Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uluabat Gölü

Bursa Hayat Gazetesi - Uluabat Gölü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluabat Gölü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da İsrail sazanı ekonomiye can veriyor! Haber

Bursa’da İsrail sazanı ekonomiye can veriyor!

Hızla çoğalması ve yayılmasıyla istilacı tür olarak tanınan İsrail sazanı, uzun süredir Bursa’daki Uluabat Gölü’nde avlanıyor. Yıllardır Uluabat Gölü’nden avlanan turna, sazan ve tatlısu ıstakozu sayısında azalma yaşanırken, İsrail sazanı hızla çoğaldı. Bu istilacı tür, göle kıyısı olan köy ve kasabalardaki balıkçılara ek gelir imkanı sundu. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü’ndeki su seviyesinin son yağışlarla yükselmesinin, bölgedeki balıkçılar için sevindirici bir gelişme olduğunu belirtti. Gölde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, açıklamasında, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu." dedi. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer, gölde sazan avcılığının devam ettiğini ifade ederek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı." ifadelerini kullandı.

Bursa'da Yaren Leylek’in köyünde yürüyüş yolu sular altında kaldı Haber

Bursa'da Yaren Leylek’in köyünde yürüyüş yolu sular altında kaldı

Bursa ve ilçeleri, şubat ayında son yılların en yüksek yağışını aldı. Uzun yıllar metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan şubat ayı ortalaması, bu yıl Bursa’da 110 kilogramı, Karacabey’de ise 100 kilogramı geçti. Uludağ eteklerindeki karların erimesiyle birlikte Uluabat Gölü’nün su seviyesi metrelerce yükseldi ve göl alanı genişledi. TARIM ARAZİLERİ VE KIYI YERLEŞİMLERİ ETKİLENDİ Uluabat Gölü’nün yükselen suları, başta tarım arazileri olmak üzere kıyı yerleşimlerini de etkiledi. Eskikaraağaç Mahallesi’nin göle yakın bölgelerinde su baskınları ve hasarlar oluştu. YAREN LEYLEK’İN KÖYÜ SU ALTINDA Kurdukları dostluk hikayesiyle milyonların ilgisini çeken balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin köyü, su baskınından en çok etkilenen alanlardan biri oldu. Göle kıyı yürüyüş yolu suyla kaplanırken, parke taşları çöktü ve göl sularına karıştı. Geçen yıl binlerce kişi tarafından yürüyüş yapılan yol artık kullanılamıyor, hatta kayık bağlamak için tercih ediliyor. MAHALLE SAKİNLERİ DURUMU ANLATTI İmam Mehmet Yalçınkaya, “Geçen yıl ocak ve şubat aylarında su kıyıdan metrelerce uzaktaydı. Bu yıl göl suları köyün içine doğru geldi. Kamışları kökledi ve yola attı. Yolda ciddi zarar var. Rahmet çok yağdı” dedi. Mahalle sakinleri ise en son bu seviyede su yükselmesinin 1998 yılında yaşandığını belirterek, “İzmir yoluna kadar çıktı, yollar kapandı, geçemedik” ifadelerini kullandı. YAĞIŞLAR YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR Bölge sakinleri, Uluabat Gölü’nün kıyı alanlarındaki riskleri azaltmak için yetkililerin önlem almasını bekliyor. Su seviyesinin artışı, hem yerleşim hem de turizm açısından Eskikaraağaç ve çevresinde etkilerini sürdürüyor.

