Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

Bursa Hayat Gazetesi - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da meyve üretiminde yüksek verim! Çiftçinin tekleme mesaisi uzun sürdü Haber

Bursa’da meyve üretiminde yüksek verim! Çiftçinin tekleme mesaisi uzun sürdü

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Bitkisel Üretim 1. Tahmini” verilerine göre, şeftali üretiminin geçen yıla oranla yüzde 88 artışla 835 bin tona, nektarin üretiminin ise yüzde 107 artışla 414 bin tona ulaşması bekleniyor. Üretimin en önemli merkezlerinden biri olan Bursa’nın Gürsu ve Kestel ilçeleri, bu yıl da yüksek verimle dikkat çekiyor. AĞAÇLARDA “SALKIM GİBİ” MEYVE YOĞUNLUĞU Gürsu’da bahçelerdeki şeftali ve nektarin ağaçlarında adeta üzüm salkımını andıran bir meyve yoğunluğu oluştu. Ancak bu durum üreticiyi sevindirse de, kalite açısından risk oluşturduğu için tekleme çalışmasını zorunlu hale getirdi. Üreticiler, fazla meyveleri dallardan kopararak toprağa bırakıyor. Yere dökülen meyveler ise zamanla doğal gübreye dönüşerek toprağa katkı sağlıyor. TEKLEME MESAİSİ UZADI, MALİYETLER ARTTI Gürsu Ziraat Odası Meclis Üyesi Mehmet Yıldırım, Hasanköy’de 100 dönümlük alanda üretim yaptıklarını ve bu yıl olağanüstü bir verimle karşılaştıklarını söyledi. Sadece 9 dönümlük bir parselde 360 ağaç üzerinde günlerdir tekleme yaptıklarını belirten Yıldırım, sürecin geçen yıla göre ciddi şekilde uzadığını ifade etti. “Geçen yıl 8-10 işçiyle 1,5 günde bitirdiğimiz işi bu yıl 6-7 gündür sürdürüyoruz” diyen Yıldırım, işçilik maliyetlerinin de arttığını vurguladı. KALİTE İÇİN ZORUNLU MÜDAHALE Nektarinde iriliğin hem iç hem dış pazar açısından kritik olduğunu belirten üreticiler, tekleme yapılmadığında verimin düşeceğini ve ürünlerin pazara sunulamayacağını ifade ediyor. Mehmet Yıldırım, tekleme yapılmadığı takdirde ağaç başına verimin düşeceğini ve küçük kalan meyvelerin ekonomik değerini kaybedeceğini belirterek, bunun doğrudan zarara yol açacağını söyledi. Üreticiler bu yöntemle ağaç başına yaklaşık 100 kilogram kaliteli ürün hedefliyor. İHRACATTA BOYUT BELİRLEYİCİ OLUYOR Nektarin fiyatlarının hasat döneminde meyvenin iriliğine göre değiştiği ve ihracat kasalarındaki adet sayısına göre sınıflandırıldığı belirtiliyor. Geçen yıl iri boy ürünlerin 80 liradan, küçük boyların ise 40 liradan satıldığı hatırlatılırken, bu yıl da benzer bir fiyatlandırma beklendiği ifade ediliyor. GÜRSU’DA REKOR REKOLTE BEKLENTİSİ Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez, ilçe genelinde bu yıl yaklaşık 25 bin ton şeftali ve nektarin rekoltesi beklediklerini açıkladı. Geçen yıl üretimin 15 bin ton seviyesinde kaldığını hatırlatan Dönmez, bu yıl iklim koşullarının da olumlu seyretmesiyle üretimde ciddi bir artış yaşandığını söyledi. HASAT ÖNCESİ YOĞUN HAZIRLIK Bölgede üreticiler, yaz aylarında başlayacak hasat öncesi çalışmalarını sürdürürken, tekleme işleminin tamamlanmasıyla birlikte meyvelerin kalite standardına ulaşması hedefleniyor. Gürsu’daki üreticiler, yüksek verimi avantaja çevirmek için yoğun mesai harcamaya devam ediyor.

