Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tübitak

Bursa Hayat Gazetesi - Tübitak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübitak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Geliştirilen yeni asfalt teknolojisi yolların ömrünü uzatacak Haber

Geliştirilen yeni asfalt teknolojisi yolların ömrünü uzatacak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), ulaşım altyapısında dayanıklılığı artıracak ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak önemli bir projeyi hayata geçiriyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Münir Özdemir’in yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Yoğun trafik yükü, sıcaklık değişimleri, yağışlar ve zamanla oluşan aşınmalar nedeniyle yollarda meydana gelen çatlak, çukur ve yüzey bozulmaları, hem sürüş güvenliğini olumsuz etkiliyor hem de bakım-onarım maliyetlerini artırıyor. BTÜ’de yürütülecek yeni çalışma ile asfalt kaplamaların kullanım ömrünün önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. KOKONAT YAĞINDAN ELDE EDİLEN ÇEVRECİ KATKI MADDESİ KULLANILACAK Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, asfaltın performansını artırmak amacıyla kokonat yağından elde edilen biyobazlı ve çevre dostu bir katkı maddesinin kullanılacak olması. Petrol türevli katkılara alternatif olarak geliştirilecek bu yenilikçi malzeme sayesinde asfaltın yüksek sıcaklıklarda yumuşaması, düşük sıcaklıklarda ise çatlayarak bozulması önlenebilecek. Araştırma kapsamında geliştirilecek yeni katkı sistemiyle asfaltın fiziksel ve mekanik özelliklerinin daha uzun süre korunması planlanıyor. Böylece hem üretim hem de uygulama süreçlerinde daha verimli sonuçlar elde edilmesi hedefleniyor. DEPOLAMA VE PERFORMANS KAYBI SORUNLARINA ÇÖZÜM Asfalt üretiminde sıkça karşılaşılan depolama sırasında performans kaybı ve malzeme ayrışması gibi problemlere de çözüm geliştirilmesi amaçlanıyor. Yeni teknoloji ile asfaltın depolama sürecinde özelliklerini koruyabilmesi ve sahada daha yüksek performans göstermesi bekleniyor. Uzmanlar, geliştirilecek sistemin yalnızca yol dayanıklılığını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda bakım gereksinimini azaltarak kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına katkı sağlayacağını belirtiyor. “DAHA UZUN ÖMÜRLÜ VE EKONOMİK YOLLAR MÜMKÜN OLACAK” Projenin yürütücüsü Dr. Ahmet Münir Özdemir, çalışmanın başarıyla tamamlanması halinde belediyeler ve karayolları kurumları için daha ekonomik ve sürdürülebilir asfalt çözümlerinin önünün açılacağını söyledi. Özdemir, “Projemizin uygulanmasıyla birlikte daha uzun ömürlü yollar sayesinde bakım ve onarım ihtiyacının azalmasını, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını ve ulaşım altyapısının güçlendirilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. BTÜ’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMAYA KATKI BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitenin çevre odaklı ve sürdürülebilir araştırmalara büyük önem verdiğini vurguladı. Çağlar, akademisyenler tarafından geliştirilen projenin çevre dostu malzemelerin mühendislik uygulamalarında kullanımına yönelik önemli bir çalışma olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Daha dayanıklı yolların geliştirilmesine katkı sağlayacak bu araştırmanın hem ülkemizin ulaşım altyapısına hem de sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Projede görev alan akademisyenimizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum.” TÜRKİYE’NİN YOL ALTYAPISINA KATKI SAĞLAYACAK Kokonat yağı bazlı çevreci asfalt katkısı üzerine yürütülen bu yenilikçi proje, hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli kazanımlar sunmayı hedefliyor. Başarıyla sonuçlanması halinde proje, Türkiye’nin ulaşım altyapısında daha dayanıklı, düşük maliyetli ve sürdürülebilir yol çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.

