Bursa’da Osmanlı mirası: Tarihi dolap yeniden ihtişamına kavuştu!
Bursa’da Osmanlı mirası: Tarihi dolap yeniden ihtişamına kavuştu!
Şehit aileleri ve gaziler yararına düzenlenen Osmanlı-Yunan Savaşı sergisinde sergilenen tarihi ahşap dolap, Sultan 2. Abdülhamid’in bağışı olarak sergiye katılmış ve restore edilerek özgün haline geri döndü.
Haber Giriş Tarihi: 17.03.2026 19:44
Haber Güncellenme Tarihi: 17.03.2026 19:49
Kaynak:
AA
Şehit aileleri ve gaziler için 1898’de İstanbul’da açılan sergide sergilenen ve satılan ahşap dolap, 1970’li yıllarda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne geçti.
Dolap daha sonra Bursa’daki Türk İslam Eserleri Müzesi’nin envanterine alındı ve müzenin tadilat çalışmaları nedeniyle 2019 yılında Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’na taşındı.
Neredeyse tüm yüzeyleri detaylı bezemelerle kaplı olan ve varak işlemeleriyle dikkat çeken dolap, peyderpey yürütülen 6 yıllık restorasyon ve konservasyon sürecinin sonunda ilk günkü ihtişamına geri döndü.
BURSA’DA TARİHİ AHŞAP DOLABIN SIRRI ORTAYA ÇIKTI
Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Dr. Hüseyin Gürsel Bilmiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada restorasyon çalışmalarının sona erdiğini belirtti.
Restorasyon sürecinde dolabın tarihçesini incelediklerini aktaran Bilmiş, "Tarihçesi çok ilginç. Biz bunun hikayesini dolabın tespit fişindeki bir cümleden yakaladık. Orada şehit ve gazi yakınlarının hayrına bir sergi yapıldığı ve bu serginin bir kataloğu olduğu, bu katalogda 5 numarada bu dolabın resminin bulunduğunu okuduk." ifadelerini kullandı.
Bilmiş, elde ettikleri bilgiler doğrultusunda bu kataloğu bulma sürecine girdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kataloğa ulaştığımızda Osmanlı-Yunan Savaşı'nda şehit ve gazi olan askerlerin ailelerinin yararına bir sergi düzenlendiğini öğrendik. Bu sergiye Anadolu'dan ve yurt dışından, Alman İmparatoru, Fransız Cumhurbaşkanı, Avusturya-Macaristan İmparatoru, Mısır Hidivliği, Osmanlı hanedan üyeleri gibi pek çok önemli kişilerin eserlerini bağışladığını ve eserlerin satılarak gelirlerinin bu ailelere verilmek üzere bir sergi tertip edildiğini öğrendik."
“2. ABDÜLHAMİD'İN ELİNDEN ÇIKAN BİR DOLAP”
Bilmiş, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde katalog fotoğraflarına ulaşıldığını belirterek şunları söyledi:
"Bu fotoğraflarda dolabın birebir fotoğrafını gördük. Arşivde ve belgelerde, Padişah 2. Abdülhamid'in bizzat kendisinin yaptığı eserlerin sergi salonunda bir yere depolandığı yazıyordu. Kaynaklarda bunu okuyunca bu bilgiyi fotoğraflarda da teyit etmiş olduk. 2. Abdülhamid tarafından verilen eserler salonun bir kısmında toplanmış ve en önde de bu dolabı görmüş olduk. Dolabın böyle bir hikayesi var. Yani padişahın bizzat sergiye teslim ettiği ve bir sanat tarihçisi olarak benim kanaatime göre yüzde 99 ihtimalle Yıldız Marangozhanesi'nde 2. Abdülhamid'in elinden çıkan bir dolap."
“ MÜZE YETKİLİLERİMİZİN UYGUN GÖRDÜĞÜ BİR ALANDA ZİYARETE AÇILACAKTIR”
Bilmiş, ahşap dolabın boyunun yaklaşık 2 metre olduğunu belirterek, sergi kataloğunda "Tarzı Arap üzere iki metre irtifasında mamul edilmiş bir süslü camlı dolap" notunun yer aldığını aktardı.
Bilmiş, dolabın geometrik bezemelere sahip olduğunu ifade ederek, "Edirnekari, üzerinde çok güzel altın varak işlemeleri var. Yine kalem işleri var. Bunun her tarafı bu şekilde tamamen müzeyyen. Dolabın burada önünü görüyorsunuz ama arkası da tamamen güzel kalem işleriyle, güzel boyamalarla süslü. Bu çok önemli bir eser. Bizzat 2. Abdülhamid'in elinden çıkmış olma ihtimali çok yüksek olan bir eser. Ayrıca, dolabın yardım için sergide yer alma hikayesi var. Bu, dolabı çok daha önemli kılıyor. Dolap bundan sonraki süreçte Türk İslam Eserleri Müzesi envanterinde olduğu için müze yetkililerimizin uygun gördüğü bir alanda ziyarete açılacaktır." dedi.
