Hava Durumu

Para Politikası : Flash transferler, sürpriz sonlar

Yazının Giriş Tarihi: 09.02.2024 06:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.02.2024 15:21

Haftaya TCMB başkanının istifası ile ve yeni başkanın ataması ile başladık. Yine bu sayfalarda istifa eden veya görevden alınan başkanın makro ekonomi ve para politikasında teknik olarak yeterli olmadığını yazmıştık. Her ne kadar şahsi nedenlerden olsa da özellikle bakanın çok fazla arkasında durmamasının nedeni aslında temel fonksiyonlarındaki yetersiz görülmesi kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz. Yani gerçekten vazgeçilmez olsaydı bir şekilde bu olaylar kapanırdı. Şimdi ülke bu operasyonun diyeti olarak faizi biraz daha artıracak en az  5 puan yabancı bankaları da mutlu etmeye çalışacak.

Aslında biz burada temelde bunlar neden oluyor meselesine kafa yorsak ülkemiz için daha hayırlı çıktılar elde edebiliriz. TCMB, 1998 yılında Mülkiye’den mezun olduğumuzda çalışmak istediğimiz kurumların başında gelirdi, hayallerimizi süslerdi. Gelinen noktada en önemli kurumlarımızın itibarları erozyona uğramış durumda. Maalesef son dönemde itibarlı kurumlara yönetici atarken ince eleyip sık dokumadan, çok kolaycı ve rahat davranılıyor. Bedeli de özellikle de ekonomik etkisi büyük kurumlarda olunca vatandaş için ağır oluyor. Şimdi hep birlikte yeni başkanın hikayesi nasıl bitecek onu bekliyoruz. Yeni başkan, 2012 de üniversiteden mezun olmuş, CEO vs. gibi herhangi bir kurumun en üst düzey pozisyonunda bulunmamış, daha teknik biri, Türkiye de kamu deneyimi yok, yine ülkemizde üst düzey yöneticilik deneyimi de yok. Bu ağır görevi nasıl yönetecek göreceğiz. Bir önceki başkandan artısı makro ekonomi ve para politikası teknik bilgisi fazla ve  Hazine ve Maliye Bakanımızın desteği daha fazla.

Son bir yılda para politikamız malum olduğu üzere  inanılmaz bir dönüş yaşadı. Önce ne kadar Ortodoks olmadığımızı kanıtlamak için faizleri indirdik, şimdi ne kadar Ortodoks olduğumuzu ispatlamak için faiz artırıp duruyoruz. Ama çözümdeki ana aktör hep faiz. Bir kişinin aklına da ‘başka finansal ürünler geliştirip tasarruf ve yatırım meselesine başka bir vizyon koyabilir miyiz’  gelmedi. Uluslararası finans tecrübeleri üst düzey olan süper transferler sadece faiz artırma ve bankacılık sistemi üzerinden sıkılaştırma gibi çok bilinen bir çözümü müthiş bir hikaye gibi ortaya koyma dışında bir inovasyon getiremediler.  Ama bugün  azımızdaki esas meselemiz İnsan Kaynağı ve buna yönelik politika yaklaşımı olduğundan para politikamıza çok fazla yorumda bulunmayalım.

İşin İnsan Kaynakları politikası boyutuna bakacak olursak;

20 yılın üzerinde Devlet yönetim deneyimi olan iktidarın nitelikli bir İK politikasının yokluğu, ülkenin İnsan Kaynağı envanterini geçtim kamunun yönetici envanteri olmaması bunların ihtiyaç olarak görülmemesi çok vahim. Burada sorunun kaynağı; mevcut (eski olduğu kesin )  657 üst düzey atama sistematiğinin ve kültürünün de kaldırılması ama yerine daha sistematik bir şey konulmaması, özellikte teknik yerlerdeki üst düzey yönetici havuzunun oluşturan kariyer mesleklerinin ve bu havuza kaynak sağlayan kurumların kaybolması ya da alternatif bir yapı olmaksızın kapatılması büyük bir boşluk ve  ülke yönetici kapasitesi için büyük risk oluşturdu. Meşhur bürokratik oligarşi mücadelemizde bürokrasi kapasitemiz ve ona havuz oluşturacak okul niteliğindeki kariyer mesleklerimizde erozyona uğradı.