Bursa'da sezonun ilk Nazende fasulyesi pazara indi Haber

Bursa'da sezonun ilk Nazende fasulyesi pazara indi

Bursa'nın İznik ilçesine bağlı Boyalıca Mahallesi'nde yörenin önemli tarım ürünlerinden biri olan Nazende fasulyesinde sezonun ilk hasadı yapıldı. Bölgenin verimli topraklarında yetiştirilen ve lezzetiyle geniş bir tüketici kitlesi tarafından tercih edilen fasulye, kapalı pazar yerinde alıcılarla buluşmaya başladı. İLK HASAT PAZARI HAREKETLENDİRDİ Hasadın başlamasıyla birlikte Boyalıca Mahallesi'nde tarımsal hareketlilik arttı. Üreticiler sabahın erken saatlerinde topladıkları taze Nazende fasulyelerini kapalı pazar alanına getirerek satışa sundu. Bölgedeki alım faaliyetlerini sürdüren Halil Uzun Kardeşler tarafından ürünün kilogramı 100 ila 120 lira arasında satın alınıyor. Bu fiyat aralığı, sezonun ilk günlerinde üreticilerin beklentilerini karşılayarak yüzlerini güldürdü. Pazarda oluşan hareketlilik, hem çiftçiler hem de tüccarlar açısından sezonun umut verici başladığını gösterdi. ÜRETİCİLER FİYATLARDAN MEMNUN Nazende fasulyesi üreticileri, mevcut piyasa koşullarında açıklanan alım fiyatlarının emeklerinin karşılığını vermesi açısından önemli olduğunu belirtti. Üreticiler, fiyat seviyelerinin sezon boyunca korunması halinde ekonomik anlamda rahat bir dönem geçirebileceklerini ifade etti. Bölgede faaliyet gösteren çiftçiler, hava şartlarının olumlu seyretmesi ve verimin beklenen düzeyde gerçekleşmesi durumunda üretim miktarının daha da artacağını dile getirdi. BÖLGE EKONOMİSİNE KATKI BEKLENİYOR İlk hasadın ardından önümüzdeki günlerde ürün arzının artması beklenirken, Nazende fasulyesinin İznik ve çevre ekonomisine önemli katkı sağlaması öngörülüyor. Boyalıca Mahallesi'nin marka değerlerinden biri haline gelen ürün, hem üreticilere gelir sağlıyor hem de bölgenin tarımsal kimliğini güçlendiriyor. Yetkililer ve üreticiler, sezonun bereketli geçmesini temenni ederken, Nazende fasulyesinin bu yıl da hem iç piyasada hem de çevre illerde yoğun ilgi görmesi bekleniyor.

