İçişleri Bakanı duyurdu: Suça sürüklenen çocuklar için yeni model
İçişleri Bakanı duyurdu: Suça sürüklenen çocuklar için yeni model
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suça sürüklenen çocuklardan sokak çetelerine, uyuşturucuyla mücadeleden çakarlı araç denetimlerine kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu. Çiftçi, “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı” uygulamasının hayata geçirileceğini duyurdu.
Haber Giriş Tarihi: 29.05.2026 21:49
Haber Güncellenme Tarihi: 29.05.2026 21:55
Kaynak:
Haber Merkezi
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Al Jazeera editörleri ve gazeteci Kemal Öztürk tarafından hazırlanan soruları yanıtlayan Bakan Çiftçi, güvenlikten sosyal sorunlara kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
Bakan Çiftçi, “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yalnızca bir kelime tercihi olmadığını belirterek bunun devletin çocuklara yaklaşımını ortaya koyan önemli bir anlayış olduğunu söyledi.
Çocukların suçtan korunmasına yönelik yeni projeler üzerinde çalışıldığını ifade eden Çiftçi, “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı” modelinin uygulamaya alınacağını açıkladı.
SOKAK ÇETELERİ VE UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE
Çiftçi, sokak çeteleri ve uyuşturucuyla mücadelede kararlılık mesajı verirken, okul çevreleri başta olmak üzere riskli alanlarda denetimlerin artırılacağını kaydetti.
ÇAKARLI ARAÇ VE SOKAK KÖPEKLERİ AÇIKLAMASI
Bakan Çiftçi ayrıca çakarlı araç kullanımındaki usulsüzlüklerle ilgili denetimlerin sürdüğünü belirtirken, sokak köpekleri konusunda da kamu güvenliği ve hayvan hakları dengesinin gözetileceğini ifade etti.
Programda ayrıca Terörsüz Türkiye süreci, yabancılara vatandaşlık verilmesi ile Filistinli ve Suriyeli sığınmacılar konularında da değerlendirmelerde bulunuldu.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
Bakan Çiftçi yaptığı açıklama şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye’de “suça sürüklenen çocuklar” ve “yeni nesil sokak çeteleri” son dönemde kamuoyunun önemli gündemlerinden biri hâline geldi. İçişleri Bakanlığı çocukları suç örgütlerinden, dijital çeteleşmeden ve şiddet kültüründen korumak için nasıl bir model uyguluyor?
Dünya değişiyor, tehdit değişiyor, suçun biçimi değişiyor. Devletlerin güvenlik anlayışları da bu değişime uygun şekilde kendini yenilemek zorunda. Türkiye bugün, özellikle çocuklarımızı merkeze alan yeni nesil bir iç güvenlik paradigmasına geçmektedir.
Artık yalnızca suç işlendikten sonra müdahale eden bir anlayışla hareket etmiyoruz. Asıl mesele, riski önceden görmek, toplumsal kırılmaları erkenden fark etmek ve çocuklarımızı suça sürüklenmeden koruyabilmektir. Çünkü hiçbir çocuk bir sabah ansızın suçun içine düşmez. Her suç hikâyesinin arkasında çoğu zaman aileden okula, dijital dünyadan akran çevresine uzanan uzun bir kırılma zinciri vardır.
Hukukumuzda “suça sürüklenen çocuk” diye çok önemli bir kavram var. Bu kavram, çocuğa yalnızca suçun faili olarak bakmaz. Onu aynı zamanda korunması gereken bir çocuk, toplumun ihmal ettiği bir emanet olarak görür. Bu, bir kelime tercihi olmaktan öte bir devlet anlayışıdır.
Çocuk suçluluğunu sadece asayiş meselesi olarak ele aldığınızda elinizde ceza kalır. Bunu bir koruma meselesi olarak ele aldığınızda aileyi, okulu, rehberliği, sosyal hizmetleri, sağlığı, güvenliği ve toplumu aynı masaya oturtursunuz. Bizim tercihimiz bu ikinci yoldur.
Bugün çocuklarımızı risk altına sokan temel kırılma alanlarını çok iyi görüyoruz. Dağılan aile yapısı, okul terkleri, akran zorbalığı, denetimsiz dijital platformlar, sosyal medyada şiddetin statü göstergesi hâline getirilmesi, kolay para ve kolay şöhret yalanı gençlerimizi tehdit eden başlıca alanlardır. Bir çocuğun en tehlikeli buluşma noktası artık yalnızca karanlık bir sokakla sınırlı kalmıyor; denetimsiz bir dijital platform da aynı derecede risk taşıyabiliyor.
Bu nedenle çocuklarımızı sadece sokaktaki tehditlerden korumakla yetinmiyoruz. Onları dijital radikalleşmeden, çeteleşmeden, şiddet kültüründen, yalnızlıktan, umutsuzluktan ve suç örgütlerinin sahte cazibesinden korumak istiyoruz. Bu ülkenin çocukları suç örgütlerinin, uyuşturucunun ve dijital çetelerin ağına düşmeyecek. Onlar emeğin, vicdanın, bilimin, inancın ve umudun çocukları olacak.
