Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tbmm Genel Kurulu

Bursa Hayat Gazetesi - Tbmm Genel Kurulu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm Genel Kurulu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Meclis’te kabul edildi: Doğum izni 24 haftaya çıktı! Haber

Meclis’te kabul edildi: Doğum izni 24 haftaya çıktı!

Kadınların doğum iznini uzatan ve 15 yaş altı için sanal medya yasağını içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda yasalaştı. Teklifle birlikte doğum izni süresi 16 haftadan 24 haftaya yükseltilirken, mevcut izinli kadınlar da düzenlemeden faydalanabilecek. Teklif kapsamında ele alınan düzenlemeler şu şekilde sıralandı: Kadınlara verilecek doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek. Bir veya daha fazla çocuğa koruyucu aile olan memura, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek. İşçiye, eşinin doğum yapması halinde verilecek ücretli izin süresi 5 günden 10 güne yükseltilecek. Yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, ilgili Kanun'da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak. Teklife ihdas edilen yeni madde ile analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süresi henüz tamamlanmamış olan personele talepleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilebilecek. Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak, ihtiyaç halinde bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.

Ekonomiye yönelik düzenlemelerin 6 maddesi TBMM’de kabul edildi Haber

Ekonomiye yönelik düzenlemelerin 6 maddesi TBMM’de kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda, ekonomiye dair düzenlemeleri de kapsayan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 6 maddesi kabul edildi. Kabul edilen maddeler arasında Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklik de yer aldı. Buna göre, her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkin ilan ve reklam giderleri, gelir vergisi mükelleflerinin ticari kazancının belirlenmesinde gider olarak değerlendirilmeyecek. Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişiklikle, vakıf üniversiteleri çatısı altındaki sağlık kuruluşları artık kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanamayacak. Söz konusu düzenleme 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. İŞSİZLİK SİGORTASINDA DEVLET PAYI ESNEKLEŞİYOR: CUMHURBAŞKANI ARTIRIP AZALTABİLECEK AK Parti tarafından verilen önergeyle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda düzenleme yapıldı. Yeni hükme göre, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların yükseköğretim kurumlarına bağlı sağlık kuruluşlarında KDV istisnası uygulanmayacak. Kamulaştırılan taşınmazların, kamu yararı gerekçesiyle devlete veya kamu ve tüzel kişilere devri artık Katma Değer Vergisi kapsamına girmeyecek. Söz konusu hüküm, düzenlemenin yayımlandığı tarihten sonraki ikinci ay başında geçerli olacak. Serbest Bölgeler Kanunu’nda yapılan değişiklikle, serbest bölgelerde üretim yapan mükellefler, bu bölgelerde ürettikleri ürünleri yurt dışına, serbest bölge içine veya başka serbest bölgelere sattıklarında elde ettikleri kazançlar gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacak. Düzenleme, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak. İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, işsizlik sigortası priminde devlet payı olan yüzde 1, Cumhurbaşkanı kararıyla yarısına kadar artırılabilecek veya yarısına kadar azaltılabilecek. BOTAŞ’A İLİŞKİN GEÇİCİ MAHSUP VE TERKİN HÜKÜMLERİ Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ), doğal gaz piyasasındaki faaliyetlerini, bu Kanun yürürlüğe girdikten sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın belirleyeceği usul ve esaslara uygun olarak sürdürür. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla BOTAŞ’ın Ticaret Bakanlığı’na bağlı tahsil dairelerinde ödenmemiş vergi, fon, pay ve idari para cezaları ile gecikme zammı ve faizleri, Hazine’den alacağı görevlendirme bedeline karşılık Ticaret Bakanlığınca, merkezi bütçe hesaplarına bağlı kalmaksızın mahsup edilerek terkin edilir. Mahsuba konu olan borçlara, hükmün yayımlandığı tarihten sonraki dönemler için feri alacak uygulanmaz. BOTAŞ’ın, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönemde Ticaret Bakanlığı tahsil dairelerine ödemesi gereken her türlü vergi, fon ve pay, Hazine’den 31 Aralık 2026’ya kadar doğmuş veya doğacak görevlendirme alacaklarına karşılık, merkezi yönetim bütçesi hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin Ticaret Bakanlığınca aylık olarak mahsup edilerek terkin edilecek ve terkin edilen vergi asıllarına feri alacak uygulanmayacaktır. Mahsup işlemine konu görevlendirme bedeli hesaplanırken BOTAŞ’ın muhasebe kayıtları esas alınır. Görevlendirme sona erdiğinde, ilgili Kanun Hükmünde Kararname’ye uygun inceleme sonucu belirlenen görevlendirme bedeli, Ticaret Bakanlığınca terkin edilen tutardan az ise, BOTAŞ farkı faizsiz olarak ödeyecek ve bu tutar genel bütçeye gelir kaydedilecektir. Hüküm uyarınca yapılacak mahsup ve terkin işlemleri, terkin edilecek tutarlar dışında kalan görevlendirme bedellerinin ödenmesini engellemez; idarenin bu bedellere ilişkin ödeme yetkisini kaldırmaz ve ödeme zamanını sınırlamaz. BOTAŞ’ın Hazine’den alacağı görevlendirme bedeli tutarını tespit etmek ve mahsup yoluyla yapılacak terkin işlemlerini belirlemek Hazine ve Maliye Bakanı’nın yetkisindedir. KANUN TEKLİFİNDE KRİPTO VARLIK DÜZENLEMELERİ ÇIKARILDI Kanun teklifindeki kripto varlık düzenlemeleri, önergeyle metinden çıkarıldı. Genel Kurul’da 10. maddenin kabulünün ardından Başkanvekili Celal Adan birleşime ara verdi ve komisyonun bulunmaması nedeniyle birleşimi 31 Mart Salı saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

