Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Somuncu Baba: Buğdayın sırrı

Yazının Giriş Tarihi: 08.11.2025 07:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.11.2025 08:39

Bursa’nın tarihi yapılarına şahitlik ederken, bu kez ziyaretimizde tarihin biraz daha gerisine gidiyoruz. Uludağ eteklerinde bulunan bir fırından dumanlar tütmeye başladığında Osmanlı henüz yüz yaşına yaklaşmış, şehir ise yavaş yavaş manevi yükselişe geçerek kalıcı yapılar kazanmaya devam ediyordu. 1399 yılında açılışı yapılan Ulu Cami’nin inşaatı sırasında çalışanlara ekmek dağıtan ve her daim kardeşlikten, paylaşmaktan, birlikten bahseden Somuncu Baba’nın evini ve fırınını ziyaret ediyoruz.

“Cansız diye sakın incitme, bu dünyada yaratılan her şeyin ruhu vardır.”
Hocasının söylediği bu sözlerle başlar Somuncu Baba’nın hikayesi. Ruhunun ekmeğini aramak için düşer yollara... Her fırsatta ruhunu doyurmak ister. Kendi gibi düşünen ruhların buluştuğu dergahta ekmek yapmaya başlar. Ekmek pişirirken, odun taşırken, hamuru yoğururken kendini tanımaya ve anlamaya çalışır. Hocası, buğdayın ekmeğe dönüşümünü o kadar güzel anlatır ki; her baktığı yerde örtülü olan hakikati görür. Başak taneleri nasıl ekmek olduysa, o da baktığı her şeyde tohumu görür; sonrasında kalbiyle dönüştürür, ekmek gibi... Her yaratılanın bir hikmetle dünyaya geldiğini zihnine hatırlatır, baktıklarına bu niyetle bakarak anlamaya çalışır.

Buğdayın un haline gelene kadar geçirdiği yolculuğu düşünürken birçok sırrı anlar. Tohum önce ekilir, çatlayarak karanlıktan aydınlığa çıkar. Yağmur, çamur ve güneşi görür, hepsini hisseder. Ardından toprağından sökülür, ezilir. Görkemli başak un ufak olur, toz haline gelir. Sonra yoğrulur, suyla hamur olur. Artık undan eser kalmaz ama henüz çiğdir; ekmeğin ateşte pişmesi gerekir. Piştikten sonra ise ekmek, taliplerine nimet olur.

Tıpkı insanın olgunlaşma süreci gibi, buğday da birçok aşamadan geçer. İnsan da hayat yolculuğunda farklı zihinlerle tanışır; her tanışıklık yeni bir âlem gibidir. Bakış açımızla, hayatı yaşayışımızla kendimizi bir diğeriyle hamur misali karıştırırız. Her temas ettiğimizle mevsimleri yaşarız. Hem duygusal mevsimleri hisseder hem de doğanın olağan akışına tanık oluruz. Üşür, ıslanır, rüzgarla savruluruz; vakti gelince de ateşle tanışırız. Öfkenin ya da aşkın ateşiyle pişeriz. Buradan iki ihtimal doğar:
Biri, intikam almak için fırsat kollayanlar; diğeri, sevgiyle yoluna devam edenlerdir. Sevgiyle yürüyenler karşılaştıkları ruhlara ekmek olurken, öfke ile yananlar yollarına çıkan herkesi yakar. Fazla pişen ekmek nasıl ziyan olursa, öfke ateşiyle yananlar da ziyan olur. Ancak o ruh, isterse ve sevgiyi seçerse yeniden yoğrulur, yolunu değiştirme fırsatı bulur. Ziyan olmaktansa “ziya” olur; kendi ışığıyla yoluna devam eder.

“Aramakla bulunmaz.” der Beyazıd-ı Bestami. “Lakin bulanlar, arayanlardır.”
İnsanız; aklımızın yetmediği yerde başka bir zihne, bir dosta ihtiyacımız olur. Paylaşırız, sorarız, bazen yanılırız. Saçma sapan hatalar da yaparız. Kimi zaman istemediğimizi yaşayıp, gerçekten istediklerimizi keşfederiz. İç dünyamızı aydınlatmak isterken ya da bedensel olarak daha sağlıklı olmayı dilerken sahte cennetlerin vaatlerine ya da dijital dünyanın büyüsüne kapılırız. İşte tam o anda durup “Dolu başak eğik olur.” sözünü hatırlarsak, belki karşımızdakini daha iyi değerlendirebiliriz.

Somuncu Baba aradığını ekmek yaparak buldu. Kendi gibi arayanlara nimet olmak için yola çıktı. Bursa’ya gelerek kendi nimetini eliyle, diliyle paylaşmayı seçti. Somuncu Baba’nın evinin bahçesinde oturma yerleri bulunmakta, çay ikram edilmektedir. Ben de çayımı alıp biraz etrafı dinlemeyi tercih edeceğim. Bu kadim yapı, bir zamanlar fırınında pişen ekmeklerle kendi düşüncelerini ve felsefesini yaşamaya çalışan insanların izlerini taşır. Hayatı anlamak ve anlamlandırmak isteyenlere birçok ipucu barındırıyor gibi...

Haftaya kaldığım yerden devam edeceğim. Keyifli hafta sonları dilerim.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.