Bu anlayışla okul güvenliğini de yeniden ele alıyoruz. Okulu bir garnizon gibi görmüyoruz. Amacımız, çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü sağlıklı bir okul iklimini güçlendirmektir. Güvenli okul sadece kamera, devriye veya kapıdaki tedbirle sağlanmaz. Güçlü rehberlik, psikolojik destek, aile koordinasyonu, dijital farkındalık ve davranışsal erken uyarı sistemi de bu işin ayrılmaz parçalarıdır."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İçişleri Bakanı duyurdu: Suça sürüklenen çocuklar için yeni model
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suça sürüklenen çocuklardan sokak çetelerine, uyuşturucuyla mücadeleden çakarlı araç denetimlerine kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu. Çiftçi, “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı” uygulamasının hayata geçirileceğini duyurdu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Al Jazeera editörleri ve gazeteci Kemal Öztürk tarafından hazırlanan soruları yanıtlayan Bakan Çiftçi, güvenlikten sosyal sorunlara kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
Bakan Çiftçi, “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yalnızca bir kelime tercihi olmadığını belirterek bunun devletin çocuklara yaklaşımını ortaya koyan önemli bir anlayış olduğunu söyledi.
Çocukların suçtan korunmasına yönelik yeni projeler üzerinde çalışıldığını ifade eden Çiftçi, “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı” modelinin uygulamaya alınacağını açıkladı.
SOKAK ÇETELERİ VE UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE
Çiftçi, sokak çeteleri ve uyuşturucuyla mücadelede kararlılık mesajı verirken, okul çevreleri başta olmak üzere riskli alanlarda denetimlerin artırılacağını kaydetti.
ÇAKARLI ARAÇ VE SOKAK KÖPEKLERİ AÇIKLAMASI
Bakan Çiftçi ayrıca çakarlı araç kullanımındaki usulsüzlüklerle ilgili denetimlerin sürdüğünü belirtirken, sokak köpekleri konusunda da kamu güvenliği ve hayvan hakları dengesinin gözetileceğini ifade etti.
Programda ayrıca Terörsüz Türkiye süreci, yabancılara vatandaşlık verilmesi ile Filistinli ve Suriyeli sığınmacılar konularında da değerlendirmelerde bulunuldu.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
Bakan Çiftçi yaptığı açıklama şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye’de “suça sürüklenen çocuklar” ve “yeni nesil sokak çeteleri” son dönemde kamuoyunun önemli gündemlerinden biri hâline geldi. İçişleri Bakanlığı çocukları suç örgütlerinden, dijital çeteleşmeden ve şiddet kültüründen korumak için nasıl bir model uyguluyor?
Dünya değişiyor, tehdit değişiyor, suçun biçimi değişiyor. Devletlerin güvenlik anlayışları da bu değişime uygun şekilde kendini yenilemek zorunda. Türkiye bugün, özellikle çocuklarımızı merkeze alan yeni nesil bir iç güvenlik paradigmasına geçmektedir.
Artık yalnızca suç işlendikten sonra müdahale eden bir anlayışla hareket etmiyoruz. Asıl mesele, riski önceden görmek, toplumsal kırılmaları erkenden fark etmek ve çocuklarımızı suça sürüklenmeden koruyabilmektir. Çünkü hiçbir çocuk bir sabah ansızın suçun içine düşmez. Her suç hikâyesinin arkasında çoğu zaman aileden okula, dijital dünyadan akran çevresine uzanan uzun bir kırılma zinciri vardır.
Hukukumuzda “suça sürüklenen çocuk” diye çok önemli bir kavram var. Bu kavram, çocuğa yalnızca suçun faili olarak bakmaz. Onu aynı zamanda korunması gereken bir çocuk, toplumun ihmal ettiği bir emanet olarak görür. Bu, bir kelime tercihi olmaktan öte bir devlet anlayışıdır.
Çocuk suçluluğunu sadece asayiş meselesi olarak ele aldığınızda elinizde ceza kalır. Bunu bir koruma meselesi olarak ele aldığınızda aileyi, okulu, rehberliği, sosyal hizmetleri, sağlığı, güvenliği ve toplumu aynı masaya oturtursunuz. Bizim tercihimiz bu ikinci yoldur.
Bugün çocuklarımızı risk altına sokan temel kırılma alanlarını çok iyi görüyoruz. Dağılan aile yapısı, okul terkleri, akran zorbalığı, denetimsiz dijital platformlar, sosyal medyada şiddetin statü göstergesi hâline getirilmesi, kolay para ve kolay şöhret yalanı gençlerimizi tehdit eden başlıca alanlardır. Bir çocuğun en tehlikeli buluşma noktası artık yalnızca karanlık bir sokakla sınırlı kalmıyor; denetimsiz bir dijital platform da aynı derecede risk taşıyabiliyor.
Bu nedenle çocuklarımızı sadece sokaktaki tehditlerden korumakla yetinmiyoruz. Onları dijital radikalleşmeden, çeteleşmeden, şiddet kültüründen, yalnızlıktan, umutsuzluktan ve suç örgütlerinin sahte cazibesinden korumak istiyoruz. Bu ülkenin çocukları suç örgütlerinin, uyuşturucunun ve dijital çetelerin ağına düşmeyecek. Onlar emeğin, vicdanın, bilimin, inancın ve umudun çocukları olacak.
Bu anlayışla okul güvenliğini de yeniden ele alıyoruz. Okulu bir garnizon gibi görmüyoruz. Amacımız, çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü sağlıklı bir okul iklimini güçlendirmektir. Güvenli okul sadece kamera, devriye veya kapıdaki tedbirle sağlanmaz. Güçlü rehberlik, psikolojik destek, aile koordinasyonu, dijital farkındalık ve davranışsal erken uyarı sistemi de bu işin ayrılmaz parçalarıdır."
Kaynak: Haber Merkezi
Son Haberler
Bursa’da planlı elektrik kesintisi | 29 Mayıs 2026 Cuma
Bursa’da nöbetçi eczaneler listesi | 29 Mayıs 2026 Cuma
Bursa’da sürpriz yağış! Karayolu beyaza büründü