Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İnsan elbisesi

Yazının Giriş Tarihi: 08.11.2025 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.11.2025 16:18

Metro kapısının hemen girişine oturmuş, giren görüyor çoğunluk kafasını başka tarafa çeviriyor, rahatsızlık duydukları besbelli. Öğle sonrası saatlerde ekserisi aile, onca yaşlı ayakta iken o oturuyor. Kızın belden aşağısında az bir kumaş var!

Sorsan "özgürlük" biraz konuşsan "sana ne"

Yolcuların rahatsız olmasından o da rahatsız olmuş olmalı ki sağa sola bakamıyor, ayaklarını toparlamak ister gibi. Bunun bir esaret olduğunun o da farkında, sadece farkında olduğunun farkında değil!

Onca insanın göz zevkini bozarak özgürlüklere müdahale ediyor, ortalığa da gereksiz bir gerilim yayıyor. Bunu düşünecek, bunu anlayacak estetik ve incelik nerede?

Kaf dağının ardına gitmiş olamaz!

Kültürel kimliklerimize saldırmak, medeniyetimizin dinamiklerine ilişmek, ahlaki dengemizi bozmak özgürlük olmasa gerek. Bunun izahı zor, kabullenmesi ise daha da zor!

O bedeni nereden aldın, aklını kim verdi, ruhun kime ait, kalbin sahibi kim? Bu soruların cevabı bulunursa, hürriyetin de iradenin de ne olduğu anlaşılır. Vicdani huzur da ancak böyle keşfedilir.

O kız kalkınca, yerine yaşlı bir kadın oturdu. Öyle ki, yürümeyi ancak tekerlekli yürüteçle yapabiliyordu. Gören için ibretlik bir sahneydi; görmeyen içinse hiçbir şey… Boş bir boşluk sadece.

5 yıl öncesinde böyle kıyafetler yoktu sahi kuraklık var mı?

Hürriyetin ne olduğunu bilmezsek hürriyeti kaybederiz; o öyle nazenin bir çiçek, ihtimam ister ilgi ister. Medeniyet kökleri iyi sulanmak ,kültürel dinamikleri korunmak ister, düşmanların adetleri yabani otlar gibi sararsa o sararır, solar...

Gün olur ölür!

Gün gecede ölüyor, insan da uykuda! Bir varmış bir yokmuş misali hayat geçiriyor, ömür sergiliyoruz. Geride nasıl bir hatıra bırakıyor, ileriye ne taşıyoruz?

Gül ayaklar altına alınıyorsa estetik ölmüş, zevk solmuş, hayat bayağılaşmıştır; ne saygı ne sevgi, ne aşk, ne hürmet ne muhabbet!

Kurak çok kurak!

Ruhlar esir, kalpler tutsak... Çamuru miski amber zannedip yüzünü gözünü sürmek; söz ne söylesin, kelam ne etsin?

Şiddetli saygısızlık, saygısızlık şiddeti çığ gibi büyüyor; solgun yüzler, yaralı yürekler, mutsuz ve umutsuz bakışlar...

Geleceğimizi görüyor muyuz?

Borsa, altın, döviz, arsa tarla ev araba... İnsan yoksa ne ifade eder, şehir dediğin insandır, edeptir, hayadır, hürmettir... Trafikte araba kullanırken, toplu taşıma araçlarına binerken, pazarda satarken, yolda yürürken, elbise giyerken yemek yerken olmazsa olmaz şeyler bunlar...

İnsan insandır, elbise onun üniformasıdır. İnsan eşrefi mahlukattır, insaniyetini ayaklar altına almak insanlığa saygısızlıktır vesselam.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.