TBMM’den trafikte yeni düzenleme: Ehliyet geri alım ve hapis cezaları! Haber

TBMM’den trafikte yeni düzenleme: Ehliyet geri alım ve hapis cezaları!

TBMM Genel Kurulu, trafik cezalarını artırmayı da içeren Karayolları Trafik Kanunu değişiklik teklifini gündemine aldı. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen teklif kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemelerle trafik cezalarında kapsamlı değişiklikler yapıldı. PLAKA DEĞİŞİKLİĞİ, TAKOGRAF VE TAKSİMETRE Kanun kapsamında, tescil plakalarını bilerek değiştiren veya okunmasını engelleyen sürücülere 140 bin lira idari para cezası uygulanacak ve araç 30 gün boyunca trafikten men edilecek. Yük taşımacılığında azami yüklü ağırlığı 3 bin 500 kilogramı aşan araçlar ile yolcu taşımacılığında sürücüsü dahil 17’den fazla oturma yeri olan araçlarda takograf kullanımı zorunlu olacak. Ayrıca taksi hizmeti sunan araçlarda taksimetre bulundurmak ve kullanmak mecburi hale gelecek. YERLEŞİM ALANLARINDA HIZ İHLALLERİ VE GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ KURALLARI Kanuna göre, yerleşim alanlarında hız limitini 46–55 km/s aşan sürücüler 30 gün, 56–65 km/s aşanlar 60 gün, 66 km/s ve üstü aşanlar ise 90 gün boyunca sürücü belgesinden mahrum bırakılacak. Geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeyen sürücülere 15 bin lira idari para cezası uygulanacak. Cankurtaran, acil hasta ve itfaiye araçlarının geçişini engelleyen sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek ve belgeleri 30 günlüğüne alınacak. TRAFİK TACİZİ VE GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ KURALLARI Başka bir sürücüye zarar verme niyetiyle araçlarını ısrarla takip eden ya da araçtan inen kişiler, 180 bin lira ceza ile karşılaşacak; sürücü belgeleri 60 günlüğüne alınacak, araçlar ise 30 gün süreyle trafikten men edilecek. Araç üzerinde yapılan değişiklikler, çevreyi rahatsız edecek seviyede gürültü oluşturuyorsa, sürücüye 16.000 TL tutarında idari para cezası kesilecek. KIRMIZI IŞIK İHLALİ, CEP TELEFONU KULLANIMI VE YARIŞ CEZALARI Trafik kazasına sebep olan kırmızı ışık ihlali durumunda, sürücülerin sürücü belgeleri 60 gün boyunca ellerinden alınacak. Süre bitiminde, psikoteknik testten başarıyla geçen sürücülere belgeleri geri verilecek. Seyir halindeyken cep telefonu veya araç telefonu gibi haberleşme cihazlarını kullanan sürücülere 5.000 TL idari para cezası uygulanacak. Motorlu araçlarla yarış yapan sürücülere ise 46.000 TL idari para cezası verilecek ve ehliyetleri 2 yıl süreyle geri alınacak. TRAFİK KAZASI, YAYA YOLLARI VE KIŞ ŞARTLARI KURALLARI Trafik kazasında ölüm veya yaralanma meydana geldiğinde, zabıta izin vermeden olay yerinden ayrılan sürücüler 1–3 yıl hapis cezasına çarptırılacak. Bisiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet ve motosiklet sürücüleri yaya yollarında araç sürdüklerinde ise 5.000 TL ceza ile karşılaşacak. Kar ve buzlu hava koşullarında kamyon, çekici ve otobüs sürücüleri, kar zincirini yanlarında bulundurmak, gerektiğinde kullanmak ve kullanılabilir durumda tutmakla yükümlü olacak.

