Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tübitak

Bursa Hayat Gazetesi - Tübitak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübitak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de OSB temsilcileriyle ortak akıl toplantısı gerçekleştirildi Haber

Nilüfer’de OSB temsilcileriyle ortak akıl toplantısı gerçekleştirildi

İlçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir yapılan ortak akıl toplantılarına bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) ev sahipliği yaptı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in katıldığı toplantıda, kentin sanayi vizyonu, çevresel projeler ve çözüm bekleyen konular ele alındı. NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez toplantıya ev sahipliği yaparken, sanayi temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile birim müdürleri de toplantıda yer aldı. “GIDA VE SU KRİZLERİNE KARŞI BUGÜNDEN TEDBİR ALMALIYIZ” Türkiye genelindeki planlama eksikliklerine ve Bursa’daki yoğun sanayi faaliyetlerine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere şehirde sürdürülebilir ve stratejik bir dönüşüm yapma çağrısı yaptı. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarının incelenmesi gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyaç bulunmadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, sözlerine şunları ekledi: “Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız.” “BELEDİYEMİZİ CİDDİ BİR YÜK ALTINA SOKUYOR” Tarım arazileri üzerinde kurulan kaçak fabrikaların yol açtığı haksız rekabete dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz göstermeyeceklerini belirtti. Kaçak yapılarla mücadelede zaman zaman yalnız kaldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum.” dedi. ŞEHİR İÇİ PARK SORUNUNA ÇÖZÜM, DEPREM LOJİSTİĞİNE HAZIRLIK Trafik ve park sorunlarına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi park problemini kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını aktardı. Bu araçların şehir dışına taşınacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak planlandığını ifade etti. Ayrıca, sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicilere bilgi verdi. NİLÜFER BELEDİYESPOR’A VE AMATÖR SPORA DESTEK ÇAĞRISI Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol takımlarındaki elde ettiği başarıları öne çıkararak, “Spor Manifestosu” kapsamında amatör sporları desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Başkan Özdemir, bu çalışmalarda sanayicilerin de destek ve dayanışma göstermesini beklediklerini söyledi. NOSAB’DAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ADIMI NOSAB tarafından geliştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen “Yağmur Suyu Hasadı” projesi toplantıda tanıtıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirterek, yağmur suyunun sanayi tesislerinde üretim sürecine entegre edileceğini açıkladı. Gülmez, projenin yeraltı su kaynaklarını korumada kritik rol oynayacağını ifade etti. Başkan Şadi Özdemir ve toplantıya katılanlar, otoparkta yer alan yağmur suyu hasadı sistemini gezip sistemin işleyişi hakkında bilgi aldı.

