Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

‘Köklerden geleceğe’

Yazının Giriş Tarihi: 31.01.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.01.2026 10:41

"Küçük yaşta İngilizce" "Anaokulunda inglizce" hayırdır ne bu aceleniz; neye üzüyor neye zorluyorsunuz çocuğu bırakın anadilini rahatça öğrensin, oynasın zıplasın, koşsun çoşsun, düşsün kalksın...

Çocuk çocukluğunu yaşasın; büyüyünce çok arayacak bugünleri! Bir defasında torun ve nine markete gelmişti de orada biriyle konuşuyorlardı, yaşlı kadın torunu için "büyümek istemiyor gibi bir hali var" demişti!

Çocuk masumiyetiyle "büyüyünce" başına neler geleceğini hissetmiş olmalı ya da büyüyenlerin başına neler geldiğini görüyor,"Böyle kalayım daha iyi" diyor olmalı.

Çocukluğunu yaşamayan büyüyünce çocukluklar yapar, o eksikliği hep hisseder, bir yanı hep yarım kalır. Yeterince anne baba sevgisi görmüyor şimdinin çocukları, nine dede şefkatinden zaten uzaklar!

Anne çalışıyor baba çalışıyor, ne yapalım çocuğu Anaokuluna verelim, erken saatlerde yatağından kalkan çocuk ağlayarak okula gidiyor, öğretmen ne kadar iyi olursa olsun anne sevgisini verebilir mi?

Sevgi eksikliği, şefkat açlığı onu yetersiz kılıyor, kişilik tam oturmuyor, hayatı boyunca o acıyı ve açlığı hissediyor, İngilizceyi çok iyi öğrenip çok iyi maddi imkanlara sahip olsa da!

Hep madde hep materyal hep dünya!

İnsanın kalbi var, ruhu var, vicdanı var,duyguları var... Onlar da gıda ister, beslenmek ister doymak ister...

Ecnebi dilini öğretmenden önce onların gönlünü okşamak, ruhunu sevmek, latifelerini yetiştirmek, vicdanını diri kılmak...

Kurtuluşlarının kurtuluşumuz ilk adımı; bu ilk adım sağlamsa hayatta tökezlese, sallana da yere düşmez,düşse de çabuk kalkar...

Dünyaya çok ehemmiyet verdikçe o ağırlığını bastırıyor, peşinden koşturuyor koştukça kaçıyor kaçtıkça koştutturuyor, kıskıs gülüyor, bizse kaçırdık diye ağlıyoruz!

Dünya için ne demişti Aşık Veysel "İki kaplı bir han", burası karar yeri değil konaklanıp geçilecek yer,inglizce öğrenme şartı yok, "ötede" sorular inglizce değil!

Kullanıp kullanmayacağım şeyi zorla öğretmenin ne anlamı var, işini yarayacağını öğrenince Çince de öğrenir Japonca da Rusça da!

Onlara güzel ahlakımızla, dürüstlüğümüzle, doğruluğumuzla örnek olalım, onlar bu hali zaten alır, ne var ki çoğunluk olarak biz bundan uzağız!

Sigara içen babanın "oğlum sigara içme" demesi gibi bir şey yaşantımız,sözümüz ondan tesir etmiyor.

"Köklerden Geleceğe" öncelikle öğretmeniz gereken dil bu; "Şeyh Edebali yoksa Osmangazi de yok" aynı şekilde "Akşemseddin yoksa Fatih de yok" bizi var kılacak ve atiye taşıyacak bu ikilinin varlığı ve akışı vesselam...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.