Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tübi̇tak

Bursa Hayat Gazetesi - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BUÜ’den yeni nesil sensör sistemlerine bilimsel katkı Haber

BUÜ’den yeni nesil sensör sistemlerine bilimsel katkı

Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Büşra Uzun’un yürütücülüğünü üstlendiği “Yüksek Hassasiyetli Mikro İvmeölçerler İçin Takviyeli Mikro/Nano Kompozitlerin Titreşim Davranışının Teorik İncelenmesi ve Uygulama Potansiyelinin Değerlendirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. Projede, Araştırma Görevlisi Alim Berk Çağlayan’ın da bursiyer olarak görev alması planlanıyor. Çalışmanın; otonom araçlar, havacılık ve uzay teknolojileri, biyomedikal cihazlar, akıllı elektronik sistemler ve sismik ölçüm ekipmanlarında yaygın olarak kullanılan mikro ivmeölçerlerin geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Proje hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Büşra Uzun, araştırma kapsamında mikro ivmeölçerlerde kullanılabilecek takviyeli mikro ve nano kompozit malzemelerin titreşim davranışlarının ayrıntılı biçimde analiz edileceğini belirtti. Uzun, çalışmanın literatürde öne çıkan yönünün ise üretim süreçlerinde oluşabilen mikro yapısal düzensizliklerin matematiksel modellere dahil edilmesi olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım sayesinde malzemelerin farklı çalışma koşullarındaki fiziksel tepkilerinin daha gerçekçi biçimde tahmin edilmesinin hedeflendiğini aktaran Uzun, elde edilecek sonuçların yeni nesil sensör teknolojilerine önemli katkılar sunacağını söyledi. Projenin tamamlanmasının ardından, yüksek hassasiyet gerektiren mikro-elektro-mekanik sistemlerin (MEMS) tasarım süreçlerinde araştırmacı ve mühendislere yol gösterecek kapsamlı bir teorik çerçevenin ortaya konması hedefleniyor. Geliştirilecek teorik altyapının, farklı sektörlerde kullanılan ileri teknoloji sensörlerin geliştirilmesine bilimsel destek sağlaması bekleniyor.

BUÜ’nün çevre dostu hamlesine TÜBİTAK desteği Haber

BUÜ’nün çevre dostu hamlesine TÜBİTAK desteği

Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Ali Mardani tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Kent Mobilyası Üretimi İçin 3B Yazdırılabilir Yeşil Beton Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1505 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında kabul edildi. TÜBİTAK desteğiyle yürütülecek proje, Cihan Beton iş birliğiyle geliştirilecek. Çalışma kapsamında çevre dostu üretim anlayışının ileri teknolojiyle buluşturulması ve 3B yazdırılabilir beton alanında yenilikçi çözümler ortaya konulması amaçlanıyor. Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Ali Mardani, çimento kullanımını azaltmaya yönelik özel beton karışımları geliştirdiklerini belirtti. Mardani, doğal agreganın bir kısmının geri dönüştürülmüş beton agregasıyla değiştirileceğini ifade ederek, inşaat ve yıkım atıklarının yeniden ekonomiye kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi. Performans kayıplarının ise silis dumanı ve özel katkı sistemleriyle dengeleneceğini aktaran Mardani, bu sayede hem dayanıklı hem de sürdürülebilir özelliklere sahip yüksek performanslı bir malzeme geliştirmeyi amaçladıklarını kaydetti. Projede geliştirilecek malzemelerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, sanayi ortağı olan Cihan Beton katkısıyla gerçek uygulama koşullarında da test edileceği bildirildi. Çalışma kapsamında ayrıca 3B yazıcı teknolojisi kullanılarak modüler kent mobilyası prototipleri üretilecek. Üretilecek ürünlerin dayanıklılık, estetik, işlevsellik ve kolay montaj kriterlerine göre tasarlanacağını belirten Mardani, betonun yazdırılabilirlik performansının da detaylı analizlerle değerlendirileceğini ifade etti. Projede çevresel etkilerin uluslararası standartlara uygun Yaşam Döngüsü Analizi yöntemiyle inceleneceğini vurgulayan Mardani, elde edilecek verilerin sürdürülebilir üretim politikalarına önemli katkılar sunacağını söyledi.