BUÜ, TÜBİTAK 1001 başarılarını sertifika töreniyle kutladı Haber

BUÜ, TÜBİTAK 1001 başarılarını sertifika töreniyle kutladı

TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında projeleri kabul edilen akademisyenler için Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi tarafından düzenlenen sertifika töreni, üniversite yönetimi ve başarılı araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin araştırma ligindeki yükselişini stratejik bir bakış açısıyla ele alarak, elde edilen başarının motivasyonlarını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Kurumsal yapının artık yalnızca teknik bir destek birimi olmaktan çıkarak sahada etkin bir güç haline geldiğini vurgulayan Rektör Yılmaz, özellikle TÜBİTAK 1001 projelerindeki dikkate değer artışın diğer proje kategorilerine de yayılması için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Araştırma üniversiteleri arasındaki rekabetin giderek yoğunlaştığını ve parametrelerin sürekli güncellendiğini vurgulayan Yılmaz, veriye dayalı yönetim anlayışıyla akademik standartları daha da yükselteceklerini, doçentlik ve profesörlük süreçlerinde proje şartı uygulamayı planladıklarını ve sosyal bilimlerde TR Dizin yerine Scopus odaklı bir dönemi başlatacaklarını ifade etti. Rektör, 2026 yılı için tüm birimlerden yüksek sayıda proje taahhüdü topladıklarını ifade ederek, kurumun sahip olduğu potansiyele güveninin tam olduğunu söyledi ve deneyimli akademisyenlerin projelerde kazandıkları tecrübeyi tüm üniversiteye aktarmalarının önemine vurgu yaptı. AVRUPA BİRLİĞİ PROJELERİNDE 10’A YAKLAŞAN BAŞARI Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin son 2,5 yıldır Q1 kategorisindeki yayın ve projelere odaklandığını hatırlatarak, bu stratejinin sonuç vermeye başladığını dile getirdi. İlk kez böylesine yüksek sayıda projeye ev sahipliği yapmanın önemine dikkat çeken Kırıştıoğlu, Avrupa Birliği projelerindeki 10 rakamına yaklaşmanın da büyük bir heyecan kaynağı olduğunu ifade etti. Üst grup araştırma üniversitelerinin en belirgin özelliğinin proje çeşitliliği olduğunu vurgulayan Kırıştıoğlu, projelerin yalnızca akademik bir çıktı olmadığını, aynı zamanda patente ve nitelikli yayınlara dönüşen aktif bir akademik yaşamın temel kaynağı olduğunu söyledi. PANEL MENTÖRLÜĞÜ VE DESTEK MEKANİZMALARIYLA SOMUT AKADEMİK BAŞARI Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Ferda Arı, ofisin henüz bir yılını doldurmuş olmasına rağmen sundukları panel mentörlüğü ve destek mekanizmaları sayesinde somut başarılar elde ettiklerini belirtti. TÜBİTAK 1001 kategorisinde Türkiye genelinde kabul oranlarının oldukça düşük olduğunu hatırlatan Arı, BUÜ’nün son bir yılda 20 projeyi kabul ettirmesinin büyük bir başarı olduğunu vurguladı ve üniversitenin bu performansla devlet üniversiteleri arasında 6. Sırada yer aldığını kaydetti. Akademisyenlerin yalnızca fikir geliştirme aşamasında değil; aynı zamanda bütçe yönetimi ve sözleşme süreçlerinde de desteklendiğini vurgulayan Arı, projeleri kabul edilen hocaların üniversitenin akademik marka değerine önemli katkı sağladığını söyledi. BUÜ’DE TÜBİTAK 1001 BAŞARISI GURURLA KUTLANDI Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, üniversitede oluşan pozitif atmosfer ve yakalanan ivmeden duyduğu gururu dile getirdi. 2025 yılı TÜBİTAK 1001 projeleri açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Karaca, bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Halihazırda devam eden TÜBİTAK 3501 proje yazma eğitimleriyle genç akademisyenleri bu proje kültürüne dahil etmeyi amaçladıklarını belirten Karaca, bugün 1001 projesi yürüten hocaların gelecekte Avrupa Birliği projelerinde de aynı başarıyı göstereceklerine olan güvenini dile getirdi ve araştırmacılara teşekkür etti. Program, belgelerin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.

BUÜ’den Bursa’ya gurur: Dr. Yavaş’tan pankreas kanserinde yenilikçi proje! Haber

BUÜ’den Bursa’ya gurur: Dr. Yavaş’tan pankreas kanserinde yenilikçi proje!