Çoklu robotlara akıllı sistem: BTÜ projesi TÜBİTAK’tan destek aldı Haber

Çoklu robotlara akıllı sistem: BTÜ projesi TÜBİTAK’tan destek aldı

Bursa Teknik Üniversitesi’nde (BTÜ) geliştirilen ve TÜBİTAK desteği kazanan yeni proje kapsamında, çoklu robot sistemlerinin görevleri yapay zeka desteğiyle daha verimli şekilde dağıtması hedefleniyor. Özellikle insansız kara ve hava araçlarının birlikte kullanıldığı operasyonlarda robotlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi amaçlanıyor. ROBOTLAR GÖREVLERİ KENDİ ARALARINDA PAYLAŞACAK BTÜ’de yürütülen proje ile birden fazla robotun aynı anda görev aldığı operasyonlarda, sistemin sahadaki durumu analiz ederek görevleri otomatik olarak dağıtması planlanıyor. Yapay zeka destekli bu yeni yaklaşım sayesinde robotların daha dengeli, verimli ve koordineli çalışması hedefleniyor. Proje özellikle savunma teknolojileri, saha operasyonları ve insansız araçların birlikte kullanıldığı karmaşık görev alanlarında kullanılmak üzere geliştiriliyor. TÜBİTAK DESTEKLİ STRATEJİK PROJE “Çoklu Robotlar için Öngörülü, Bağlama Duyarlı Adaptif Görev Atama” başlıklı proje, BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Mısır yürütücülüğünde hayata geçiriliyor. Projede Doç. Dr. Nurettin Gökhan Adar ve Doç. Dr. Mustafa Özden araştırmacı olarak yer alıyor. Çalışma, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulundu. YAPAY ZEKA ROBOTLARI ANALİZ EDECEK Proje kapsamında geliştirilecek sistemin, robotların konumlarını, görev durumlarını ve enerji tüketimlerini analiz ederek en uygun görev dağılımını yapması hedefleniyor. Proje yürütücüsü Oğuz Mısır, sistemin sadece görev atayan değil aynı zamanda karar veren bir yapıya sahip olacağını belirterek, robotların kendi durumlarıyla birlikte birbirleriyle olan ilişkilerini de değerlendireceğini ifade etti. SİMÜLASYONDAN GERÇEK ORTAMA GEÇİŞ Geliştirilen sistemin ilk olarak simülasyon ortamında test edileceği, ardından BTÜ ROTASAM bünyesindeki mobil robot platformlarında gerçek senaryolarda uygulanacağı bildirildi. Bu süreçte sistemin performansı ölçülerek çoklu robot koordinasyonunda ne kadar başarılı olduğu değerlendirilecek. SAVUNMA VE AKILLI SİSTEMLERE KATKI SAĞLAYACAK Proje sonucunda geliştirilecek yapay zeka tabanlı yaklaşımın, özellikle insansız kara ve hava araçlarının birlikte görev yaptığı operasyonlarda saha izleme, alan tarama ve durumsal farkındalık oluşturma süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projeyi yürüten akademisyenleri tebrik ederek üniversitenin yapay zeka ve robotik alanındaki çalışmalarına dikkat çekti. Çağlar, bu tür projelerin yalnızca teknoloji üretmekle kalmayıp aynı zamanda sektörlere ve topluma doğrudan katkı sağlayan çözümler sunduğunu vurguladı.