Türkiye’nin kapya biber üssü Karacabey’de dikim mesaisi hız kazandı Haber

Türkiye’nin kapya biber üssü Karacabey’de dikim mesaisi hız kazandı

Bursa’nın Karacabey ilçesinde, Türkiye’nin en önemli kapya biber üretim merkezlerinden biri olan Karacabey Ovası’nda fide dikim çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Özellikle salçalık kapya biber üretiminde ülke genelinde önemli bir paya sahip olan bölge, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte yeniden üretimin merkezi haline geldi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı 2026 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini verilerine göre, Türkiye genelinde salçalık kapya biber üretiminin yaklaşık 42 bin 500 ton artarak 1 milyon 892 bin 700 tona ulaşması bekleniyor. Bu üretimin önemli bölümünü karşılayan Karacabey’de çiftçiler yoğun bir çalışma temposu yürütüyor. HAVA ŞARTLARI DİKİM TAKVİMİNİ ETKİLEDİ Karacabey’de etkili olan yoğun yağışlar ve soğuk hava dalgası, fide dikim sürecinin planlanan tarihten yaklaşık iki hafta gecikmesine neden oldu. Normal şartlarda mayıs ayının ilk günlerinde başlayan dikimler, bu yıl ancak 15 Mayıs itibarıyla gerçekleştirilebildi. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, bölgede salçalık domates, kapya biber ve karpuz başta olmak üzere birçok ürünün ekim ve dikim işlemlerinin sürdüğünü belirterek, üreticilerin zaman kaybını telafi etmek için yoğun çaba gösterdiğini ifade etti. YAĞIŞLAR TOPRAĞA CAN VERDİ Her ne kadar yağışlar dikim sürecini geciktirse de toprağın verimliliği açısından olumlu katkılar sunduğunu belirten Ramazan Düzen, düşen yağışların toprağı ekim ve dikim için ideal seviyeye getirdiğini söyledi. Geçmiş yıllarda 15 Mayıs’a kadar tamamlanan fide dikim çalışmalarının bu sezon 10-15 Haziran tarihine kadar devam etmesinin beklendiğini kaydeden Düzen, çiftçilerin verim kaybı yaşamamak adına yoğun şekilde çalıştığını dile getirdi. “KAPYA BİBER DÜNYANIN EN GÜZEL SEBZELERİNDEN BİRİ” Karacabey’de yetiştirilen kapya biberin kalitesi ve aromasıyla ulusal ve uluslararası pazarlarda büyük ilgi gördüğünü vurgulayan Ramazan Düzen, ürünün çok yönlü kullanım alanlarına dikkat çekti. Kapya biberin taze tüketimden salçaya, sostan turşuya kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirten Düzen, Karacabey Ovası’nın bu üründe kalite standardını her yıl koruduğunu söyledi. Düzen, bölgedeki kapya biberin yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası gıda sektöründe de tercih edilen ürünler arasında yer aldığını ifade etti. VERİMDE HİBRİT TOHUMLAR ÖNE ÇIKIYOR Karacabey Ovası’nda kapya biber üretiminde kullanılan tohum çeşitleri de verim açısından farklılık gösteriyor. Yapılan değerlendirmelere göre hibrit tohumlarla yapılan üretimde dekar başına ortalama 5 ton verim elde edilirken, yerli tohumlarda bu rakam 3,5 ila 4 ton arasında değişiyor. Üreticiler, uygun iklim koşulları ve doğru tarım uygulamalarıyla bu yıl hem kalite hem de verim açısından başarılı bir sezon geçirmeyi hedefliyor. ÜRETİCİLERİN GÖZÜ HASAT DÖNEMİNDE Türkiye’nin kapya biber ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Karacabey’de üreticiler, fide dikim sürecinin tamamlanmasının ardından hasat dönemine odaklanacak. Bölgedeki yüksek üretim kapasitesi ve kaliteli ürün yapısı sayesinde Karacabey’in, Türkiye’nin sebze üretimindeki stratejik konumunu bu yıl da koruması bekleniyor.

İnegöl’de tarıma güçlü destek: Üreticiye yerel yönetim kalkanı Haber

İnegöl’de tarıma güçlü destek: Üreticiye yerel yönetim kalkanı

İnegöl Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında üreticiyi destekleyen projeleriyle kırsal kalkınmayı güçlendirmeye devam ediyor. İlçede verimli topraklar ve üretken çiftçilerle birlikte tarımsal faaliyetler her geçen gün daha da gelişiyor. Meyve ve sebze üretiminden hayvancılığa kadar geniş bir üretim çeşitliliğine sahip olan İnegöl’de, yerel yönetim üreticilere yönelik destek programlarını sürdürüyor. ÜRETİCİYE YÖNELİK PROJELER ARTIYOR İnegöl Belediyesi tarafından hayata geçirilen soğuk hava deposu, üretici kooperatifi, makine ve ekipman destekleri ile tarımsal verimlilik artırılıyor. Taş toplama makinesi, toprak analizi hizmetleri ve kırsal yol çalışmalarıyla üreticilerin ihtiyaçlarına doğrudan çözüm sunuluyor. Ayrıca fidan ve tohum dağıtımları, arı kovanı destekleri, eğitim seminerleri ve alternatif ürün yetiştiriciliği çalışmalarıyla tarımsal çeşitlilik teşvik ediliyor. “KIRSAL KALKINMAYA YÖN VEREN BİR ANLAYIŞ” Dünya Çiftçiler Günü kapsamında açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, üreticilere verilen desteğin artarak süreceğini belirtti. Taban, “Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, aynı zamanda yön veren bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz” dedi. İnegöl’ün güçlü tarımsal potansiyeline dikkat çeken Taban, üretimin ve çiftçinin her zaman yanında olacaklarını ifade etti.

