Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

Bursa Hayat Gazetesi - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım ve hayvancık sektörünün kalbi Karacabey Fuarı'nda attı Haber

Tarım ve hayvancık sektörünün kalbi Karacabey Fuarı'nda attı

Bursa’nın Karacabey ilçesi, tarım ve hayvancılık sektörünün kalbi olmaya devam ediyor. 14. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, Ömer Matlı Kapalı Pazar Yeri’nde dört gün boyunca yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sektör temsilcileri, üreticiler ve ziyaretçiler, fuarda tarım ve hayvancılığın en yeni teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. 200’ÜN ÜZERİNDE MARKA VE YENİ TEKNOLOJİLER SERGİLENDİ Toplam 12 bin metrekarelik alanda kurulan fuar, modern tarım ekipmanlarından akıllı sulama sistemlerine, hayvancılık teknolojilerinden gıda üretim çözümlerine kadar geniş bir ürün yelpazesiyle katılımcılara sunuldu. Sektör temsilcileri ve üreticiler, fuar boyunca yeni iş birlikleri kurma ve ticari bağlantılar oluşturma fırsatı yakaladı. SEKTÖRE KATKI VE BÖLGE EKONOMİSİNE CANLILIK Fuarın sadece ticari bir platform olmanın ötesine geçtiği, aynı zamanda bilgi paylaşımı ve sektörel gelişim açısından önemli bir rol üstlendiği belirtildi. Karacabey’in verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısı, fuar sayesinde bir kez daha ön plana çıkarken, organizasyonun bölge ekonomisine sağladığı katkı da dikkat çekti. GELECEK İÇİN ULUSLARARASI PLATFORM HEDEFİ Yetkililer etkinliğin yoğun ilgi görmesinden memnun olduklarını belirterek, önümüzdeki yıllarda fuarın daha da büyütülerek uluslararası bir platforma taşınmasını hedeflediklerini ifade etti. Tarım ve hayvancılık sektörünün geleceğine yön veren bu etkinlik, Karacabey’i Türkiye’nin üretim merkezlerinden biri olarak hafızalara kazımaya devam ediyor.

Bursa Gürsu’da tarımda katma değer artıyor Haber

Bursa Gürsu’da tarımda katma değer artıyor

Bursa Gürsu’da tarımın potansiyelini artırmak amacıyla hayata geçirilen yeni proje, Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne “Gözlü Kasa Üretim Kalıbı” kazandırdı. ENCAHER hibe programı ve ARGE Müdürlüğü iş birliği ile geliştirilen proje, kooperatifin kendi kasalarını üretmesini mümkün kıldı. INSURE PROJESİ İLE KIRSAL ALANLARA DESTEK INSURE Projesi kapsamında, kırsal alanlarda mevsimlik tarımsal kapasitelerin güçlendirilmesi hedefiyle kooperatife 30.821 USD değerinde üretim kalıbı desteği sağlandı. Bu destek, plastik kasaların geri kazanımı ve meyve taşıma sürecindeki kayıpların azaltılması için kritik bir adım oldu. DEPOLAMA KAPASİTESİ VE VERİMLİLİK ARTIYOR Yeni üretim kalıbı sayesinde, meyve kasalarının depolama kapasitesi önceki kasalara göre iki katına çıktı. Bu durum, nakliye maliyetlerini ciddi oranda düşürürken üreticilerin emeğinin katma değerini artırdı. Hassas yapılı armut gibi meyvelerde ürün kayıplarını engelleyen uygulama, pazara erişimi de kolaylaştırıyor. TARIMDA KATMA DEĞERLİ HAMLE Proje sayesinde, Gürsu tarımı bir adım daha ileri taşındı. Kalıp temini ve üretim hattının kurulması, kooperatifin hem maliyetleri düşürmesini hem de kendi üretim süreçlerini kontrol edebilmesini sağladı. Bu hamle, ilçede tarımsal kalkınma ve sürdürülebilir üretim için örnek bir uygulama olarak öne çıkıyor.

