Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İsrail medyasında Türkiye analizi: "Durdurulması zor bir güç olabilir"

İsrail basınında yayımlanan değerlendirmelerde Türkiye’nin artan askeri kapasitesi, diplomatik hamleleri ve uzun vadeli stratejik etkisi mercek altına alındı. Hayfa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Amatzia Baram, Ankara’nın bölgesel gücünün zaman içinde daha belirgin hale gelebileceğini belirterek, “Bölgesel süreçler kademeli ilerler, anlaşıldığında durdurmak zorlaşabilir” ifadelerini kullandı.

Haber Giriş Tarihi: 12.02.2026 08:53
Haber Güncellenme Tarihi: 12.02.2026 08:53
Kaynak: Haber Merkezi
İsrail medyasında Türkiye analizi: "Durdurulması zor bir güç olabilir"

İsrail medyasında Orta Doğu’daki değişen güç dengeleri ve Türkiye’nin yükselen etkisi geniş yankı buldu. Maariv gazetesinde yer alan analizde, bölgedeki son gelişmelerin İsrail açısından çok katmanlı ve karmaşık bir stratejik tablo ortaya çıkardığı vurgulandı.

Hayfa Üniversitesi Strateji ve Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Amatzia Baram, İran, Lübnan ve ABD-İran hattındaki gelişmelerin Tel Aviv yönetimi için yeni riskler ve belirsizlikler doğurduğunu ifade etti.

ABD-İRAN HATTINDA NÜKLEER ANLAŞMA İHTİMALİ

Maariv’e konuşan Baram’a göre Washington ile Tahran arasında yeniden gündeme gelen nükleer anlaşma girişimleri, yalnızca İran’ın nükleer kapasitesini değil, bölgedeki genel tehdit dengesini de doğrudan etkileyebilir.

ABD’nin bu süreçte askeri hesapların yanı sıra siyasi imaj kaygılarıyla da hareket ettiğini belirten Baram, Başkan Donald Trump’ın güçlü ve somut bir nükleer başarı elde etmeyi hedefleyebileceğini savundu.

Baram, ABD’nin askeri seçeneği tamamen devre dışı bırakmadığını da dile getirerek, sınırlı bir Amerikan askeri müdahalesi ihtimalini “yüzde 50’nin biraz üzerinde” gördüğünü söyledi. İran’ın doğrudan ve hızlı müzakereye yanaşmaması halinde baskının artabileceğini ifade eden uzman, askeri tehdidin Tahran’ı tavize zorlamaya dönük bir araç olarak kullanıldığını belirtti.

“TEHDİT TAMAMEN ORTADAN KALKMAZ”

Baram’a göre etkili bir nükleer anlaşma sağlansa bile İsrail açısından riskler tamamen sona ermeyecek. Olası bir anlaşmanın varoluşsal riski azaltabileceğini ancak İran’ın füze kapasitesi ve vekil güçleri üzerinden oluşturduğu tehdidin süreceğini kaydetti.

Bu nedenle İsrail ve ABD’nin füze savunma sistemlerine daha fazla yatırım yapması gerektiğini vurgulayan Baram, Washington’un İran’ın belirli bir nükleer kapasitesini kabul etmesi halinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ile ek güvenlik düzenlemelerini gündeme alması gerektiğini ifade etti.

“ATEŞ KUŞAĞI” VE TÜRKİYE VURGUSU

Maariv’in aktardığı değerlendirmelerde Baram, İsrail’in içinde Türkiye’nin de yer aldığı olası bir “ateş kuşağı” ile karşı karşıya kalabileceğini ileri sürdü. Bu tablo karşısında daha güçlü Amerikan desteğine ihtiyaç duyulacağını savundu.

Baram ayrıca Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan arasında oluşabilecek muhtemel bir yakınlaşmanın ilerleyen süreçte Orta Doğu’da etkili bir güç unsuru haline gelebileceğini belirtti. Bu ihtimalin kısa vadede doğrudan tehdit oluşturmadığını ifade eden uzman, uzun vadede bölgesel dengeleri dönüştürebilecek potansiyele dikkat çekti.

TÜRKİYE’NİN ARTAN BÖLGESEL AĞIRLIĞI

İsrailli uzmana göre uzun vadede öne çıkan en önemli başlıklardan biri Türkiye’nin artan bölgesel ağırlığı. Baram, Türkiye’nin askeri kapasite bakımından İran’a kıyasla daha güçlü bir konumda bulunduğunu, NATO üyeliği ve Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler sayesinde geniş bir diplomatik hareket alanına sahip olduğunu dile getirdi.

İsrail’in Ankara’nın stratejik ciddiyetini henüz tam olarak kavrayamadığını öne süren Baram, Türkiye’nin bölgesel stratejisinin doğrudan askeri müdahaleden ziyade siyasi, ekonomik ve ideolojik etki alanları oluşturma üzerine kurulu olduğunu savundu.

“Bölgesel süreçler bir günde gerçekleşmez, kademeli olarak inşa edilir. Güçleri anlaşıldığında, onları durdurmak bazen çok zordur” diyen Baram, İsrail’in yalnızca mevcut tehditlere değil, gelecekte şekillenecek yeni güç dengelerine karşı da hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

UZMANLARA GÖRE UZUN VADELİ STRATEJİ BELİRLEYİCİ OLACAK

İsrail basınındaki analizler, Orta Doğu’da güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin askeri kapasitesi, diplomatik hamleleri ve stratejik vizyonunun daha fazla tartışılmaya başlandığını gösteriyor.

Uzmanlara göre kısa vadeli krizlerin ötesinde, zaman içinde inşa edilen bölgesel nüfuz alanları ve ittifak ilişkileri, önümüzdeki yıllarda Orta Doğu siyasetinin yönünü belirleyecek en önemli unsurlar arasında yer alacak.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.