Nilüfer’de çiftçiye nefes aldıran destek Haber

Nilüfer’de çiftçiye nefes aldıran destek

Nilüfer Belediyesi öncülüğünde Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle “Sorgum-Sudan Otu Tohumu Dağıtım Töreni” gerçekleştirildi. Hasanağa Gıda Merkezi’nde düzenlenen programa belediye ve kurum temsilcilerinin yanı sıra üreticiler ve muhtarlar katıldı. Dünya Çiftçiler Günü öncesinde yapılan dağıtımda, hayvancılığın en önemli gider kalemlerinden biri olan yem maliyetinin azaltılması amaçlandı. Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, ilçede yoğun bir hayvancılık potansiyeli bulunduğunu belirterek Sorgum-Sudan otu bitkisinin düşük su ihtiyacı ve yüksek verimi sayesinde üreticiye önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Sezgin, 155 üreticiye 25’er kilogram tohum dağıtıldığını ve maliyetin büyük bölümünün kurumlar tarafından karşılandığını söyledi. HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için desteklerin önemine dikkat çekti. NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, tarım arazilerinin korunmasının üreticiyi desteklemekten geçtiğini vurgularken, iklim ve gıda krizine karşı yerel üretimin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Mustafa Aslan, kaba yem üretiminin hayvancılık için kritik olduğunu ifade ederken, CHP Bursa İl Başkan Vekili İlhan Çetin de Nilüfer’in tarımsal kimliğine dikkat çekerek projeye katkı sunanlara teşekkür etti. Konuşmaların ardından üreticilere Sorgum-Sudan Otu tohumları teslim edildi.

Bursa Yenişehir’de çiftçilere yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği Haber

Bursa Yenişehir’de çiftçilere yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği

Bursa’nın bir ilçesinde Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen programda üreticilere önemli bir tarımsal destek sağlandı. Organizasyonda 750 çiftçiye yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu dağıtıldı. Program, yerel yöneticiler, kurum temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda üreticinin katılımıyla gerçekleştirildi. 4.500 DEKARLIK ÜRETİM ALANI HEDEFLENİYOR Dağıtılan tohumların yaklaşık 4 bin 500 dekarlık alanda ekileceği belirtilirken, üretimden toplamda yaklaşık 27 bin tonluk verim elde edilmesi hedefleniyor. Bu destekle birlikte hem tarımsal üretimin artırılması hem de hayvancılık sektörünün ihtiyaç duyduğu yem üretimine katkı sağlanması amaçlanıyor. “ÜRETİM VE ÇİFTÇİ DESTEĞİ GELECEĞE YATIRIMDIR” Etkinlikte yapılan konuşmalarda tarımın stratejik önemine dikkat çekilerek üretimin desteklenmesinin geleceğe yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğu vurguladı. Üreten toplumların gelecekte daha güçlü olacağına işaret edilen açıklamada, kırsal kalkınmanın önemine de değinildi. DESTEK PROGRAMI BÜYÜYEREK DEVAM EDİYOR Geçtiğimiz yıl daha sınırlı sayıda üreticiye verilen desteğin bu yıl genişletilerek 750 çiftçiye ulaştığı belirtildi. Yüzde 100 hibeli olarak sağlanan silajlık mısır tohumu desteğinin, bölgedeki üretim kapasitesini artırması bekleniyor. KIRSAL KALKINMAYA VE HAYVANCILIĞA KATKI Artan yem maliyetlerine karşı üreticinin desteklenmesinin önemine dikkat çekilen programda, sağlanan tohum desteğinin yalnızca tarımsal üretimi değil aynı zamanda hayvancılığı da güçlendireceği ifade edildi. Böylece kırsal kalkınmanın sürdürülebilir hale gelmesi hedefleniyor. BÖLGE TARIMINDA ÖRNEK UYGULAMA Yetkililer, yapılan bu çalışmanın bölgede tarımsal destek modeli açısından örnek teşkil ettiğini belirtti. Üreticiye doğrudan katkı sağlayan bu tür projelerin yaygınlaşmasının, yerel ekonomiye de olumlu yansıyacağı ifade edildi. Program, destek sürecine katkı sunan kurum ve paydaşlara teşekkür edilmesiyle sona erdi.