Uluabat Gölü'nde yükselen su seviyesi 652 yıllık camiye kadar dayandı Haber

Uluabat Gölü'nde yükselen su seviyesi 652 yıllık camiye kadar dayandı

Bursa merkez ve ilçeleri, şubat ayında son yılların en yoğun yağışını aldı. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan şehirde, bu yılın aynı ayının henüz 25’i itibarıyla 105 kilogram yağış düştü. Karacabey ilçesinde ise yaklaşık 100 kilogram yağış kaydedildi. Uludağ eteklerinde kar erimeleri sürerken, bugün itibarıyla kar kalınlığı 168 santimetreye ulaştı. Bu durum, Uluabat Gölü’nün su seviyesinin metrelerce yükselmesine ve kapladığı alanın genişlemesine neden oldu. ÇAPRAZ ÇAYI TAŞTI! SULAR TARİHİ CAMİYİ TEHDİT EDİYOR Uluabat Gölü’nün sularını Marmara Denizi’ne ulaştıran Çapraz Çayı, son yılların en dolu haliyle akışını sürdürüyor. Yaşanan taşkınlar, Uluabat Mahallesi’ndeki 625 yıllık Valide Sultan Camisi’ni doğrudan tehdit ediyor. Uluabat Mahallesi Muhtarı Ramazan Hamamcı, Valide Sultan Camiİ’nin Orhan Gazi’nin annesi adına yaptırıldığını belirterek, “Bursa’daki Orhan Gazi Cami’nin artan taşlarından yapılmış tarihi bir mekan. Gözümüz gibi bakıyoruz” dedi. TARİHİ CAMİ SU ALTINDA KALMA TEHLİKESİ YAŞIYOR Hamamcı, göl taşkınlarının tarım alanlarını su altında bıraktığını ve caminin bahçe girişinin sular nedeniyle kapandığını ifade etti. Su, merdivenlerin ikinci basamağına kadar yükseldi. Hamamcı, “Az daha yükselse cami içine girecek su. Yağışlar sürerse çayın daha fazla taşmasından korkuyoruz. Camiye şu an üst taraftan giriş yapılıyor” dedi. Ayrıca yaz aylarında cemaatin gölgesinde namaz vaktini beklediği ağaçların bile sular altında kaldığını belirten Hamamcı, göl seviyesinin halen yükselmeye devam ettiğini söyledi. DURUM YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR Muhtar ve mahalle sakinleri, tarihi caminin korunması için göl ve çay taşkınlarını yakından izliyor. Yaz mevsiminde de gölün seviyesi ve çevresel etkileri nedeniyle Valide Sultan Camisi’nin güvenliği için önlemler gündemde. ULUABAT GÖLÜ'NÜN SULARI 625 YILLIK CAMİYİ TEHDİT EDİYORUluabat Gölü'nün suları Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Uluabat Mahallesi'ndeki 625 yıllık Valide Sultan Camisi'ni tehdit ediyor.https://t.co/xAs2AcBtiB#Bursa #Karacabey #UluabatGölü pic.twitter.com/7boDLo25Cs— Bursa Hayat (@bursahayatcomtr) February 26, 2026

Bursa Karacabey’de yarış atları sular içinde: Damızlık atların çoğu gebe! Haber

Bursa Karacabey’de yarış atları sular içinde: Damızlık atların çoğu gebe!

Bursa merkez ve özellikle tarımın yoğun olarak yapıldığı ilçelerde Şubat ayı boyunca mevsim normallerinin üzerinde yağış kaydedildi. Uzun yıllar ortalaması metre kareye 75 kilogram olan Bursa’ya, bu yılın 24 Şubat itibarıyla 105 kilogram yağış düştü. Karacabey ilçesinde ise 98 kilogram yağış ölçülürken, binlerce dönüm tarım arazisi su altında kaldı. Son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşan Uluabat Gölü, kar erimeleri ve devam eden yağışlarla giderek doluyor. Göl sularının yayıldığı alan arttıkça, su altında kalan tarım ve mera arazileri de çoğalıyor. Bursa-İzmir kara yolu yakınlarındaki Uluabat Gölü, taşan sularıyla çevredeki arazileri suya gömdü. Bölgede bulunan milyonluk Arap ve İngiliz yarış atları, sular içinde gezindi ve drone ile kaydedildi. Gözlemler, damızlık atların büyük bir kısmının gebe olduğunu ortaya koydu. Paşa Şıkıyev, 2017’den bu yana Karacabey’de tavlada çalıştığını belirterek, "Göl suları ilk kez buraya kadar geldi. Bu şekilde hiç görmemiştim. Atları sürekli ahırda tutamayız mecbur gezindikleri alana çıkardık. Orası da su altında ama yapacak bir şey yok bir süre böyle idare edeceğiz." diye konuştu. BURSA KARACABEY’DE YARIŞ ATLARI SULAR İÇİNDE: DAMIZLIK ATLARIN ÇOĞU GEBE!Karacabey’deki Uluabat Gölü civarında, yüksek değere sahip yarış atlarının bulunduğu tavlalar suyla kaplandı. Sular içinde gezinen atlar, drone ile kaydedildi.https://t.co/aflS1vQ6g8#Bursa #Karacabey pic.twitter.com/gJ5ELvvCPp— Bursa Hayat (@bursahayatcomtr) February 24, 2026

