Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Trump

Bursa Hayat Gazetesi - Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump'tan yeni tehdit: “Zaman daralıyor” Haber

Trump'tan yeni tehdit: “Zaman daralıyor”

Orta Doğu’da tansiyon yeniden yükseliyor. İsrail ile ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından bölgede oluşan kriz, ateşkese rağmen çözüme kavuşmadı. Taraflar arasında yürütülen diplomatik temaslardan ise henüz somut bir sonuç çıkmadı. Ateşkes sonrası Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen görüşmelerde İran; savaşın tamamen sona ermesi, yaptırımların kaldırılması, tazminat ödenmesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması yönünde taleplerini masaya koydu. ABD tarafı ise İran’ın nükleer faaliyetleri ve füze programına yönelik sınırlamalar konusunda ısrarcı oldu. Tarafların karşılıklı taleplerde uzlaşamaması nedeniyle görüşmeler çıkmaza girdi. HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ DERİNLEŞİYOR Bölgedeki gerilimin merkezinde ise Hürmüz Boğazı yer alıyor. İran’ın boğazı kapalı tutmaya devam etmesi, küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya neden oldu. Petrol fiyatlarının yükselmesi dünya genelinde enerji krizine yönelik endişeleri artırdı. Buna karşılık ABD’nin, Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri varlığını artırarak İran ekonomisine baskıyı büyütmeyi hedeflediği öne sürüldü. TRUMP’TAN SERT MESAJ ABD Başkanı Donald Trump da gelişmelere ilişkin Truth Social hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Trump açıklamasında, “İran için zaman daralıyor ve çok hızlı hareket etmeleri gerekiyor, yoksa onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak. Zaman çok önemli!” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, bölgede yeni bir gerilim dalgasının habercisi olarak yorumlandı.

Trump'tan 8,5 yıl sonra Çin'e kritik ziyaret! Haber

Trump'tan 8,5 yıl sonra Çin'e kritik ziyaret!

Pekin'i 13-15 Mayıs tarihlerinde ziyaret edecek olan ABD Başkanı Donald Trump, 3 günlük ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelecek. Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'e ziyaret gerçekleştiriyor. ABD'nin önceki Başkanı Joe Biden, Çin'i ziyaret etmemişti, bu ülkeye lider düzeyindeki son ziyaret, Trump'ın ilk iktidarı döneminde, 2017'de yapılmıştı. Daha önce 31 Mart-2 Nisan tarihlerinde yapılacağı bildirilen fakat ABD Başkanı'nın İran'daki savaşla ilgilenmesi gerektiği gerekçesiyle ertelenen ziyarette Orta Doğu'daki savaşın önemli bir gündem maddesi olacağı öngörülüyor. Trump, İsrail ile birlikte, İran'a karşı başlattığı savaştan umduğu sonuçları alabilmiş değil. Kırılgan ilerleyen ateşkes sürecinde anlaşma işaretleri olsa da savaşın yarattığı belirsizlik bulutları henüz dağılmadı. Üstelik, Basra Körfezi'ndeki çatışmanın küresel enerji ticareti açısından kritik geçiş güzergahı Hürmüz Boğazı'nda sebep olduğu kesintinin etkileri, petrol fiyatlarındaki artışla küresel düzeyde hissedilmeye devam ediyor. ABD Başkanı, Çin'in başkentine Orta Doğu'daki savaş nedeniyle jeopolitik açıdan eli zayıflamış gidiyor. Siyasi gözlemciler, Orta Doğu'da ve Latin Amerika'da ateş hatlarının canlı olduğu dönemde ABD'nin Asya-Pasifik bölgesinde yeni bir gerilim yaratmaktan kaçınacağını, bu yüzden ziyaretin daha çok Çin ile ticaret ve ekonomi konularında varılan geçici uzlaşmanın sürdürülmesine odaklanacağı değerlendirmesini yapıyor. "İRAN KRİZİ, ABD'NİN ÇOK FAZLA ZAMANINI VE ENERJİSİNİ ALDI" Eski ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) analisti, Brookings Enstitüsü araştırmacısı Jonathan A. Czin, Trump'ın ziyaretten beklentilere ilişkin, aralarında AA muhabirinin de bulunduğu gazetecilerle gerçekleştirdiği çevrim içi söyleşide ABD'nin Orta Doğu'daki savaşla meşgul olmasının Çin tarafının elini rahatlattığı yorumunu yaptı. Czin, "İran'daki kriz, ABD'nin çok fazla zamanını ve enerjisini aldı. Buradaki savaşın sonuçlanmamış olması, bunun ABD'nin Batı Pasifik'teki varlığını tüketmesi, Çin'in avantajına. Trump, dünyanın diğer yerlerinde yangınlarla uğraşırken Asya-Pasifik'te istikrarın korunmasını gözetecektir." ifadelerini kullandı. Ziyaretten önemli sonuçların, çığır açacak kararların çıkmasını beklemediğini, daha çok iki büyük güç arasındaki kırılgan istikrarı sürdürmeye odaklanacağını tahmin ettiğini dile getiren Czin, her iki tarafın somut kazanımlar olmasa da buluşmayı olumlu sunmaya çalışacağını, Trump'ın daha Çin'e gitmeden "Harika bir ziyaret olacak." şeklindeki değerlendirmesinin buna işaret ettiğini vurguladı. Czin, teknoloji konusunda ABD tarafının başta ileri teknoloji çipler olmak üzere ihracat kontrollerini sürdürmeye çalışacağı ancak bunu daha fazla tırmandırmaktan kaçınacağı, ziyaretten büyük yatırım kararlarının çıkmasını beklemediği, ticari anlaşmaların ise Çin'in ABD'den Boeing yolcu uçakları ile daha fazla soya fasulyesi almasından ibaret olacağı görüşünü paylaştı. Trump yönetiminin geçen yılın sonunda Tayvan'a 11 milyar dolarlık silah satışına onay vermesinin ve yeni büyük satışın hazırlığını yapmasının Çin'i endişelendirdiğine dikkati çeken Czin, Pekin yönetiminin, bunun Çin ile Tayvan arasında diplomatik ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'nin üçüncüsünde yer alan, Tayvan'a silah satışının zaman içinde azaltacağı taahhüdüne aykırı olduğunu düşündüklerini, bu yüzden bu konuda Washington'a baskı yapabileceklerini söyledi. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ DURUM Orta Doğu'daki savaşın küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik geçiş hattı Hürmüz Boğazı'nda yarattığı kesinti de liderlerin gündeminde olacak. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazda tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında ve buna bağlı ham madde, ulaştırma ve sigorta maliyetlerinde artışa yol açtı. ABD İLE ÇİN'İN KRİZE BAKIŞI FARKLI Hem ABD hem Çin, krizin çözülerek Boğaz'ın gemi trafiğine yeniden açılmasından yana fakat iki ülkenin savaşa ilişkin farklı bakış açılarına sahip olması, çözüm yöntemi üzerinde uzlaşmalarına engel oluşturuyor. Çin, savaş nedeniyle ABD ile İsrail'i suçluyor ve krizin çözümü için bölgedeki çatışmanın bitirilmesi gerektiğini savunuyor. Pekin yönetimi, ABD'nin, bazı Çin rafinerilerine İran ile bağlantılı petrol nedeniyle getirdiği yaptırımlara uyulmasını ihtiyati tedbirle yasaklayarak bu alandaki bir yaptırımı kabul etmeyeceği mesajını vermişti. ABD ise enerji tedarikinde bölgeye bağımlı olmamasının avantajıyla Çin'in krizin sürmesinden zararlı çıkacağı, bu yüzden İran üzerindeki nüfuzunu kullanarak çözüme katkı sağlamaya ikna edilebileceğini düşünüyor. Çin ise enerji tedariki konusunda alternatiflerinin bulunduğunu görerek Boğaz'daki kesintinin sürmesinin sonuçta ABD ve müttefiklerinin aleyhine olacağını hesaplıyor.