Gemlik zeytini ve Bursa şeftalisi için tehlike çanları Haber

Gemlik zeytini ve Bursa şeftalisi için tehlike çanları

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü öncesinde yayımladığı değerlendirmede, Bursa tarımının giderek ağırlaşan yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, üreticinin yeterince desteklenmemesi halinde kentin tarımsal değerlerinin geri dönüşü zor biçimde zarar görebileceği belirtildi. Türkiye genelinde tarım sektörünün uzun süredir yüksek üretim maliyetleri, yetersiz teşvikler, ithalata dayalı politikalar ve artan çiftçi borçları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiği ifade edildi. Gübre, mazot, yem, elektrik, sulama ve zirai ilaç gibi temel giderlerdeki artışların üreticiyi tarımdan uzaklaştırdığı kaydedildi. “KURUMSAL YAPI ZAYIFLADI” Açıklamada tarım yönetimindeki sık değişimlerin de sektörde istikrarsızlığa yol açtığı vurgulandı. Kurumsal hafızanın zayıfladığı, liyakat ilkesinin geri planda kaldığı ve bu nedenle kronik sorunlara kalıcı çözümler üretilemediği ifade edildi. VERİMLİ OVALAR SANAYİ BASKISI ALTINDA Bursa’nın verimli tarım arazilerinin hem ekonomik hem de ekolojik açıdan büyük önem taşıdığı belirtilirken, özellikle Nilüfer, Kestel ve İnegöl çevresindeki sanayi ve konut yatırımlarının birinci sınıf tarım alanları üzerinde yoğun baskı oluşturduğu aktarıldı. Son yıllarda birçok tarım arazisinin sanayi, lojistik ve konut projeleri nedeniyle tarım dışına çıkarıldığı belirtilirken, bunun yalnızca toprak kaybı anlamına gelmediği; su kaynakları, kırsal yaşam ve ekolojik dengenin de zarar gördüğü ifade edildi. YENİ YÖNETMELİK DEĞERLENDİRİLDİ 4 Nisan 2026’da yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik’in olumlu bir gelişme olduğu belirtilirken, kaçak yapılaşmaya yönelik yaptırımların artırılmasının tek başına yeterli olmayacağı ifade edildi. Oda yetkilileri, tarım alanlarının kamu yararı gözetilerek kararlılıkla korunması gerektiğini vurguladı. GEMLİK ZEYTİNİ VE BURSA ŞEFTALİSİ RİSK ALTINDA Bursa’nın önemli tarımsal değerlerinden Gemlik zeytini üretim alanlarının imar baskısıyla karşı karşıya olduğu belirtilirken, iklim değişikliğinin de üretimde dalgalanmalara yol açtığı kaydedildi. 2025-2026 sezonunda bazı bölgelerde yüzde 35’e varan rekolte kayıpları yaşandığı ifade edildi. Özellikle Nilüfer, Kestel ve İnegöl hattında yoğunlaşan sanayi yatırımları ile kentleşme sürecinin birinci sınıf tarım arazileri üzerinde ciddi baskı oluşturduğu belirtilirken, son on yılda Bursa Ovası’nın önemli bölümlerinin sanayi, lojistik ve konut projeleri nedeniyle tarım dışına çıkarıldığı kaydedildi. Öte yandan Bursa şeftalisi üretiminde de özellikle ova bölgelerinde artan arsa değerleri nedeniyle üreticilerin bahçelerini terk etmeye başladığı belirtildi. Yerel çeşitlerin kaybolmasının biyolojik çeşitlilik açısından da risk oluşturduğu vurgulandı. GENÇLER TARIMDAN UZAKLAŞIYOR Açıklamada kırsalda genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının sektörün geleceği açısından önemli bir sorun haline geldiği ifade edildi. Artan maliyetler ve gelir belirsizliği nedeniyle gençlerin sanayi sektörünü daha güvenli gördüğü kaydedildi. Genç çiftçilerin üretimde kalabilmesi için kooperatifçilik, kırsal kalkınma yatırımları ve teknoloji destekli üretim modellerinin yaygınlaştırılması gerektiği belirtilirken, genç ve kadın çiftçilere yönelik sosyal güvenlik desteklerinin artırılması çağrısında bulunuldu. “TOPRAK VE ÜRETİM KORUNMALI” Açıklamanın sonunda, Bursa tarımının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kırsal yaşamın sürdürülmesi ve gıda güvenliği açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Tarım alanlarının rant baskısından korunmasının ve çiftçinin üretimde tutulmasının artık ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğu ifade edildi.