Bursa’da 15 dakikalık şehir modeli için akademik çalışma Haber

Bursa’da 15 dakikalık şehir modeli için akademik çalışma

Bursa Teknik Üniversitesi, şehir yaşamını daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlayan “15 dakikalık şehir” modeli üzerine kapsamlı bir araştırma başlatıyor. Proje kapsamında vatandaşların banka, hastane, okul, kargo ve alışveriş gibi günlük ihtiyaçlara çok daha kısa sürede ulaşabilmesi hedefleniyor. Çalışma, hem Bursa hem de İngiltere’de eş zamanlı olarak yürütülerek farklı şehir yapılarında modelin uygulanabilirliğini ortaya koyacak. TÜBİTAK DESTEKLİ ULUSLARARASI ARAŞTIRMA Proje, BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yalçın Yıldırım yürütücülüğünde ve TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Programı desteğiyle hayata geçiriliyor. “15 Dakikalık Şehir Konseptinin Çevre ile İlişkisi” başlıklı çalışma, İngiltere’de bulunan University of Southampton iş birliğiyle yürütülecek. Araştırmada Bursa ve Southampton kentleri karşılaştırmalı olarak analiz edilecek. ULAŞIM, ERİŞİLEBİLİRLİK VE ÇEVRESEL KALİTE ANALİZİ Proje kapsamında şehirlerdeki mekânsal odak noktaları belirlenecek ve bu alanların yürüme, bisiklet ve toplu taşıma ile erişilebilirliği bilimsel yöntemlerle incelenecek. Ayrıca sadece ulaşım değil, çevresel kalite de araştırmanın önemli bir parçası olacak. Belirlenen bölgelerde hava kalitesi ve gürültü düzeyi ölçümleri yapılarak kapsamlı analizler gerçekleştirilecek. KENTSEL PLANLAMAYA BİLİMSEL KATKI Elde edilen veriler doğrultusunda kentsel tasarım, şehir planlama ve politika geliştirme süreçlerine yönelik öneriler hazırlanacak. Çalışma, şehirlerin daha yaşanabilir hale getirilmesi için yerel yönetimlere ve planlamacılara bilimsel bir rehber sunmayı amaçlıyor. Bursa ve İngiltere örneklerinin birlikte incelenmesi, modelin farklı coğrafyalarda nasıl uygulanabileceğini de ortaya koyacak. “YAŞAM KALİTESİ 15 DAKİKAYA SIĞABİLİR” Proje yürütücüsü Yalçın Yıldırım, günümüzde insanların günlük yaşamda ciddi zaman kaybı yaşadığını belirterek 15 dakikalık şehir modelinin bu soruna çözüm sunabileceğini ifade etti. Yıldırım, Bursa’dan elde edilecek bulguların hem şehir plancıları hem de yerel yönetimler için yol gösterici olacağını vurguladı. ÜNİVERSİTEDEN ŞEHİR ODAKLI BİLİMSEL VİZYON Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Naci Çağlar ise üniversitelerin yalnızca akademik üretim yapan kurumlar olmadığını, aynı zamanda şehirlerin gelişimine katkı sağlayan merkezler olduğunu belirtti. Çağlar, 15 dakikalık şehir yaklaşımının yaşam kalitesini artırmada önemli bir model olduğunu ve araştırmanın yerel yönetimlere değerli katkılar sunacağını ifade etti.

BTÜ’den kırsal ve kentsel alanlarda karbon depolama araştırması Haber

BTÜ’den kırsal ve kentsel alanlarda karbon depolama araştırması

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, kırsal ve kentsel alanlar arasındaki doğal bağlantıları incelemek ve doğanın karbon depolama kapasitesini ölçmek amacıyla yeni bir projeye imza attı. Proje, bitkiler, ormanlar ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmadaki rolünü araştırmayı ve bu doğal sistemlerin ekonomik değerini ortaya koymayı hedefliyor. TÜBİTAK DESTEKLİ PROJE BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürütücülüğünü üstlendiği “Doğa Tabanlı Çözümler Aracılığıyla Peyzaj Bağlantılılığı ve Ekosistem Hizmeti Entegrasyonunda Karbon Depolama ve Ekonomik Değerleme” başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Doç. Dr. Ersoy, proje kapsamında doğa tabanlı çözümlerden yararlanılarak kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ekolojik bağlantıların haritalandırılacağını belirtti. Böylece hangi bölgelerin doğa açısından kritik öneme sahip olduğu ve korunmasının çevresel ve ekonomik faydaları somut verilerle ortaya konacak. KARBON DEPOLAMA KAPASİTESİ VE EKONOMİK DEĞERLEME Araştırmada özellikle doğanın karbon depolama kapasitesi üzerinde durulacak. Ormanlar, bitkiler ve toprak aracılığıyla atmosferdeki karbondioksitin tutulması ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması incelenecek. Ayrıca, bu karbon depolama kapasitesinin ekonomik değerinin hesaplanmasıyla, doğanın sağladığı faydalar planlama süreçlerine daha etkin dâhil edilebilecek. Doç. Dr. Ersoy, “Yer sistemlerinde peyzajlar ölçülebilir parametreler barındırıyor. Bunlardan en önemlisi karbon çünkü karbon doğrudan iklim değişikliği ile ilişkilidir. Geliştireceğimiz yöntem sayesinde doğanın sağladığı hizmetler planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilebilecektir” dedi. Proje, paralel olarak İngiltere’nin Lancaster şehrinde de yürütülecek. BTÜ REKTÖRÜ ÇAĞLARDAN TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki bilimsel çalışmalarına dikkat çekerek, “Akademisyenlerimizin uluslararası araştırma programlarında yer alması, hem üniversitemizin bilimsel görünürlüğünü artırmakta hem de ülkemizin bilimsel üretimine katkı sağlamaktadır. Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürüttüğü bu çalışma, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir planlama açısından önemli sonuçlar ortaya koyacaktır. Akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. DOĞA VE KENT PLANLAMASINDA YENİ YAKLAŞIMLAR Türkiye’de şehirlerin yüzölçümünün büyük kısmının kırsal alanlardan oluştuğunu belirten Doç. Dr. Ersoy, kır ve kentin kesişen ara yüzlerinin ölçülebilir peyzaj değerleri aracılığıyla planlamaya dâhil edilebileceğini vurguladı. Bu yöntemle, doğanın sağladığı çevresel ve ekonomik faydalar şehir planlama ve iklim değişikliği stratejilerinde somut bir şekilde değerlendirilebilecek.