“ÇALIŞMA SÜRECİ OLDUKÇA YOĞUN VE TİTİZ İLERLEDİ”
Laboratuvarda restoratör olarak görev yapan Serdar Yaşar, birçok eserde uygulandığı gibi, müzelerden laboratuvara getirilen her eserin öncelikle teknik olarak belgelendiğini açıkladı.
Yaşar, eserin malzeme durumunun sağlamlık açısından incelendiğini ve dolabın laboratuvara ulaştığında ciddi bir böcek aktivasyonuna sahip olduğunu belirtti.
Yaşar, dolabın bir süre azot çadırında korunduğunu ve bu sayede böcek aktivasyonunun bertaraf edildiğini, sonrasında teknik çizimlerin tamamlandığını ve bozulma durumlarının belirlendiğini ifade etti.
Yaşar, dolabın yüzeyinde bir alçı tabakası bulunduğunu ve bunun üzerinde uygulanan bir boya tekniği olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Eser, tezhip inceliğinde gerçekleştirilmiş bir işçilik sergilemektedir. En dikkat çekici özelliği ise neredeyse tüm yüzeylerin yoğun bezemelerle kaplı olmasıdır. Çalışma sırasında karşılaştığımız en önemli sorun, özellikle boya tabakasında görülen kabuklanma, pul pul dökülme ve yer yer boya kayıplarıydı. Bu durumu kontrol altına almak ve mevcut boya tabakasını korumak amacıyla konservasyon uygulamalarında kullanılan 'facing' yöntemiyle yüzeydeki boyaları geçici olarak sabitleyerek dökülmelerin ilerlemesini engelledik. Çalışma süreci oldukça yoğun ve titiz ilerledi."
Yaşar, konservasyon çalışmaları kapsamında ahşabın dayanıklılığını artırmaya odaklandıklarını ifade ederek, "Bir yıl süren konservasyon sürecinin ardından eserin estetik bütünlüğünü yeniden ortaya çıkarmak amacıyla rötuş çalışmaları gerçekleştirildi. Renk düzenlemeleri ve varak uygulamalarıyla bezemelerin daha görünür ve etkili hale gelmesi sağlandı." şeklinde konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa’da Osmanlı mirası: Tarihi dolap yeniden ihtişamına kavuştu!
Şehit aileleri ve gaziler yararına düzenlenen Osmanlı-Yunan Savaşı sergisinde sergilenen tarihi ahşap dolap, Sultan 2. Abdülhamid’in bağışı olarak sergiye katılmış ve restore edilerek özgün haline geri döndü.
Şehit aileleri ve gaziler için 1898’de İstanbul’da açılan sergide sergilenen ve satılan ahşap dolap, 1970’li yıllarda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne geçti.
Dolap daha sonra Bursa’daki Türk İslam Eserleri Müzesi’nin envanterine alındı ve müzenin tadilat çalışmaları nedeniyle 2019 yılında Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’na taşındı.
Neredeyse tüm yüzeyleri detaylı bezemelerle kaplı olan ve varak işlemeleriyle dikkat çeken dolap, peyderpey yürütülen 6 yıllık restorasyon ve konservasyon sürecinin sonunda ilk günkü ihtişamına geri döndü.
BURSA’DA TARİHİ AHŞAP DOLABIN SIRRI ORTAYA ÇIKTI
Bursa Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Dr. Hüseyin Gürsel Bilmiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada restorasyon çalışmalarının sona erdiğini belirtti.
Restorasyon sürecinde dolabın tarihçesini incelediklerini aktaran Bilmiş, "Tarihçesi çok ilginç. Biz bunun hikayesini dolabın tespit fişindeki bir cümleden yakaladık. Orada şehit ve gazi yakınlarının hayrına bir sergi yapıldığı ve bu serginin bir kataloğu olduğu, bu katalogda 5 numarada bu dolabın resminin bulunduğunu okuduk." ifadelerini kullandı.
Bilmiş, elde ettikleri bilgiler doğrultusunda bu kataloğu bulma sürecine girdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kataloğa ulaştığımızda Osmanlı-Yunan Savaşı'nda şehit ve gazi olan askerlerin ailelerinin yararına bir sergi düzenlendiğini öğrendik. Bu sergiye Anadolu'dan ve yurt dışından, Alman İmparatoru, Fransız Cumhurbaşkanı, Avusturya-Macaristan İmparatoru, Mısır Hidivliği, Osmanlı hanedan üyeleri gibi pek çok önemli kişilerin eserlerini bağışladığını ve eserlerin satılarak gelirlerinin bu ailelere verilmek üzere bir sergi tertip edildiğini öğrendik."