Osmangazi’de minikler uygulamalı tarım eğitimiyle toprakla buluştu Haber

Osmangazi’de minikler uygulamalı tarım eğitimiyle toprakla buluştu

Bursa’da Osmangazi Belediyesi tarafından hayata geçirilen tarım odaklı eğitim etkinlikleri, çocuklara doğayla iç içe bir öğrenme deneyimi sunuyor. Bu kapsamda düzenlenen programlarda öğrenciler, üretim alanlarına götürülerek tohum ekimi ve fide dikimi gibi süreçleri uygulamalı olarak öğreniyor. Son etkinlikte, Gazi Tarım A.Ş. üretim serasını ziyaret eden Haymeana Anaokulu öğrencileri, tarımın temel aşamalarını yerinde deneyimledi. MİNİKLER SERADA İLK DENEYİMLERİNİ YAŞADI Öğretmenleri eşliğinde serayı gezen miniklere, Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay tarafından üretim süreçleri hakkında bilgiler verildi. Ardından çocuklar, kendilerine verilen mısır, kabak ve salatalık tohumlarını toprakla buluşturdu. Minikler ayrıca domates fidelerini dikerek, bitki yetiştirmenin ilk adımlarını attı. Birçoğu ilk kez bu deneyimi yaşayan öğrenciler, günlük hayatta tükettikleri gıdaların nasıl üretildiğini öğrenmenin heyecanını yaşadı. DOĞAYLA TEMAS, BİLİNÇLİ NESİLLER Etkinlik kapsamında çocuklara; tohum ekmenin incelikleri, fide dikiminin püf noktaları ve bitki yetiştirmenin temel aşamaları anlatıldı. Bu uygulamalı eğitimlerle çocukların hem üretimin değerini kavraması hem de çevre bilinci kazanması hedefleniyor. Doğayla temas eden öğrencilerin, sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık geliştirmesi amaçlanıyor. “ÇOCUKLAR SÜRECİ DENEYİMLEYEREK ÖĞRENİYOR” Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arca Atay, çocukların serada aktif rol almasının önemine dikkat çekti. Atay, öğrencilerin hem tohum ekimi hem de fide dikimi yaptığını belirterek, ektikleri fideleri yanlarında götürerek büyüme sürecini gözlemleme fırsatı bulacaklarını ifade etti. Bu tür etkinliklerin çocukların üretime olan ilgisini artırdığını vurguladı. ETKİNLİKLER YIL BOYUNCA SÜRECEK Osmangazi Belediyesi, öğrencileri yılın farklı dönemlerinde seralarda ağırlamaya devam edecek. Bu çalışmalarla çocukların erken yaşta tarım ve üretim süreçleriyle tanışması, doğaya duyarlı bireyler olarak yetişmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.