Nilüfer’de OSB temsilcileriyle ortak akıl toplantısı gerçekleştirildi Haber

Nilüfer’de OSB temsilcileriyle ortak akıl toplantısı gerçekleştirildi

İlçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir yapılan ortak akıl toplantılarına bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) ev sahipliği yaptı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in katıldığı toplantıda, kentin sanayi vizyonu, çevresel projeler ve çözüm bekleyen konular ele alındı. NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez toplantıya ev sahipliği yaparken, sanayi temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile birim müdürleri de toplantıda yer aldı. “GIDA VE SU KRİZLERİNE KARŞI BUGÜNDEN TEDBİR ALMALIYIZ” Türkiye genelindeki planlama eksikliklerine ve Bursa’daki yoğun sanayi faaliyetlerine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere şehirde sürdürülebilir ve stratejik bir dönüşüm yapma çağrısı yaptı. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarının incelenmesi gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyaç bulunmadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, sözlerine şunları ekledi: “Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız.” “BELEDİYEMİZİ CİDDİ BİR YÜK ALTINA SOKUYOR” Tarım arazileri üzerinde kurulan kaçak fabrikaların yol açtığı haksız rekabete dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz göstermeyeceklerini belirtti. Kaçak yapılarla mücadelede zaman zaman yalnız kaldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum.” dedi. ŞEHİR İÇİ PARK SORUNUNA ÇÖZÜM, DEPREM LOJİSTİĞİNE HAZIRLIK Trafik ve park sorunlarına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi park problemini kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını aktardı. Bu araçların şehir dışına taşınacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak planlandığını ifade etti. Ayrıca, sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicilere bilgi verdi. NİLÜFER BELEDİYESPOR’A VE AMATÖR SPORA DESTEK ÇAĞRISI Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol takımlarındaki elde ettiği başarıları öne çıkararak, “Spor Manifestosu” kapsamında amatör sporları desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Başkan Özdemir, bu çalışmalarda sanayicilerin de destek ve dayanışma göstermesini beklediklerini söyledi. NOSAB’DAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ADIMI NOSAB tarafından geliştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen “Yağmur Suyu Hasadı” projesi toplantıda tanıtıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirterek, yağmur suyunun sanayi tesislerinde üretim sürecine entegre edileceğini açıkladı. Gülmez, projenin yeraltı su kaynaklarını korumada kritik rol oynayacağını ifade etti. Başkan Şadi Özdemir ve toplantıya katılanlar, otoparkta yer alan yağmur suyu hasadı sistemini gezip sistemin işleyişi hakkında bilgi aldı.

