Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Çiçek bahçesi

Yazının Giriş Tarihi: 21.04.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.04.2026 10:43

Kırşehir'in köyünden büyük şehire uzanan yolculuk ve yazı serüveni... Beş kardeşin en büyüğü, babası köy öğretmeni, kenarda kalmış ötelelenmiş ruh hali, okuma tutkusuna kapılışı, halen yazmaktan çok okumayı tercih edişi... Öğretmen ve öykü yazarı, öykülerinde kenarda kalmışlar öncelikli.

"Tutku ve sevgi" ondan devşirdiğim iki kelime, edebiyata böyle tutunmuş, böyle var olmayı sürdürüyor, sahici var oluş başka nasıl olur?

Çocukluğunda bulduğu az zamanlarda bile okuması, İstanbul' da metro, vapur yolculuklarında gidiş 80, dönüş 80 sayfa okuması, eve geldiğinde yine okumayı sürdürmesi ondaki tutku ve sevgiyi gösteriyor, yazmak artık kolay, yazmasa olmaz noktasına geliş!

Fakir Bayburt ödülünü almak kolay mı?

Ödül almak için yazılmaz o iki kelime varsa ödül de verirler.

Şimdinin revaçta olanı "başarmak" tutku ve sevgisiz olmaz, başarıyı sürdürmek de öyle. Tanpınar başarıyı geç yakaladı, öldükten sonra daha başarılı oldu, adına edebiyat festivalleri düzenleniyor, keza "Tutunamaynaların"ın yazarı Oğuz Atay da öyle!

Onların zamanında çok satanlar, çok okunanlar çok kazanan yazarlar diye kategoriler yoktu; Yahya Kemal şairdi halen şair, Tanpınar yazardı halen yazar, böyle daha niceleri var...

Çokluk çağında çok yazar çok kitap var, gerçekte kitap yine az, yazar yine az, o niteliği bilen yine nitelikli okuyucu!

Sanatçının edebiyatcının popüleri olur mu, olur o kadar olur; klasik eskimez yeniye yön verir, unutulmaz eser verenlere klasik denir, eskimezler de dense yeridir.

Klasik olmak tutku ve sevgi derecesine bağlı, tabiiki önce kabiliyet olması gerekli... Ne klasik olmak ne de popüler olmak derdim var, içimden geldi yazıyorum, yazmaya da devam edeceğim diyen Kalender meşreptir; küçük adımlar küçük tebessümler...

Gülhan Tuba Çelik edebiyatımızda yeni bir çiçek, kendini yazıyor, kendi gibi kenarda kalmışları yazıyor, asıl yazmak istediği kendinde olan bir şey, yazdıkça onu da görceğiz, takipçisi okuyucunu görecek,"yazmasaydım delilirdim diyen" Said Faik noktasını…

Yazar için nokta var mıdır, hayatın bitiş noktasına kadar virgül!

Bozkırdan İstanbul’a; Anadolu İstanbul’u beslemeye devam ediyor, İstanbul bir ülke, bir medeniyet... Köklerini yitiren büyük şehrin büyüsünde kaybolur, kazanma ve şöhret hissini kapılmayanlar hep var olur.

Kalender de yeni bir yüz, yeni bir portre, yeni bir bakış izledik, dinledik, demlendik; edebiyat keyfi sanat sakinliği yaşadık...

Edebiyat çiçeğinin kenardakilere çiçek bahçesi olması temennisiyle...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.