Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tbmm Genel Kurulu

Bursa Hayat Gazetesi - Tbmm Genel Kurulu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm Genel Kurulu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TBMM Genel Kurulu, 11. Yargı Paketi’ni onayladı Haber

TBMM Genel Kurulu, 11. Yargı Paketi’ni onayladı

Türk Ceza Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sonrası kabul edilerek yürürlüğe girdi. Oylamada 372 milletvekili oy kullandı; 274 kabul, 77 ret oyu çıktı. Yasayla yapılan değişiklikle, İcra ve İflas Kanunu kapsamında, nispi harç veya teminat yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin ihalenin feshini talep etmeleri durumunda, mahkeme bu talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedecek. Ayrıca, teminatın veya harcın eksik veya hiç yatırılmaması halinde mahkeme, tebliğ edeceği muhtırayla ilgili kişiye iki haftalık kesin süre vererek eksik ödemeyi tamamlamasını isteyecek; süre sonunda tamamlanmazsa ihalenin feshi talebi dosya üzerinden kesin olarak reddedilecek. Süre içinde teminat veya harç tamamlanmazsa, mahkeme ihalenin feshi talebi derhal reddedilecek. Alışılmış belediyeler dışındaki geçici/aciz belgeleri ve iflas tarihinden önceki bir yıl içindeki tüm bağış ve karşılıksız tasarruflar iptal edilecek. AVUKAT DİSİPLİN CEZALARI VE KAMU İHALE KURUMU BAŞVURU BEDELİ DÜZENLEMESİ Kanun, avukatlar için disiplin cezası gerektiren hallerin kapsamını belirliyor. Avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığına ve mesleki özen ve doğruluk ilkelerine aykırı davranışlar tespit edildiğinde, eylemin niteliği ve ağırlığına göre Kanunda öngörülen disiplin cezalarından biri uygulanacak. Disiplin cezaları “uyarma”, “kınama”, “para cezası”, “işten çıkarma” ve “meslekten çıkarma” şeklinde sıralanıyor. SOSYAL MEDYA SUÇLARI, DOLANDIRICILIK VE TAKSİRLE YARALAMA DÜZENLEMELERİ Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alan "dolandırıcılık" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin yargılamalarda farklı mahkemelerde işlem yapılması sonucu ortaya çıkan görev uyuşmazlıklarını önlemek hedefleniyor. Buna göre, "dolandırıcılık" suçlarına ilişkin davalar asliye ceza mahkemelerinde görülecek. Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde devam eden davalar veya istinaf ve temyiz incelemesindeki dosyalarda, "nitelikli dolandırıcılık" suçuna bakmakta olan mahkemenin görevinin yeni Kanun ile değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyecektir. TCK’daki akıl hastalığı hükmünde değişiklik yapılıyor. Buna göre, akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda kalacakları süre; ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda en az 1 yıl, üst sınırı 10 yıldan fazla olan hapis cezalarını gerektiren suçlarda ise en az 6 ay olacak. Sosyal medya üzerinden işlenmesi kolay olan bu suçlarla etkin mücadele sağlamak için "ön ödeme" hükümlerinin uygulanması öngörülüyor. Kamu görevlisine, yürüttüğü görev nedeniyle işlenen hakaret suçlarında ise bu hükümler uygulanmayacak ve dava genel kurallara göre açılacak. Taksirle yaralamaya ilişkin hapis cezaları yeniden düzenleniyor. Bir kişiye acı veren veya sağlığını/algılama yeteneğini bozan fiillerde hapis cezası 3 aydan 4 aya, 1 yıldan 2 yıla çıkarılacak. Birden fazla kişinin yaralanması durumunda cezanın alt sınırı 6 aydan 9 aya, üst sınırı ise 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek. Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı için tehlike oluşturan; korku, kaygı veya panik yaratacak şekilde yangın çıkaran veya bina çökmesi, toprak kayması, çığ, sel ya da taşkına yol açan, silahla ateş eden ya da patlayıcı madde kullanan kişiler için hapis cezası artırılıyor. Alt sınır 6 aydan 1 yıla, üst sınır ise 3 yıldan 5 yıla çıkarılacak. Ses ve gaz fişeği atabilen silahla işlenen suçlar, 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezasına çarptırılacak. Suç toplu alanlarda işlendiğinde ceza, yarı oranında yükseltilecek. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçuna ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırları artıyor. Kanun kapsamındaki suçları işlemek amacıyla örgüt kuran veya yöneten kişiler için, örgütün yapısı, üye sayısı ve araç-gereç durumu göz önünde bulundurularak verilecek cezanın alt sınırı 4 yıldan 5 yıla, üst sınırı ise 8 yıldan 10 yıla yükseltilecek. Hukuka aykırı şekilde kara taşıtının hareketini engelleyen veya aracın hareket halindeyken durmasını sağlayan kişi 1–3 yıl, aracı bulunduğu yerden başka bir yere götüren kişi ise 2–5 yıl hapis cezası alacak. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisi genişletiliyor. Artık ilk derece mahkemelerinin kararlarında hukuka aykırılıklar tespit edildiğinde de, bölge adliye mahkemesi ceza daireleri bozma kararı verebilecek. KANUN DEĞİŞİKLİĞİYLE ESNAF VE SANATKAR MAL VE HİZMET FİYAT TARİFELERİ DÜZENLENİYOR Esnaf ve sanatkarların ürettiği mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı oldukları odalar tarafından hazırlanacak ve ilgili Birlik yönetim kurulu, tarifeler sunulduktan sonra 30 gün içinde bunlara onay veya ret kararı verecek. Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi olan tarifelerde ise 30 günlük süre, Bakanlığa gönderilen görüş talebinin ulaştığı gün duracak ve Bakanlık görüşünü Birliğe ilettikten sonra tekrar işlemeye başlayacak. AÇIK CEZAEVİNDEKİ HÜKÜMLÜLERE 3 YIL ERKEN TAHLİYE GELİYOR 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlardan dolayı açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, başvurmaları halinde ve en az 3 ay süreyle açık ceza infaz kurumunda kalmış olmaları şartıyla, ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik kapsamında infaz edilmesinden 3 yıl erken yararlanabilecek. Bu düzenleme ile uyum hükümleri de uygulanacak, ancak deprem suçları bu kapsamın dışında tutulacak. 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri dahil, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde, özel hesap dönemi uygulayanlar için 2026–2028 dönemlerinde, mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacak ve bu süre zarfında enflasyon düzeltme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği kontrol edilmeyecek.