TBMM Genel Kurulu, 11. Yargı Paketi’ni onayladı Haber

TBMM Genel Kurulu, 11. Yargı Paketi’ni onayladı

Türk Ceza Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sonrası kabul edilerek yürürlüğe girdi. Oylamada 372 milletvekili oy kullandı; 274 kabul, 77 ret oyu çıktı. Yasayla yapılan değişiklikle, İcra ve İflas Kanunu kapsamında, nispi harç veya teminat yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin ihalenin feshini talep etmeleri durumunda, mahkeme bu talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedecek. Ayrıca, teminatın veya harcın eksik veya hiç yatırılmaması halinde mahkeme, tebliğ edeceği muhtırayla ilgili kişiye iki haftalık kesin süre vererek eksik ödemeyi tamamlamasını isteyecek; süre sonunda tamamlanmazsa ihalenin feshi talebi dosya üzerinden kesin olarak reddedilecek. Süre içinde teminat veya harç tamamlanmazsa, mahkeme ihalenin feshi talebi derhal reddedilecek. Alışılmış belediyeler dışındaki geçici/aciz belgeleri ve iflas tarihinden önceki bir yıl içindeki tüm bağış ve karşılıksız tasarruflar iptal edilecek. AVUKAT DİSİPLİN CEZALARI VE KAMU İHALE KURUMU BAŞVURU BEDELİ DÜZENLEMESİ Kanun, avukatlar için disiplin cezası gerektiren hallerin kapsamını belirliyor. Avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığına ve mesleki özen ve doğruluk ilkelerine aykırı davranışlar tespit edildiğinde, eylemin niteliği ve ağırlığına göre Kanunda öngörülen disiplin cezalarından biri uygulanacak. Disiplin cezaları “uyarma”, “kınama”, “para cezası”, “işten çıkarma” ve “meslekten çıkarma” şeklinde sıralanıyor. SOSYAL MEDYA SUÇLARI, DOLANDIRICILIK VE TAKSİRLE YARALAMA DÜZENLEMELERİ Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alan "dolandırıcılık" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına ilişkin yargılamalarda farklı mahkemelerde işlem yapılması sonucu ortaya çıkan görev uyuşmazlıklarını önlemek hedefleniyor. Buna göre, "dolandırıcılık" suçlarına ilişkin davalar asliye ceza mahkemelerinde görülecek. Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde devam eden davalar veya istinaf ve temyiz incelemesindeki dosyalarda, "nitelikli dolandırıcılık" suçuna bakmakta olan mahkemenin görevinin yeni Kanun ile değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyecektir. TCK’daki akıl hastalığı hükmünde değişiklik yapılıyor. Buna göre, akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda kalacakları süre; ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda en az 1 yıl, üst sınırı 10 yıldan fazla olan hapis cezalarını gerektiren suçlarda ise en az 6 ay olacak. Sosyal medya üzerinden işlenmesi kolay olan bu suçlarla etkin mücadele sağlamak için "ön ödeme" hükümlerinin uygulanması öngörülüyor. Kamu görevlisine, yürüttüğü görev nedeniyle işlenen hakaret suçlarında ise bu hükümler uygulanmayacak ve dava genel kurallara göre açılacak. Taksirle yaralamaya ilişkin hapis cezaları yeniden düzenleniyor. Bir kişiye acı veren veya sağlığını/algılama yeteneğini bozan fiillerde hapis cezası 3 aydan 4 aya, 1 yıldan 2 yıla çıkarılacak. Birden fazla kişinin yaralanması durumunda cezanın alt sınırı 6 aydan 9 aya, üst sınırı ise 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek. Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı için tehlike oluşturan; korku, kaygı veya panik yaratacak şekilde yangın çıkaran veya bina çökmesi, toprak kayması, çığ, sel ya da taşkına yol açan, silahla ateş eden ya da patlayıcı madde kullanan kişiler için hapis cezası artırılıyor. Alt sınır 6 aydan 1 yıla, üst sınır ise 3 yıldan 5 yıla çıkarılacak. Ses ve gaz fişeği atabilen silahla işlenen suçlar, 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezasına çarptırılacak. Suç toplu alanlarda işlendiğinde ceza, yarı oranında yükseltilecek. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçuna ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırları artıyor. Kanun kapsamındaki suçları işlemek amacıyla örgüt kuran veya yöneten kişiler için, örgütün yapısı, üye sayısı ve araç-gereç durumu göz önünde bulundurularak verilecek cezanın alt sınırı 4 yıldan 5 yıla, üst sınırı ise 8 yıldan 10 yıla yükseltilecek. Hukuka aykırı şekilde kara taşıtının hareketini engelleyen veya aracın hareket halindeyken durmasını sağlayan kişi 1–3 yıl, aracı bulunduğu yerden başka bir yere götüren kişi ise 2–5 yıl hapis cezası alacak. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisi genişletiliyor. Artık ilk derece mahkemelerinin kararlarında hukuka aykırılıklar tespit edildiğinde de, bölge adliye mahkemesi ceza daireleri bozma kararı verebilecek. KANUN DEĞİŞİKLİĞİYLE ESNAF VE SANATKAR MAL VE HİZMET FİYAT TARİFELERİ DÜZENLENİYOR Esnaf ve sanatkarların ürettiği mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı oldukları odalar tarafından hazırlanacak ve ilgili Birlik yönetim kurulu, tarifeler sunulduktan sonra 30 gün içinde bunlara onay veya ret kararı verecek. Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi olan tarifelerde ise 30 günlük süre, Bakanlığa gönderilen görüş talebinin ulaştığı gün duracak ve Bakanlık görüşünü Birliğe ilettikten sonra tekrar işlemeye başlayacak. AÇIK CEZAEVİNDEKİ HÜKÜMLÜLERE 3 YIL ERKEN TAHLİYE GELİYOR 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlardan dolayı açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, başvurmaları halinde ve en az 3 ay süreyle açık ceza infaz kurumunda kalmış olmaları şartıyla, ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik kapsamında infaz edilmesinden 3 yıl erken yararlanabilecek. Bu düzenleme ile uyum hükümleri de uygulanacak, ancak deprem suçları bu kapsamın dışında tutulacak. 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri dahil, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde, özel hesap dönemi uygulayanlar için 2026–2028 dönemlerinde, mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacak ve bu süre zarfında enflasyon düzeltme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği kontrol edilmeyecek.