Trump'ın sıra dışı planı şaşırttı: Beyaz Saray'da kafes dövüşü Haber

Trump'ın sıra dışı planı şaşırttı: Beyaz Saray'da kafes dövüşü

ABD Başkanı Donald Trump, Washington’da yeni bir tartışmanın fitilini ateşleyen açıklamada bulunarak Beyaz Saray’ın bahçesinde dev bir dövüş organizasyonu planlandığını duyurdu. “UFC Freedom 250” adı verilen etkinliğin 14 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilmesi hedefleniyor. OVAL OFİS’TE DUYURULDU Amerikan basınında yer alan bilgilere göre Trump, söz konusu organizasyonu Oval Ofis’te yapılan özel bir toplantı sırasında açıkladı. Toplantıya bazı spor yöneticileri ve profesyonel dövüşçülerin de katıldığı aktarıldı. Planlanan organizasyonun, Beyaz Saray çevresinde kurulacak özel bir arenada gerçekleştirileceği ifade ediliyor. SEMBOLİK TARİH DİKKAT ÇEKTİ “UFC Freedom 250” yalnızca bir spor etkinliği olarak değil, aynı zamanda sembolik bir kutlama olarak da değerlendiriliyor. Organizasyonun, Trump’ın 80. yaş günü ile ABD’nin bağımsızlığının 250. yılına denk gelmesi dikkat çekti. Bu nedenle etkinlik, siyasi çevrelerde Trump’ın imajını güçlendirmeye yönelik bir hamle olarak yorumlandı. WASHİNGTON’DA TARTIŞMA YARATTI Duyuru sonrası Washington’da farklı görüşler ortaya çıktı. Bazı siyasetçiler Beyaz Saray gibi tarihi bir mekânda bu tür bir organizasyon yapılmasını eleştirirken, destekçileri ise etkinliği “Amerikan kültürünü yansıtan güçlü bir gösteri” olarak savundu. Tartışmalar, organizasyonun yalnızca spor değil aynı zamanda siyasi bir mesaj içerdiği yönündeki yorumları da beraberinde getirdi. GERİLİMLİ DÖNEMDE GELEN AÇIKLAMA Trump’ın açıklamasının, ABD ile İran arasında gerilimin arttığı ve diplomatik temasların zorlandığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekti. Bu durum, organizasyonun kamuoyundaki etkisini daha da artırdı. Bazı siyasi analistler, bu hamlenin aynı zamanda iç politikada gündemi değiştirmeye yönelik bir strateji olabileceğini öne sürdü. GÖZLER ORGANİZASYONUN AKIBETİNDE “UFC Freedom 250” etkinliğine ilişkin hazırlıkların önümüzdeki dönemde netleşmesi bekleniyor. Organizasyonun gerçekten hayata geçip geçmeyeceği ise şimdiden ABD siyasetinde en çok tartışılan başlıklardan biri haline geldi.

