"Gazzede makyaj çöktü şimdi iğrenç yüzleri "Epstien adasıyla" ortaya çıktı, bu ortaya çıkan daha kim bilir ne kötülük içindeler! Gün olur onlar da dökülür, rezillikleri bir bir görülür, insan kılıklı canavarların vahşilerin vampirlerin varlığını dünya görür, insanlık fark eder onlara karşı topyekun mücadele içine girer.
İnsanlığın kurtuluşu yine insanda insanla olacak!
Cahiliye devrini aratmayacak zulümler ahlaksızlıklar -belki fazlası- modern çağda yaşanıyor, bilgi deniyor, teknoloji deniyor, çağdaşlık deniyor, insan hakları evrensel beyannamesi deniyor, Birleşmiş Milletler deniyor, Müslümanlara terörist deniyor, vatanını ülkesini savunmayı terörist deniyor, işgalin adına demokrasi deniyor, tarihin sonu deniyor...
Hani nerede,neredesiniz!
Yaptığınız zulüm insanlık tarihinin toplamından fazla. Tabiata düşman, çiçeğe düşman, çocuğa düşman, kadına düşman, insana düşman, kendine düşman...
Bunlar küresel dünya köyünün kabadayısı, insanlığın ekseriyeti bunun farkında değil, onları medeni sanıyor, insan sanıyor... Bir çok kimse adeta "celladına aşık", acı olan da bu!
İnsanlık bu kadar ucuz değil ,insan olmak bu kadar duyarsızlık bu kadar nemelazımcılık değil, bu kadar pes etmek ve ümitsiz olmak değil...
Nefsimizi ve neslimizi bu felaketten korumak durumundayız, izzet ve şerefimizle var olmak istiyorsak çok şeyler yapmamız gerektiği ortada...
Aliye İzzet Begovic bunun için savaştı, fazilet abidesi olarak tarihe geçti. Biz İstiklal Savaşını bunun için yaptık, şimdi İHA’lar SİHA’lar daha başka silahları oyuncak olsun diye yapmıyoruz, savunmaya hazırlık, cenk hazır olmak, düşmana göz dağı vermek...
Bunun yanında Yunus'u, Mevlanayı, Gazaliyi, Mehmet Akif'i daha nice ilim fazilet ve medeniyet insanını öğrenmemiz, ruhuhaniyetlerine yaklaşmamız yeni bir nesil yeşertmemiz, önce o nesli kendi içimizde diriltmemiz... Bizi kurtaracak ikinci sütun daha doğrusu birinci sütun...
Maddeyi ayakta tutan maneviyattır, bedeni ayakta tutan ruhtur. Ruh varsa inşa kolaydır, ruh yoksa saman alevi gibi savrulunur gidilir...
Kendimizi ailemizi yakın çevremizi şehirlerimizi devletimizi o "iğrenç ada" zihniyetinden uzak tutmak, şerlerinden korunmak, şerlerini ortadan kaldırmak için mücadele etmek... Bize tarihin mirasi olduğu gibi bu çoğrafyada yaşamanın sorumluğu, insan olmanın vazifesi, izzet ve şerefle yaşamanın ödevi, gereği...
Küçük düşünemeyiz, küçük işlerde boğulamayız... Bana ne hiç diyemeyiz!
İçimize çevremize baktığımızda bunda ne kadar duyarlı olduğumuzu görürüz, çok ümit verici seyir olmadığı gibi öldük bittik mahvolduk diyecek kadar da ümitsiz değiliz; ümit ve korku dengesini iyi kurduğumuzda iyiye gidiyoruzdur vesselam