BUÜ’de rektör ve akademisyenler başarı için bir arada Haber

BUÜ’de rektör ve akademisyenler başarı için bir arada

Bursa Uludağ Üniversitesi, araştırma odaklı üniversite vizyonunu güçlendirmek ve akademik üretkenliği teşvik etmek amacıyla düzenlediği “Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması” etkinliğinin 15’incisini gerçekleştirdi. Çamlık Yemekhanesi’nde yapılan organizasyonda, üniversitenin bilimsel performansına ilişkin güncel veriler katılımcılarla paylaşıldı. Toplantıda özellikle Q1 kategorisindeki yayın sayısı, patent başvuruları ve dış kaynaklı projelerdeki artış dikkat çekti. 2026 hedefleri doğrultusunda ise yalnızca sayısal büyümenin değil, nitelikli ve etkisi yüksek çalışmaların ön plana çıkarılması gerektiği vurgulandı. HEDEF ÜST DİLİMLERDE YER ALMAK Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, etkinliğin kısa sürede büyük bir katılıma ulaşmasının memnuniyet verici olduğunu belirtti. Araştırma üniversitesi yaklaşımının akademik kadro tarafından benimsendiğini ifade eden Yılmaz, artık nicelikten çok niteliğe odaklanılması gerektiğini dile getirdi. Yılmaz, bilimsel yayınların dünya sıralamalarında daha üst dilimlerde yer almasının önemine değinerek, gelecekte %10’luk ve hatta %1’lik dilimlerde daha fazla yer almayı hedeflediklerini söyleyerek üniversitenin ticarileşmiş patent oranlarında Türkiye’de ön sıralarda bulunduğunu hatırlattı. BİLİMSEL ÜRETİMDE YÜKSELEN GRAFİK Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise etkinliğin amacının akademik başarıları görünür kılmak ve disiplinler arası etkileşimi artırmak olduğunu ifade etti. 2024’te yakalanan ivmenin 2025 yılında da devam ettiğini belirten Karaca, özellikle Scopus verilerine göre Q1 yayın sayılarında önemli bir artış yaşandığını aktardı. Karaca, bu ay itibarıyla 78 Q1 yayınına ulaşıldığını ve bu çalışmaların önemli bir bölümünün dünyanın en saygın dergilerinin bulunduğu üst dilimlerde yer aldığını söyledi. TÜBİTAK projeleri ve patent başarılarıyla üniversitenin akademik alanda yükselişini sürdürdüğünü vurgulayan Karaca, başarılı akademisyenleri tebrik etti.

BTÜ akademisyenleri sahte seslere karşı yeni çözümler geliştiriyor Haber

BTÜ akademisyenleri sahte seslere karşı yeni çözümler geliştiriyor

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, bankacılık ve dijital hizmetlerde kullanılan sesli kimlik doğrulama sistemlerini sahte seslere karşı daha güvenli hale getirmek için yapay zeka ve makine öğrenmesi temelli projeye başladı. TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışma, dijital kimlik doğrulama süreçlerinde güvenliği artırmayı hedefliyor. BTÜ’DEN DİJİTAL GÜVENLİKTE YENİLİKÇİ ADIM Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, sesli biyometrik sistemlerde sahte seslere karşı dayanıklılığı artırmayı amaçlayan önemli bir araştırma projesi başlattı. “Saldırıdan Haberdar Konuşmacı Doğrulama İçin Derin Öğrenme ve Öz Denetimli Öğrenme Tabanlı Çözümlerin Geliştirilmesi” adlı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenecek. Projenin yürütücülüğünü Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Hanilçi üstlenirken, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aykut Büker ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Oğuzhan Kurnaz araştırma ekibinde yer alıyor. Ayrıca iki doktora öğrencisine burs sağlanarak, sesli kimlik doğrulama ve sahte ses tespiti üzerine çalışmalar yapmaları desteklenecek. SESLİ KİMLİK DOĞRULAMADA SAHTE SESLERE KARŞI ÇÖZÜM Bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesli kimlik doğrulama sistemleri, günümüzde yapay zeka ile üretilen sahte sesler veya kayıtların yeniden oynatılması gibi yöntemlerle kandırılabiliyor. Prof. Dr. Cemal Hanilçi, projenin amacını şöyle açıkladı: “Bir kişinin sesinin gerçekten kendisine ait olup olmadığını belirleyen otomatik konuşmacı doğrulama sistemleri ile sahte sesleri tespit eden güvenlik mekanizmalarını birlikte ele alacağız. Yapay zeka ve makine öğrenmesi tekniklerini kullanarak sistemleri sahte seslere karşı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmanın sonuçları, hem kamu kurumları hem de özel sektörde dijital kimlik doğrulama süreçlerini daha güvenli hale getirecek.” BTÜ’DEN TOPLUMSAL KATKI VE TEKNOLOJİ ODAKLI ARAŞTIRMA BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise dijital güvenliğin stratejik önemine değinerek şunları söyledi: “Yapay zeka ve veri odaklı teknolojilerin hızla geliştiği günümüzde, dijital kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliği her zamankinden daha kritik. Akademisyenlerimizin yürüttüğü bu çalışma, bilimsel literatüre katkı sunarken, bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetler gibi alanlarda kullanılan sistemlerin daha güvenli hale gelmesine de yardımcı olacak. BTÜ olarak toplumsal ihtiyaçlara çözüm üreten, teknoloji odaklı ve yenilikçi araştırmaları desteklemeye devam ediyoruz.”

