"Bir tatlı tebessüm" günün yorgunluğunu alır, ağırlıkları azaltır, yükü hafifletir, sükunetini sağlar... O gün yaşanmıştır!
Somurtkan karamsar, karanlık gün ölü gündür ne var ki ölüden diriye giden yol vardır, o yol ümittir, adına "ümit" derler o yola...
Ümitsiz hayat mı olur, hayat ümitsiz olmaz!
Hep bir çıkış yolu vardır, hep bir ışık vardır, hep bir kurtuluş aralığı vardır; arayana çalışana, gayret atını mahmuzlayana...
İstiklal Savaşı verdik, öncesinde Çanakkale'de yedi düvele geçit vermedik, öncesinde orta Avrupa kadar gittik, öncesinde 400 çadır idik, öncesinde... Öncesinde...
Öncesinde ne idik, nerede idik?
Babamız cennette idi, Cennet baba yurdu, yitiğimizi bulmak için buradayız, bunu bulmak için önce kendimizi bulmalıyız, kendini bilen ve bulan hakikati bulur!
Kin, kibir, cimrilik, hased, öfkeyle kişi kendini bulamayacağı gibi Cenneti de bulamaz, Cennet uzakta ve ötede değil içimizin içinde...
Toplu taşıma aracında bencilce davranana, toplum içinde sorumluğunu yerine getirmeyene, kul ve kamu malını yiyene, yalan söyleyene, harama el uzatana uzaktır Cennet; uzaklığını içinde hissettirir, kasvet ve karamsarlık kaplar, mutsuz olur, yüzüne huzursuzluk sirayet eder!
Öylelerinden "bir tatlı tebessüm" ne gezer, ateş bakışlarından ne kadar uzak olunsa yeridir, farkında mıyız "ateşli" bir toplum olduk, öfke diz boyu!
"Kalamış'a" gidilse de huzur bulunmaz,"Dönülmez akşamın ufkuna" doğru ilerliyoruz zira...
"Vakit çok geç" değil henüz, umut kapıları kapanmış değil, pırıl pırıl gençleri görünce içimiz açılıyor, umudumuz büyüyor.
Gençlik yaşla alakalı değil, gençliği gönlünde ve ruhunda hissetmek, gündüzde güneşi gecede ayı seyretmek... Hakikatin bu kadar sade ve yakın olduğunu fark edebilmektir gençlik, hem de ebedi bir gençlik!
Olumsuzluklar, dertler bunu bunu bulmak için tırtıklar,"uayn" der,"bak" der,"gör" der, hisset der, Cennet "ötede" olsa da burada bunu bulabilirsin der, yolu çok açık ve net der, gözünü kapama yeter, gönlünü çer çöple, teneke ile takıntı ile doldurma yeter der...
"Ne yerdeyim ne gökte, bilinmez bir yoldayım" değil; yerde gezen gök ehliyiz, geçici olarak buradayız, talim için geldik.
En unutulmayacak şeyi unutuyoruz!
İstiklal Savaşı devam ediyor, içimizdeki kötü nefsin dıştaki şeytani sistemlerin elinden kurtuluncaya kadar devam edecek bir savaş, zafer "bir tebessüm" kadar yakın vesselam.