Dünyada veri tabanı, profil , İK politikalarındaki baş döndüren gelişmelere rağmen yönetici tercihleri hala referans usulüyle, flash transferler veya direk siyasetten atama yapma yolu ile seçilmesi buradaki nitelik ve uygunluk meselesini göz ardına itti. Bir an söz konusu pozisyonların Kamuda değil de Özel sektör olduğunu hayal edelim, bir holdingin en önemli pozisyonuna CEO aldığımızı  düşünelim. İlana çıkılsa çok daha güçlü ve farklı CV’ler toplamış olur, belki de atadığımız başkanlar ilandan beklenen yüksek profil nedeniyle başvuramamış olurdu. Tabii bu örnek sadece atama sistematiğine ilişkin eleştirel düşünmek için verilmiş bir örnektir. Kamu atamalarının siyasi bir tercih olduğu bilinmektedir.

Tabii olarak istisnalar vardır elbet dışardan veya siyasetten gelip çok başarılı işler yapan ama istisnalar sistemin eksikliğini bertaraf etmez burada bir sistem ve yaklaşım ihtiyacını ortadan kaldırmaz.  

Şu hususa da dikkat çekmekte fayda olacaktır; 20 yıl önce bankaya uzman yardımcıları belli bir vizyon ve programla yetiştirilse, yurt dışında eğitim ve deneyim edinmeye gönderilse hepsi deneyimli ve 20 yılını bildiğimiz bir çok adayımız da olurdu.

2019 yılında Cumhur başkanlığı İK ofisi kurulduğunda bu temel konunun gündeme alınabileceği ile  umutlanmıştım. Maalesef 5 yıl geçti ama söz konusu başkanlık ofisi suya sabuna çok dokunmayan bir çok iş yaptı, belki de çok iş yaptılar. Ama kamu yönetimindeki insan kaynağı kapasitesine  önemli stratejik bir katkı sunamadı. Zaten sunulsa bu ülkede hala liyakat meselesi üst sıradaki gündem maddelerinden biri olarak tartışılmazdı. Staj, kariyer fuarı, memur eğitimi gibi soft, ve bir bakanlık teşkilatının hatta özel sektörün kolaylıkla yapabileceği veya geçmişte yaptığı operasyonel işler yapmayı tercih ettiler. Ya da bahse konu stratejik çalışmaları gün yüzüne çıkmadı veya kabul görmedi.

Bir yönetici profil/standart çalışması, Osmanlı'dan dünyaya model olmuş enderun okulu  veya üst düzey yönetici akademisi çalışmaları yapmayı tercih etmediler. Kamu çalışanlarının akademik gelişimine yönelik kurulan Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü de belki haklı nedenlerle kapatılmış ama yine oluşacak boşluğu dolduracak bir yapı kurulamamıştır. Tabi siyaset kurumu da belki daha sistematik bir atama yaklaşımını istemez ama bir şeyleri değiştirmek için kamu görevine talip olanların, bir mefkuresi olması, öneri sunması , çaba göstermesi ve bezen de bedel ödemesi gerekmez mi?

Konfüçyüs'e atfedilen bir sözle yazımı noktalayarak ve de neden hep acı olanı seçtiğimizi sorgulayarak bitirmek istiyorum. “Bir insanın akıllı davranabilmesi için üç yol vardır: birincisi, iyi düşünmektir, bu en soylusudur. İkincisi, taklit etmektir, bu en kolaydır. Üçüncüsü, denemiş olmaktır, bu en acısıdır.”

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.