Uluabat Gölü’nde 10 yıl aradan sonra bir ilk Haber

Uluabat Gölü’nde 10 yıl aradan sonra bir ilk

Türkiye’de yaşayan göller arasında tek ve “Uluslararası Yaşayan Göller Ağı”na dahil olan Uluabat Gölü, yağışlar ve kar erimeleri sonrası su seviyesini ciddi oranda yükseltti. 10 yıl aradan sonra gölün derinliği 10 metreyi geçerken, Gölyazı köyü yeniden sularla buluştu. GÖL SULARI EVLERİN ÖNÜNE KADAR ULAŞTI Uluabat Gölü’nün suları, bazı evlerin içine kadar girdi ve küçük ara sokakları doldurdu. Kafelerin renkli merdivenleri sular altında kalırken, kayıklar yüksek yerlere çekildi. Göle kıyısı olan 2 bin 600 yıllık Gölyazı Mahallesi, Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında gösterilen “Küçük Venedik” benzetmesini bir kez daha hak etti. ZENGİN BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK YENİDEN CANLANDI Göl, küçük karabatak, alaca balıkçıl, kaşıkçı, tepeli pelikan, almabaç patka, tepeli patka ve sakarmeke gibi onlarca kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Balıkçılık ve turizm açısından da kritik öneme sahip Uluabat Gölü’nde su seviyesinin yükselmesi, gölde yaşayan canlıların üremesi için büyük fırsat sunuyor. GÖLYAZI SU ÜRÜNLERİ KOOPERATİFİ BAŞKANI’NDAN AÇIKLAMA Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer, yaklaşık 10 yıldan sonra göle ilk kez bu kadar su geldiğini ifade ederek, “Yaklaşık 10 yıldan beri ilk kez bu kadar su geldi. Bu kadar su bastı kıyıları. Gölümüzün ömrü arttı. Bu yıl yağmur çok oldu, Uludağ’a iyi kar yağdı. En derin yeri 3 metreden 10 metreye çıktı.” dedi. Topsezer, su seviyesinin balıkların üremesi için de önemli olduğunu belirterek, turna gibi balık türlerinin çoğalmasının beklendiğini vurguladı. GÖLÜN GELECEĞİ İÇİN PLANLAR Topsezer, göldeki suyun korunması amacıyla bir kapak yapılmasını istediklerini ifade ederek, bu sayede göl suyunun denize akışının engellenebileceğini söyledi. Geçen yıl kuraklık nedeniyle endişe yaşandığını hatırlatan Topsezer, bu yılki su seviyesinin gölü ve bölgeyi rahatlatacağını ekledi.

