Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Ulucami: Küllerinden doğuş

Yazının Giriş Tarihi: 04.04.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.04.2026 11:17

Bireysel olarak kişisel tarihimizde yaşadığımız hadiseler, aksilikler olduğu kadar binaların şehirlerin mabetlerin de yok edilme, yakılma ya da doğa olaylarıyla baş etmesi gerekebilir. Ulucami de 8 asırdır bugüne gelene kadar yaşananlardan nasibini almış gibi duruyor. 1399 yılında inşaat tamamlandıktan sonra yapılan açılışla ilk hutbe okunur. İlk hutbeyi Somuncu Baba verir. Mabedin açılma coşkusuyla halk toplu bir şekilde buluşup cem etme fırsatını yakalar, sonrasında işler birden tersine döner. 3 yıl kadar kısa bir zaman geçer ve Ankara savaşı kaybedilir (1402) Bursa işgal edilir.

İstila sırasında cami, askerlerin atlarını bağladığı bir yer haline gelir. Hırsını alamayan grup camiyi rencide etmekle bırakmaz, yakıp yok etmeye teşebbüs eder. Sonrasında Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Çelebi Mehmet camiyi ilk kez onararak ibadete tekrar açar. Ardından Osmanlı’nın zayıf anını fırsat bilen Karamanoğlu Mehmet Bey Bursa’yı kuşatır. Şehri ele geçiremeyince öfkesini Ulucami’den çıkarır. Mabedin dış avlusuna odun yığdırarak camiyi ateşe verir. Ancak bu yangın da Ulu mabedi yıkmaz.

Osmanlı yeniden dirilişiyle tekrar ayağa kalkar. Ardından Bursa tarihinin en büyük felaketini yaşar. 1855 depreminde, Ulucami’nin 20 kubbesinden 17’si çöker. Sadece minberin üzerindeki kubbe ve yanındaki iki kubbe ayakta kalır. Şehir harabeye dönerken cami de kullanılamaz hale gelir. Kıymetini bilmeyenlerin ya da değersizleştirmeye çalışanların eline geçen mabet rencide edilmenin yanı sıra depremin hasarıyla ve yangının isleriyle kararan duvarlarla baş başa kalır.

Depremin ardından Sultan Abdülmecid, dönemin en ünlü mimarlarını ve İstanbul’un en seçkin hattatlarını Bursa’ya gönderir. Yaklaşık 5-6 yıl süren bu restorasyondan kubbeler yeniden inşa edilir. Ulu mabet hattatların hünerli elleriyle adeta küllerinden yeniden doğar. Şaheser halini gelip dünyanın 5. Makamı olarak yerini alır. Yerli ve yabancı turistlere hat müzesinde gibi hissettirmeyi başarır. Sanatın, zarafetin sabrın vücut bulmuş halini her baktığımız sütunda görebiliriz. Yaşadığımız hadiselerin ardından yerli yerine oturan aklımız kalbimiz ve duygularımız gibi Ulucami de kendi sükûnetine kavuşup olağan akışına geçer.

Ulucami: Küllerinden doğuş-Bursa Hayat-2

Var olan her şey kendi hakikatini yaşamak için sınanmaya muhtaçtır. Biz de iletişim kurduklarımızla etkileşim halinde olup ailemizle, arkadaşlarımızla, mesleğimizle doğanın şartlarıyla sınanıyoruz. Var oluşun getirdiği bir zorunluluk gibi değil mi? Diğerinin mizacını anlamak, kendi sınırlarımızı belirlemek, diğerinin sınırlarını anlamak. İnsanın insana duyduğu saygı da bunu gerektiriyor gibi sonrasında bir akış kendiliğinden oluşuyor . Anlaşılmadığı zaman çaba ile zoraki bir iletişim şekli oluyor. Ulucami’nin yapılma amacı anlaşılmayıp ya da farklı bir görüşe saygı duyulmadığı için yıkmak adına yakılmak istenmesi gibi...

İnsan da anlaşılmadığı yerde ne köklenebiliyor ne de kendini ifade edebiliyor. Okuduğunuz bu yazıdan örnek verirsem, bu yazıyı merakla bekleyen birinin tepkisiyle Ulucami’ye hiç gitmemiş bu tarz yerlere ilgisi olmayan birinin bu yazıyı okuduğunda tepkisi bir olur mu? Birinin duyguları hisleri iç içe geçerken diğeri okuyup sadece geçer. İnsanlar gibi mabetler kadim yapılar da anlaşılmak istenir. İçindeki verdiği mesajlarla hangi amaçla gelindiği mekanın niyetini belirler. Dünya da öyle değil mi ne için geldik, neler yaşıyoruz ne ile göçüp gideceğiz. Göçerken götüreceğimiz tek şey yaşanmışlıklarımız, paylaşımlarımız hissettiğimiz ve hissettirdiğimiz an’ların toplamı.

Hayatın içinden öylece akıp giderken durup düşünmeye sevk eden Ulu mabet 8 asırdır ne çok ziyaret edilmiş olmalı. Ruhların an’da buluşma şöleni gibi zaman değişse de mekanın içini ziyaret edenlerin niyeti, amacı, gerek bedenleriyle, gerek kalpleriyle birlik olma halini deneyimlemek. Her dönemin kendince bir imtihanı var bizler de bu imtihanları yaşıyoruz. Birlik bilincini günlük yaşam akışımıza geçirip sevgiyle yol almak umuduyla. Haftaya kaldığım yerden devam ediyor olacağım.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.