TBMM’de Leyla Zana tartışması! Haber

TBMM’de Leyla Zana tartışması!

TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri sürüyor. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, sürecin dilinin netleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu sürecin başarısı için olmazsa olmaz şart olan toplumsal rıza ve toplumsal desteği de oluşturamayız. Bu konuda üzülerek söylemeliyim, siz sayın iktidar partisi mensupları gereken özen ve çabayı göstermiyorsunuz, göstermediniz. Örneğin, bu Parlamentonun bedel ödemiş eski bir üyesi, bir kadın, bir anne, bir torun sahibi anneanne, başta ülkemizin Kürt halkının, Kürt kadınlarının çok sevdiği, çok saydığı, onuru olan Leyla Zana için iktidar temsilcilerinden bir tepki gelmesini beklerdik. Bursa'da bir grup kendini bilmez ırkçının hakaretlerine karşı en başta öncelikle siz kadın milletvekillerinin bu kürsüden çıkıp iki çift laf etmesini beklerdik, etmeliydiniz, hâlâ da etmelisiniz. Ben Bursa'daki aile kökeni yedi yüz yıl geriye giden bir insan, nüfus kütüğü Bursa'da olan bir insan olarak Leyla Zana'dan tüm Bursa namına özür diliyorum." şeklinde konuştu. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, tek kelimeyle yanıtlayacağını belirterek, "Leyla Zana onurumuzdur; nokta." dedi. AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik söz alarak, “Salı günü Soma'da gerçekleştirilen Somaspor-Bursaspor maçında, maçın bitimine üç-dört dakika kala maalesef hiç istenmeyen, hiç arzulanmayan ve bugüne kadar da, yaklaşık iki yıldır kulübün başında bulunan oğlum dolayısıyla yakinen izlediğim Bursaspor'un, takip ettiğim Bursaspor'un hiçbir maçında bu ve benzeri hiçbir olayı yaşamadığımız bir sahneyle karşı karşıya kaldık. Şimdi, sosyal medyada da ifade ettim, Bursaspor 3-0 galip ve maç bitiyor, bitmek üzere; bunu bir soru işareti olarak huzurlarınıza koyuyorum, bir. İkincisi, şunu da açıkça ifade ettim, dedim ki: 'Bu yanlıştır, bir. Kabul edilemez, iki. Doğru değildir, üç. Ve müsamaha gösterilemez' diye 4 madde altında bunları ifade ettim, çok net bir şekilde. Cengiz Çandar 'İfade edilmedi, konu geçiştirildi' anlamında söylediği için bunları söylüyorum. Ben inanıyorum ki şu eylem karşısında bu 4 ifade bütün Meclisin ittifak ettiği, hiçbir milletvekilinin 'hayır' demeyeceği 4 madde diye düşünüyorum. Yani bu hoş görülecek veya tasvip edilecek veya 'Ne iyi olmuş' denilecek bir olay değil; aksine kınanacak, aksine bunun müsamaha gösterilme gibi olay olmadığını da ifade etmek istiyorum. Evvela bu konuda hemfikir durum var. Fakat esas mesele şu: Biz siyasetçiyiz, mümkün mertebe de vitrinden uzak durmaya çalışıyoruz. Ya sorumlu bir siyasetçi olacağız ya da sorumlu bir siyasetimiz olacak. Bu konuda sorumlu siyasetçi olarak davranmak mecburiyetindeyiz. Burada ifade ettiğimiz herhangi bir kelimenin topluma, stadyumlara, seyirciye, tribünlere nasıl yansıdığını mutlak surette değerlendirmek durumundayız.” İfadelerini kullandı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, görüşlerini şöyle dile getirdi: "Şimdi konuyu bu kadar teferruatta boğmaya gerek yok, zaten böyle bir usul yok ama biz kendisini dinlerken bir özrü bekledik her şeyden önce çünkü bu ülkenin en onurlu siyasetçilerinden birine inanılmaz bir hakaret, saldırı ve küfür söz konusu olmuştur. Tabii ki biz tüm Bursa'yı ya da tüm Bursa taraftarını suçlamadık, bir grubun bu suçu işlediğini söyledik. Mesele bir, özürdür; iki, bu suçu işleyenler hakkında gerekli soruşturmanın açılmasıdır. Ben bir kez daha buradan 'Leyla Zana onurumuzdur' diyorum ve bu konuda da İçişleri Bakanlığını göreve davet ediyorum."