Trump doğruladı: Witkoff ve Kushner’ın Pakistan programı iptal Haber

Trump doğruladı: Witkoff ve Kushner’ın Pakistan programı iptal

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’ın İslamabad’a yapacağı ziyaretin iptal edildiğini doğruladı. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Seyahatte çok fazla iş ve zaman kaybı var” ifadelerini kullandı. “TÜM KARTLAR BİZİM ELİMİZDE” MESAJI ABD Başkanı Trump, İran yönetimine ilişkin değerlendirmelerinde sert ifadeler kullandı. İran’da yönetim içinde ciddi bir karmaşa olduğunu öne süren Trump, ABD’nin diplomatik süreçte güçlü pozisyonda olduğunu savundu. Trump, “Tüm kartlar bizim elimizde, onların hiçbir kozu yok. Konuşmak isterlerse yapmaları gereken tek şey bizi aramak” dedi. İRAN HEYETİNİN PAKİSTAN TEMASLARI SONRASI KARAR Kararın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki heyetin Pakistan temaslarını tamamlamasının ardından gelmesi dikkat çekti. İranlı heyetin İslamabad ziyaretini kısa süre önce tamamlayarak ülkeden ayrıldığı bildirildi. DİPLOMATİK SÜREÇTE YENİ BELİRSİZLİK ABD basınında yer alan haberlerde, Trump’ın kararıyla birlikte İran ile yürütülen temasların geleceğine ilişkin yeni soru işaretleri oluştuğu belirtildi. Washington-Tahran hattında diplomatik sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu oldu. ABD-İRAN DİPLOMASİSİNDE “DOĞRUDAN İLETİŞİM” VURGUSU Trump yönetimi, Pakistan üzerinden yürütülmesi planlanan temaslar yerine doğrudan iletişim kanalını tercih ettiklerini belirterek, diplomatik sürecin farklı bir çerçevede devam edebileceğinin sinyalini verdi.

Trump’ın talepleri ortaya çıktı: İşte İran’a dayatılan şartlar Haber

Trump’ın talepleri ortaya çıktı: İşte İran’a dayatılan şartlar

ABD ile İran arasında Pakistan’da gerçekleştirilen ve yaklaşık 21 saat süren müzakerelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı. Diplomatik kaynaklara göre taraflar arasında önemli başlıklar görüşülse de temel konularda uzlaşma sağlanamadı. BEYAZ SARAY’DAN KRİTİK AÇIKLAMA İsmi açıklanmayan bir Beyaz Saray yetkilisi, Donald Trump’ın İran için belirlediği “müzakere edilemez” şartları kamuoyuyla paylaştı. Yetkili, söz konusu şartların ABD’nin güvenlik ve bölgesel istikrar politikalarının temelini oluşturduğunu vurguladı. TRUMP’IN MASAYA KOYDUĞU ŞARTLAR Açıklamaya göre ABD’nin İran’dan talepleri oldukça kapsamlı. Tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesi. Daha önce ABD bombardımanında ağır hasar gören nükleer tesislerin sökülerek imha edilmesi. Yer altında bulunduğu değerlendirilen 400 kilogramdan fazla yüksek zenginleştirilmiş uranyumun gün yüzüne çıkarılması. Bölgesel müttefikleri kapsayan geniş çaplı bir barış ve güvenlik çerçevesinin kabul edilmesi. Hamas, Hizbullah ve Husiler gibi gruplara verilen desteğin sona erdirilmesi. Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir geçiş ücreti olmaksızın tamamen açık tutulması. BÖLGESEL GERİLİM TIRMANABİLİR Uzmanlar, söz konusu şartların İran açısından kabul edilmesinin zor olduğunu ve bu durumun bölgede gerilimi artırabileceğini değerlendiriyor. Özellikle nükleer program ve bölgesel vekil güçler konusu, iki ülke arasındaki en kritik anlaşmazlık başlıkları arasında yer alıyor. DİPLOMASİ SÜRECİ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR Taraflar arasında görüşmelerin devam edip etmeyeceği henüz netlik kazanmazken, ortaya konan şartlar diplomasi sürecinin zorlu geçeceğine işaret ediyor. ABD’nin sert tutumu karşısında İran’ın nasıl bir yanıt vereceği ise uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.