Bursa liselilerinden büyük başarı: UMAY elektrikli araçta zirveye oynuyor! Haber

Bursa liselilerinden büyük başarı: UMAY elektrikli araçta zirveye oynuyor!

Öğrenciler, geliştirdikleri aracı geçen yıl ağustos ayında Gebze Kampüsü’nde TÜBİTAK yürütücülüğünde düzenlenen Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları’na taşıdı. Liseliler, teknik tasarımda 5’inci, görsel tasarımda ise 2’nci olarak büyük bir başarı elde etti. Lityum demir fosfat pille çalışan araç, saatte 60 kilometre hıza ulaşabiliyor ve 100 kilometre yol katedebiliyor. Öğrenciler, aracı daha da geliştirerek bu yılki yarışlarda birincilik amaçlanıyor. Okul Müdürü Süleyman Şeker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 444 öğrenciden 220’sinin okul pansiyonunda konakladığını ve bu sayede öğrencilerin istedikleri saatlerde okula gelerek AR-GE çalışmaları yapabildiklerini belirtti. Öğrencilerin daha önce iki farklı araç ürettiklerini ve katıldıkları yarışmalarda dereceler kazandıklarını belirten Şeker, takımdaki 15 öğrencinin büyük bir özveriyle çalıştığını söyledi. Şeker, söz konusu yarışmaların odak noktasının verimlilik olduğunu belirterek, "Az enerjiyle çok mesafe katetmek... Aracımızın adı UMAY. 'Umay Ana' Türk mitolojisinde çocukları ve doğayı koruyan bir simge. Dolayısıyla öğrencilerimiz de bunu uygun gördü. Aracımız elektrikli. Öğrencilerimiz pansiyonda kalıyor. Çocuklar yaz tatilinde memleketlerine gitmedi. Yazın okul pansiyonunda kalarak bu aracı ürettiler." dedi. “5 SAATE KADAR ARACIMIZI KULLANABİLİYORUZ” Takımdaki öğrencilerden Yaşar Can Dönmez, “UMAY” aracını üretmeye 2023 yılında başladıklarını ve aynı yıl tamamladıklarını belirtti. Aracı geliştirmeye devam ettiklerini belirten Dönmez, 300 kilogram ağırlığındaki “UMAY”ın 100 kilometrelik menzile sahip olduğunu ve saatte 60 kilometre hız yapabildiğini söyledi. Araçta akü kullanılmadığını vurgulayan Dönmez, "Lityum demir fosfat denilen malzemeden yapılan pil var. Onu kullanıyoruz. Bu pilin içerisinde 240 hücre var. Bu hücrelerle 100 kilometre menzil ya da 5 saate kadar aracımızı kullanabiliyoruz." ifadelerini kullandı. Dönmez, ayrıca bu yıl TEKNOFEST ve çeşitli yarışmalarda yer alacaklarını belirtti. “PROFESYONELLERDEN DESTEK ALMAMAYA ÇALIŞIYORUZ” Takımın elektronik ve yazılım kaptanı Ahmet Selim Altıparmak, aracın büyük ölçüde yerli ve milli kaynaklarla tasarlandığını söyledi. Beyin görevi gören "araç kontrol sistemi", elektrik kaçaklarını tespit eden "izolasyon izleme cihazı" ve bataryanın voltaj ile sıcaklığını yöneten "batarya yönetim sistemi" gibi elektronik devrelerin TEKNOFEST’ten yerlilik onayı aldığını belirten Altıparmak, şunları söyledi: "Amacımız da zaten verimliliği yakalamak. Aynı zamanda aracımızın diğer elektronik sistemlerini de yerli olarak tasarlamaya çalışıyoruz. Bunları yaparken profesyonellerden destek almamaya çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar kendimiz araştırarak yapıyoruz. Bu süreçte 3 kart tasarladık. Aracı kilogram bazında hafifletip bataryaları küçülterek verimliliğini artırmak için çalışma yürütüyoruz." Altıparmak, geçen yıl TEKNOFEST’teki yarışın başarılı geçtiğini belirterek, "Türkiye'nin her yerinden gelip geliştirilen araçları inceledik. Oradan tecrübeler elde ettik. Bizim zorlandığımız kısımları onların nasıl yaptığını, o problemleri nasıl çözdüğünü gördük. Bu şekilde kendimize çok şey kattığımızı düşünüyorum. Yarışmada eksiklerimizi gördük. Bizden daha iyi yapılan şeyleri de gördük. O yüzden bu yıl onları düzeltmeye çalışıyoruz." dedi.