Dr. Senem Esin Yavaş, BUÜ Tıp Fakültesi’nde yürüttüğü çalışmalar kapsamında, tıp dünyasının en zorlu hastalıklarından biri olan pankreas kanseri için hazırladığı proje ile uluslararası başarı kazandı. Dr. Senem Esin Yavaş’ın “Pankreas Duktal Adenokarsinomada Mast Hücre Şartlandırılmış Ortamlarının Dorsal Kök Ganglionlarına İnvazyon Üzerindeki Etkisinin 3D İnvazyon Yöntemi Kullanılarak Belirlenmesi” başlıklı proje önerisi, TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Bursa Programı tarafından desteklenmeye layık görüldü. Dünyaca ünlü Münih Teknik Üniversitesi (Technical University of Munich - TUM) bünyesinde altı ay boyunca projesini sürdürecek olan Dr. Yavaş, bu destekle pankreas kanserinin sinir dokularına yayılım süreçlerini inceleyerek nöro-onkoloji alanında yeni perspektifler geliştirmeyi amaçlıyor. DR. YAVAŞ’TAN PANKREAS KANSERİNDE YENİLİKÇİ TEDAVİ VURGUSU Dr. Senem Esin Yavaş, projenin sağlayacağı bilimsel katkıları açıklarken, “Araştırmamızda mast hücrelerinin tümör-sinir etkileşimindeki düzenleyici rolünü kanıtlamayı hedefliyoruz. Eğer bu bağı somutlaştırabilirsek, sinir istilasını durdurmaya yönelik yeni ve özgün tedavi yaklaşımlarının bilimsel zeminini oluşturmuş olacağız. Bu çalışma sadece akademik bir keşif süreci değil; aynı zamanda kanserle ilişkili şiddetli ağrıların altında yatan biyolojik süreçlerin aydınlatılması için de kritik bir basamak teşkil ediyor.” ifadelerini kullandı. DR. YAVAŞ’TAN NÖRO-ONKOLOJİDE YENİ UFUKLAR AÇACAK PROJE MESAJI Dr. Yavaş, projenin kurumun vizyonuna katkılarını da vurgulayarak, “Geliştireceğimiz ileri düzey deneysel modeller sayesinde BUÜ’nün nöro-onkoloji alanındaki araştırma kapasitesini ve uluslararası işbirliği ağını çok daha güçlü bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Nihai hedefimiz, elde edeceğimiz bulguların gelecekte hasta yaşam kalitesini doğrudan artıracak klinik uygulamalara öncülük etmesidir. Ülkemizi ve üniversitemizi Münih Teknik Üniversitesi gibi küresel bir merkezde temsil edecek olmanın gururunu yaşıyorum.” dedi.

BUÜ, TÜBİTAK 1001’de Türkiye 9.’su oldu! Haber

BUÜ, TÜBİTAK 1001’de Türkiye 9.’su oldu!

TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, Bursa Uludağ Üniversitesi’nin 10 projesi daha desteklenmeye değer bulundu. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projeyle birlikte aynı başarıyı sürdüren BUÜ, toplam 99 desteklenen projeyle Türkiye genelinde 108 kuruluş arasında 9. sıraya yerleşerek önemli bir akademik başarıya imza attı. BUÜ, AKADEMİK ÜRETİM VE AR-GE KAPASİTESİNİ KANITLADI Başarıya ilişkin açıklama yapan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın getirdiği sorumluluğun bilincinde olduklarını belirterek, elde edilen sonucun “seçkinler liginde” üst sıralara tırmanma kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılı boyunca yakalanan ivmeyi sürdürerek Türkiye genelinde ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve kalitesini ortaya koyduğunu ifade eden Rektör Yılmaz, nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir üniversite yapısı inşa etmek olduğunu vurguladı. Rektör Yılmaz, BUÜ’nün artık sadece eğitim sunan bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir merkez haline geldiğini belirterek, “Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz.” dedi. TÜRKİYE GENELİNDE 9. SIRADA TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı 2025 yılı 2. dönem sonuçlarında; Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna’nın projeleri desteklenmeye hak kazandı. Üniversitenin toplam 10 projesi kabul edilerek BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu oldu.

BUÜ Rektörü Ferudun Yılmaz: Hocalarımızın ve öğrencilerimizin katkılarıyla büyüyoruz Haber

BUÜ Rektörü Ferudun Yılmaz: Hocalarımızın ve öğrencilerimizin katkılarıyla büyüyoruz

