Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Aşiyanda iki komşu

Yazının Giriş Tarihi: 27.01.2026 07:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 08:41

"Zamanın peşinden giden yazar" 1901'de İstanbul'da doğar, 1962'de doğduğu şehirde vefat eder, Rumelihisarı Aşiyan Mezarlığı'nda Yahya Kemal’in kabrinin yanı başına defnedilir.

61 yıllık kısacık bir hayat, zamanın peşinde koşmuş arafta kalmış bir şahsiyet!

Cemil Meriç'in kızı Ümit Meriç'in bir konuşmasında dinlemiştim "Bir kandil günü Ahmet Hamdi bey, Sultan Ahmet Caminin pencerleriniden içeri bakar fakat içeri girmez,işte Tanpınar'ın,aydınımızın durumu" demişti.

"Ne zamanın içindeyim, ne de büsbütün dışında" halinin yansıması aslında, Caminin avlusunda ama içinde değil!

Meriç yine aynı konuşmasında Tanpınar'ın "Huzur" romanını okuyarak dönüş yaptığını kültür ve iman köklerine indiğini belirten sözler söylemişti.

Babası Cemil Meriç Hint Edebiyatıyla doğudan kendine, kendi medeniyetine medeniyet köklerine döner. Yahya Kemal de gittiği batıdan kültürel dönüş yapar, bir zamanlar "Biz Yunanlıyız derken" sonrasında "Süleyman'a Bayram Sabahı" şiirini yazacak kadar özüne döner, "Eve dönen adamdır" O.

Ne ilginç!

Tanpınar eve tam dönememiş eşikte kalmıştır. Mehmet Akif hep İstanbul'dur hep evde, merkezde, hep özdedir,"İstiklal Marşı"nı yazacak kadar özün derinliklerindedir.

Akış farklılığı bakış farklılığı yaşanan; o akış o bakış değişik kırılmalarla devam ediyor, üstten bakınca bütünlük arz ediyor aslında. Koca bir millet koca bir medeniyetin değişik eğilimleri, meyilleri şekillenmeleri sürüyor...

Aşiyan Mezarlığında komşu olduğu Yahya Kemal'e ilk karşılaşmasını şöyle anlatır Ahmet Hamdi Bey

"Yahya Kemal'i tanıdığım zaman, henüz ne yapacağını pek iyi bilmeyen, kudretleriyle ihtirasları arasındaki nispeti ölçme fırsatını bulamamış, kendi dünyasını başkalarında arayan, müspet iş olarak sadece şiiri seçmiş bir üniversite talebesiydim.

Birdenbire kapı açıldı. Orta boylu, toplu, yuvarlak çehreli, güzel, derin bakışlı bir adam içeriye girdi. Evet, hiçbir harikuladeliği yoktu. Belki çehre, vücut, hepsi bozulmak üzere olan bir muvazene ifşa ediyordu. Fakat konuşmaya başlayınca iş değişti. Pek az sonra herhangi bir dersi dinlemediğimizi, daha doğrusu bir düşüncenin solosunu seyrettiğimizi anladık. Yahya Kemal'in düşüncesi, önümüzde bir çeşit Nijinsky olmuş, 'Kurdun Ölümü'nü, daha doğrusu, arkasında bütün bir tarihten ve ıstıraplarımızdan bir fon, İstiklal Mücadelesi'nin acıklı ve şerefli raksını yapıyordu."

Sağlığında pek meşhur olmaz,maddi sıkıntılar çeker,evlenmez.Şimdi meşhur,adına edebiyat festivalleri düzenleniyor,ne çare!

Yahya Kemal "Biz ölülerimizle beraber yaşarız" der,evet Tanpınar bir şekilde yaşıyor vessalam.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.