TBMM’de Leyla Zana tartışması! Haber

TBMM’de Leyla Zana tartışması!

TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri sürüyor. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, sürecin dilinin netleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu sürecin başarısı için olmazsa olmaz şart olan toplumsal rıza ve toplumsal desteği de oluşturamayız. Bu konuda üzülerek söylemeliyim, siz sayın iktidar partisi mensupları gereken özen ve çabayı göstermiyorsunuz, göstermediniz. Örneğin, bu Parlamentonun bedel ödemiş eski bir üyesi, bir kadın, bir anne, bir torun sahibi anneanne, başta ülkemizin Kürt halkının, Kürt kadınlarının çok sevdiği, çok saydığı, onuru olan Leyla Zana için iktidar temsilcilerinden bir tepki gelmesini beklerdik. Bursa'da bir grup kendini bilmez ırkçının hakaretlerine karşı en başta öncelikle siz kadın milletvekillerinin bu kürsüden çıkıp iki çift laf etmesini beklerdik, etmeliydiniz, hâlâ da etmelisiniz. Ben Bursa'daki aile kökeni yedi yüz yıl geriye giden bir insan, nüfus kütüğü Bursa'da olan bir insan olarak Leyla Zana'dan tüm Bursa namına özür diliyorum." şeklinde konuştu. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, tek kelimeyle yanıtlayacağını belirterek, "Leyla Zana onurumuzdur; nokta." dedi. AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik söz alarak, “Salı günü Soma'da gerçekleştirilen Somaspor-Bursaspor maçında, maçın bitimine üç-dört dakika kala maalesef hiç istenmeyen, hiç arzulanmayan ve bugüne kadar da, yaklaşık iki yıldır kulübün başında bulunan oğlum dolayısıyla yakinen izlediğim Bursaspor'un, takip ettiğim Bursaspor'un hiçbir maçında bu ve benzeri hiçbir olayı yaşamadığımız bir sahneyle karşı karşıya kaldık. Şimdi, sosyal medyada da ifade ettim, Bursaspor 3-0 galip ve maç bitiyor, bitmek üzere; bunu bir soru işareti olarak huzurlarınıza koyuyorum, bir. İkincisi, şunu da açıkça ifade ettim, dedim ki: 'Bu yanlıştır, bir. Kabul edilemez, iki. Doğru değildir, üç. Ve müsamaha gösterilemez' diye 4 madde altında bunları ifade ettim, çok net bir şekilde. Cengiz Çandar 'İfade edilmedi, konu geçiştirildi' anlamında söylediği için bunları söylüyorum. Ben inanıyorum ki şu eylem karşısında bu 4 ifade bütün Meclisin ittifak ettiği, hiçbir milletvekilinin 'hayır' demeyeceği 4 madde diye düşünüyorum. Yani bu hoş görülecek veya tasvip edilecek veya 'Ne iyi olmuş' denilecek bir olay değil; aksine kınanacak, aksine bunun müsamaha gösterilme gibi olay olmadığını da ifade etmek istiyorum. Evvela bu konuda hemfikir durum var. Fakat esas mesele şu: Biz siyasetçiyiz, mümkün mertebe de vitrinden uzak durmaya çalışıyoruz. Ya sorumlu bir siyasetçi olacağız ya da sorumlu bir siyasetimiz olacak. Bu konuda sorumlu siyasetçi olarak davranmak mecburiyetindeyiz. Burada ifade ettiğimiz herhangi bir kelimenin topluma, stadyumlara, seyirciye, tribünlere nasıl yansıdığını mutlak surette değerlendirmek durumundayız.” İfadelerini kullandı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, görüşlerini şöyle dile getirdi: "Şimdi konuyu bu kadar teferruatta boğmaya gerek yok, zaten böyle bir usul yok ama biz kendisini dinlerken bir özrü bekledik her şeyden önce çünkü bu ülkenin en onurlu siyasetçilerinden birine inanılmaz bir hakaret, saldırı ve küfür söz konusu olmuştur. Tabii ki biz tüm Bursa'yı ya da tüm Bursa taraftarını suçlamadık, bir grubun bu suçu işlediğini söyledik. Mesele bir, özürdür; iki, bu suçu işleyenler hakkında gerekli soruşturmanın açılmasıdır. Ben bir kez daha buradan 'Leyla Zana onurumuzdur' diyorum ve bu konuda da İçişleri Bakanlığını göreve davet ediyorum."