“2. ABDÜLHAMİD'İN ELİNDEN ÇIKAN BİR DOLAP”
Bilmiş, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde katalog fotoğraflarına ulaşıldığını belirterek şunları söyledi:
"Bu fotoğraflarda dolabın birebir fotoğrafını gördük. Arşivde ve belgelerde, Padişah 2. Abdülhamid'in bizzat kendisinin yaptığı eserlerin sergi salonunda bir yere depolandığı yazıyordu. Kaynaklarda bunu okuyunca bu bilgiyi fotoğraflarda da teyit etmiş olduk. 2. Abdülhamid tarafından verilen eserler salonun bir kısmında toplanmış ve en önde de bu dolabı görmüş olduk. Dolabın böyle bir hikayesi var. Yani padişahın bizzat sergiye teslim ettiği ve bir sanat tarihçisi olarak benim kanaatime göre yüzde 99 ihtimalle Yıldız Marangozhanesi'nde 2. Abdülhamid'in elinden çıkan bir dolap."
“ MÜZE YETKİLİLERİMİZİN UYGUN GÖRDÜĞÜ BİR ALANDA ZİYARETE AÇILACAKTIR”
Bilmiş, ahşap dolabın boyunun yaklaşık 2 metre olduğunu belirterek, sergi kataloğunda "Tarzı Arap üzere iki metre irtifasında mamul edilmiş bir süslü camlı dolap" notunun yer aldığını aktardı.
Bilmiş, dolabın geometrik bezemelere sahip olduğunu ifade ederek, "Edirnekari, üzerinde çok güzel altın varak işlemeleri var. Yine kalem işleri var. Bunun her tarafı bu şekilde tamamen müzeyyen. Dolabın burada önünü görüyorsunuz ama arkası da tamamen güzel kalem işleriyle, güzel boyamalarla süslü. Bu çok önemli bir eser. Bizzat 2. Abdülhamid'in elinden çıkmış olma ihtimali çok yüksek olan bir eser. Ayrıca, dolabın yardım için sergide yer alma hikayesi var. Bu, dolabı çok daha önemli kılıyor. Dolap bundan sonraki süreçte Türk İslam Eserleri Müzesi envanterinde olduğu için müze yetkililerimizin uygun gördüğü bir alanda ziyarete açılacaktır." dedi.
“ÇALIŞMA SÜRECİ OLDUKÇA YOĞUN VE TİTİZ İLERLEDİ”
Laboratuvarda restoratör olarak görev yapan Serdar Yaşar, birçok eserde uygulandığı gibi, müzelerden laboratuvara getirilen her eserin öncelikle teknik olarak belgelendiğini açıkladı.
Yaşar, eserin malzeme durumunun sağlamlık açısından incelendiğini ve dolabın laboratuvara ulaştığında ciddi bir böcek aktivasyonuna sahip olduğunu belirtti.
Yaşar, dolabın bir süre azot çadırında korunduğunu ve bu sayede böcek aktivasyonunun bertaraf edildiğini, sonrasında teknik çizimlerin tamamlandığını ve bozulma durumlarının belirlendiğini ifade etti.
Yaşar, dolabın yüzeyinde bir alçı tabakası bulunduğunu ve bunun üzerinde uygulanan bir boya tekniği olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Eser, tezhip inceliğinde gerçekleştirilmiş bir işçilik sergilemektedir. En dikkat çekici özelliği ise neredeyse tüm yüzeylerin yoğun bezemelerle kaplı olmasıdır. Çalışma sırasında karşılaştığımız en önemli sorun, özellikle boya tabakasında görülen kabuklanma, pul pul dökülme ve yer yer boya kayıplarıydı. Bu durumu kontrol altına almak ve mevcut boya tabakasını korumak amacıyla konservasyon uygulamalarında kullanılan 'facing' yöntemiyle yüzeydeki boyaları geçici olarak sabitleyerek dökülmelerin ilerlemesini engelledik. Çalışma süreci oldukça yoğun ve titiz ilerledi."
Yaşar, konservasyon çalışmaları kapsamında ahşabın dayanıklılığını artırmaya odaklandıklarını ifade ederek, "Bir yıl süren konservasyon sürecinin ardından eserin estetik bütünlüğünü yeniden ortaya çıkarmak amacıyla rötuş çalışmaları gerçekleştirildi. Renk düzenlemeleri ve varak uygulamalarıyla bezemelerin daha görünür ve etkili hale gelmesi sağlandı." şeklinde konuştu.
Kaynak: AA
Son Haberler
Bursalılar dikkat: Bayramda tatlı ve hamur işlerinde ölçüyü kaçırmayın!
Bursa’da zincirleme kaza sonrası sürücüler birbirine girdi
Mimarlar Odası’ndan Osmangazi Belediyesi’ne ziyaret