Bursa’da çiftçilerin bekleyişi sürüyor! 2 bin dönüm tarım alanı suyla kaplı Haber

Bursa’da çiftçilerin bekleyişi sürüyor! 2 bin dönüm tarım alanı suyla kaplı

Bursa’nın Karacabey ilçesinde çiftçiler, yeni sezon ekim için hazırlık yaparken tarım alanlarını kaplayan suların çekilmesini bekliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayında Bursa’ya düşen yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşti. Geçen ay 75 kilogram olması beklenen yağış, 129 kilogram olarak kaydedildi. Karacabey ilçesine metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7, Kestel 116,8 ve Yenişehir 65,2 kilogram yağış aldı. Uludağ’daki karların erimesiyle birlikte Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı ve taşkınlar Karacabey’de dönümlerce tarım arazisini suyla kapladı. BUĞDAY EKİLİ ARAZİLER TEHLİKEDE Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplandığını belirterek, “Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler” dedi. Düzen, zarar gören alanların tekrar dikileceğini ve diğer alanların farklı ürünler için değerlendirileceğini söyledi: “Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Domates ve biber gibi sebze ekimleri nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde hızlıca ekim yapılacak. Zarar gören buğday arazilerinde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu, umarız verimli bir sezon geçiririz.” Düzen, bazı buğday alanlarında suların hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığını belirterek, traktörle tarlaya girilememesinin en büyük sorun olduğunu dile getirdi. ÇİFTÇİLER ZOR GÜNLER YAŞIYOR Karacabey’de 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62), meraların su altında kaldığını ifade ederek, “Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz” dedi. Çiftçiler, suların çekilmesini ve tarım arazilerinin normale dönmesini bekleyerek yeni sezon için hazırlık yapıyor.

Bursa tarımının can damarı: Gölbaşı Göleti dolulukta yüzde 50’ye yaklaştı Haber

Bursa tarımının can damarı: Gölbaşı Göleti dolulukta yüzde 50’ye yaklaştı

Gölbaşı Göleti, 1938’den bu yana Bursa Ovası’nın verimli topraklarını sulayarak şeftali, armut, siyah incir, kiraz ve birçok sebze-meyvenin üretiminde çiftçilere destek sağlıyor. Geçen yaz yaşanan ciddi çekilme, göletin kuruması halinde tarımsal üretimde büyük sıkıntılar yaşanabileceği endişelerini beraberinde getirmişti. Kestel ilçesinde bulunan gölet, ocak ve şubat aylarındaki yağışlardan olumlu şekilde nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü verilerine göre, maksimum 14,24 milyon metreküp su kapasiteli göletin 16 Şubat itibarıyla aktif hacmi 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Böylece doluluk oranı yüzde 46,3’e yükseldi ve önümüzdeki günlerde yağışların devam etmesiyle daha da artması bekleniyor. ÖLÜ HACİM TARTIŞMASI VE DSİ AÇIKLAMASI Gölet tabanında biriken rüsubatın temizlenmesi taleplerine ilişkin DSİ yetkilileri açıklamada bulundu. Yetkililer, gölette biriken kum ve mil gibi malzemelerin ölü hacim denilen alan içinde bulunduğunu ve bu alanın minimum su seviyesinin altında olduğunu belirtti. DSİ, ölü hacimdeki malzemenin temizlenmesinin sulama kapasitesini artırmayacağını vurgulayarak şunları kaydetti: Ölü hacim, minimum işletme kotunun altında kalan ve katı madde birikimi için ayrılmış alan. Dipsavak yapısı suyu ölü hacmin üst kotundan alıyor. Ölü hacmin temizlenmesi, dipsavak yapısının su alma seviyesini düşüreceği için sulama açısından fayda sağlamayacak. Mevcut durumda, yağışlardan gelen suyun tamamı dipsavaktan alınabiliyor. ÇİFTÇİLER İÇİN UMUT VERİCİ GELİŞME Doluluk oranının artması, şeftali, armut, siyah incir ve kiraz başta olmak üzere Bursa Ovası’ndaki meyve ve sebze üreticileri için büyük önem taşıyor. DSİ’nin açıklamasına göre, ölü hacimdeki malzemenin temizlenmesine gerek olmadan mevcut suyun verimli şekilde kullanımı mümkün. Çiftçiler, göletteki su seviyesinin artmasının üretim planlarını güvenle yapmalarına imkan tanıyacağını belirtiyor. Tarımsal üretimde Gölbaşı Göleti’nin rolü, Bursa’nın meyve ve sebze üretiminin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip. ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE DOLULUK ARTIŞI BEKLENİYOR Meteorolojik veriler ışığında, önümüzdeki günlerde yağışların devam etmesiyle gölette doluluk oranının yüzde 50’ye yaklaşması öngörülüyor. Bu durum, Bursa Ovası’nda tarım sezonunun sağlıklı başlamasına ve çiftçilerin üretim güvenliğinin artırılmasına katkı sağlayacak. BURSA OVASI'NI SULAYAN GÖLBAŞI GÖLETİNDE SEVİNDİRİCİ GELİŞMEhttps://t.co/zPjSzMzlqe#Bursa #BursaOvası #GölbaşıGöleti pic.twitter.com/8u5luGgb0Y— Bursa Hayat (@bursahayatcomtr) February 19, 2026