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), TÜBİTAK’ın 2024 yılı için düzenlediği 2209-A ve 2209-B Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı'nda gösterdiği üstün başarıyla yine dikkatleri üzerine çekti. Bu yıl yapılan başvurularda BUÜ, toplam 499 projeden 325’inin desteklenmesine hak kazanarak, Türkiye’de en fazla destek alan üniversiteler arasında yer aldı. TÜBİTAK 2209-A kategorisinde yüzde 66, 2209-B kategorisinde ise yüzde 60 destek oranı elde eden BUÜ, bu başarı ile ülkenin en iyi 10 üniversitesinden biri olmayı başardı. HEDEF BU KÜLTÜRÜ TÜM ÜNİVERSİTEYE YAYMAK BUÜ’nün bu önemli başarısı hakkında açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin araştırma ve proje odaklı kültürünü üniversite genelinde yaymak için gösterdikleri çabaların meyvelerini verdiğini belirtti. "BUÜ olarak, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biriyiz ve bu kültürü üniversitemize yaymak için büyük bir gayret gösteriyoruz. Öğrencilerimizin bu projelerde yer alması bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Öğrencilerimizin bilimsel faaliyetlere katkı sağlaması, bizim için gerçekten önemli ve bu başarıyla gelecekteki projelere ışık tutacaklarını biliyoruz" dedi. “BAŞARILARIMIZ KATLANARAK DEVAM EDECEK" Yılmaz, BUÜ’nün bu başarıya giden yolunda hocaların ve öğrencilerin katkılarının büyük önem taşıdığını vurgularken, "Açıklanan sonuçlara göre, Türkiye’nin en fazla destek alan üniversitelerinden biri olmamız, üniversitemizin kalitesini ve bu alandaki gücünü ortaya koyuyor. Hocalarımızın gayreti ve öğrencilerimizin bu projelere olan katkıları sayesinde, başarılarımızın katlanarak devam edeceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. FAKÜLTELER ARASINDA PROJE PAYLAŞIMI TÜBİTAK 2024 projelerinde en fazla başvuru yapan fakültelerden Fen-Edebiyat Fakültesi, 106 proje ile ilk sırada yer alırken, Mühendislik Fakültesi 43, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 29, Eğitim Fakültesi ise 27 proje ile BUÜ’nün başarısına katkı sağladı. Rektör Yılmaz, bu projelerin yalnızca öğrencilerin akademik gelişimi için değil, aynı zamanda üniversitenin bilimsel katkılarının arttırılması için de büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. “Üniversitemizdeki bu projeler, sadece akademik başarıyı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin bilimsel ve araştırma altyapısına katkı sağlıyor. Projeler, hem üniversitemizi hem de ülkemizi ileriye taşıyacak nitelikte” dedi. GELECEĞİN BİLİM İNSANLARI YETİŞTİRMEK İÇİN ÖNEMLİ ADIM Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin uzun vadeli hedeflerine de değinerek, “Bilimsel çalışmalar ve araştırmalar konusunda çok daha büyük hedeflere sahip bir üniversite olarak, gençlerimizin katkılarıyla daha pek çok projeye imza atacağımıza olan inancımız tam. Bu projelerin bize sadece üniversitemizin ve öğrencilerimizin gelişimi konusunda katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda ülkemizin gelecekteki bilim insanlarını yetiştirecek adımlar atmamıza olanak tanıyacak” dedi.

Bursa’da Şahinkayalı öğrencilerden başarı: TÜBİTAK projeleriyle davet aldılar Haber

Bursa’da Şahinkayalı öğrencilerden başarı: TÜBİTAK projeleriyle davet aldılar

Şahinkaya Eğitim Kurumları öğrencileri, 2025 TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na katılarak büyük bir başarıya imza attılar. Bu yıl 56.'sı düzenlenen yarışmaya 22 bin 586 proje başvurdu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 12 farklı alanda toplam bin 200 proje bölge finallerine katılmaya hak kazandı. Şahinkaya Eğitim Kurumları ise, Bursa Bölgesi’nde en fazla projeyle seçilen okullar arasında yer almayı başardı. Öğrenciler, Danışman Öğretmenleri Hakan Özkaynak liderliğinde, üç farklı alanda projeleriyle bölge sergisine katılmaya hak kazandılar. Biyoloji / Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji alanında: Elif Söylen, Mete Kaan Şahinkaya ve Selin Pekiner’in “İpek Böceği (Bombyx Mori) Karbon Kuantum Noktalarıyla Buluşuyor: Çevre Dostu Floresan İpeğin Karakterizasyonu” projeleri, Fizik / Yenilenebilir Enerji alanında: Süleyman Kerem Şen’in “Laser Destekli Kendiliğinden Sentezlenen Kuantum Noktaları Kullanarak Şarj Olan Süperkapasitör Üretimi, Karakterizasyonu ve Optimizasyonu” projesi, Teknolojik Tasarım / STEAM alanında: Efe Ceylan’ın “Ev Tipi Kullanıma Uygun Mobil Mikroplastik Dedektörünün Tasarımı, Karakterizasyonu ve Optimizasyonu” projesi. Şahinkaya Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Şahinkaya, öğrencilerin elde ettikleri bu önemli başarıyla ilgili şunları söyledi: "Şahinkaya Eğitim Kurumları, bilimsel yaklaşımı ve yenilikçi eğitim anlayışıyla her zaman öne çıkan bir eğitim kurumudur. Uyguladığımız eğitim modelinin etkinliğini, her yıl öğrencilerimizi Türkiye’nin seçkin üniversitelerine kazandırarak somut bir biçimde ortaya koymaktayız. Ayrıca, öğrencilerimizi bilim, sanat ve spor alanlarında destekleyerek onların küreselleşen dünyada donanımlı bireyler olarak yetişmelerine özel bir hassasiyet gösteriyoruz." Bölge yarışmaları, 24-27 Şubat 2025 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi Çağış Yerleşkesinde 12 farklı bölgede yüz yüze gerçekleştirilecek.

