Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Gerideki kareler

Yazının Giriş Tarihi: 02.06.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.06.2026 15:32

Bazı kareler hafızada takılı kalır, hatırladığında zamanın geçiliği yeniden yaşanır, dünya ve içindekilerin kalıcı olmadığı idrak edilir... Otuz yıl önce gidilen yeri tekrar gitmek değişimi, yaşananları hatırlamak, yeni yaşayışı şahitlik etmek bir nevi "ashabı kehf" gibi; onlar 300 yıl sonra uyandıklarında bir gün, bir günden daha az olarak düşünmüşler.

30 yıl; 3 ay 3 gün 3 saat hatta 3 an 1 an gibi...

Aile büyüğünün bayramda vefatı farklı mekanlarda farklı temayüllerde bulunan akrabaların bir araya gelişi hüznün gölgesi, ölümün nefesi hissedildi; düşene, düşünmeyene bir şey yok, rutin şeyler!

Zaman depremi yaşanan, an sallanımlar bütün geçmiş zamanı içine alıyor geleceğe taşıyor...

Yaşarken öyle anlık hadiseler cereyan ediyor ki her şey yıkıldı yıkılacak gibi oluyor; iyisemlik, iyi düşünce, güzel bakış "cama" tosluyor, cam kırık kırık, gönül ilmik ilmik hüzün, öfke bulutu!

Varlık yokluk meselesi böyle bir şey, toparlanıncaya kadar vücut sarsılıyor, kendine gelinceye kadar epey zaman geçiyor...

Neye sevinecek neye üzüleceğiz; sevinmek sevinmeye, üzülmek üzülmeye gelmiyor, iyi ki zaman geçiyor, iyi ki haşir var, iyi ki öte hayat var...

İnat keçide kin devede olur ama insan görünümlü nice keçiler nice develer nice canavarlar var; Gazzeyi, Kaşgar'ı Kudüs'ü bu hale getirenlere insan denir mi? Bu karakter potansiyel olarak içimizde olduğu gibi toplum içinde de var.

Müşterisini aldatan, zor durumda kalmıştan menfaat devşirmeye çalışan, yolda kalmışa güçlük çıkaran, mazlumu ezmeye çalışanlar arasında yaşamak "ölü canlar" arasında yaşamak gibi bir şey...

Yaşamak buysa, onlar gibi olmamak için, için için mücadele etmek, evet hayat bu...

"Bazen bir an için bir ömür verilir" o an bir ömre bedeldir de ondan...

Ondan bunda hayat akıyor, zaman geçiyor; ya acıda asılı kalsaydık nasıl yaşardık, ölüm aranır olurdu...

Ölümün hakikatine erene hayat da ölüm de birdir zira onları ikiz kardeş olarak görür. Öfkeye düşse de çabuk toparlar, inada girse de sürdürmez, kine kapılsa da hemen çıkmaya çalışır... İnsan böyle insandır, böyle insan olunur...

Nerede o insanlık, insanlığı kurtaracak az insanlık, az insanlık çoğalınca "insanlık" kurtulacak, insanlar bayram edecek dünya bayram yerine dönecek.

Maziye gitmek, hatıralarda gezmek bazen iyi bazen de iyi değil, geçmişi fazla kurcalamamak gerek, ibret al "geç git..."

Neyi ne kadar biliyoruz ki bildiğini ortaya koymak cahilliğini göstermek gibi bir şey, güzel olan pencereden ayrılırken geride güzel kareler bırakmak vesselam.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.