Avukatlardan MESEM eleştirisi: “Sistem çocuk işçiliğini meşrulaştırıyor”
Avukatlardan MESEM eleştirisi: “Sistem çocuk işçiliğini meşrulaştırıyor”
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyeleri, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının çocuk işçiliğini önlemek yerine yasal bir zemine oturttuğunu belirterek, sistemin çocukların üstün yararını gözetmediğini vurguladı. Avukatlar, MESEM’in çocukları eğitimden kopararak ucuz iş gücü haline getirdiğini ifade etti.
Haber Giriş Tarihi: 29.12.2025 09:08
Haber Güncellenme Tarihi: 29.12.2025 09:12
Muhabir:
Servet Semerci Yakuli
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Zeynep Yazıcı, Av. Murat Özdemir ve Av. Atakan Arar, bursahayat.com.tr’ye yaptıkları özel açıklamada, MESEM’in geçmişteki Ahilik ve çıraklık anlayışıyla ilişkilendirilmesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Avukatlar, günümüzde uygulanan MESEM modelinin, çocuk emeğini korumaktan uzak bir noktaya evrildiğini dile getirdi.
“SİGORTALI OLMALARI ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ ORTADAN KALDIRMAZ”
Çocuk işçiliği kavramının sıkça yanlış anlaşıldığını vurgulayan avukatlar, sigorta yapılmasının çocuk işçiliğini ortadan kaldırmadığını belirtti. Çocuk işçiliğinin; çocuğun fiziksel, zihinsel, ahlaki ve bilişsel gelişimini olumsuz etkileyen her türlü çalışma biçimi olduğunu ifade eden hukukçular, MESEM’in bu tanımın tam karşılığı olduğunu savundu.
Geçtiğimiz aylarda Konya’da MESEM kapsamında çalışan bir çocuğun elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini hatırlatan avukatlar, yaşanan ölümlerin sistemin yapısal sorunlarını gözler önüne serdiğini belirtti.
“STAJYER DENİLİYOR AMA İŞÇİ GİBİ ÇALIŞTIRILIYORLAR”
MESEM kapsamındaki çocukların hukuken “stajyer” olarak tanımlandığını hatırlatan avukatlar, uygulamada çocukların işçi gibi çalıştırıldığını söyledi. Çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmasına ilişkin yönetmeliklerde çocukların çalışamayacağı işlerin açıkça belirtilmesine rağmen, MESEM kapsamında bu kuralların fiilen yok sayıldığını ifade ettiler.
Özellikle otomotiv gibi ağır ve tehlikeli sektörlerde çocukların çalıştırılmasının açık bir hak ihlali olduğunu belirten avukatlar, işverenlerin bu sistemde çocuklara işçi gibi davrandığını vurguladı.
DENETİM MEKANİZMASI YETERSİZ
MESEM’de denetim sisteminin etkili işlemediğini dile getiren avukatlar, bir öğretmene onlarca öğrencinin verildiğini ve öğretmenlerin çocukların çalıştığı iş yerlerini düzenli denetlemesinin teknik olarak mümkün olmadığını söyledi. “1 gün okul, 4 gün iş” düzeninin fiilen çocukların çalıştırılması anlamına geldiği ifade edildi.
İŞVERENLER İÇİN “UCUZ İŞ GÜCÜ” MODELİ
Avukatlara göre MESEM, işverenler açısından ciddi ekonomik avantajlar sunuyor. Çocukların ücretlerinin büyük bölümünün devlet tarafından karşılandığını, sigorta primleri ve yol giderlerinin de kamu kaynaklarından ödendiğini belirten avukatlar, çocuklara ödenen ücretlerin asgari ücretin yaklaşık yüzde 30’u seviyesinde kaldığını aktardı.
2024–2025 eğitim öğretim döneminde 392 bin 881 çocuğun MESEM kapsamında çalıştığı, 2024 yılında ise 15–17 yaş arası çocukların yüzde 24,9’unun iş gücüne katıldığı bilgisi paylaşıldı. Bu rakamların yalnızca kayıtlı çocukları kapsadığı, kayıt dışı ve göçmen çocukların dahil olmadığı vurgulandı.
“ÇOCUKLAR YA SÖMÜRÜLÜYOR YA DA ÖLÜME GÖNDERİLİYOR”
Avukatlar, MESEM’in anayasal açıdan da sorunlu olduğunu belirterek, Anayasa’daki “Kimse yaşına ve cinsiyetine uymayan işlerde çalıştırılamaz” hükmünün ihlal edildiğini söyledi. MESEM’in bir “kılıf sistem” haline geldiğini ifade eden hukukçular, çocukların üstün yararı ilkesinin gözetilmediğini dile getirdi.
SINIFSAL EŞİTSİZLİK DERİNLEŞİYOR
MESEM’in eğitimdeki sınıfsal farkları daha da derinleştirdiğini belirten avukatlar, özel okul ücretlerinin astronomik seviyelere ulaştığını, yoksul ailelerin çocuklarının ise sistematik olarak iş gücüne yönlendirildiğini ifade etti. Sistemin, çocukların değil işverenlerin ihtiyaçlarına göre şekillendiği vurgulandı.
“HESAP SORULMAYAN BİR SİSTEM VAR”
Çocukların iş kazalarında hayatını kaybetmesine rağmen etkili soruşturmaların yapılmadığını belirten avukatlar, sorumluların çoğu zaman cezasız kaldığını söyledi. Denetim ve hesap verme mekanizmalarının zincirleme şekilde işlemediğini ifade eden hukukçular, MESEM’in mevcut haliyle çocuk hakları ihlallerini derinleştirdiğini dile getirdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Avukatlardan MESEM eleştirisi: “Sistem çocuk işçiliğini meşrulaştırıyor”
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyeleri, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının çocuk işçiliğini önlemek yerine yasal bir zemine oturttuğunu belirterek, sistemin çocukların üstün yararını gözetmediğini vurguladı. Avukatlar, MESEM’in çocukları eğitimden kopararak ucuz iş gücü haline getirdiğini ifade etti.