Bursa Gölbaşı Göleti’nde kuraklık tehdidi geride kaldı Haber

Bursa Gölbaşı Göleti’nde kuraklık tehdidi geride kaldı

Bursa’nın Kestel ilçesinde bulunan Gölbaşı Göleti, bir dönem kuruma tehlikesiyle gündeme gelirken, son dönemde etkili olan yağışların ardından yeniden su tutmaya başladı. Bursa Ovası’nın tarımsal sulamasında hayati rol oynayan göletteki su seviyesi, hem çiftçilerin hem de bölge halkının yüzünü güldürdü. KURAKLIK TEHLİKESİ GERİDE KALDI Geçtiğimiz aylarda tabanında biriken rüsubat ve kuraklık nedeniyle sulak alan özelliğini kaybetme tehlikesi yaşayan gölet, son haftalarda artan yağışlarla yeniden doldu. Uludağ’daki kar sularının tamamen erimesiyle göletin tamamen dolması bekleniyor. Yetkililer, taşkın riskine karşı ilave önlemler alınacağını da belirtti. DOĞAL YAŞAM GÖZLE GÖRÜLÜR ŞEKİLDE CANLANDI Gölet çevresinde yapılan incelemelerde, su seviyesindeki artışın ekolojik dengeyi olumlu etkilediği gözlendi. Kuş türleri ve çeşitli hayvanlar yeniden göl çevresinde ve su yüzeyinde görülmeye başladı. Bu durum, bölgenin doğal yaşamı için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. TARIM ÜRETİCİLERİNE MORAL VERDİ Kestel ve Gürsu ilçelerinde şeftali, armut, siyah incir ve kiraz üretiminde kritik rol oynayan göletteki su artışı, bölge çiftçileri için de önemli bir gelişme oldu. Çiftçiler, yağışların devam etmesi halinde sulama sorunlarının azalacağını ifade etti. UZUN VADELİ ÇÖZÜMLER ÖNEMİNİ KORUYOR Yetkililer, göletteki doluluk oranının sevindirici olduğunu ancak uzun vadede taban temizliği ve kapasite artırıcı çalışmaların öneminin devam ettiğini vurguladı. Son yağışlarla yeniden canlanan Gölbaşı Göleti, hem tarımsal üretim hem de doğal yaşam açısından bölgeye umut verdi.

İnegöl Belediyesi üreten çiftçilerle tarımın geleceğini inşa ediyor Haber

İnegöl Belediyesi üreten çiftçilerle tarımın geleceğini inşa ediyor

Bursa İnegöl, sanayideki başarısını tarım alanına da taşımak için önemli bir adım attı. Bereketli topraklarıyla yılda 220 bin ton meyve üretimi yapılan şehirde, İnegöl Belediyesi öncülüğünde 5 yıl önce kurulan İnegöl Üreten Çiftçiler Kooperatifi, üreticileri tek çatı altında topladı. Bu birliktelik sayesinde, tarımda hem üretim hem de pazarlama süreçleri güçlendirildi. SOĞUK HAVA DEPOSU İLE ÜRÜNLER GÜVENDE Kooperatifin en önemli adımlarından biri, TKDK destekli 4.000 ton kapasiteli Soğuk Hava Deposu oldu. Çiftçiler ürünlerinin bozulma endişesi taşımadan hasatlarını depolayabiliyor. Başkan Alper Taban, “Üreticilerimiz ürünüm dalında kalır mı, bozulur mu kaygısından kurtuldu. Emeğin tazeliğini koruyan bu tesis, İnegöl tarımının sigortası oldu” dedi. Deponun enerji ihtiyacını karşılamak için de GES (Güneş Enerji Sistemi) projesi hayata geçirildi. Bu sistemle enerji maliyetlerinin önemli ölçüde düşürüldüğü, yaz aylarında tesisin enerji ihtiyacının büyük bölümünün güneş enerjisinden karşılandığı ifade edildi. MEYVE KURUTMA TESİSİ İLE KATMA DEĞERLİ ÜRETİM İnegöl tarımında bir diğer dönüm noktası ise 2023’te açılan Özündenkuru Meyve Kurutma Tesisi oldu. Tesis, elmadan şeftaliye, yaban mersininden aronyaya kadar onlarca meyveyi kurutarak yerel ve ulusal pazarlara sunuyor. Başkan Taban, “Burada sağlanan birlikteliğin gücünü kullanarak İnegöl’de meyveciliğin gelişmesini sağlamak ana hedefimiz” dedi. Tesiste bugüne kadar yaklaşık 100 ton meyve işlendi ve ürünler İstanbul, Eskişehir ve Kocaeli’deki marketlerde satışa sunuldu. Başkan Taban, ilerleyen süreçte meyve suyu üretimi ve şişeleme projelerini de hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı. BELEDİYE ÖNCÜLÜĞÜNDE TARIMIN GELECEĞİ İNŞA EDİLİYOR Başkan Taban, projelerin İnegöl tarımına değer kattığını belirterek, “Üreten Çiftçiler Kooperatifi ile birliği sağladık, soğuk hava deposu ve Özündenkuru Tesisi ile üretime ve pazarlamaya katkı sunduk. Birlik olunduğunda çok güzel işler ortaya çıkıyor. İnşallah İnegöl’ümüzün tarım gücünü daha da artıracağız” dedi. Bu projeler, İnegöl tarımının sadece bugünü değil, geleceğini de güvence altına alıyor ve şehirde tarımın sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlıyor.