İnegöl’de TÜBİTAK Bilim Kamplarıyla gençler bilimle buluşuyor Haber

İnegöl’de TÜBİTAK Bilim Kamplarıyla gençler bilimle buluşuyor

Mayıs ve Haziran aylarında İnegöl Belediyesi Doğa Sporları Turizm Merkezi (DOSTUM) Tesisleri’nde gerçekleştirilecek kamplar için başvurular başladı. Gençler, optik ve kuantum temalı etkinliklerde hem eğlenecek hem de bilimin heyecan verici dünyasını deneyimleyecek. Gençleri bilimle buluşturmayı hedefleyen İnegöl Belediyesi, 2026 yılı boyunca ülkemizin çeşitli bölgelerinde düzenlenecek bilim kamplarına ev sahipliği yapacak. Toplam yedi şehirde yapılacak kamplardan biri de İnegöl olacak. Başvurular, “Matematik ve Arkeoloji”, “Fizik ve Optik”, “Doğa Bilimleri”, “Finansal Okuryazarlık”, “Afet Farkındalığı”, “Kuantum Dünyasına İlk Adım” ve “Teorik Matematik” temalarında gerçekleştirilecek bilim kampları için açıldı. İNEGÖL’DE TÜBİTAK BİLİM KAMPLARI BAŞLIYOR TÜBİTAK Bilim Kampları kapsamında bu yıl İnegöl’de düzenlenecek etkinlikler, İnegöl Doğa Sporları Turizm Merkezi (DOSTUM) Tesisleri’nde gerçekleştirilecek. Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan programda gençler, doğayla iç içe vakit geçirirken bilimsel etkinliklerle yeni bilgiler edinme fırsatı bulacak. Katılımcılar, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın iş birliğiyle düzenlenen bilim kamplarına hiçbir ücret ödemeden katılabilecek. Konaklama ve yemek hizmetleri de kamplar sırasında sağlanacak KAMPLAR MAYIS VE HAZİRAN AYLARINDA Kamplar, İnegöl’de “Fizik ve Optik” ve “Kuantum Dünyasına İlk Adım” konularında düzenlenecek. Etkinliklere katılan gençler, alanında uzman eğitmenlerle bir araya gelerek deneyler, uygulamalı atölyeler ve interaktif çalışmalarla bilimi deneyimleyecek. İnegöl’de düzenlenecek kamp programı çerçevesinde, optik temalı ilk kamp 22-26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve başvurular için son tarih 8 Mayıs olarak belirlendi. İkinci optik kamp ise 5-8 Haziran tarihleri arasında yapılacak olup, başvurular 22 Mayıs’a kadar kabul edilecek. Kuantum temalı kamplardan ilki 19-22 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek ve başvurular için son tarih 5 Haziran olarak belirlendi. Programın son kampı ise 26-29 Haziran’da gerçekleştirilecek ve başvuru son günü 12 Haziran olarak duyuruldu. BİLİME MERAKLI GENÇLER DOSTUM TESİSLERİ’NDE BULUŞUYOR Bilim kamplarına iki yaş kategorisinden başvuru yapılabiliyor: lise ve genç grubu. İnegöl’de gerçekleştirilecek dört kamp ise lise grubuna yönelik olacak. Bu grupta başvurular, 1 Ocak 2009 ile 31 Aralık 2011 tarihleri arasında doğan öğrenciler tarafından yapılabilecek. Bilime meraklı ve yeni şeyler öğrenmeye istekli tüm gençler, İnegöl Belediyesi’nin DOSTUM Tesisleri’nde gerçekleştireceği bilim kamplarına çağrıldı. Kamplarda gençler, bilim dolu aktivitelerle eğlenirken aynı zamanda çeşitli bilimsel konularda deneyim kazanacak.

