"Eğer gönlün benimle olursa,
Yemen'de olsan bile yanımdasın.
Eğer gönlün benimle değilse,
Yanımda olsan bile Yemen'desin."
Emir Sultan Hz.
Bugünün insanına atıf yapıyor sanki Emir Sultan Hz. gönlümüzün olmadığı yerde sadece bedenen duruşlarımız. Makamını kaybetmek istemeyip sadece duranlar, maddi olarak endişelerinden dolayı sevmediği işi yapanlar, azaldığını düşünsekte evli olmak zorunda olup ayrılamayan kadınlar, arada kalan çocuklar…
Gönlümüzün istediği olmadan öyleymiş gibi davranma zorunluluklarımız, toplumun getirdikleri, gelenek diye geçmişten gelenleri devam ettirme çabamız…
En çokta gönlü varmış gibi gözüküp gönülsüz olanlar...
Biraz düşününce ne kadar çok tanıdık değil mi?
Gönül rızasıyla yola çıkan derviş Emir Bursa’ya vardığında dönemin kadısı Molla Fenari Hz.’den icazet alır. Baba mesleği olan çömlekçilik yaparak geçimini sağlar. Yaptığı hizmetlerle kısa zamanda Bursa’da duyulmaya başlar. Rüya ile başlayan yolculuk yine bir rüya ile devam edecektir. Padişahın kızı iki kez aynı rüyayı görür ve Emir Sultan’a haber yollar. Emir Sultan da aynı rüyayı görmüştür ve padişahın haberi olmadan evlenirler. Padişah haberi aldığı gibi kızı ve damadının öldürülmesini emreder. Molla Fenari Hz. hemen mektup yazar. Padişah yazdığı mektubu okuyunca fikrini değiştirir ve Bursa’ya yola çıkar. Mektupta Emir Sultan Hz.’nin Peygamber soyundan olduğunu ve o muazzam karakterinden bahseder. Mektubun devamında Yasin süresinde geçen olayı hatırlatır.
"Sultanım, unutmayınız ki Hz. İsa (A.S.), kendisine inananlardan üç elçisini hak dine davet etmeleri için bir beldeye göndermişti. O beldenin halkı, bu mübarek elçileri yalanladı, onlara eziyet etti ve sonunda onları öldürdüler. Cenab-ı Hak, elçilerine reva görülen bu zulme razı gelmedi. Cebrail AS. emir buyurdu; Cebrail öyle korkunç ve keskin bir sesle haykırdı ki, o beldenin halkı bir anda helak olup gitti."

Gücün zirvesi olan padişahla, kısa zamanda gönüllerin mimarı olan “derviş Emir” bir araya gelir. Kazandığı zaferde 20 tane cami yaptırma sözünden bahseden Yıldırım Beyazıt, Emir Sultan Hz’nin tavsiyesiyle 20 kubbeli olan Ulucami’yi inşa ettirir. Padişah ilk hutbeyi Emir Sultan Hz. okumasını ister ama o cemaatte bulunan Somuncu Baba’yı işaret eder. İlk hutbeyi Somuncu Baba verir. Şehrin manevi kapısı açılmış olur. Emir Sultan Hz. adeta padişahın manevi danışmanlığını yapmaktadır. Bunun yanında dervişleriyle beraber ordunun yanında padişahı destekler. Bizans komutanının kayıtlarında bile Emir Sultan Hz. adı geçmektedir. Kenara çekilip el öptüren mürşitlerin aksine orduda ve şehirde yapılan hizmetlerde aktif bir rol alır. Gelişen Bursa’nın manevi ve gönül mimarı olur. Yaklaşık 7 asırdır ruhunun yansımasıyla bizleri ferahlatıp manevi bir yol göstericidir.
Bu yerleri gezerken ya da okurken insanlığa katkılarından her birimiz etkileniyoruz. O dönemlerdeki tarihi değiştiren insanlar ile tanışmak onların dönemin de yaşamak isteği de oluşması olası. Bu dönemlerin belirsizliğinden yorulup bu döneme ait miyim acaba diye kendimize sorabiliriz. Geçenlerde Saadettin Ökten hocanın bir videosunu gördüm. Seyircilerden birinin sorduğu soruyu aktarıyorum. “Siz kendinizi hangi çağa ait hissediyorsunuz?”
-“Ben bu çağın tam ortasında yaşıyorum. Beni bu çağın ortasında hayata getirene şükür ediyorum. Kendi değerlerimle bu çağda nasıl var olabilirim, yaşamımı bunun üzerine inşa ediyorum. Bu çağdaki temsil gücüm var diyorum kendime. Bu temsil gücünü elde etmek için kendimi geliştiriyorum. Kendi fikrime yakın olan büyüklerimin sohbetinden yararlanıyorum. Kitaplar okuyorum ruhlarından istimdad ediyorum ve kendimce bir kompozisyon oluşturuyorum. Onu yaşıyorum. Sizlere tavsiyem size hayat verenin yaratanın istikametinden gidin. Ona yaklaşın.”

Emir Sultan Hz. kendi rızasıyla yola çıkıp gönlünü ve aklını birleyip kendi seçimleriyle yaşadığı hayata az da olsa değindik ve kabrini ziyaret ettik. Yaklaşık 63 yıllık hayatında bedeniyle yönünü belirlediği nefesiyle hayat verdiği yerde ruhunun izlerini hala hissediyoruz. Hayatta her bir zerrenin yansıması var. Kuşların, ağaçların, çiçeklerin bizde görsel ve duyusal olarak hissettiklerimizle yol almaktayız. Bedenimizle bakışlarımızla kelimelerimizle yansıyoruz etrafımıza. Yansıttığımız her daim aydınlık olsun. Keyifli hafta sonları diliyorum.