“Sözümüzü tuttuğumuz gün”: Hatay’da 455 bininci konut teslimi için geri sayım başladı Haber

“Sözümüzü tuttuğumuz gün”: Hatay’da 455 bininci konut teslimi için geri sayım başladı

Bakan Murat Kurum, TBMM Genel Kurulu’nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2025 yılı faaliyetlerini ve 2026 yılı bütçe teklifini sundu. Göreve geldikleri günden bu yana 50 bin personelle 81 il ve 922 ilçede hizmet verdiklerini belirten Kurum, çalışmalarını büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürdüklerini ifade ederek, "Ankara’yı Anadolu’ya taşıma ilkesiyle hareket ederek her şeyin en güzelini hak eden milletimizi, daha güzel şehirlerde yaşatmak için ‘Önce insan, önce millet’ demeye devam ediyoruz. 81 şehrimizin ulusal ve küresel ölçekte marka değerini yükseltecek yeni vizyon projeleri büyük bir titizlikle yapıyoruz. Biz istiyoruz ki istisnasız her bir şehrimiz yeni yuvaları ve işyerleriyle, birbirinden güzel tarihi kent meydanlarıyla, sosyal, kültürel alanlarıyla, gölleri, denizleri ve millet bahçeleriyle, birer yıldız gibi parlasın. İstiyoruz ki; Selçuklu ve Osmanlı’nın emanetini omuzlarında taşıyan şehirlerimiz her açıdan güzelleşsin, çocuklarımız bu şehirlerde geleceğe güvenle baksın, memleketiyle, ülkesiyle gurur duysun. İşte bu anlayışla Cumhuriyet tarihimizin en nitelikli ve kapsamlı projelerini bir bir hayata geçiriyoruz. Özellikle de depremsellik açısından kritik bir coğrafya üzerine kurulmuş olan ülkemizin, yaşadığı afetlerde binlerce evladını toprağa vermiş milletimizin ‘güvenli yarınları için’ insanüstü bir gayretle çalışıyoruz. Ülkemizde hayatı durduran pandemiyle, Karadeniz bölgemizde sellerle, Antalya, Muğla ve İzmir’de yangınlarla, Elazığ, Malatya ve yine İzmir’de depremlerle sınandık. Afetlerin ardından hızla kolları sıvadık, ‘ne bu aceleniz’ diyenlere rağmen; yeni yuvaları 1 saat daha erken verebilmek için çabaladık. Devletin milletine olan borcunu ödemek için, her afet bölgesinde olduk, haftalarca oralardan ayrılmadık." dedi. “ASRIN İNŞASI, TÜRKİYE’NİN BAŞARISI” Bakan Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde ilk konutların temelinin 15. günde atıldığını hatırlatarak, "Yine 45. günde ilk evlerimizi teslim ettik. ‘Devlet nerede?’ diyenler oldu. Onlara, asrın felaketini asrın inşasına dönüştürerek cevap verdik ve ‘Devlet, işte burada’ dedik. Geçtiğimiz yıl yine bu kürsüde, ‘155 bininci konutumuzu teslim ettik’ demiştik. Ve bugün büyük bir gururla söylüyoruz ki; o sayının üzerine tam 300 bin konut daha ekledik. Allah'a şükürler olsun ki sözlerimizi tuttuk. İnşallah 27 Aralık’ta barışın ve medeniyetimizin kalbi olan Hatay’ımızda Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle, 'Asrın İnşası, Türkiye’nin Başarısı' diyecek; 455 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim edeceğiz. Milletimize ‘bu iş bizim namusumuzdur, şerefimizdir’ dedik ve hamdolsun sözümüzü tuttuk. Bu başarı Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye’nin başarısıdır. Bu başarı; devletine güvenmekten asla vazgeçmeyen Büyük Türk Milletinin başarısıdır." şeklinde ifade etti. “YENİ YUVALARIMIZI 81 İLİMİZDE YAPACAĞIZ” Açıklamalarına devam eden Bakan Kurum şunları dile getirdi: "1,5 trilyon liralık bir bütçeye sahip olan sosyal konutlarımızla tam 300 sektörde iş imkanı ve ekonomik gelir sağlayacağız" Kentsel dönüşüm seferberliğiyle üretilen 1 milyon 750 bin sosyal konuta 500 bin sosyal konut daha ekleyeceklerini ifade eden Kurum, "24 Ekim’de 500 bin sosyal konutumuzun ilk adımını attık. Yeni yuvalarımızı 81 ilimizde yapacağız. Bunların 100 binini İstanbul’umuzda inşa edeceğiz. Yine Ankara’da 30 bin, İzmir’de 21 bin, Konya’da 15 bin, Bursa ve Gaziantep 13’er bin, Hatay ve Diyarbakır’da ise 12 bin konutumuzu yapacağız. İstanbul’da 100 bin sosyal konutun yanına, 15 bin kiralık sosyal konut daha inşa edeceğiz. Bununla da yetinmeyecek 500 mahalle konağını, 500 anaokulunu, aile sağlığı merkezlerini, gündüz bakım evlerini, taziye evlerini, misafirhaneleri ve spor salonlarını da hızla inşa edeceğiz. Mahalle kültürünü sitelere taşıyacağız. 5 milyondan fazla kardeşimizin başvurduğu projemizin ilk kuralarını 29 Aralık’ta çekecek, Allah’ın izniyle ilk anahtarlarımızı da Mart 2027’de teslim edeceğiz. 1,5 trilyon liralık bir bütçeye sahip olan sosyal konutlarımızla tam 300 sektörde iş imkanı ve ekonomik gelir sağlayacağız. Kira ve konut fiyatlarını dengeleyeceğiz, istihdamı, yerel kalkınmayı, sosyal refahı güçlendireceğiz. Bu ülkede ev sahibi olmayan tek bir kardeşimiz kalmayana kadar çalışacağız." Bakan Kurum, bugüne kadar 543 millet bahçesi yapıldığını ve en son 1 milyon 215 bin metrekare büyüklüğündeki Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin hizmete açıldığını belirterek, toplamda 313’ünün vatandaşların kullanımına sunulduğunu ifade ederek, "230 millet bahçesinde ise çalışmalarımız devam ediyor. Mavi Vatanımızın her noktasında, tarihimizin en kapsamlı ‘Temiz Deniz Seferberliğini’ devam ediyoruz. Denize kıyısı olan 28 ilimize dair eylem planlarıyla; 300 bin ton atığı bertaraf etme başarısına eriştik. Marmara Denizi’ndeki İzmit Körfezi’mizde Avrupa’nın en kapsamlı çevre projesini yürütüyoruz. Yine İzmir Körfezi’nde 15 maddelik körfez eylem planını devreye soktuk. Fethiye-Göcek koruma bölgesinde başlattığımız Mapa-Şamandıra Projemizle deniz trafiğini azaltacak; teknelerin çevreyle uyumlu olarak konaklamalarını sağlayacak, daha temiz bir deniz turizmine erişeceğiz. 81 ilimizde yapacağımız doğa koruma alanlarımızın genişletilmesinden iklim değişikliğine uyum projelerine, düzenli atık depolamadan atıksu arıtma tesislerine kadar her alandaki yatırımlarla sürdürülebilir çevre ve yaşanabilir şehirler için canla başla çalışacağız." diyerek aktardı.