GUHEM, Bursa’yı bilimin ve uzayın çekim merkezi yaptı! Haber

GUHEM, Bursa’yı bilimin ve uzayın çekim merkezi yaptı!

Yıl boyunca kapılarını Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilere açan merkez, yaklaşık 1 milyon kişiye bilimsel deneyim sundu. Avrupa’nın en büyük, dünya genelinde ise ilk beş merkez arasında gösterilen GUHEM, interaktif sergi alanları, ileri teknoloji simülatörler ve uzman bilim iletişimcilerinin rehberliğinde düzenlenen atölye çalışmalarıyla 2025 yılında yoğun ilgi gördü. Bilim gösterilerinden söyleşilere, bilim kafe buluşmalarından aile katılımlı etkinliklere kadar geniş bir program sunan merkez, eğitim faaliyetleri kapsamında okul öncesinden lise seviyesine kadar on binlerce öğrenciyi havacılık, uzay teknolojileri ve astronomi alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşturdu. GUHEM’DE BİNLERCE ÖĞRENCİ BİLİMLE TANIŞTI 2025 yılı boyunca başta Bursa olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Balıkesir, Mersin, Tekirdağ ve Şanlıurfa’dan gelen yaklaşık 6 bin okul grubu, GUHEM’de düzenlenen eğitim ve etkinliklere katıldı. Merkez, yurt içindeki yoğun ilginin yanı sıra Azerbaycan, Rusya, Hollanda ve Nijerya ile yürütülen iş birlikleri kapsamında çok sayıda uluslararası öğrenciyi de ağırladı. Bursa genelindeki meslek liseleri, fen liseleri ve kırsal bölgelerdeki okulları kapsayan projeler çerçevesinde 80’i aşkın okulda 500’den fazla eğitim faaliyeti düzenlendi. Programların ardından astronomlar eşliğinde teleskoplarla hem gündüz güneş hem de gece gökyüzü gözlemleri yapılarak öğrencilerin astronomiye olan ilgisi pekiştirildi. Öğrencilere dağıtılan gök atlasları ve popüler bilim yayınlarıyla bilimsel merakın sürekliliği amaçlandı. GUHEM ÖĞRETMEN AĞI 10 BİNİ AŞTI Farklı branşlardan öğretmenleri ortak bir bilim platformunda buluşturan GUHEM Öğretmen Ağı, 10 bini aşkın üyesiyle geniş bir eğitim topluluğuna dönüştü. 2025 yılı boyunca gerçekleştirilen 174 çevrim içi ve yüz yüze eğitimle binlerce öğretmenin uzay ve astronomi alanındaki bilgi birikimi güçlendirildi. Uluslararası Astronomi Birliği’nin (IAU) Astronomi Eğitimi Ofisi tarafından desteklenen öğretmen eğitim programları kapsamında, ortaokul düzeyindeki müfredata yönelik özel çalışmalar da hayata geçirildi. DÜNYA UZAY HAFTASI TÜRKİYE’DE GUHEM’LE TAÇLANDI GUHEM’in Türkiye Ulusal Koordinatörü olduğu Dünya Uzay Haftası kapsamında, ülkenin dört bir yanında ilkokuldan üniversiteye uzanan eğitim kademelerinde 5 binden fazla etkinlik gerçekleştirildi. GUHEM, International Astronautical Federation çatısı altındaki çalışmaları kapsamında 