Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çevre ve iklim krizine karşı gençleri harekete geçirme zamanı”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında çevre bilincinin önemine vurgu yaparak, “Çevre bilinci bir vatan bilincidir, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, bir gelecek inşa etme bilincidir.” ifadelerini kullandı.

Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 18:54
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 18:57
Kaynak: AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çevre ve iklim krizine karşı gençleri harekete geçirme zamanı”

İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen "Cemre Vakfı Tanıtım Programı"nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’te katılımcılarla bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

İkinci günü idrak edilen Ramazan vesilesiyle katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesi için Allah’tan niyaz eden Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım.' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın önemine değinerek, bugün Türkiye’nin 81 iline ve yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

"Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere bakarken yalnızca Türkiye’yi yeşertme ve yaşatma azmini görmekle kalmadığını, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın ve suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü ifade etti ve bunu tüm samimiyetiyle dile getirmek istediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çevre ve iklim krizine karşı gençleri harekete geçirme zamanı”-Bursa Hayat-2

SİZLERE BAKINCA BİZİ MİLLET YAPAN DEĞERLERİN TECELLİSİNİ GÖRÜYORUM

Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyet, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gözlemlediğini ifade eden Erdoğan, sözlerine şunları ekledi:

"Sizlere bakınca 'Benim sadık yarim kara topraktır.' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çevre ve iklim krizine karşı gençleri harekete geçirme zamanı”-Bursa Hayat-3

BAŞTA GENÇLER OLMAK ÜZERE DAHA FAZLA İNSANI HAREKETE GEÇİRMEMİZ GEREKEN BİR DÖNEMDEYİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatanı, milleti ve insanlık için cemre olmaya gönüllü katılımcılara ve Cemre Vakfına tebriklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, hava, su ve toprağın artık hızla artan bu kirlenmeden ciddi şekilde etkilendiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz."

Gençlerin bir araya gelmesiyle oluşan Cemre Vakfının, farkında olmak ile sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı hedefleyen bir çevre hareketi olduğunu belirten Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şunları ekledi:

"Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kainatla, kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik.' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız."

Erdoğan, tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı ve temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini vurgulayarak, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz." ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çevre ve iklim krizine karşı gençleri harekete geçirme zamanı”-Bursa Hayat-4

BUNUN İÇİN ÇEVRE BİLİNCİ, AYNI ZAMANDA BİR VATAN BİLİNCİDİR

Erdoğan, Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak." sözünü hatırlatarak, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hale geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol.' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum."

ÇEVREYİ KORUMANIN PARTİSİ OLMAZ, AFETLERE KARŞI HAZIRLIĞIN İDEOLOJİSİ OLMAZ

Erdoğan, Allah’ın bir emaneti olarak gördükleri tabiatı korumanın önemine değinerek, gelecek nesillere daha temiz, daha güzel ve daha yaşanabilir bir Türkiye bırakmak için büyük gayret sarf ettiklerini ifade etti.

Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden itibaren çevre konusundaki önemli çalışmalarını hatırlatarak, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hallettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak şehirlerin hava kirliliği sorununu büyük ölçüde çözdüklerini vurgulayarak, "Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz." ifadelerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 38 milyon 700 bin metrekareyi bulan 314 millet bahçesinin tamamlandığını ve kalan çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." şeklinde konuştu.

BİR AĞACI KURTARDIĞIMIZDA YALNIZCA BİR FİDAN YEŞERTMİYORUZ, DAHA ÖNEMLİSİ BİR NESLİN NEFESİNİ DE GÜVENCE ALTINA ALIYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütler ve anlaşmalarda gelişmiş ülkelerin önünde yer aldığını vurgulayarak, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinde temel yaklaşımın sıfır atık anlayışı olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti:

"Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz."

Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz." şeklinde ifade etti.

Yılın ilk cemresi havaya düştüğü bu günlerde Türkiye’nin “cemre”leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’i kutladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum." dedi.

Kaynak: AA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.