Bakan Göktaş müjdeyi verdi! 3 bin sözleşmeli personel alınacak Haber

Bakan Göktaş müjdeyi verdi! 3 bin sözleşmeli personel alınacak

TBMM Genel Kurulu’nda “2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi” görüşmeleri devam ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘Aile Yılı’ kapsamında hayata geçirilen ‘Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilde genişlettiklerini açıklayarak, "Bugüne kadar 133 bin 466 gencimiz, bu fondan yararlanmaya hak kazandı. 8 milyar 59 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Ayrıca farklı sektörlerde yaptığımız 2 bin 7 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkânı sunduk. Yine Aile Yılı’nda doğum yardımlarında da önemli bir reformu hayata geçirdik. 2025 yılı itibarıyla doğan her çocuk için hiçbir kriter aramaksızın teşvikler getirdik. İlk çocuk için sağladığımız tek seferlik doğum desteğini 5 bin liraya çıkardık. İkinci çocuk için bin 500 lira, 3’üncü ve sonraki çocuklar için 5 bin liralık desteklerimizi her ay çocuklar 5 yaşını doldurana kadar düzenli olarak annelerin hesaplarına yatıracağız. Bu kapsamda Aile Yılı’nda 721 bin çocuk için toplam 8,7 milyar lira ödeme gerçekleştirmiş olacağız. Diğer yandan hem kadın hem erkek memurların çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkından faydalanmalarını sağladık. Ayrıca doğum izni ve babalık izni sürelerinin uzatılması çalışmalarına da öncülük ettik. Bu kapsamda hem kamu hem de özel sektör çalışanları için doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya, babalık izninin ise 10 güne çıkarılmasını sağlayacak kanun teklifinin yakın zamanda Meclisimizin onayına sunulmasını bekliyoruz. Bunun yanı sıra, kamu kurum ve kuruluşlarında kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı da hızlandırdık." şeklinde aktardı. “8,3 MİLYON KİŞİYE EĞİTİM VERDİK” Göktaş, aile rehberi sistemi aracılığıyla, hanelere ihtiyaçlarına uygun, özelleştirilmiş destek ve hizmetlerin sunulacağını açıklayarak, "Mayıs ayında tanıtımını yaptığımız ve 1,7 milyon kişinin indirdiği 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulamasıyla ebeveynlere çocuk eğitimi ve aile içi iletişim alanlarında rehberlik sağlıyoruz. Ayrıca çevrimiçi danışmanlık uygulamalarını devreye aldık. Aile danışmanlığı, aile eğitim programı ve evlilik öncesi eğitim programı ile 8,3 milyon kişiye eğitim verdik. Yeşilay ile yürüttüğümüz bağımlılıkla mücadele çalışmalarında önleyici rehberlik, eğitim ve farkındalık programlarıyla 2 milyon kişiye ulaştık. Öte yandan, ülkemizde yaşanan afet ve acil durumlarda ilk andan itibaren sahaya inerek vatandaşlarımıza psikososyal destek hizmeti sunmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. “10 BİN 752 ÇOCUĞUMUZUN 9 BİN KORUYUCU AİLE YANINDA ŞEFKATLE BÜYÜMELERİNİ SAĞLIYORUZ” Bakan Göktaş, 180 bin 391 çocuğun aileleriyle birlikte ‘Sosyal ve Ekonomik Destek’ (SED) programı çerçevesinde izlenmekte olduğunu belirterek şunları aktardı: "Bu çocuklarımızın kültür, sanat ve spor alanlarında kendilerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Etkili takip mekanizmalarıyla ebeveyn kaybı yaşayan 108 bin 454 çocuğumuza sağlıklı gelişimlerini destekleyen hizmetler sunuyoruz. Bugüne kadar 20 bin 732 çocuğumuzu evlat edinme hizmetimizden faydalandırdık. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde yürütülen Gönül Elçileri Projesi’yle 10 bin 752 çocuğumuzun 9 bin koruyucu aile yanında şefkatle büyümelerini sağlıyoruz. UNICEF’in iyi uygulama örnekleri arasında gösterdiği bu proje, sadece ülkemizde değil, pek çok ülke tarafından örnek alınan bir model haline geldi." Bakan Göktaş, konuyla ilgili şunları dile getirdi: "2 bin 868 çocuğumuzun ise kültür ve sanatın dönüştürücü gücüyle donanımlı bireyler olarak yetişmelerine katkı sunuyoruz. Ayrıca bugüne kadar devlet korumasında yetişen 65 bin 534 gencimizi kamuya yerleştirdik. Bugün 2 bin 408 kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulübünde 87 bin 692 çocuğa hizmet sunuyoruz. Bu yıl mahalle tipi kreş modelini yaygınlaştırma çalışmalarımızı sürdürdük. 569 Aile Destek Merkezimizde hizmete aldığımız çocuk oyun odaları ve kreşlerle çocuklar için güvenli alanlar oluşturduk. Bu vesileyle bir müjdemizi paylaşmak istiyorum. 81 ilimizde açacağımız yeni sosyal kreşlerle çocuk bakımını daha erişilebilir hale getiriyoruz. Bu sosyal kreşlerden, sosyal yardım programlarından yararlanan aileler ücretsiz olmak üzere tüm vatandaşlarımız uygun koşullarla faydalanabilecek." “KADINLAR İÇİN ENERJİ OKULU'NU BAŞLATTIK” Kadınlara yönelik uygulamalar ve projeler hakkında bilgi veren Göktaş, şu açıklamaları yaptı: "Bugün artık kadınlar, hayatın her alanında daha görünür, daha etkin ve daha güçlü. Milletimizin iradesi ve kadınların kararlılığıyla artık bu ülkenin kadınları, eski vesayet günlerine dönmeyecek. Elde ettiğimiz tüm bu kazanımları 'Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi' ve eylem planları ile kalıcı hale getiriyoruz. 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile oluşturduğumuz Koordinasyon Kurulları ile politikalarımızın yerelde daha etkin uygulanmasını sağlıyoruz. Tüm kurumlarımız tarımda, sanayide, eğitimde, sağlıkta, her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışıyor. Nitekim, 2022 bütçesinde kadın-erkek eşitliğine duyarlı 39 gösterge bulunuyorken, 2026 bütçesinde bu sayıyı 60’a yükselttik. Böylece OECD’nin eşitlik temelli bütçeleme uygulayan 23 ülkesinden biri olduk. 2026 yılında kadınlar için ayrılan 287 milyar 36 milyon liralık tutarın Bakanlığımız bütçesinin yüzde 53’ünü oluşturduğunu özellikle ifade etmek isterim. Ülkemizin büyümesinde kritik bir rol üstlenen kadın girişimciliğini daha da güçlendiriyoruz. Bu kapsamda yeşil ekonomi, temiz teknoloji, turizm, dijital dönüşüm ve STEM alanlarında kadınların varlığını güçlendirmek için çeşitli çalışmalar hayata geçirdik. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için 'Kadınlar için Enerji Okulu'nu başlattık. Geçen ay ikincisini gerçekleştirdiğimiz Kadınlara Yönelik Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Geliştirme Programı'yla kadınların bu alanda daha fazla temsil edilmelerini sağlıyoruz. Diğer yandan yedi bölgede 'Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim' programını başlattık. Bu programla marka yönetimi, dijitalleşme, finans ve girişimcilik alanlarında kadınları güçlendiriyoruz. Kadın kooperatiflerini üretimden pazarlamaya kadar her aşamada destekleyerek daha güçlü ve sürdürülebilir yapılar haline getiriyoruz. Bu süreçte bin 319 kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk. Ticaret Bakanlığımız ile başlattığımız sosyal kooperatifçilik çalışmaları kapsamında ailelerin ihtiyaçlarına cevap veren bir bakım ağı oluşturacağız." Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün sizlerle bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetlerin kalitesini daha da artırmak amacıyla 3 bin sözleşmeli personel alacağız. Yarından itibaren başvuruları alacağız."