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Zeynep Yazıcı, Av. Murat Özdemir ve Av. Atakan Arar, bursahayat.com.tr’ye yaptıkları özel açıklamada, MESEM’in geçmişteki Ahilik ve çıraklık anlayışıyla ilişkilendirilmesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Avukatlar, günümüzde uygulanan MESEM modelinin, çocuk emeğini korumaktan uzak bir noktaya evrildiğini dile getirdi.
“SİGORTALI OLMALARI ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ ORTADAN KALDIRMAZ”
Çocuk işçiliği kavramının sıkça yanlış anlaşıldığını vurgulayan avukatlar, sigorta yapılmasının çocuk işçiliğini ortadan kaldırmadığını belirtti. Çocuk işçiliğinin; çocuğun fiziksel, zihinsel, ahlaki ve bilişsel gelişimini olumsuz etkileyen her türlü çalışma biçimi olduğunu ifade eden hukukçular, MESEM’in bu tanımın tam karşılığı olduğunu savundu.
Geçtiğimiz aylarda Konya’da MESEM kapsamında çalışan bir çocuğun elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini hatırlatan avukatlar, yaşanan ölümlerin sistemin yapısal sorunlarını gözler önüne serdiğini belirtti.
“STAJYER DENİLİYOR AMA İŞÇİ GİBİ ÇALIŞTIRILIYORLAR”
MESEM kapsamındaki çocukların hukuken “stajyer” olarak tanımlandığını hatırlatan avukatlar, uygulamada çocukların işçi gibi çalıştırıldığını söyledi. Çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmasına ilişkin yönetmeliklerde çocukların çalışamayacağı işlerin açıkça belirtilmesine rağmen, MESEM kapsamında bu kuralların fiilen yok sayıldığını ifade ettiler.
Özellikle otomotiv gibi ağır ve tehlikeli sektörlerde çocukların çalıştırılmasının açık bir hak ihlali olduğunu belirten avukatlar, işverenlerin bu sistemde çocuklara işçi gibi davrandığını vurguladı.
DENETİM MEKANİZMASI YETERSİZ
MESEM’de denetim sisteminin etkili işlemediğini dile getiren avukatlar, bir öğretmene onlarca öğrencinin verildiğini ve öğretmenlerin çocukların çalıştığı iş yerlerini düzenli denetlemesinin teknik olarak mümkün olmadığını söyledi. “1 gün okul, 4 gün iş” düzeninin fiilen çocukların çalıştırılması anlamına geldiği ifade edildi.
İŞVERENLER İÇİN “UCUZ İŞ GÜCÜ” MODELİ
Avukatlara göre MESEM, işverenler açısından ciddi ekonomik avantajlar sunuyor. Çocukların ücretlerinin büyük bölümünün devlet tarafından karşılandığını, sigorta primleri ve yol giderlerinin de kamu kaynaklarından ödendiğini belirten avukatlar, çocuklara ödenen ücretlerin asgari ücretin yaklaşık yüzde 30’u seviyesinde kaldığını aktardı.
2024–2025 eğitim öğretim döneminde 392 bin 881 çocuğun MESEM kapsamında çalıştığı, 2024 yılında ise 15–17 yaş arası çocukların yüzde 24,9’unun iş gücüne katıldığı bilgisi paylaşıldı. Bu rakamların yalnızca kayıtlı çocukları kapsadığı, kayıt dışı ve göçmen çocukların dahil olmadığı vurgulandı.
“ÇOCUKLAR YA SÖMÜRÜLÜYOR YA DA ÖLÜME GÖNDERİLİYOR”
Avukatlar, MESEM’in anayasal açıdan da sorunlu olduğunu belirterek, Anayasa’daki “Kimse yaşına ve cinsiyetine uymayan işlerde çalıştırılamaz” hükmünün ihlal edildiğini söyledi. MESEM’in bir “kılıf sistem” haline geldiğini ifade eden hukukçular, çocukların üstün yararı ilkesinin gözetilmediğini dile getirdi.
SINIFSAL EŞİTSİZLİK DERİNLEŞİYOR
MESEM’in eğitimdeki sınıfsal farkları daha da derinleştirdiğini belirten avukatlar, özel okul ücretlerinin astronomik seviyelere ulaştığını, yoksul ailelerin çocuklarının ise sistematik olarak iş gücüne yönlendirildiğini ifade etti. Sistemin, çocukların değil işverenlerin ihtiyaçlarına göre şekillendiği vurgulandı.
“HESAP SORULMAYAN BİR SİSTEM VAR”
Çocukların iş kazalarında hayatını kaybetmesine rağmen etkili soruşturmaların yapılmadığını belirten avukatlar, sorumluların çoğu zaman cezasız kaldığını söyledi. Denetim ve hesap verme mekanizmalarının zincirleme şekilde işlemediğini ifade eden hukukçular, MESEM’in mevcut haliyle çocuk hakları ihlallerini derinleştirdiğini dile getirdi.
Kaynak: Servet Semerci Yakuli
Son Haberler
Bursa’da elektrik kesilecek mi? Bursa elektrik kesintisi | 2 Mart 2026
Bursalılar dikkat! 3 Mart’ta başlayacak
Bursa’da su kesintisi var mı? Bursa su kesintisi | 2 Mart 2026