BUÜ, TÜBİTAK 1001 başarılarını sertifika töreniyle kutladı Haber

BUÜ, TÜBİTAK 1001 başarılarını sertifika töreniyle kutladı

TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında projeleri kabul edilen akademisyenler için Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi tarafından düzenlenen sertifika töreni, üniversite yönetimi ve başarılı araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin araştırma ligindeki yükselişini stratejik bir bakış açısıyla ele alarak, elde edilen başarının motivasyonlarını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Kurumsal yapının artık yalnızca teknik bir destek birimi olmaktan çıkarak sahada etkin bir güç haline geldiğini vurgulayan Rektör Yılmaz, özellikle TÜBİTAK 1001 projelerindeki dikkate değer artışın diğer proje kategorilerine de yayılması için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Araştırma üniversiteleri arasındaki rekabetin giderek yoğunlaştığını ve parametrelerin sürekli güncellendiğini vurgulayan Yılmaz, veriye dayalı yönetim anlayışıyla akademik standartları daha da yükselteceklerini, doçentlik ve profesörlük süreçlerinde proje şartı uygulamayı planladıklarını ve sosyal bilimlerde TR Dizin yerine Scopus odaklı bir dönemi başlatacaklarını ifade etti. Rektör, 2026 yılı için tüm birimlerden yüksek sayıda proje taahhüdü topladıklarını ifade ederek, kurumun sahip olduğu potansiyele güveninin tam olduğunu söyledi ve deneyimli akademisyenlerin projelerde kazandıkları tecrübeyi tüm üniversiteye aktarmalarının önemine vurgu yaptı. AVRUPA BİRLİĞİ PROJELERİNDE 10’A YAKLAŞAN BAŞARI Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin son 2,5 yıldır Q1 kategorisindeki yayın ve projelere odaklandığını hatırlatarak, bu stratejinin sonuç vermeye başladığını dile getirdi. İlk kez böylesine yüksek sayıda projeye ev sahipliği yapmanın önemine dikkat çeken Kırıştıoğlu, Avrupa Birliği projelerindeki 10 rakamına yaklaşmanın da büyük bir heyecan kaynağı olduğunu ifade etti. Üst grup araştırma üniversitelerinin en belirgin özelliğinin proje çeşitliliği olduğunu vurgulayan Kırıştıoğlu, projelerin yalnızca akademik bir çıktı olmadığını, aynı zamanda patente ve nitelikli yayınlara dönüşen aktif bir akademik yaşamın temel kaynağı olduğunu söyledi. PANEL MENTÖRLÜĞÜ VE DESTEK MEKANİZMALARIYLA SOMUT AKADEMİK BAŞARI Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Ferda Arı, ofisin henüz bir yılını doldurmuş olmasına rağmen sundukları panel mentörlüğü ve destek mekanizmaları sayesinde somut başarılar elde ettiklerini belirtti. TÜBİTAK 1001 kategorisinde Türkiye genelinde kabul oranlarının oldukça düşük olduğunu hatırlatan Arı, BUÜ’nün son bir yılda 20 projeyi kabul ettirmesinin büyük bir başarı olduğunu vurguladı ve üniversitenin bu performansla devlet üniversiteleri arasında 6. Sırada yer aldığını kaydetti. Akademisyenlerin yalnızca fikir geliştirme aşamasında değil; aynı zamanda bütçe yönetimi ve sözleşme süreçlerinde de desteklendiğini vurgulayan Arı, projeleri kabul edilen hocaların üniversitenin akademik marka değerine önemli katkı sağladığını söyledi. BUÜ’DE TÜBİTAK 1001 BAŞARISI GURURLA KUTLANDI Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, üniversitede oluşan pozitif atmosfer ve yakalanan ivmeden duyduğu gururu dile getirdi. 2025 yılı TÜBİTAK 1001 projeleri açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Karaca, bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Halihazırda devam eden TÜBİTAK 3501 proje yazma eğitimleriyle genç akademisyenleri bu proje kültürüne dahil etmeyi amaçladıklarını belirten Karaca, bugün 1001 projesi yürüten hocaların gelecekte Avrupa Birliği projelerinde de aynı başarıyı göstereceklerine olan güvenini dile getirdi ve araştırmacılara teşekkür etti. Program, belgelerin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.

BUÜ’den Bursa’ya gurur: Dr. Yavaş’tan pankreas kanserinde yenilikçi proje! Haber

BUÜ’den Bursa’ya gurur: Dr. Yavaş’tan pankreas kanserinde yenilikçi proje!