AK Parti Bursa Milletvekili Kılıç: Türkiye ekonomisi kararlılıkla yoluna devam ediyor Haber

AK Parti Bursa Milletvekili Kılıç: Türkiye ekonomisi kararlılıkla yoluna devam ediyor

TBMM Genel Kurulu’nda CHP’nin ekonomiyle ilgili verdiği araştırma önergesi üzerine konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, muhalefetin dile getirdiği eleştirilerin büyük bölümünün temelsiz olduğunu ifade etti. CHP’nin, "ekonomi battı" söylemiyle kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını savunan Kılıç, Türkiye’nin ekonomik programını istikrarlı şekilde sürdürdüğünü kaydetti. “TÜRKİYE, ULUSLARARASI KURUMLARIN BEKLENTİLERİNİN ÜZERİNDE” Konuşmasında OECD, IMF ve Dünya Bankası’nın Türkiye hakkındaki büyüme tahminlerine dikkat çeken Kılıç, “Bu üç önemli kuruluş, dünya genelinde büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize ederken, Türkiye için tahminlerini yükseltti. Bu da uygulanan ekonomik programın doğruluğunu ve güvenilirliğini ortaya koyuyor” dedi. Kılıç, Türkiye’nin 2025 ve 2026 yıllarında büyüme potansiyelini artırarak sürdüreceğini belirtti. İŞSİZLİK 23 AYDIR TEK HANELİ Muhalefetin işsizlik eleştirilerine de yanıt veren Kılıç, Mart 2025 itibarıyla işsizlik oranının yüzde 7,9 seviyesine gerileyerek son 20 yılın en düşük düzeyine indiğini açıkladı. 2020-2024 yılları arasında istihdamın 4,5 milyon kişi artarak yıllık ortalama 916 bin kişilik artış gösterdiğini belirtti. ESNAF VE İŞLETME VERİLERİ GERÇEKLERİ GÖSTERİYOR “Esnaf kepenk kapatıyor” söyleminin de doğru olmadığını ifade eden Kılıç, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) verilerine göre 2025'in ilk üç ayında esnaf sayısında yüzde 15 artış yaşandığını, buna karşılık kapanan iş yerlerinin oranının azaldığını vurguladı. Kılıç, "Gerçek kişi işletme sayısı yüzde 9,6 arttı, kapanan işletmeler ise yüzde 12,3 oranında azaldı. İflas dosya sayısı da ciddi şekilde düştü. Rakamlar her şeyi net olarak ortaya koyuyor" dedi. “MUHALEFET GERÇEKLERİ GÖRMEZDEN GELİYOR” Konuşmasının sonunda muhalefetin Türkiye ekonomisine yönelik sürekli olarak karamsar bir tablo çizmeye çalıştığını söyleyen Kılıç, “Süreçleri dikkatle izliyor, her alanda veriye dayalı politikalar geliştiriyoruz. Gerçeklerin yerine söylem üretmek ne ekonomiye ne de milletimize fayda sağlar” ifadelerini kullandı.