76. Uluslararası Astronotik Kongresi’ne kabul edilen akademik üretimleri ve NASA ile CNES başta olmak üzere birçok uluslararası kurumla yürüttüğü projelerle uluslararası alandaki konumunu güçlendirdi. TÜRKİYE’DE UZAY TUTKUSU GUHEM’LE BULUŞTU Bilim ve teknolojiyi halka taşıma misyonunu sürdüren GUHEM, TEKNOFEST, Bilimfest ve Türkiye İnovasyon Haftası gibi etkinliklerde uzay ve havacılık temalı deneyim alanları kurdu. Tam Ay Tutulması ve En Uzun Gece gibi özel gökyüzü olaylarında ise ulusal ve uluslararası paydaşlarla birlikte ortak gözlem ve etkinlikler gerçekleştirdi. ASTRONOT BULUŞMALARI VE METEOR ETKİNLİKLERİ Türkiye’nin astronotları Alper Gezeravcı, Tuva Cihangir Atasever ve Gökhan Erdem, 2025 boyunca GUHEM’de öğrenci ve ailelerle buluşarak deneyimlerini aktardı. Perseid Meteor Yağmuru, Nocturne: Gece Gece, İnteraktif Bilim Tiyatrosu, sinema geceleri ve rol-play uygulamaları ise merkezin en bilinen ve tercih edilen etkinlikleri oldu. Engelsiz yapısı, işitsel ve görsel destekler ile kapsayıcı rehberlik hizmetleriyle GUHEM, “Erişilebilir Merkez” ödülüne layık görüldü ve bilimi her yaştan ziyaretçi için erişilebilir kıldı. BİLİM VE TEKNOLOJİYLE BURSA DÖNÜŞÜYOR BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM’in Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedeflerini destekleyen stratejik bir vizyon projesi olduğunu vurgulayarak, “GUHEM’i hayata geçirirken ortaya koyduğumuz temel vizyon; çocuklarımızı ve gençlerimizi hızla değişen dünyanın ve geleceğin mesleklerine hazırlamaktı. Uzay ve havacılık gibi yüksek katma değerli alanlarda erken yaşta farkındalık oluşturmak, merak duygusunu kalıcı bir öğrenme kültürüne dönüştürmek ve nitelikli insan kaynağının temellerini atmak, GUHEM’in en önemli misyonu. GUHEM, 2025 yılında her yaştan katılımcının merakla takip ettiği bir merkez oldu. 1 milyona yakın ziyaretçiyi GUHEM’de ağırlamamız, bu vizyonun toplumun her kesiminde güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın dönüşümünde bilim ve teknolojinin kilit bir rol oynadığını vurgulayan İbrahim Burkay, sözlerine şöyle devam etti: “Bursa, üretim gücünü bilgi, teknoloji ve inovasyonla bütünleştiren bir şehir vizyonuyla yoluna devam ediyor. GUHEM, bu dönüşüm vizyonunun en somut ve en stratejik adımlarından biri. Yerelden ulusala, ulusaldan küresele uzanan etki alanıyla GUHEM; Bursa’yı uzay, havacılık ve bilim eğitiminde güçlü bir çekim merkezi haline getirdi. Bursa’mızın ve ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Yeni yılda da herkesi GUHEM’in sunduğu uzay, havacılık ve bilim yolculuğuna bekliyoruz.”