“Sözümüzü tuttuğumuz gün”: Hatay’da 455 bininci konut teslimi için geri sayım başladı Haber

“Sözümüzü tuttuğumuz gün”: Hatay’da 455 bininci konut teslimi için geri sayım başladı

Bakan Murat Kurum, TBMM Genel Kurulu’nda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2025 yılı faaliyetlerini ve 2026 yılı bütçe teklifini sundu. Göreve geldikleri günden bu yana 50 bin personelle 81 il ve 922 ilçede hizmet verdiklerini belirten Kurum, çalışmalarını büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürdüklerini ifade ederek, "Ankara’yı Anadolu’ya taşıma ilkesiyle hareket ederek her şeyin en güzelini hak eden milletimizi, daha güzel şehirlerde yaşatmak için ‘Önce insan, önce millet’ demeye devam ediyoruz. 81 şehrimizin ulusal ve küresel ölçekte marka değerini yükseltecek yeni vizyon projeleri büyük bir titizlikle yapıyoruz. Biz istiyoruz ki istisnasız her bir şehrimiz yeni yuvaları ve işyerleriyle, birbirinden güzel tarihi kent meydanlarıyla, sosyal, kültürel alanlarıyla, gölleri, denizleri ve millet bahçeleriyle, birer yıldız gibi parlasın. İstiyoruz ki; Selçuklu ve Osmanlı’nın emanetini omuzlarında taşıyan şehirlerimiz her açıdan güzelleşsin, çocuklarımız bu şehirlerde geleceğe güvenle baksın, memleketiyle, ülkesiyle gurur duysun. İşte bu anlayışla Cumhuriyet tarihimizin en nitelikli ve kapsamlı projelerini bir bir hayata geçiriyoruz. Özellikle de depremsellik açısından kritik bir coğrafya üzerine kurulmuş olan ülkemizin, yaşadığı afetlerde binlerce evladını toprağa vermiş milletimizin ‘güvenli yarınları için’ insanüstü bir gayretle çalışıyoruz. Ülkemizde hayatı durduran pandemiyle, Karadeniz bölgemizde sellerle, Antalya, Muğla ve İzmir’de yangınlarla, Elazığ, Malatya ve yine İzmir’de depremlerle sınandık. Afetlerin ardından hızla kolları sıvadık, ‘ne bu aceleniz’ diyenlere rağmen; yeni yuvaları 1 saat daha erken verebilmek için çabaladık. Devletin milletine olan borcunu ödemek için, her afet bölgesinde olduk, haftalarca oralardan ayrılmadık." dedi. “ASRIN İNŞASI, TÜRKİYE’NİN BAŞARISI” Bakan Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde ilk konutların temelinin 15. günde atıldığını hatırlatarak, "Yine 45. günde ilk evlerimizi teslim ettik. ‘Devlet nerede?’ diyenler oldu. Onlara, asrın felaketini asrın inşasına dönüştürerek cevap verdik ve ‘Devlet, işte burada’ dedik. Geçtiğimiz yıl yine bu kürsüde, ‘155 bininci konutumuzu teslim ettik’ demiştik. Ve bugün büyük bir gururla söylüyoruz ki; o sayının üzerine tam 300 bin konut daha ekledik. Allah'a şükürler olsun ki sözlerimizi tuttuk. İnşallah 27 Aralık’ta barışın ve medeniyetimizin kalbi olan Hatay’ımızda Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle, 'Asrın İnşası, Türkiye’nin Başarısı' diyecek; 455 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim edeceğiz. Milletimize ‘bu iş bizim namusumuzdur, şerefimizdir’ dedik ve hamdolsun sözümüzü tuttuk. Bu başarı Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye’nin başarısıdır. Bu başarı; devletine güvenmekten asla vazgeçmeyen Büyük Türk Milletinin başarısıdır." şeklinde ifade etti. “YENİ YUVALARIMIZI 81 İLİMİZDE YAPACAĞIZ” Açıklamalarına devam eden Bakan Kurum şunları dile getirdi: "1,5 trilyon liralık bir bütçeye sahip olan sosyal konutlarımızla tam 300 sektörde iş imkanı ve ekonomik gelir sağlayacağız" Kentsel dönüşüm seferberliğiyle üretilen 1 milyon 750 bin sosyal konuta 500 bin sosyal konut daha ekleyeceklerini ifade eden Kurum, "24 Ekim’de 500 bin sosyal konutumuzun ilk adımını attık. Yeni yuvalarımızı 81 ilimizde yapacağız. Bunların 100 binini İstanbul’umuzda inşa edeceğiz. Yine Ankara’da 30 bin, İzmir’de 21 bin, Konya’da 15 bin, Bursa ve Gaziantep 13’er bin, Hatay ve Diyarbakır’da ise 12 bin konutumuzu yapacağız. İstanbul’da 100 bin sosyal konutun yanına, 15 bin kiralık sosyal konut daha inşa edeceğiz. Bununla da yetinmeyecek 500 mahalle konağını, 500 anaokulunu, aile sağlığı merkezlerini, gündüz bakım evlerini, taziye evlerini, misafirhaneleri ve spor salonlarını da hızla inşa edeceğiz. Mahalle kültürünü sitelere taşıyacağız. 5 milyondan fazla kardeşimizin başvurduğu projemizin ilk kuralarını 29 Aralık’ta çekecek, Allah’ın izniyle ilk anahtarlarımızı da Mart 2027’de teslim edeceğiz. 1,5 trilyon liralık bir bütçeye sahip olan sosyal konutlarımızla tam 300 sektörde iş imkanı ve ekonomik gelir sağlayacağız. Kira ve konut fiyatlarını dengeleyeceğiz, istihdamı, yerel kalkınmayı, sosyal refahı güçlendireceğiz. Bu ülkede ev sahibi olmayan tek bir kardeşimiz kalmayana kadar çalışacağız." Bakan Kurum, bugüne kadar 543 millet bahçesi yapıldığını ve en son 1 milyon 215 bin metrekare büyüklüğündeki Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin hizmete açıldığını belirterek, toplamda 313’ünün vatandaşların kullanımına sunulduğunu ifade ederek, "230 millet bahçesinde ise çalışmalarımız devam ediyor. Mavi Vatanımızın her noktasında, tarihimizin en kapsamlı ‘Temiz Deniz Seferberliğini’ devam ediyoruz. Denize kıyısı olan 28 ilimize dair eylem planlarıyla; 300 bin ton atığı bertaraf etme başarısına eriştik. Marmara Denizi’ndeki İzmit Körfezi’mizde Avrupa’nın en kapsamlı çevre projesini yürütüyoruz. Yine İzmir Körfezi’nde 15 maddelik körfez eylem planını devreye soktuk. Fethiye-Göcek koruma bölgesinde başlattığımız Mapa-Şamandıra Projemizle deniz trafiğini azaltacak; teknelerin çevreyle uyumlu olarak konaklamalarını sağlayacak, daha temiz bir deniz turizmine erişeceğiz. 81 ilimizde yapacağımız doğa koruma alanlarımızın genişletilmesinden iklim değişikliğine uyum projelerine, düzenli atık depolamadan atıksu arıtma tesislerine kadar her alandaki yatırımlarla sürdürülebilir çevre ve yaşanabilir şehirler için canla başla çalışacağız." diyerek aktardı.