Sahipsiz hayvanlara yönelik kanun teklifi görüşülüyor Haber

Sahipsiz hayvanlara yönelik kanun teklifi görüşülüyor

TBMM Genel Kurulu'nda, sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçilmeden önce söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın, kanun teklifinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası üzerine usul tartışması açıldı. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel ve AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan lehte, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit ise aleyhte söz aldı. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, usul tartışmasına ilişkin lehte ve aleyhte yapılan konuşmaların ardından yaptığı açıklamada, İçtüzüğün 38. maddesine göre Komisyonların, kendilerine havale edilen teklifleri, ilk önce Anayasa'nın metin ve ruhuna aykırı olup olmadığını tetkik etmekle yükümlü olduğunu; esas komisyon olarak teklifi görüşen Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nun 17 Temmuz'daki toplantısında, söz konusu teklifin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla verilen iki önergenin de Komisyon tarafından reddedildiğini belirtti. Genel Kurulda görüşmeleri sırasında da teklifin tümü üzerindeki görüşmeler esnasında Anayasa'ya aykırılık iddialarının dile getirilmesinin mümkün olduğunu anımsatan Bozdağ, şunları kaydetti: "Teklifin Anayasa'ya aykırı olarak görülmesi halinde gerek Komisyonda gerek Genel Kurulda reddedilmesine imkan tanıyan çok sayıda kural bulunmaktadır. Usulüne uygun şekilde Komisyonda görüşülmüş ve Genel Kurul gündemine girmiş bir teklifin görüşmelerine Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla başlanmaması İçtüzüğe uygun düşmemektedir. Başkanlığımıza bu konuda verilmiş bir yetki de bulunmamaktadır. Bu gerekçelerle teklifin görüşmelerine başlama yönündeki tutumumda bir değişiklik bulunmamaktadır." Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş'ın, teklifin, temel kanun olarak görüşülmesinin İçtüzük hükümlerine uygun olmadığı iddiasıyla da usul tartışması açıldı. Usul tartışmasına ilişkin konuşmaların ardından TBMM Başkanvekili Bozdağ, tutumunda bir değişiklik olmadığını söyledi. Genel Kurulda, teklifin tümü üzerindeki görüşmelere başlandı.

Teklifin 11 maddesi daha kabul edildi: Ceza yüzde 50 artırılacak! Haber

Teklifin 11 maddesi daha kabul edildi: Ceza yüzde 50 artırılacak!