Dr. Senem Esin Yavaş, BUÜ Tıp Fakültesi’nde yürüttüğü çalışmalar kapsamında, tıp dünyasının en zorlu hastalıklarından biri olan pankreas kanseri için hazırladığı proje ile uluslararası başarı kazandı. Dr. Senem Esin Yavaş’ın “Pankreas Duktal Adenokarsinomada Mast Hücre Şartlandırılmış Ortamlarının Dorsal Kök Ganglionlarına İnvazyon Üzerindeki Etkisinin 3D İnvazyon Yöntemi Kullanılarak Belirlenmesi” başlıklı proje önerisi, TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Bursa Programı tarafından desteklenmeye layık görüldü. Dünyaca ünlü Münih Teknik Üniversitesi (Technical University of Munich - TUM) bünyesinde altı ay boyunca projesini sürdürecek olan Dr. Yavaş, bu destekle pankreas kanserinin sinir dokularına yayılım süreçlerini inceleyerek nöro-onkoloji alanında yeni perspektifler geliştirmeyi amaçlıyor. DR. YAVAŞ’TAN PANKREAS KANSERİNDE YENİLİKÇİ TEDAVİ VURGUSU Dr. Senem Esin Yavaş, projenin sağlayacağı bilimsel katkıları açıklarken, “Araştırmamızda mast hücrelerinin tümör-sinir etkileşimindeki düzenleyici rolünü kanıtlamayı hedefliyoruz. Eğer bu bağı somutlaştırabilirsek, sinir istilasını durdurmaya yönelik yeni ve özgün tedavi yaklaşımlarının bilimsel zeminini oluşturmuş olacağız. Bu çalışma sadece akademik bir keşif süreci değil; aynı zamanda kanserle ilişkili şiddetli ağrıların altında yatan biyolojik süreçlerin aydınlatılması için de kritik bir basamak teşkil ediyor.” ifadelerini kullandı. DR. YAVAŞ’TAN NÖRO-ONKOLOJİDE YENİ UFUKLAR AÇACAK PROJE MESAJI Dr. Yavaş, projenin kurumun vizyonuna katkılarını da vurgulayarak, “Geliştireceğimiz ileri düzey deneysel modeller sayesinde BUÜ’nün nöro-onkoloji alanındaki araştırma kapasitesini ve uluslararası işbirliği ağını çok daha güçlü bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Nihai hedefimiz, elde edeceğimiz bulguların gelecekte hasta yaşam kalitesini doğrudan artıracak klinik uygulamalara öncülük etmesidir. Ülkemizi ve üniversitemizi Münih Teknik Üniversitesi gibi küresel bir merkezde temsil edecek olmanın gururunu yaşıyorum.” dedi.

BUÜ, TÜBİTAK 1001’de Türkiye 9.’su oldu! Haber

BUÜ, TÜBİTAK 1001’de Türkiye 9.’su oldu!

TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, Bursa Uludağ Üniversitesi’nin 10 projesi daha desteklenmeye değer bulundu. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projeyle birlikte aynı başarıyı sürdüren BUÜ, toplam 99 desteklenen projeyle Türkiye genelinde 108 kuruluş arasında 9. sıraya yerleşerek önemli bir akademik başarıya imza attı. BUÜ, AKADEMİK ÜRETİM VE AR-GE KAPASİTESİNİ KANITLADI Başarıya ilişkin açıklama yapan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın getirdiği sorumluluğun bilincinde olduklarını belirterek, elde edilen sonucun “seçkinler liginde” üst sıralara tırmanma kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılı boyunca yakalanan ivmeyi sürdürerek Türkiye genelinde ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve kalitesini ortaya koyduğunu ifade eden Rektör Yılmaz, nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir üniversite yapısı inşa etmek olduğunu vurguladı. Rektör Yılmaz, BUÜ’nün artık sadece eğitim sunan bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir merkez haline geldiğini belirterek, “Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz.” dedi. TÜRKİYE GENELİNDE 9. SIRADA TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı 2025 yılı 2. dönem sonuçlarında; Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna’nın projeleri desteklenmeye hak kazandı. Üniversitenin toplam 10 projesi kabul edilerek BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.