Bursa’da “Su fakiri bir ülkeye döndük” diyerek uyarılarda bulundu Haber

Bursa’da “Su fakiri bir ülkeye döndük” diyerek uyarılarda bulundu

Dünyayı etkisi altına alan iklim değişikliği, su kaynaklarını hızla tüketerek hem kent yaşamını hem de tarımsal üretimi tehdit ediyor. Bursa’da son yıllarda yaşanan yağış azlığı ve artan su talebi, tarım alanlarında ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, su kıtlığının üretim verimliliğini düşürerek ekonomik kayıplara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. “TÜRKİYE ARTIK SU FAKİRİ BİR ÜLKE” Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Başkanı Prof. Dr. Senih Yazgan, Türkiye’nin artık “su fakiri” bir ülke konumuna geldiğini belirtti. “Su olmadan hayat olmaz, dolayısıyla güvenli bir tarımsal üretimden söz etmek de mümkün değildir” diyen Yazgan, tarımda suyun yalnızca verimlilik açısından değil, sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir kaynak olduğunu vurguladı. Yazgan, “Suyun kaynağından tarladaki kullanımına kadar her sürecin doğru yönetilmesi gerekiyor. Bursa’da su kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle yüksek su ihtiyacı olan ürünler yerine daha az su tüketen bitkilere yönelmemiz şart” dedi. DAMLA SULAMA BEKLENEN TASARRUFU GETİRMEDİ Tarımsal alanda son yıllarda yaygınlaşan damla sulama yönteminin, su tasarrufu açısından beklenen verimi sağlamadığını söyleyen Prof. Dr. Yazgan, sistemlerin arazi koşullarına uygun tasarlanmamasının sorunun temel nedeni olduğunu ifade etti. “Damla sulama bilinçsiz kullanıldığında su tüketimini artırabiliyor. Özellikle eğimli arazilerde yapılan yanlış uygulamalar, kaynak kaybını büyütüyor. Buna kış yağışlarının yetersizliği de eklenince su rezervlerimiz hızla azaldı” diye konuştu. “ÜRETİM DESENİ YENİDEN PLANLANMALI” Yazgan, tarımda su kıtlığının etkilerini azaltmak için üretim deseninin yeniden planlanması gerektiğine dikkat çekti. “Su tüketimi yüksek ürünler yerine, kısıtlı sulama koşullarında verim kaybı az olan bitkiler tercih edilmelidir” diyen Yazgan, özellikle mısır ve çeltik gibi yüksek su ihtiyacı olan ürünlerin üretim alanlarının sınırlandırılması gerektiğini belirtti. “Yeraltı suyu kullanılarak yapılan çeltik üretimi, su kaynaklarımız üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Bu nedenle üretim bölgeleri yeniden düzenlenmeli” uyarısında bulundu. “EĞİTİM ŞART: SU HAYATTIR” Küresel iklim değişikliğinin Türkiye’yi doğrudan etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Yazgan, bölgesel üretim planlaması yapılmadan sürdürülebilir tarımın mümkün olmadığını ifade etti. “Üreticilerimizin suyun doğru kullanımı konusunda bilinçlenmesi şart. Kışlık ekimlerin artırılması, yem ihtiyacının bu dönemde karşılanması gerekir. Bu, hem suyun korunmasına hem de verimliliğin artmasına katkı sağlar” dedi. Prof. Dr. Yazgan, açıklamasını “Unutmayalım, su hayattır. Su olmadan ne üretim olur ne de yaşam.” sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.