TBMM Genel Kurulunda, en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya yükseltilmesini de içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 11 maddesi daha kabul edildi. Kabul edilen maddelere göre, vergi ziyaı cezası, vergi dairesinin bilgisi dışında mükellefiyet tesis ettirmeksizin kayıt dışı faaliyette bulunarak vergi ziyaına sebep olunması halinde yüzde 50 artırılacak. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü uygulanacak. Vergi Usul Kanunu'nda "özel usulsüzlükler ve cezaları" hükmünde yapılan değişikliğe göre, bir takvim yılı içerisinde ilgili hükümler uyarınca birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda caydırıcılığı artırmak amacıyla artan ceza uygulaması getirilecek. Öte yandan hükme, mükellef grupları ve ilgili usulsüzlüklere yönelik cezaların yer aldığı yeni bir cetvel de eklenecek. Bu kapsamda yer alan bazı cezaların, her yıl yeniden değerleme oranında yükseltilmesinin yanı sıra tutarları yeniden belirlenerek caydırıcılığın artırılacağı öngörülüyor. Bir takvim yılı içerisinde birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda caydırıcılığı artırmak amacıyla artan ceza uygulaması getirilecek. Kanun kapsamı dışında belge düzenleyenlere 2 kat özel usulsüzlük cezası kesilecek, bu durumun idarenin bilgisine girmeden önce belgeyi almak zorunda olanlar veya belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından 5 iş günü içerisinde bildirilmesi halinde ise kanun kapsamı dışında belge düzenleyenlere 6 kat özel usulsüzlük cezası kesilecek. Yasada sayılan belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunanların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde bu durumun belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından 5 iş günü içerisinde idareye bildirilmesi halinde bu kimselere ceza kesilmeyecek, belgeleri düzenlemeyen, eksik veya yanıltıcı düzenleyenlere ise özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak. Teklifle, öngörülen artan tutarlı ceza uygulamasında uygulanacak ceza tutarlarına ilişkin cetvel, kanuna eklenecek. CEZALAR YENİDEN BELİRLENİYOR Düzenlemeyle damga vergisi ödenmemiş kağıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına kesilen özel usulsüzlük cezasının her bir kağıt için alt sınırı 40 Türk lirası olarak belirlenecek. Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümlerine uymayanlara yönelik cezalar her yıl yeniden değerleme oranında artırılırken, düzenlemeyle bu cezalar yeniden belirlenerek caydırıcılığının artırılması hedeflenecek. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların bilgi değişimi hükümleri kapsamında bilgi toplanmasına ilişkin hüküm uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilecek. Elektronik ticaretin yanı sıra internet dahil olmak üzere her türlü dijital ortamın reklam, ilan, satış ve kiralama gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı hallerde vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kendisine bilgi verme yükümlülüğü getirilenlerin, bu yükümlülüklerine ilişkin olarak bildirimde bulunmamaları veya bildirimlerini eksik ya da yanıltıcı bir şekilde yapmaları durumunda uygulanması gereken özel usulsüzlük cezası, bu mükelleflerin ekonomik ve ticari büyüklükleri ile orantılı olacak. Tevsik zorunluluğu kapsamında olup da bu zorunluluğa uymayanlara uygulanan özel usulsüzlük cezası da artırılacak. Bu zorunluluğa uymadan ödeme yapanların, durumu 5 iş günü içerisinde idarenin bilgisine girmeden bildirmesi durumunda ise ceza kesilmeyecek. Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans kurumları, ödeme kuruluşları veya PTT aracılığıyla başkalarının adı veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda her bir işlem için bu hükme göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın yüzde 10'u oranında, mal teslimi ya da hizmet ifasını yapanlarla adına veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilecek. Bu hüküm uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı geçemeyecek. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu hükme göre belirlenen özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak. Bu kapsamda bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı aşamayacak. İstenilen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması halinde teminatı vermeyenler veya tamamlamayanlar adına, hüküm kapsamında verilmesi veya tamamlanması gereken teminat tutarı kadar özel usulsüzlük cezası kesilecek. Vergi güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılma zorunluluğu getirilen cihaz ve sistemlerle nitelikleri belirlenen veya onaylanan elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri üreten, ithal eden, bu cihazlara çeşitli hizmetler veren ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren güvenli servis sağlayıcıları, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı işletme lisansı sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip gibi programları kullandıran, teslim eden veya satan mükelleflere ilişkin olarak bunlar tarafından yapılması, yapılmaması ya da yerine getirilmesi gereken hususlara aykırı davrananlara, her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere hükümde yer alan özel usulsüzlük cezasının 10 katı tutarında ceza kesilecek. Bu hüküm uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı geçemeyecek. Bu hüküm kapsamındaki tek bir fiilin, Kanun'un ilgili hükmünde yer alan özel usulsüzlük cezasını gerektiren birden fazla cezayı gerektirmesi halinde, bu cezalardan en ağır olanı kesilecek. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI PERSONELİNE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ Teklifle, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla vergi aslı uzlaşma kapsamından çıkarılacak. Vergi Usul Kanunu'nda bu kapsamdaki hükümler yürürlükten kaldırılacak. Gelir İdaresi Başkanlığının normal mesai saati haricinde ve daire dışında fiilen çalışan personeline, bu şekilde çalıştıkları her bir saat için 160 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda fazla çalışma ücreti ödenecek. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. Her bir personel için ödenebilecek fazla çalışma ücreti ayda 50 saati ve fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısı ise Başkanlık taşra teşkilatı kadro ve pozisyonlarında bulunan toplam memur ve sözleşmeli personel sayısının yüzde 20'sini geçemeyecek. Mevcut uzlaşma başvuruları, Vergi Usul Kanunu'nun değiştirilmeden önceki hükümlerine göre sonuçlandırılacak. Ticari olmayan gezi, eğlence, spor gibi faaliyetlerde kullanılan deniz taşıma araçlarına yat limanlarında verilen kiralama, bakım gibi hizmetlerde KDV istisnası ve indirimi kaldırılacak. Teklifin 11 maddesinin daha kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bozdağ, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.