Bakan Göktaş müjdeyi verdi! 3 bin sözleşmeli personel alınacak Haber

Bakan Göktaş müjdeyi verdi! 3 bin sözleşmeli personel alınacak

TBMM Genel Kurulu’nda “2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi” görüşmeleri devam ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘Aile Yılı’ kapsamında hayata geçirilen ‘Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilde genişlettiklerini açıklayarak, "Bugüne kadar 133 bin 466 gencimiz, bu fondan yararlanmaya hak kazandı. 8 milyar 59 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Ayrıca farklı sektörlerde yaptığımız 2 bin 7 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkânı sunduk. Yine Aile Yılı’nda doğum yardımlarında da önemli bir reformu hayata geçirdik. 2025 yılı itibarıyla doğan her çocuk için hiçbir kriter aramaksızın teşvikler getirdik. İlk çocuk için sağladığımız tek seferlik doğum desteğini 5 bin liraya çıkardık. İkinci çocuk için bin 500 lira, 3’üncü ve sonraki çocuklar için 5 bin liralık desteklerimizi her ay çocuklar 5 yaşını doldurana kadar düzenli olarak annelerin hesaplarına yatıracağız. Bu kapsamda Aile Yılı’nda 721 bin çocuk için toplam 8,7 milyar lira ödeme gerçekleştirmiş olacağız. Diğer yandan hem kadın hem erkek memurların çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkından faydalanmalarını sağladık. Ayrıca doğum izni ve babalık izni sürelerinin uzatılması çalışmalarına da öncülük ettik. Bu kapsamda hem kamu hem de özel sektör çalışanları için doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya, babalık izninin ise 10 güne çıkarılmasını sağlayacak kanun teklifinin yakın zamanda Meclisimizin onayına sunulmasını bekliyoruz. Bunun yanı sıra, kamu kurum ve kuruluşlarında kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı da hızlandırdık." şeklinde aktardı. “8,3 MİLYON KİŞİYE EĞİTİM VERDİK” Göktaş, aile rehberi sistemi aracılığıyla, hanelere ihtiyaçlarına uygun, özelleştirilmiş destek ve hizmetlerin sunulacağını açıklayarak, "Mayıs ayında tanıtımını yaptığımız ve 1,7 milyon kişinin indirdiği 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulamasıyla ebeveynlere çocuk eğitimi ve aile içi iletişim alanlarında rehberlik sağlıyoruz. Ayrıca çevrimiçi danışmanlık uygulamalarını devreye aldık. Aile danışmanlığı, aile eğitim programı ve evlilik öncesi eğitim programı ile 8,3 milyon kişiye eğitim verdik. Yeşilay ile yürüttüğümüz bağımlılıkla mücadele çalışmalarında önleyici rehberlik, eğitim ve farkındalık programlarıyla 2 milyon kişiye ulaştık. Öte yandan, ülkemizde yaşanan afet ve acil durumlarda ilk andan itibaren sahaya inerek vatandaşlarımıza psikososyal destek hizmeti sunmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. “10 BİN 752 ÇOCUĞUMUZUN 9 BİN KORUYUCU AİLE YANINDA ŞEFKATLE BÜYÜMELERİNİ SAĞLIYORUZ” Bakan Göktaş, 180 bin 391 çocuğun aileleriyle birlikte ‘Sosyal ve Ekonomik Destek’ (SED) programı çerçevesinde izlenmekte olduğunu belirterek şunları aktardı: "Bu çocuklarımızın kültür, sanat ve spor alanlarında kendilerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Etkili takip mekanizmalarıyla ebeveyn kaybı yaşayan 108 bin 454 çocuğumuza sağlıklı gelişimlerini destekleyen hizmetler sunuyoruz. Bugüne kadar 20 bin 732 çocuğumuzu evlat edinme hizmetimizden faydalandırdık. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde yürütülen Gönül Elçileri Projesi’yle 10 bin 752 çocuğumuzun 9 bin koruyucu aile yanında şefkatle büyümelerini sağlıyoruz. UNICEF’in iyi uygulama örnekleri arasında gösterdiği bu proje, sadece ülkemizde değil, pek çok ülke tarafından örnek alınan bir model haline geldi." Bakan Göktaş, konuyla ilgili şunları dile getirdi: "2 bin 868 çocuğumuzun ise kültür ve sanatın dönüştürücü gücüyle donanımlı bireyler olarak yetişmelerine katkı sunuyoruz. Ayrıca bugüne kadar devlet korumasında yetişen 65 bin 534 gencimizi kamuya yerleştirdik. Bugün 2 bin 408 kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulübünde 87 bin 692 çocuğa hizmet sunuyoruz. Bu yıl mahalle tipi kreş modelini yaygınlaştırma çalışmalarımızı sürdürdük. 569 Aile Destek Merkezimizde hizmete aldığımız çocuk oyun odaları ve kreşlerle çocuklar için güvenli alanlar oluşturduk. Bu vesileyle bir müjdemizi paylaşmak istiyorum. 81 ilimizde açacağımız yeni sosyal kreşlerle çocuk bakımını daha erişilebilir hale getiriyoruz. Bu sosyal kreşlerden, sosyal yardım programlarından yararlanan aileler ücretsiz olmak üzere tüm vatandaşlarımız uygun koşullarla faydalanabilecek." “KADINLAR İÇİN ENERJİ OKULU'NU BAŞLATTIK” Kadınlara yönelik uygulamalar ve projeler hakkında bilgi veren Göktaş, şu açıklamaları yaptı: "Bugün artık kadınlar, hayatın her alanında daha görünür, daha etkin ve daha güçlü. Milletimizin iradesi ve kadınların kararlılığıyla artık bu ülkenin kadınları, eski vesayet günlerine dönmeyecek. Elde ettiğimiz tüm bu kazanımları 'Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi' ve eylem planları ile kalıcı hale getiriyoruz. 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile oluşturduğumuz Koordinasyon Kurulları ile politikalarımızın yerelde daha etkin uygulanmasını sağlıyoruz. Tüm kurumlarımız tarımda, sanayide, eğitimde, sağlıkta, her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışıyor. Nitekim, 2022 bütçesinde kadın-erkek eşitliğine duyarlı 39 gösterge bulunuyorken, 2026 bütçesinde bu sayıyı 60’a yükselttik. Böylece OECD’nin eşitlik temelli bütçeleme uygulayan 23 ülkesinden biri olduk. 2026 yılında kadınlar için ayrılan 287 milyar 36 milyon liralık tutarın Bakanlığımız bütçesinin yüzde 53’ünü oluşturduğunu özellikle ifade etmek isterim. Ülkemizin büyümesinde kritik bir rol üstlenen kadın girişimciliğini daha da güçlendiriyoruz. Bu kapsamda yeşil ekonomi, temiz teknoloji, turizm, dijital dönüşüm ve STEM alanlarında kadınların varlığını güçlendirmek için çeşitli çalışmalar hayata geçirdik. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için 'Kadınlar için Enerji Okulu'nu başlattık. Geçen ay ikincisini gerçekleştirdiğimiz Kadınlara Yönelik Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Geliştirme Programı'yla kadınların bu alanda daha fazla temsil edilmelerini sağlıyoruz. Diğer yandan yedi bölgede 'Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim' programını başlattık. Bu programla marka yönetimi, dijitalleşme, finans ve girişimcilik alanlarında kadınları güçlendiriyoruz. Kadın kooperatiflerini üretimden pazarlamaya kadar her aşamada destekleyerek daha güçlü ve sürdürülebilir yapılar haline getiriyoruz. Bu süreçte bin 319 kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk. Ticaret Bakanlığımız ile başlattığımız sosyal kooperatifçilik çalışmaları kapsamında ailelerin ihtiyaçlarına cevap veren bir bakım ağı oluşturacağız." Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün sizlerle bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetlerin kalitesini daha da artırmak amacıyla 3 bin sözleşmeli personel alacağız. Yarından itibaren başvuruları alacağız."

