"2026 yılı, günümüzün devletler arası ilişkilerinde ve hukukunda rastlamadığımız bir krizle başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) gerçekleştirdiği özel askeri operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores kendi ülkesinde alıkonulmuş ve yargılanmak üzere ABD’ye götürülmüştür. Söz konusu eylem hem yapılışı hem de sonuçları açısından devletlerin cevap verme reflekslerinde çok ciddi bir değişime ve uluslararası kabul görmüş normların ve hukukun rafa kalkmasına kapı aralamış, jeopolitik etkileri açısından ise tehlikeli bir uluslararası düzenin taşlarını döşemiştir."
Yeni Dünya düzeni dediklerine yeni bir sayfa açtı, dünya damına çöreklenmiş güç budalası sarhoşlar,ne oldum delileri,hırs küpünde erimişler...
Hem de ekliyorlar "adaletsiz davrananlar olursa onların başına da aynı şeyler gelebilir" diye. Şu pervasızlığa bakın. Gazze'de binlerce insanı kadın çocuk yaşlı demeden öldüren onlara destek verenlerin durumu ne?
Adaletmiş!
"Güçlüyüm haklıyım,haklıysam adalet benim elimdedir" mantığı dünya barışını bozuyor, insan huzurunu kaçırıyor, kaynakları kurutuyor, çevreyi kirletiyor, ifsat ve fesadı çoğaltıyor, gezegeni yaşanır kılmaktan uzaklaştırıyor...
Gökler ötesiye irtibatını kesen insan modeli böyle yere çakılır, vahşi bir canavara dönüşür, Akif'in deyimiyle "Tek dişi kalmış canavar" olur.
O canavar yedi düvel olarak Çanakkale'yi gelmişti, geçemeyeceğince sinsice başka yollardan sızmaya çalıştı; küfri fikirlerini sokmaya,kültürünü alıştırmaya,bizi kendine benzetmeye uğraştı, halen uğraşıyor da.
Ne kadar farkındayız,karşılık olarak ne yapıyoruz, savunma reflekslerimiz ne? Her birimizin kendi akıl ve vicdanında cevap vermesi gereken soru!
Konumuza dönersek...
"ABD’nin Venezuela’ya müdahalesiyle başlayan sürecin hem bölgesel hem de küresel sonuçlar yaratacağı oldukça açıktır. Çin heyetiyle görüşmesinden 5 saat sonra Maduro’ya operasyon yapan Washington’un verdiği mesaj arka bahçesinde yabancı bir güç istememesiyken, Çin’in de yayınladığı son Latin Amerika ve Karayip strateji belgesi, bölgenin Çin açısından hayati derecede önemli olduğunu göstermektedir. Bölgenin görece güçsüz ülkeleri ABD’nin yeni eylem tarzından çekinirken, Brezilya ve Meksika gibi önemli aktörlerin kendi egemenliklerini sorgulatmayacağı da verilen beyanatlarda sabittir. Kesin olan gerçeklik ise Latin Amerika’nın artık yeni dünya düzeninde güç mücadelesini belirleyecek bir jeopolitik gerçekliğe büründüğü ve eş zamanlı olarak Pekin-Washington bilek güreşine sahne olacağıdır. Bu sebeple ABD ve Çin arasındaki küresel rekabetin ana coğrafyası olarak işaretlenen Hint-Pasifik bölgesinin Latin Amerika’yı da içine alacak şekilde ele alınmasına ve uluslararası ilişkilerde Batı Yarımküre jeopolitiğinin analizlere daha sık konu olmasına şahit olacağız."
[Mustafa Cem Koyuncu, Bridge Turkey'in kurucu ortağı ve doktora adayıdır.]
Son durumu böyle analiz ediyor Mustafa Cem Bey. Gerçekte Çin de ABD’de aynı mantık üzere işiliyor,aynı insan modelindeler,ikisi de kapitalist öğretinin kölesi.
Bize düşen dünyayı iyi okumak,kültürümüze sahip çıkmak, medeniyet dinamiklerimizle yeniden dirilmek ve yeni bir dünya kurmak vesselam.