Bursa Teknoloji ve AR-GE Merkezi: Firmaları teknolojiye hazırlıyor! Haber

Bursa Teknoloji ve AR-GE Merkezi: Firmaları teknolojiye hazırlıyor!

2008 yılında “Sektörel AR-GE Merkezi” olarak kurulan BUTEKOM, firmaların üretim kapasitesi, teknolojik olgunluk seviyesi, ihracat potansiyeli, rekabet gücü ve proje yönetim yetkinliklerini değerlendirerek sektörlere özel ihtiyaç analizleri gerçekleştiriyor. Merkezde elde edilen veriler ışığında ihtiyaç odaklı gelişim ve dönüşüm yol haritaları hazırlanıyor; firmalara sürdürülebilir büyüme, katma değerli üretim ve küresel rekabette başarılı olabilmeleri için somut yönlendirmeler sağlanıyor. Hazırlanan yol haritaları, firmaların Türkiye’nin sanayi ve dış ticaret stratejileriyle paralel hareket etmesini sağlıyor. Merkez, ileri mühendislik yazılımlarında uzmanlık geliştiren ve uzay ile havacılık sektörlerine yönelik TÜBİTAK destekli projelerde hizmet sağlayıcı ve çözüm ortağı olarak kritik roller üstleniyor. Laboratuvarlarında tekstil, teknik tekstil, polimer, plastik, kompozit ve kauçuk numunelere kapsamlı test ve analiz hizmetleri veriliyor. 2025 yılında, AR-GE, test-analiz, prototipleme, ileri mühendislik ve ticarileşme süreçlerini tek çatı altında sunan merkezde, farklı üretim disiplinlerinden 10 sektöre ait 400’ün üzerinde firma incelendi. BUTEKOM, TEKSTİL VE KOMPOZİT FİRMALARINA AR-GE VE DÖNÜŞÜM DESTEĞİ SUNUYOR Merkez, teknik tekstil, kompozit malzemeler, ileri mühendislik, polimer ve kauçuk teknolojileri gibi stratejik alanlardaki firmalara AR-GE, test, doğrulama ve prototipleme desteği sunuyor. BUTEKOM’un mükemmeliyet merkezlerinde yürütülen çalışmalar, ürün geliştirme süreçlerini hızlandırıyor ve firmalara ulusal ve uluslararası standartlara uyum, performans artırımı ile yenilikçi ürün tasarımı konularında destek sağlıyor. Sektörler arası işbirliğini artırmayı, ortak kaynakları etkin kullanmayı ve yenilikçi projelerin gelişimini teşvik etmeyi amaçlayan çalışmalar merkezde gerçekleştiriliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kümelenme Destek Programı kapsamında desteklenen Bursa Teknik Tekstil ve Kompozit Malzeme Kümelenmesi (BUTEXCOMP), teknik tekstil ve kompozit sektöründe faaliyet gösteren 32 firmayı; Sürdürülebilir Ev Tekstili ve Teknik Tekstil Kümelenmesi (SETEK) ise 31 üye firma ve 7 destek kuruluşunu bir araya getirerek firmaların rekabet avantajını güçlendiriyor. FutureProof Textiles Projesi, Euroclusters çağrısı kapsamında BUTEKOM desteğiyle tekstil sektöründeki KOBİ’lerin dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerine katkıda bulunuyor. BUTEKOM İLE SANAYİCİNİN REKABET GÜCÜ VE YENİLİK KAPASİTESİ ARTIYOR BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, BUTEKOM’un Bursa ve Türkiye sanayisinin teknoloji odaklı dönüşümünde kritik bir rol oynadığını belirtti. Merkezin, sanayinin ihtiyaçlarına sahada çözüm üreten bütüncül bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Burkay, küresel rekabetin artık üretim miktarından ziyade bilgi, teknoloji ve yenilikle belirlendiğini belirtti. Burkay, merkezin sanayinin dönüşümünü hızlandıran kritik bir ekosistem sunduğunu ve doğrudan üretim ile ticarileşme süreçlerine dokunduğunu ifade ederek, "Küresel rekabetin teknoloji, AR-GE ve inovasyon ekseninde şekillendiği bir dönemde, sanayimizin bu dönüşüme ayak uydurması, hayati önem taşıyor. BUTEKOM, sanayicimizin ihtiyaçlarını masa başında değil, sahada analiz eden, bu ihtiyaçlara karşılık somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözümler geliştiren stratejik bir merkezdir." dedi. Burkay, merkezin açıldığı günden bu yana yüzlerce firmanın BUTEKOM’un sunduğu altyapı ve hizmetlerden yararlandığını belirterek, "Merkezde, yaklaşık 48 bin test ve 800'e yakın muayene işlemi gerçekleştiriliyor. Böylece firmaların AR-GE, ürün doğrulama ve kalite geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sağlanıyor. Firmaların rekabet gücünü artıracak yol haritalarını birlikte oluşturuyor, AR-GE'den ticarileşmeye uzanan tüm süreçlerde sanayicinin yanında yer alıyoruz." şeklinde ifade etti. BUTEKOM’un altyapısı, mükemmeliyet merkezleri ve uzmanlık alanlarının sanayiye sağladığı avantajlara dikkat çeken Burkay, şunları ifade etti: "Hedefimiz, Bursa'yı yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, yüksek katma değerli ürünler ortaya koyan ve küresel ölçekte rekabet edebilen bir sanayi merkezi haline getirmek. Mükemmeliyet merkezleri, ileri mühendislik ve test altyapısı, çok disiplinli laboratuvar imkanları ve uluslararası işbirlikleriyle BUTEKOM, bu vizyonun en önemli yapı taşlarından biri. Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine güçlü katkılar sunmaya devam edeceğiz."

