Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Gülecek ne kaldı?

Yazının Giriş Tarihi: 16.05.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 11:05

Mekan ve insan birbirini karşılıklı etkiler; insanın nefesi mekana dokunur, mekanda birikmiş nefesler de insana... Karşılıklı nefesleşmek, ahidleştirmek, şahitleştirmek gibi bir şey; sesler, renkler kaybolmuyor, sirayet ederek varlığını sürdürüyor...

İyi niyetler iyi seslerin sirayet ettiğini mekanda huzur, kötü niyetler kötü seslerin sirayet ettiği mekana kasvet siniyor, adete zulmet kokuyor...

Dericilerin olduğu yere girildiğinde burun kapatılır o kadar rahatsız edicidir, dericilerin için normaldir hatta hissetmezler bile... Mekan ve koku algısı kişiden kişiye değiştiği gibi bir müddet sonra ortama alışılır, sıradan bir hal alır!

Gül bahçesine giren, gül yetiştiren, gül hakikatine erişen ne güzel olur, ne güzelliklere erişir, ne güzellikler yetiştirir...

Mekan güzel, insan güzeldir; dünya güler, insan güler!

Savaşlar, fitneler, kibirler, bencillikler; gülü gülüşü, gül bahçesini yok eder, mekanı zehirler, çevreyi kirletir, insanı mutsuz dünyayı zulmete sokar...

Şimdi olduğu gibi!

Ağacı kesmek gülü incitmek bülbülü ağlatmaktır, kesen kestiğiyle kalıyorsa o dünya nasıl bir dünyadır, mekan ağlar insan ağlar!

Gazze Kaşgar ne diye ağlıyor?

Gülü bilmeyen, gül hakikatine uzak olan böyle zalim olur, gül bahçelerini "enerji yataklarına" değişir, işgal eder, çocuklar ölmüş kadınlar ölmüş bir değer ifade etmez onun için.

Kaşgar da Kudüs de birdir, "Bir"lik gerçeğine erişene, gülü incitmeyene, bülbülü üzmek istemeyene...

Uzağa gitmeye ne hacet haksız yere bir ağacı kesen de bir nevi zalimdir, gülü çiğnemiş, insanı üzmüş, tabiatı üzmüştür, "Yaratılanı yaratandan ötürü sevmenin" uzağındadır zira.

Ağaçları kesilen şehirler nasıl mutlu olur, şehir insan içinin dışa yansıması; dışımız güya mamur içimiz gülmüyor, niye gülsün ki?

Güle gülmeyen gülemez, gülü inciten bülbülü incitmiş, insanı üzmüş, mekanı rencide etmiş dünyayı mutsuz kılmıştır...

Kayapa Çamlık’da yol kenarında koca koca çamların cansız bedenlerini görünce üzülmemek mümkün mü? Ne diye öldürürsünüz o canları, başka çare yok mu, ondan hayati bir şey mi yapılacak? Kesilen bir çam yerine bin çam dikmek gibi.

Bahar böyle mi karşılanır, az bir çamlık kalmış oraya balta girdi, şehir insan gül incindi!...Gülecek ne kaldı, bülbül ne diye ötsün...Yazık çok yazık.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.