BTÜ, bal ve probiyotiklerden gıda takviyesi üzerine çalışıyor Haber

BTÜ, bal ve probiyotiklerden gıda takviyesi üzerine çalışıyor

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, balın prebiyotik özelliklerini probiyotiklerle birleştirerek sağlıklı bir bağışıklık sistemini destekleyecek yeni bir gıda takviyesi geliştirmeye hazırlanıyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Seda Altuntaş’ın yürütücülüğünde, “Tahminleyici Mikrobiyoloji Yaklaşımıyla Dozları Belirlenen Farklı Botanik Kökenlere Sahip Balların Lactobacillus acidophilus La5 ile Enkapsülasyonu ve Sindirim Sonrası Etkileri” başlıklı proje, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, 24 ay sürecek ve balın doğal prebiyotik özelliklerinin, probiyotiklerle birleştirilerek kapsül haline getirilmesi hedefleniyor. Dr. Öğretim Üyesi Seda Altuntaş, “Bu çalışmamız, özellikle modern yaşamın neden olduğu stres, düzensiz beslenme ve çevresel faktörlerin bağırsak sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olmayı amaçlıyor. Ayrıca, balın antioksidan ve antimikrobiyal özellikleriyle probiyotiklerin sindirim sağlığına faydalarını birleştirerek, tüketicilere koruyucu ve destekleyici bir sağlık ürünü sunmayı hedefliyoruz” dedi. TİCARİLEŞME POTANSİYELİNE SAHİP GIDA TAKVİYESİ Proje, Türkiye’nin arıcılık sektörüne önemli bir katma değer yaratmayı hedefliyor. Seda Altuntaş, 2 yıl sürecek çalışmanın sonunda yerel arıcılık ürünlerinin katma değerini artıracak ve ulusal ile uluslararası pazarlara hitap eden ticarileşme potansiyeline sahip bir gıda takviyesi ortaya koymayı amaçladıklarını belirtti. Altuntaş, “Bu proje, sağlıklı yaşamı destekleyen ve sürdürülebilir ekonomi için önemli bir adım olacak” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDA ÜRETİMİNE KATKI Türkiye’nin arıcılık alanındaki güçlü konumunu vurgulayan Dr. Altuntaş, Türkiye’nin dünya arı gen merkezlerinden biri olduğunu ve bal üretiminde dünya sıralamasında ikinci sırada yer aldığını belirtti. Proje, arıcılık ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve üretiminin artırılması, aynı zamanda sağlıklı yaşamı teşvik etme hedefleriyle uyumlu bir yaklaşım sunuyor. Altuntaş, bu projeyle, Türkiye'nin arıcılıkta bilimsel yeniliklere katkı sağlayarak, sindirim sağlığını iyileştiren ve ticari fırsatlar yaratan katma değerli ürünler geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. PROJE EKİBİNDE YER ALAN İSİMLER BTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rasim Alper Oral’ın danışmanlık yaptığı projede, Bursa Uludağ Üniversitesi Biyoloji Bölümünden Prof. Dr. Aycan Tosunoğlu ve Prof. Dr. Ferda Arı yer alıyor. BTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, Dr. Öğretim Üyesi Nadide Seyhun, Araştırma Görevlisi Esranur Tan ile Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Volkan Altuntaş da proje ekibinde yer alıyor. BTÜ akademisyenlerinin geliştirdiği bu gıda takviyesi, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve bağırsak sağlığını iyileştirmek için büyük bir potansiyel taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin arıcılık sektöründeki güçlü konumunu destekleyecek ve yerel arıcılık ürünlerine katma değer kazandıracak bir çözüm sunuyor.