AK Parti Bursa Milletvekili Kılıç: Türkiye ekonomisi kararlılıkla yoluna devam ediyor Haber

AK Parti Bursa Milletvekili Kılıç: Türkiye ekonomisi kararlılıkla yoluna devam ediyor

TBMM Genel Kurulu’nda CHP’nin ekonomiyle ilgili verdiği araştırma önergesi üzerine konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, muhalefetin dile getirdiği eleştirilerin büyük bölümünün temelsiz olduğunu ifade etti. CHP’nin, "ekonomi battı" söylemiyle kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını savunan Kılıç, Türkiye’nin ekonomik programını istikrarlı şekilde sürdürdüğünü kaydetti. “TÜRKİYE, ULUSLARARASI KURUMLARIN BEKLENTİLERİNİN ÜZERİNDE” Konuşmasında OECD, IMF ve Dünya Bankası’nın Türkiye hakkındaki büyüme tahminlerine dikkat çeken Kılıç, “Bu üç önemli kuruluş, dünya genelinde büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize ederken, Türkiye için tahminlerini yükseltti. Bu da uygulanan ekonomik programın doğruluğunu ve güvenilirliğini ortaya koyuyor” dedi. Kılıç, Türkiye’nin 2025 ve 2026 yıllarında büyüme potansiyelini artırarak sürdüreceğini belirtti. İŞSİZLİK 23 AYDIR TEK HANELİ Muhalefetin işsizlik eleştirilerine de yanıt veren Kılıç, Mart 2025 itibarıyla işsizlik oranının yüzde 7,9 seviyesine gerileyerek son 20 yılın en düşük düzeyine indiğini açıkladı. 2020-2024 yılları arasında istihdamın 4,5 milyon kişi artarak yıllık ortalama 916 bin kişilik artış gösterdiğini belirtti. ESNAF VE İŞLETME VERİLERİ GERÇEKLERİ GÖSTERİYOR “Esnaf kepenk kapatıyor” söyleminin de doğru olmadığını ifade eden Kılıç, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) verilerine göre 2025'in ilk üç ayında esnaf sayısında yüzde 15 artış yaşandığını, buna karşılık kapanan iş yerlerinin oranının azaldığını vurguladı. Kılıç, "Gerçek kişi işletme sayısı yüzde 9,6 arttı, kapanan işletmeler ise yüzde 12,3 oranında azaldı. İflas dosya sayısı da ciddi şekilde düştü. Rakamlar her şeyi net olarak ortaya koyuyor" dedi. “MUHALEFET GERÇEKLERİ GÖRMEZDEN GELİYOR” Konuşmasının sonunda muhalefetin Türkiye ekonomisine yönelik sürekli olarak karamsar bir tablo çizmeye çalıştığını söyleyen Kılıç, “Süreçleri dikkatle izliyor, her alanda veriye dayalı politikalar geliştiriyoruz. Gerçeklerin yerine söylem üretmek ne ekonomiye ne de milletimize fayda sağlar” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.