Balık kartalı Bursa Uluabat’ta avlanırken görüntülendi Haber

Balık kartalı Bursa Uluabat’ta avlanırken görüntülendi

Bir zamanlar Türkiye’de üreyen ancak yaşam alanlarının daralması nedeniyle bugün sadece göç dönemlerinde görülebilen balık kartalı, Bursa’daki Uluabat Gölü’nde görüntülendi. Nadir rastlanan bu yırtıcı kuşu, yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, avlanırken fotoğraflamayı başardı. Doğa tutkunlarının heyecanla takip ettiği “Doğaya Kanat Açtık” projesiyle Türkiye’nin dört bir yanındaki yaban hayatını belgeleyen Tüydeş, balık kartalıyla olan karşılaşmasını fotoğrafladı. BELGESELLERDEKİ AV SAHNESİ BU KEZ ULUABAT’TA GERÇEKLEŞTİ Avladığı balıkla dinlenen balık kartalını oldukça yakından görüntüleyen Tüydeş, yaşadığı deneyimi şu sözlerle anlattı: “Kuşçuluk hayatımın en unutulmaz anlarından birini yaşadım bu sabah. İlk olarak göl üzerinde avlanırken gördüm. Dönüş yolumda ise avladığı balıkla direk üstünde karşıma çıktı. Ona ilk kez bu kadar yaklaştım. Hatta balığını parçalarken çıkardığı sesleri bile duyabiliyordum.” Bu olağanüstü karşılaşma, doğaseverler ve kuş gözlemcileri arasında büyük heyecan yarattı. YAKLAŞIK 2 METRELİK KANAT AÇIKLIĞIYLA BÜYÜLEDİ Balık kartalı, etkileyici kanat açıklığı (yaklaşık 180–200 cm) ve güçlü pençeleriyle tanınıyor. Göl, nehir ve denizlerde balıkla beslenen bu tür, avını genellikle suya ani dalış yaparak yakalıyor. Belgesellerde sıkça yer alan avlanma davranışlarıyla bilinen balık kartalı, göç yolları üzerinde dinlenip beslendikten sonra güneye, kışlama alanlarına ilerliyor. Tüydeş’in fotoğrafladığı bireyin genç bir birey olduğu tahmin ediliyor. BİR ZAMANLAR TÜRKİYE’DE ÜRÜYORDU Balık kartalları, geçmişte Türkiye’de sınırlı da olsa üreme kayıtlarına sahipti. Ancak sulak alanların azalması, kirlilik ve insan baskısı nedeniyle artık yalnızca göç dönemlerinde gözlemlenebiliyorlar. Uluabat Gölü gibi zengin ekosistemlere sahip alanlar, bu tür kuşlar için önemli birer konaklama ve beslenme noktası haline gelmiş durumda.

Yaren Leylek Bursa'daki depremi hissetti mi? Davranışları dikkat çekti Haber

Yaren Leylek Bursa'daki depremi hissetti mi? Davranışları dikkat çekti

Uluabat Gölü’nün sembolü haline gelen Yaren Leylek, yıllardır balıkçı Adem Yılmaz’ın kayığına konuk olmasıyla tanınıyor. Ancak bu yıl Yaren’in alışılmadık davranışları dikkat çekti. Yuvasında huzursuz bir şekilde sesler çıkaran leylek, köy sakinlerinde şaşkınlık yarattı. Adem Yılmaz, "Normalde sabahları sakin olurdu. Ama dün gece sürekli kanat çırptı, yuvasından ayrılmak istedi. Sanki bir şeyler olacakmış gibi davranıyordu" açıklamasında bulundu. HUZURSUZLUĞU KAMERALARA YANSIDI Yaren’in deprem anından önce yuvasında huzursuzca ayağa kalkması güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. Sarsıntı yaşanırken bile yuvasından ayrılmaması köylüler tarafından olumlu karşılandı. ‘YAREN’İN DAVRANIŞLARI DOĞAL UYARILARIN GÖSTERGESİ OLABİLİR’ Yer altındaki titreşimler ve gaz değişimleri hayvanlar tarafından algılanabiliyor. Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayşe Karaca, “Leylekler manyetik alan değişikliklerine ve sismik hareketlere karşı duyarlıdır. Yaren’in davranışları da doğal uyarıların göstergesi olabilir” dedi. Yaren Leylek’in gösterdiği bu özel davranış, sadece bilimsel bir olay değil, aynı zamanda köy halkıyla doğa arasındaki derin duygusal bağın ifadesi oldu. Kırkağaç Mahallesi sakinleri, leyleğin sessiz uyarısını bir çağrı olarak kabul ederek, doğayla olan ilişkilerini daha da güçlendirmeye karar verdi. Köy muhtarı, “Yaren bizim dostumuz, onun sayesinde doğayı daha iyi anlıyor ve dinliyoruz” dedi. YAREN LEYLEK DEPREMİ ÖNCEDEN HİSSETTİ Bursa'nın Karaağaç köyünde, her yıl baharın gelişini müjdeleyen Yaren Leylek, bu kez doğanın başka bir dilini konuştu.https://t.co/cPk5YKiXO4 #Bursa #YarenLeylek #Karaağaç pic.twitter.com/G5CHbLL3Wu — Bursa Hayat (@bursahayatcomtr) August 11, 2025