BTÜ’nün projesi kabak çekirdeği ve kenevir küspesini değerli kılacak Haber

BTÜ’nün projesi kabak çekirdeği ve kenevir küspesini değerli kılacak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü'nde gerçekleştirilen yeni bir proje, doğal kaynakların daha verimli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını hedefliyor. Kabak çekirdeği ve kenevir küspelerinden elde edilen proteinler, lifli yapılar haline getirilerek, bu atıkların yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Yenilikçi sistem, kurkumin gibi biyolojik açıdan aktif doğal bileşenlerin kapsüllenmesinde kullanılacak ve özellikle gıda, ilaç, kozmetik gibi sektörlere sunulması planlanıyor. 12 AY SÜRECEK PROJEYE TÜBİTAK’TAN DESTEK “Bitkisel Artık Proteinlerinin Yapısal Modifikasyonu ve Pickering Emülsiyonlarında Kullanımı” başlıklı proje, BTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Sebahat Özdemir tarafından yürütülüyor. Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Seher Kumcuoğlu’nun danışmanlık yaptığı projeye, TÜBİTAK 1002-A programı kapsamında destek sağlanıyor. 12 ay sürecek proje kapsamında, kabak çekirdeği ve kenevir küspelerinden elde edilen proteinlerin yapısı modifiye edilerek, yeni nesil Pickering emülsiyonlar üretilecek. Bu emülsiyonlar, özellikle kurkumin gibi aktif bileşenlerin biyoyararlanımını artırarak daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak. GIDA, İLAÇ VE KOZMETİK SEKTÖRLERİNE KATKI SUNACAK Araştırma Görevlisi Sebahat Özdemir, projenin yalnızca gıda sektörüne değil, aynı zamanda kozmetik ve ilaç sektörlerine de önemli katkılar sunacağını belirtti. Özdemir, bu yenilikçi yaklaşımın, biyolojik olarak aktif emülsiyonların kozmetik ürünlerden ilaçlara kadar birçok sektörde kullanım potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. “Atık ürünlerden elde edilen proteinlerin yapısının değiştirilmesi, bu maddelerin doğal bileşenlerin taşıyıcıları olarak kullanılmasıyla sürdürülebilir ve çevre dostu alternatiflerin önünü açacak” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİR VE ÇEVRE DOSTU ÜRÜNLER Sebahat Özdemir, projeyle elde edilen proteinlerin, gıda, sağlık ve kozmetik endüstrilerine çevre dostu ve doğal çözümler sunacak bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Kabak çekirdeği ve kenevir küspeleri, gıda ve tarım sektörlerinde genellikle atık olarak değerlendirilirken, bu proje sayesinde bu materyaller değerli kaynaklara dönüştürülüyor. Bu süreç, sadece endüstriyel yan ürünlerin katma değerini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda çevre dostu üretim süreçlerinin teşvik edilmesini sağlayacak. PROJENİN KATKILARI VE GELECEK HEDEFLERİ Projenin ana hedeflerinden biri, tarımsal yan ürünlerin yüksek katma değerli malzemelere dönüştürülmesidir. Ayrıca, biyoyararlanımı artırılmış emülsiyonlar sayesinde, gıda, kozmetik ve ilaç endüstrilerine yenilikçi ve doğal çözümler sunulacaktır. Proje, sürdürülebilir üretim süreçlerini destekleyerek, bilimsel araştırmalarla endüstriyel ihtiyaçları birleştiren önemli bir adım atmayı hedefliyor. Formun Altı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.