BTÜ’den sağlık alanında yeni hamle! Aft tedavisinde yeni dönem başlıyor Haber

BTÜ’den sağlık alanında yeni hamle! Aft tedavisinde yeni dönem başlıyor

Ağız içi aft tedavisine yenilikçi bir yaklaşım Bursa’dan geliyor. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bilim insanları, insan ağız hücrelerinden elde ettikleri yeni nesil biyouyumlu hidrojel malzeme ile ağızdaki aftların lokal uygulama yöntemiyle hızlı şekilde tedavi edilmesini hedefliyor. “Ağız Ülserlerinin Tedavisine Yönelik, Biyouyumlu Polimer Tabanlı, Hücre Kültüründen Elde Edilen Hücresizleştirilmiş Ekstraselüler Matriks ve Antioksidan Destekli Hidrojel Yama Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BTÜ BİLİM İNSANLARINDAN YENİLİKÇİ PROJE Projenin yürütücülüğünü, BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nden Dr. Halime Serinçay üstleniyor. Projede, Doç. Dr. Gökçe Taner, Dr. Öğr. Üyesi Münevver Müge Çağal ve Araştırma Görevlisi Kübra Bezir araştırmacı olarak, yüksek lisans öğrencisi Hilal Akar ise bursiyer olarak görev alıyor. Toplumun yaklaşık yüzde 20’sinde görülen aft (ağız ülseri) problemine çözüm sunmayı amaçlayan proje ile, insan vücuduyla tam uyumlu, yapışkan, antioksidan, mikrop öldürücü ve yenileyici özellikte hidrojel yama sistemi geliştirilmesi planlanıyor. “AFTLARI KISA SÜREDE İYİLEŞTİRECEK” Proje yürütücüsü Dr. Halime Serinçay, ağız aftlarının tekrar eden bir sağlık sorunu olduğunu ve yaşam kalitesini düşürdüğünü belirterek, yeni malzemenin bu problemi kısa sürede ortadan kaldırabileceğini vurguladı. Serinçay açıklamasında “İnsan ağız hücrelerinden elde ettiğimiz hücresizleştirilmiş dokularla oluşturacağımız biyofonksiyonel hidrojel, doğal doku ortamını taklit ederek iyileşmeyi hızlandıracak. Ayrıca yüksek antioksidan kapasitesiyle bilinen aronya meyvesi ekstraktı da formülasyona dahil edilerek, lezyon bölgesindeki oksidatif stresi azaltacak ve iyileşme sürecini destekleyecek” dedi. MEVCUT TEDAVİ YÖNTEMLERİNE GÖRE DAHA ETKİLİ Dr. Serinçay, aft tedavisinde yaygın olarak kullanılan sprey, gargara, solüsyon ve jel formlarının, ağız boşluğunun sürekli nemli ve hareketli yapısı nedeniyle etkisini kısa sürede kaybettiğine dikkat çekti. Sıvı formların lezyon bölgesinde tutunamadığını jel formların ise tükürükle seyrelerek birkaç saat içinde etkisini yitirdiğini belirten Serinçay, “Bizim geliştireceğimiz hidrojel yama, yüksek yapışma kapasitesi ve dayanıklı formülasyonu sayesinde bu sorunu ortadan kaldıracak. Etkin maddenin bölgeye uzun süreli etki etmesini sağlayarak tedavi süresini kısaltmayı amaçlıyoruz” açıklamasını yaptı. “TOPLUM SAĞLIĞINA KATKI SAĞLAYACAK” BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin hem bilimsel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını belirterek, araştırmacıları tebrik etti. Çağlar, açıklamasında “Üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirilen bu nitelikli çalışma, sağlık alanında önemli bir ihtiyaca çözüm sunarken, yerli ve yenilikçi ürün geliştirme hedefimizi de yansıtıyor. Bursa Teknik Üniversitesi olarak toplumun yaşam kalitesini artıracak, bilimsel üretkenliği teşvik edecek projelere destek vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.