Bursa Mustafakemalpaşa'da mandaların su keyfi! Haber

Bursa Mustafakemalpaşa'da mandaların su keyfi!

Uluabat Gölü’nün geniş havzasında bulunan Karaoğlan, manda yetiştiriciliğinde önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Sabah saatlerinde sahipleri tarafından ahırlardan çıkarılan mandalar, sürüler halinde Uluabat Gölü veya Kirmasti Çayı kıyılarına yöneliyor. Kütahya’nın Emet ve Gediz ilçelerinden kaynaklanan Kirmasti Çayı, uzun bir yolculuğun ardından Uluabat Gölü’ne kavuşuyor. Bu çay ve göl, yıllardır mandaların verimliliği için vazgeçilmez doğal su kaynakları arasında yer alıyor. Sürü halinde Kirmasti Çayı ve Uluabat Gölü’ne giren mandalar, Afrika savanalarındaki göç eden ya da yırtıcılardan kaçan bufalo sürülerini andırıyor. Mustafakemalpaşa ovasında adeta Afrika manzarası yaratan bu mandalar, akşam saatlerinde tekrar ahırlarına geri dönüyor. Mandaların yanına ulaşmak isteyen sahipleri ise, dereden kayıkla uzun bir yolculuk yapmak zorunda kalıyor. YÜZYILLARDIR YETİŞTİRİLİYOR Karaoğlan Muhtarı Ergün Kısa, mahallelerinde yüzyıllardır manda yetiştirildiğini bildiklerini belirterek, "Mahallemizde 5 bin büyükbaş hayvan var, 1800 civarı manda. Etinden, sütünden, kaymağından, tereyağından, peyniri, yoğurdu ve sucuğundan yararlanıyoruz" açıklamasında bulundu. ‘SUYA GİRMEYEN MANDANIN VERİMİ DÜŞER’ Mandaların her gün suyla mutlaka buluştuğunu dile getiren Kısa, "Mandalar için su olmazsa olmaz. Sıcakta girip serinleyecek. Asıl önemlisi yılın her dönemi girerek parazitlerinden kurtuluyorlar. Suya girerek serinlemeleri ve özellikle parazitlerinden arınmaları süt verimini doğrudan etkiliyor. Suya girmeyen mandanın verimi düşer" dedi. ‘BURALAR MANDASIYLA BİLİNİR’ Özellikle yoğurdunun bazı rahatsızlıklara karşı iyi geldiğinin bilinmesi dolayısıyla ilgi gördüğünü anlatan Kısa, "Bir manda ortalama 5 kilogram süt verir. Litresi 70 liradan satılıyor. Peyniri 400 lira, yoğurdu 120 lira, sucuğu da 600 lira. Süt verimi daha yüksek olsa üretici daha iyi kazanacak. Buralar mandasıyla bilinir " ifadelerine yer verdi. MUSTAFAKEMALPAŞA'DA MANDALARIN SU KEYFİ! Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı, Uluabat Gölü'ne kıyısı bulunan kırsal Karaoğlan Mahallesi, mandaların doğal yaşam alanına dönüşüyor. https://t.co/iPO81LEfWU#Bursa #Mustafakemalpaşa pic.twitter.com/JwsVaRLZk2 — Bursa Hayat (@bursahayatcomtr) July 12, 2025

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.