üye ülkelerindeki fonlarının, mali varlıklarının ve ekonomik kaynaklarının dondurulmasına karar verildiği ve AB ülkelerinden, örgüte fon ile ekonomik kaynak sağlamasının yasaklandığı aktarıldı. İlk kez 11 Eylül 2001'de ABD'de düzenlenen terör saldırılarından sonra oluşturulan listede, 22 örgüt ve 15 kişi yer alıyor. AB Konseyi, 2002'de PKK'yı terör örgütleri listesine almıştı. "THE BASE" The Base örgütü, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, İngiltere ve ABD'nin "terör örgütü" listesinde yer alıyor. Kanada'nın terör örgütleri listesinde "neo-Nazi” olarak nitelendirilen örgüt, ABD'de yoğun olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde de faaliyet gösteriyor. Örgütün 2020'de ABD'nin Virginia eyaletinde düzenlenen bir mitingde saldırı düzenlemeyi planladığı ve Kuzey Amerika bölgesinde üyeleri için askeri eğitim kampları düzenlediği biliniyor. "Beyaz üstünlüğünü" savunan örgütün 5 mensubu, geçen yıl Avrupa Polis Teşkilatınca (Europol) düzenlenen operasyonda, "internette şiddet yanlısı aşırılıkçı propaganda yaymak, yeni kişileri örgüte dahil etmek, 3D baskı yöntemiyle silah yapma kılavuzu paylaşmak gibi terörist faaliyetler" nedeniyle yakalanmıştı. Europol, yapılan aramalarda bulunan silahların ele geçirildiğini ve örgütün "terör eylemi yapma hazırlığında olduğunu" bildirmişti.

Avrupa Birliği'nden Filistin'e 400 milyon avro finansal destek Haber

Avrupa Birliği'nden Filistin'e 400 milyon avro finansal destek

AB Komisyonu'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Komisyon ve Filistin Yönetimi, acil durum mali desteği ile ekonomik toparlanma ve dayanıklılık programı ilkeleri üzerinde anlaştı. Planla, Filistin Yönetimi'nin İsrail'in Gazze'ye saldırılarının başlamasından sonra zarar gören ekonomisini istikrara kavuşturmak, reformları desteklemek ve mali sürdürülebilirliğe destek olmak amaçlanıyor. Plan doğrultusunda öncelikle Filistin Yönetimi'nin en acil ihtiyaçlarını karşılamak ve reform gündemini desteklemek üzere kısa vadeli acil mali destek sağlanacak. Hibe ve kredilerden oluşan toplam 400 milyon avroluk destek, Filistin Yönetimi'nin reformlarının uygulanmasında kaydedilecek ilerlemeye bağlı olarak temmuz-eylül döneminde 3 taksit halinde verilecek. "FİLİSTİN BAĞIŞ KOORDİNASYON PLATFORMU" KURULMASI PLANLANIYOR Diğer bağışçıların finansmanına da ihtiyaç duyulduğundan hareketle, kısa vadeli mali desteğin sağlanması için 2024 sonbaharından 2026'nın sonuna kadar faaliyet gösterecek "Filistin Bağış Koordinasyon Platformu" kurulması planlanıyor. Komisyon, eylül başında bu öneri için yasa teklifi sunacak ve şartlar sağlandığı takdirde ödemeler yıl sonundan önce başlayacak. Filistin Yönetimi'nin 2026'ya kadar bütçe dengesine ulaşmasını ve sonrasında uzun vadeli mali sürdürülebilirliği sağlamasını amaçlayan çok yıllı destek programı ise sonbaharda başlayıp 2026'nın sonuna kadar devam edecek. Plan kapsamında Filistin Yönetimi'ne gümrük vergisi gelirlerinin düzenli olarak ödenmesi ve Filistinli işçiler üzerindeki erişim kısıtlamalarının kaldırılması dahil olmak üzere İsrail ile Filistin Yönetimi arasındaki ekonomik ve mali ilişkilerin iyileştirilmesine katkıda bulunulmaya çalışılacak. "FİLİSTİN YÖNETİMİ'NİN REFORM ÇABALARINI DESTEKLİYORUZ" AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, plana ilişkin, "İsrailliler, Filistinliler ve tüm bölge, barış, güvenlik ve istikrarı hak ediyor. İki devletli çözüm, bunu sağlamanın en iyi yoludur. Bu ortak stratejiyle Filistin Yönetimi'nin reform çabalarını destekliyoruz." ifadesini kullandı. İşbirliğinin Batı Şeria ve Gazze'nin yeniden inşasını amaçladığını belirten von der Leyen, şunları kaydetti: "Birlikte, Batı Şeria'da ekonomik ve siyasi istikrarın ve Gazze'nin yeniden inşasının temellerini atıyoruz. Acil ve kalıcı bir ateşkese ihtiyacımız var ve ertesi gün için hazırlık yapmalıyız."

AB'de gündem çiftçilerin sorunları! Haber

AB'de gündem çiftçilerin sorunları!

AB dönem başkanı Macaristan'ı temsilen toplantıyı yöneten Nogy, tarım bakanlarının toplantısı öncesinde Avrupa tarım sektörü temsilcileri ile bir araya geldiğini ve tarım örgütlerinin taleplerini dinlediğini ifade etti. Nagy, tarımın Macaristan AB dönem başkanlığının önem verdiği konular arasında yer aldığını belirterek, "Tarım politikasının öncelikle çiftçilerin menfaatine olması gerektiğine inanıyorum." dedi. Rekabetçi, krizlere dayanıklı, sürdürülebilir, çiftçi dostu ve bilgiye dayalı tarımın önemine işaret eden Nagy, bu 5 alandaki düzenlemeleri gündemde üst sırada tutacaklarını anlattı. Nagy, tarımın kırsal kesim için önemini hatırlatarak, tarım ve gıda zincirinin sınamalar yaşadığını ve bu alanda yenilikler yapılması gerektiğini kaydetti. Tarımın karmaşık yanıt gerektiren komplike bir yapısı olduğunu anımsatan Nagy, ticaret müzakerelerinde tarım ürünleri konusunu görüştüklerini aktardı. AB Komisyonu Tarımdan Sorumlu Üyesi Janusz Wojciechowski de "Avrupa'da gıda güvenliği için çiftçileri desteklemeliyiz." değerlendirmesinde bulundu. AB'nin tarıma ayırdığı bütçesinin artırılması gerektiğini belirten Wojciechowski, "Çiftçiler daha fazla mali desteğe ihtiyaç duyuyor." diye konuştu. Çiftçilerin katı kurallarla zorlanmaması gerektiğini dile getiren Wojciechowski, tarımın teşviklerle yönlendirilebileceğini sözlerine ekledi. Avrupa ülkelerindeki çiftçiler, geçen aylarda artan üretim maliyetleri karşısında tarımsal ürünlere daha yüksek fiyat ödenmesi talebiyle yoğun protestolar düzenlemişti. Çiftçiler, AB kurumları önünde de şiddetli protesto gösterileri yapmıştı. Birliğin tarım politikaları, çevre, iklim ve doğa restorasyon hedefleri, desteklemelerdeki kesintiler, yüksek enerji, yakıt ve gübre maliyetleri ile Ukrayna ve Rusya gibi ülkelerden gelen ucuz tahıl ürünleri, Avrupa'daki çiftçileri rahatsız eden konular arasında yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.