Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji Geliştirme Merkezi

Bursa Hayat Gazetesi - Teknoloji Geliştirme Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji Geliştirme Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

SBÜ’den kişiye özel probiyotikler: Bağırsaktan sağlığa özel çözümler! Haber

SBÜ’den kişiye özel probiyotikler: Bağırsaktan sağlığa özel çözümler!

SBÜ Gülhane Temel Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Tıbbi Mikrobiyoloji Biyoteknoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Alp Avcı, kişiye özel probiyotik üretimi üzerine yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Probiyotiklerin canlı mikroorganizmalar olduğunu vurgulayan Avcı, "Mutlaka doğru ürünü seçmek zorundayız. Ne kadar fazla gereksiz mikroorganizma tüketirsek o kadar fazla da vücuttan tepkiler oluşabiliyor." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Avcı, güncel sağlık konuları arasında en çok konuşulan hastalıklardan birinin şu anda SİBO olduğunu belirterek, "İnce bağırsaklarda bakterilerin aşırı çoğalmasını gözlemliyoruz. Bilinçsizce bakteri kullandığımızda bunu çok normal görebiliyoruz. Bu yüzden kişiye özgü özel olarak seçilmiş probiyotikleri kullanmakta fayda var. SBÜ Teknoloji Merkezi'nde kişiye özel probiyotik ürünler çalışıyoruz. Mikrobiyota analizi yapılıyor. Canlı flora bakıyoruz. Kişinin klinik bulguları, şikayetleri, istekleri, talepleri, hekiminin taleplerini alıyoruz." dedi. Probiyotik kullanımının yalnızca hasta kişiler için olmadığını belirten Avcı, "Sağlıklı ve kaliteli yaş almak istiyorsak mutlaka probiyotik desteğine ihtiyacımız var. Son zamanlarda bağırsaklar, ikinci beyin olarak adlandırılıyor. İkinci beyin diye görüyoruz ama beynin tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmek için beslenmeye ihtiyacı var. Vücudun beslenmesi ne kadar iyiyse beyin o kadar sağlıklı çalışabiliyor. Besinlerin de sağlıklı ayrıştırılması bağırsaklarda meydana geliyor." şeklinde konuştu. Avcı, bağırsak florasının sağlıklı ve uyumlu çalışmasının bağışıklık sistemini dengelediğini vurgulayarak, "Seratonin, melatonin gibi uyku sağlığını, mutluluğumuzu destekleyecek hormonlar ve enzimler de buralardan geçtiği için florayı ne kadar sağlıklı ve dengeli tutabilirsek vücut aslında kompleks bir yapı olarak tamamen sağlıklı hareket edebiliyor." ifadelerini paylaştı. BİREYE ÖZEL PROBİYOTİKLER ARTIK GERÇEK: BAŞVURULAR VE ANALİZLER BAŞLADI Avcı, probiyotiklerin üretim aşamalarıyla ilgili bilgiler vererek, şunları söyledi: "Kişisel olarak başvuru da alabiliyoruz. Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde bu işin yapıldığını bilen hekimler, diyetisyenler bizlerden destek alabiliyorlar. Onların danışanlarını ya da hastalarını yönlendirmesiyle yine mikrobiyota analizi sonucunda probiyotik ürünler geliştirilebiliyor. Burada önemli olan hekim ve diyetisyenin de üç sac ayağı kurgulayıp sistemi ilerletmesi, hastalıkların ilerleyişi anlamında bize çok destek oluyor." Avcı, başvuruların alınmasının ardından bireylerden gaita analizi yaptıklarını ve bu sürecin yaklaşık 3 hafta sürdüğünü belirterek, "Moleküler çalışmalar yapıyoruz, canlı flora çalışıyoruz. Sonrasında kişilerin şikayetleri, talepleri doğrultusunda bir profil oluşturuyoruz. Bilimsel olarak hangi bireyde, hangi mikroorganizma, hangi oranda olmalı ona karar verip probiyotik ürün tercihini ona göre yapıyoruz." dedi. Kişiye özel probiyotiklerin tüm yaş gruplarında kullanılabileceğini vurgulayan Avcı, "Gebelerde genellikle hekiminin önerisi doğrultusunda, kullanıp kullanmamayı hekime bırakıyoruz. Yenidoğan bebeklerde ise ek gıdaya başlamadan önce anne sütü ile destek olabiliyoruz. 93 yaşında bugün destek olduğumuz hastalarımız da var. Her hasta grubuna farklı flora üyeleriyle destek olunabilir." ifadelerine yer verdi. YANLIŞ KULLANIM BAĞIRSAK DENGESİNİ BOZABİLİR! Prof. Dr. Avcı, kişiye özel probiyotiklerin her türlü hastalık için uygulanabileceğini ifade ederek, "Bağırsaktan bahsediyorsak, tüm hastalıklardan bahsedebiliriz. Nörolojik bir bozukluk da olabilir. MS, parkinson, Alzaymır, demans ve otizm gibi nörolojik bir bulgu olabilir. İç organlarla ilgili akciğer, karaciğer, böbreklerle ilgili problem olabilir. Kemik, eklem rahatsızlığı söz konusu olabilir. Bütüncül bakmak lazım. Herhangi bir bölgede moleküler olarak iletişim sağlanacaksa vücudumuzda temeli bağırsaklardan geçiyor. Yediğimiz, içtiğimiz şeyle hayattayız, onun da düzgün sindirilip tüm vücuda yayılabilmesini bağırsaktaki flora sağlıyor." dedi. Avcı, kişiye özel probiyotiklerin en az 6 ay boyunca düzenli olarak alınması gerektiğini vurgulayarak, "Canlı bir floradan bahsediyoruz. Bağırsaklara yerleşmesi, oraya adapte olması gerekiyor. Bu konuda sonuçlar da gerçekten yüz güldürücü. İnsanlar genellikle bize tavsiye üzerine geliyorlar. Özellikle hekimlerinin tavsiyesi üzerine geliyorlar. Kullandıkları ikinci aydan itibaren çok güzel, olumlu geri dönüşler oluyor. Tavsiye ediyorlar devamlı ve bu bizim için çok sevindirici." ifadelerini kullandı. Probiyotiklerin güvenli ve etkili şekilde kullanılabilmesi için uzman kontrolünün şart olduğuna işaret eden Prof. Dr. Avcı, vatandaşlara dikkat edilmesi gereken noktaları aktardı: "Hem dünyada hem de ülkemizde bilinçli antibiyotik kullanımı altını çizdiğimiz çok önemli bir konu. Probiyotikler de öyle. Hekim önerisi ya da bu işi çalışan bir uzmanın önerisi olmadan kafamıza göre probiyotik almamalıyız. Mikroorganizmalar da bir sürü metabolit üretiyor. İyi mikroorganizma diye de bağırsak floramızdaki dengeyi bozmamak lazım. Antibiyotik kullanıyorsak eş zamanlı probiyotik veriliyor ama orada da şuna dikkat etmek lazım; biz antibiyotikleri bakterileri öldürmek için kullanıyoruz. Probiyotik olarak kullandığımız ürünlerin içerisinde de yüzde 90'dan fazla bakteri var. Eş zamanlı kullanacaksak, hangi antibiyotik hangi probiyotikle mutlaka bir uzman görüşü dahilinde kullanmakta fayda var."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.